Plastik bizi korur mu?

Tam poşeti hayatımızdan çıkarıyorduk ki, koronavirüs geldi çattı. Artık virüs endişesiyle marketlerde sebze-meyveler bile poşetlenerek satılıyor.


Tek kullanımlık plastiklere aşırı talep var. İnsanlar, başka elin değmeyeceği çatal, kaşık ve tabaklarla yemek yemeyi daha güvenli buluyormuş. Virüsün yemekle bulaşmasından endişe edenler de, paketli ve ambalajlı gıdaya yönelme eğiliminde. Ancak bunun ne kadar akılcı olduğu tartışmalı. Çünkü yapılan deneylerle biliyoruz ki, Covid-19 plastik yüzeylerde 3 gün boyunca canlı kalabiliyor.

Başka yüzeylerde ise bu süre çok daha kısa. Yani herhangi bir yüzeyde birkaç saatte etkisini yitirebilen bir virüsü, kendimizi korumak için sarıldığımız poşetle evimize kadar taşımamız oldukça muhtemel. Yine hijyen kurallarına uyulmadan paketlenen bir yiyecekte de durum aynı.Tek kullanımlık plastiklere aşırı talep var. İnsanlar, başka elin değmeyeceği çatal, kaşık ve tabaklarla yemek yemeyi daha güvenli buluyormuş. Virüsün yemekle bulaşmasından endişe edenler de, paketli ve ambalajlı gıdaya yönelme eğiliminde. Ancak bunun ne kadar akılcı olduğu tartışmalı. Çünkü yapılan deneylerle biliyoruz ki, Covid-19 plastik yüzeylerde 3 gün boyunca canlı kalabiliyor. Başka yüzeylerde ise bu süre çok daha kısa. Yani herhangi bir yüzeyde birkaç saatte etkisini yitirebilen bir virüsü, kendimizi korumak için sarıldığımız poşetle evimize kadar taşımamız oldukça muhtemel. Yine hijyen kurallarına uyulmadan paketlenen bir yiyecekte de durum aynı.

Plastik bizi korur mu


3 gün canlı kalıyor

Plastik kirliliğiyle ilgili araştırmalar yapan Doç. Dr. Sedat Gündoğdu da, ambalajın gıdadaki viral tehlikeyi ortadan kaldırmadığı görüşünde. Hatta plastik ambalajların virüsün yayılımını kolaylaştırabileceğine dikkati çekiyor: “Hastalık taşıyan bir personelin yapacağı ambalajlama virüsü 3 gün sürecek bir yolculuğa çıkarmak demek. Oysaki gıdanın kendisinden bulaşmaya dair veri yok. Hiçbir bilimsel araştırma, ‘Elma, armuda bulaştı, oradan size bulaştı’ demiyor. Ama marketlerde 3 güne kadar kalabildiği kesin. Buna rağmen gittiğim markette tüm meyve-sebzenin poşetlendiğini görünce şok oldum. Marketteki görevliler, tek tek ellenmesin diye talimat üzerine böyle bir şey yaptıklarını söyledi.

Peki, poşetlerin ellenmeyeceğinin garantisi var mı? Yok. Ya o poşetleri hastalık taşıyan biri ellerse. O tehlike 3 gün orada canlı kalacak. Alıp eve götüren de poşeti yıkamaz ya da uygun şekilde dezenfekte edemezse koronavirüse yakalanacak. Aynı şekilde ambalajlı gıdalardan da yayılım mümkün. Ayrıca ambalajdaki zararlı kimyasallar da cabası. Onu da gıdaya yoluyla almış olacağız. Yapılan yeni bir çalışma; 250 adede kadar mikroplastiğin ambalajdan gıdaya bulaşabildiğini söylüyor. Bu süreçte en doğrusu; mümkün olduğunca yemeklerimizi evde yapmak ve plastikle temasımızı en aza indirmek.”Diğer taraftan bugün koruyucu diye sığındığımız plastiğin, aslında uzun vadede virüs kadar büyük bir tehlike olduğunu da unutmamak gerekiyor. Küresel ısınmada plastiğin payı çok büyük. Denizlerimiz zaten plastikle doldu. Okyanuslardaki milyonlarca ton plastik atığı, deniz ekosistemindeki canlıların yaşam alanını daralttı. O canlılık olmazsa bizim de hayatta kalmamız pek olası değil!

Ünlü böcekler

Canlılık demişken, hâlâ sınırlarını tam anlamıyla bilemediğimiz bir ekosistemden bahsediyoruz. Her gün yüzlerce bitki ya da böcek türü keşfediliyor. Kimi, keşfi yapan bilim insanının ismiyle, kimi keşfedenin karısı ya da kızının adıyla, kimi de dünyaca ünlü simalarla literatüre giriyor. Bunun en son örneği “Kaikaia gaga” oldu. İki etnomolog, 40 milyon yıllık böcek türü treehopper’ın yeni keşfettikleri çeşidine; Lady Gaga’nın sıra dışı moda anlayışından esinlenerek bu adı verdi. İsveçli iklim aktivisti 16 yaşındaki Greta Thunberg’in ismi de gözleri ve kanatları bulunmayan bir böcek çeşidine verilmişti: “Nelloptodes gretae.” Kaliforniya Üniversitesi’nden bir bilim insanı da keşfettiği bir güveyi sarı tüyleri nedeniyle Trump’a benzeterek, “Neopalpa donaldtrumpi” olarak adlandırmıştı. Yine kın kanatlı karafatma türüne de Arnold Schwarzenegger’i çağrıştırdığı için “Agra schwarzeneggeri” adı verildi. Kate Winslet ve Liv Tyler’ın bok böceği çeşitleri “Agra katewinsletae” ve “Agra Liv”in isim anneleri olduğunu söyleyelim.