Tarihe kanal açmak

Süveyş Kanalı’nı dünyanın en yüksek binalarından Empire State Building ya da Eyfel Kulesi uzunluğunda bir konteyner gemi tıkadı.

Bu dev gemiyi yüzdürmek ve kanalı yeniden trafiğe açmak için yoğun çalışmalar sürüyor.

...................

Mısır Osmanlı İmparatorluğu’na bağlıyken Süveyş Kanalı’nın inşaatı 1859’da başladı.

10 yıl sonunda proje tamamlandı.

Bir buçuk milyon işçi çalıştı.

Maliyeti düşürmek için her 10 ayda bir 20 bin Mısır köylüsü askere alınıyor ve ücretsiz olarak kanal kazıyorlardı.

Dünya deniz ticaretinin yüzde 10’u bu kanaldan geçen gemilerle gerçekleşiyor.

Sırada çok sayıda gemi beklemekte.

Çok sayıda gemi de kanal da bloke oldu.

Yandaki sütunlarda kanalın Akdeniz’i bağladığı Kızıldeniz’le ilgili bir şiir sunuyorum...

Ortaokul sıralarında ezberlemiştik.

İstiklal Marşımızın güftesini de yazan milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, bu şiiriyle de anmış olalım.

KIZILDENİZ VE MUSEVİLİK

Asya’dan Avrupa’ya deniz yolunu en az 10 gün kısaltan Süveyş Kanalı’nı tıkayan gemi Afrika’dan Asya’ya yürüyerek geçmek için bir köprü...

Dünyanın en eski tek tanrılı dini Musevi inancında da Yahudiler Kızıldeniz’i yürüyerek geçmişlerdir.

Bu olay her yıl İsrail’de ve yerküreye dağılmış diaspora Yahudileri arasında “Pesah Bayramı” olarak kutlanır.

Bugün de bir hafta sürecek Pesah’ın ilk günü.

Yahudi vatandaşlarımızın “mayasız” olarak bildiğimiz “Pesah Bayramı’nı” kutluyorum.

DENİZİ ASASIYLA YARDI

Bu bağlamda Musevilerin ve firavunların Mısır’ına bir yolculuk yapalım.

“Agada” diye adlandırılan ve nesiller boyu Pesah’ın ilk gecesi aile büyüklerinin çocuklarına naklettikleri anlatı şöyle:

..................

Yahudiler, Mısır topraklarında firavunların hükmü altında köle olarak yaşamaktaydılar.

Yahudilerin hızla çoğalmalarından ve krallığını ele geçirmeleri olasılığından kuşkulanan firavun bir emir yayınlar.

“Bütün Yahudi oğlan bebekleri öldürülecektir.”

“Levi” kabilesinden Amram’ın eşi Yohevht yeni doğmuş olan oğluna kıyamaz.

Bebeği, bir sepetin içine koyarak Nil Nehri’ne bırakır.

Sarayın önünden geçerken sepeti cariyeler bulur.

Bebeği firavunun kız kardeş olan prensese verirler.

Prenses bebeğin sünnetli olduğu görür ve Yahudi olduğunu anlar.

Ama sır olarak saklar.

Bebeğin adını “sudan çıkarılmış” anlamına gelen “Moşe” koyarlar.

Moşe, sarayda prens olarak büyütülür.

Bu arada “Yahudi olduğunu” öğrenir.

Bir süre sonra da Yahudi bir köleyi haksız yere döven bir Mısırlıyı öldürür.

Saraydan kaçar.

Bir kâhinin kızıyla evlenip çobanlık yapmaya başlar.

Bir gün Horev Dağı’nın eteklerinde koyunları güderken Tanrı ona kendini gösterir.

Ve seslenir.

Bunun üzerine Moşe geri döner ve ağabeyi Aaron’un da yardımıyla Yahudi halkının Tanrı’ya inanmasını sağlar.

Tarihe kanal açmak

10 BELA

Moşe, artık diğer adıyla Hz. Musa, firavunun sarayına gider ve “halkının özgür bırakılmasını” ister.

Ama sonuç alamaz.

Firavun onu kovar.

Yahudi inancına göre Tanrı Mısırlıların başına 10 bela yağdırır.

Bunlardan biri de “her ailede ilk doğan erkek bebeklerin ölmesidir.”

Bu 10’uncu bela yüzünden oğlunu kaybeden firavun -lanetlerden kurtulmak için- Moşe’yi çağırır ve ona “halkını alıp Mısır’dan gitmesini” söyler.

KIZILDENİZ YARILIR

Yahudiler Kızıldeniz’in kıyısına vardıklarında sular ortadan yarılır, iki yana açılır.

Moşe ve Yahudiler yürüyerek geçerler.

Filistin’e doğru yürürler.

Firavun’un Moşe’ye “Halkını al ve git” demesinden sonra Yahudiler o kadar hızla toparlanıp yola koyulmuşlardır ki ekmeklerini mayalamaya dahi vakit bulamamışlardır.

Yolluk için alelacele “mayasız pideler pişirirler.”

İşte Pesah Bayramı’nda bir hafta boyunca “mayasız ekmek” yenmesinin nedeni budur.

“Mayasız” anlamına “hamursuz” söylemi de kullanılmaktadır.

Pesah’ın bir diğer adı da Hamursuz Bayramı’dır.

Pesah’ın ilk gecesi sofraya bir fazla tabak konur, kapı açık bırakılır, “Aç olan varsa buyursun” mesajıdır bu. 

Yahudi vatandaşlarımızın Pesah Bayramı’nı kutluyorum.

Ressam Haklı

Bir zaman vardı ya târîh-i mukaddes modası...

Yeni yaptırdığı köşkün büyücek bir odası,

Mutlakâ eski tesâvîr ile ziynetlensin diye,

Ressam aratır hayli zaman bir zengin.

Biri peydâ olarak ben yaparım der,

Kolunu sıvayıp akşama varmaz, sekiz arşın salonu

Sıvar amma ne sıvar.

Sâhibi der:

- Usta bu ne

Kıpkızıl bir boya çektin odanın her yerine!

- Bu resim, askeri basmakta iken Firavun’un,

Bahr-i Ahmer (Kızıldeniz) yarılıp geçmesidir Mûsâ´nın.

- Hani Mûsâ be adam

- Çıkmış efendim karaya.

- Firavun nerde

- Boğulmuş.

- Ya bu kan rengi boya.

- Bahr-i Ahmer a efendim, yeşil olmaz ya bu da!

- Çok güzel levha imiş! Doğrusu şenlendi oda!.

Tarihe kanal açmak

BERAT KANDİLİ MÜBAREK OLSUN

Bugün Müslümanların mübarek kandilidir.

Günahların affedildiği ve kulların temize çıkarılması sebebiyle de “Berat Gecesi’dir.”

Kandilimiz mübarek olsun.