Otomobili seven casus!

26 Eylül 2021

Yeni filmiyle sevenlerinin karşısına çıkmaya hazırlanan James Bond, giysileri, karizması, aksiyonlarının yanı sıra otomobilleriyle de isim yaptı. “Aynen yaratıcısına çekmiş” diyebilirim...

 

Her ne kadar sert mizaçlı, para harcamaktan kaçınmayan, kullandığı hiçbir araca acımayan, ajanlık içgüdüleriyle gerektiğinde tezgâh kuran James Bond, artık kabul edelim ki, tüm dünyanın “gerçekmişçesine” kabullendiği bir kahraman. Maazallah hayatını kaybetse ardından “lokma dökecek” çıkar mı bilemem ama “Arkadaş hayat ona güzeldi, kullanmadığı otomobil, hayran etmediği kadın kalmadı” diyenler olacağı ihtimali daha fazla gibi geliyor bana... Zira bu film serisine, 1952’den beri neredeyse tek bir yaş bile almamış Bond’un yaşlılığını göremeden veda edebilir yapımcılar, o da muamma tabii...

Şaka maka, sanırım “Ölmek İçin Zaman Yok” (resmi olarak) 25. film olacak. Çekimleri geçen yıl biten film, (henüz kendisi bu işe el atmamış olsa da) koronavirüs salgını nedeniyle ancak bu yıl gösterime girecek olsa da, yine otomobilleriyle hayli ses getirmeye aday gibi. Zaten 25 yıl boyunca pek sevgili Bond kardeşimizin “otomobil tanıtımlarından” başını kaldırıp da, ajanlığa nasıl vakit bulduğunu pek bir merak etmişimdir.

Sondan başlayalım

Neyse efendim, sizler zaten bana çok yakın bir sayfada Bond’un giydiği takım elbiselerden çaktırmadan çektiği “seri dışı” filmlere kadar pek çok şeyi okuyacaksınız. Ben yine kendi merakım gereği şu otomobil mevzusuna gireyim... Her ne kadar Jason Barlow adlı arkadaşımız, Bond otomobillerinin “kitabını yazmış” olsa da, “Ben de boş durmayıp, daha önceleri bunun ‘yazısını yazmıştım’ kardeş” havasındayım. “Bugün olsa yine yazarım” deyip oturdum zaten bilgisayarın başına... İlgilenmeseniz de kısaca bilgi vereyim dedim...

Yazının devamı...

‘Fabrikaların önü tamamlanmamış araç dolu’

20 Eylül 2021

Yüce Auto Skoda Genel Müdürü Başar, çip krizi nedeniyle Avrupa’da her markanın fabrikasının önünde on binlerce tamamlanmamış, üretilmemiş araç bulunduğunu kaydederken, “Dolayısıyla satış ve pazarlama planlarımızı bu bilinmezliğin içinde yapıyoruz” dedi

Tüm dünyada baş gösteren çip krizi, gerek araç bulunurluğu gerekse de fiyatlarla kendisini gösterirken, bir anlamda firmaların da planlama yapmalarının önünü kesiyor. Pek çok üreticinin, üretime ara verdiği ya da çip krizi nedeniyle araçlarda (göstergelerin dijitalden analoga dönmesi ya da fake çipler kullanılması) ufak değişiklikler yaptığı yazıp çizmiştik bu sayfalarda. Ancak olayın bir de “natamam araçlar” tarafı var ki, onu da Yüce Auto Skoda Genel Müdürü Zafer Başar dile getirmiş.

Başar, yenilenen Kodiaq’ın tanıtımında verdiği demeçte, çip sorunu nedeniyle bugün Avrupa’da her markanın fabrikasının önünde on binlerce tamamlanmamış, üretilmemiş araç olduğunu belirterek, “Bunlar basit eksiklikler nedeniyle tamamlanmayı bekliyor. Dolayısıyla biz de bütün rakiplerimiz gibi satış ve pazarlama planlarımızı bu bilinmezliğin içinde yapıyoruz” dedi.               

Binek otomobil pazarının 2021 yılını 600-650 bin adet civarında kapatmasını öngördüklerini bildiren Başar, “Salgın nedeniyle bir ay sonrasını görebildiğiniz bir pazar koşulu yok. Ne rakipleriniz açısından ne de kendiniz açısından... Dolayısıyla pazar, bizi bir yere doğru götürüyor. Bu yarı iletken meselesi, her markada olduğu gibi bizi de çok derinden etkiliyor. Salgınla beraber tabii ki sipariş rotaları biraz şaştı. Bütün üreticiler buna kendini adapte etmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

Birden çok faktör

Başar, sektörde “neye göre üretim yapılacağı ve hangi ürünün üretileceği” konusunun birden çok faktöre bağlı olduğuna işaret etti. Çip krizi nedeniyle Avrupa’daki fabrikaların önünde on binlerce tamamlanmamış, üretilmemiş araç olduğunu anımsatan Başar, bu sorununun gelecek yılın ortalarında çözülmesini öngördüklerini ifade etti.

Türkiye’de araç bulunurluğu konusunda yaşanan sorunlara da değinen Başar, “Marka olarak şu an için bütün talebe karşılık vermelerinin mümkün olmadığını, özellikle çok talep edilen bazı ürünlere ilişkin 1-2 aylık bekleme süreleri olduğunu dile getirdi.

Yazının devamı...

İddiaların ortasındaki sevimli kaplumbağa

19 Eylül 2021

Tüm dünyada farklı isimlerle anılsa da, herkes tarafından halen çok sevilen bir otomobil VW Beetle. Dünyanın en uzun süre üretilen ve en çok satılan modellerinden biri. Ve yaratılışı konusunda en çok iddiaya sahip olanı aynı zamanda...

Size “Hangi otomobil, dünyanın en çok satılan ve en uzun süre üretilen otomobilleri arasında tartışmasız önemli bir yere sahiptir?” diye sorulsa ne derdiniz? Cevabın, büyük ölçüde Volkswagen Beetle (yani nam-ı diğer kaplumbağa) olacağı kesin... Zira dile kolay, arada ufak kesintilerle birlikte tam 81 yıl üretimde kaldı Beetle... İlk versiyonları 22.5 milyonluk satışa ulaşan Beetle, Yeni Beetle ile bu kez 17 milyon civarında bir üretimle veda etmişti 2019’da.

Bizler onu “Kaplumbağa”, Almanlar “Kafer”, Latin Amerikalılar “Fusca”, Polonyalılar “Garbus” diye sevse de, Beetle, üretime başladığı 1938’den itibaren tüm dünyada vazgeçilmezler arasına girmişti. Bir anlamda, Ford Model T’nin ardından dünyanın gördüğü “en uluslararası otomobil”di. Nazi lideri Adolf Hitler’in emriyle geliştirilen otomobil, Almanya’nın o dönemde otoban seferberliğinin de bir halkasıydı. Hitler, bu muhteşem yollarda kullanılacak, konforlu, az benzin tüketen, 4 kişilik bir otomobil istemişti. Ferdinand Porsche de, arkadan motorlu, 4 kişilik, 4 tekerlekten bağımsız süspansiyonlu, biraz aykırı tasarımlı bu otomobili geliştirmişti. İlk prototipi 1936’da ortaya çıkarken, Meksika’da 2003 yılına kadar üretildi. Daha sonraki Yeni Beetle ise 2019’da vedalaşmıştı bizimle.

Nereden çıktı peki?

Dünyada kola şişesi gibi hemen ayırt edilebilen bir tasarıma sahip olan Beetle, her ne kadar Ferdinand Porsche’nin eseriydi desek de hakkındaki söylenti ve iddialar muhtelif.

Mesela 1931 model Tatra V570 prototipini ele alabiliriz. Sadece iki adet üretilen bu prototipler, Ferdinand Porsche’nin Beetle’ına ne kadar çok benziyor değil mi? Zira Beetle’ın da ilk prototiplerinde farların çamurluklar yerine kaputta olduğunu görmek zor değil. Tabii benzerlikler burada da bitmiyor. Tatra V570 ve Beetle’ın her ikisi de arka aksa konumlandırılmış hava soğutmalı küçük birer boxer motorla yürüyordu. Tatra bu prototipleri yapmış ama seri üretime almamıştı. Bunun yerine daha büyük olan T77’yi üretmişti ki, ön ve arkası kısmı 570’e benziyordu. Tatra, 570 ve T77’de kullandığı arka kısmın tasarımı da dahil bu araçlarda kullandığı pek çok unsurun patentini almıştı.

Yazının devamı...

Dijital Autoshow ‘hızlı’ başladı

14 Eylül 2021

LEVENT KÖPRÜLÜ - Pandemi nedeniyle ilk kez tamamen dijital ortamda gerçekleştirilecek “Autoshow 2021 Mobility Fuarı”, bugün başladıo. 26 Eylül’e kadar sürecek fuarda, ziyaretçiler, otomobillerin ve hafif ticari araçların yanı sıra ilk kez tanıtılacak motosiklet ve scooterları “www.odd.org.tr/autoshow2021” internet adresinden ücretsiz olarak inceleyebilecek. 35 markanın 250’yi aşkın modelinin yer alacağı dijitalde Autoshow 7/24 açık kalacak, kaçırılan aktiviteler geriye dönük izlenebilecek, sadece laptop veya bilgisayarda değil mobil cihazlardan da erişim imkanı bulunacak. Telefon, tablet gibi tüm cihazlarda da uygulama indirmeden dijital fuar gezilebilecek.

Hibritlerini ve mobilite çözümlerini sergiliyor

Toyota, Autoshow 2021 Mobility Fuarı’nda “Herkes için bir Toyota Hybrid var” temasıyla yerini alırken, dikkat çeken mobilite çözümlerini de sergiliyor. Fuarda hibrit teknolojili Yaris, Corolla HB, C-HR, Corolla Sedan, RAV4 ve Camry modellerinin yanı sıra “GR Yaris”i de tanıtıyor. Toyota, hafif ticari araçlarının yanı sıra otonom elektrikli araçlardan insansı robotlara kadar birçok prototip mobilite ürününe de yer veriyor.

KONA EV’yi satışa sundu

Hyundai Assan, tamamen elektrikli B-SUV sınıfındaki KONA EV’yi Türkiye’de satışa sundu. Autoshow Fuarı’nda da sergilenen

KONA EV, full şarjla menzili ise 484 km olarak veriliyor. KONA EV müşterilerine ilk 5 bakım, Wallbox şarj ünitesi ve ayrıca 250 dk şarj da hediye ediliyor. KONA EV (100 KW) 487 bin TL, KONA EV (150 kW) ise 734 bin TL’ye satılıyor.

Yazının devamı...

Elektrikli dünyaya ilk itirazlar geldi!

13 Eylül 2021

Avrupa Birliği’nin, içten yanmalı motorlu araçların satışı ve kullanımına yönelik eylemleri, AB üyesi ülkelerden itirazlar yükselmesine neden oldu. İtalya ve Çekya, bu konuda başı çekti

Avrupa Birliği’nin (AB) küresel ısınmayla mücadele kapsamında içten yanmalı motorlara sahip araçlara yönelik kısıtlama kararlarına, AB içinden itirazlar gelmeye başladı. Nitekim Çekya, AB kararına karşı mücadele edeceğini açıklarken, süper otomobil üreticilerini topraklarında barındıran İtalya da, bu tip araçlar için bir “istisna” istiyor.

AB’nin açıkladığı “2035 kararı”na göre, 2030 yılına kadar üreticilerin emisyonları yüzde 55 oranında azaltması istenecek, 2035 itibariyle de kıtada tüm içten yanmalı motorlara veda edilecek. Hibrit ve LPG’li modeller de bu kapsama girerken, komisyon, 2035 itibariyle sadece elektrikli ve hidrojenli araçların satışına izin verecek.

‘Sektörü savunacağız’

Ancak özellikle Volkswagen Grubu bünyesindeki Skoda’ya ve Koreli üreticilere ev sahipliği yapan Çekya, bu karara karşı direneceğini bildirdi. Zira en büyük üreticilerden Skoda, ülkede tam elektrikli tek model, “Enyaq”ı üretiyor.

Çekya Başbakanı Andrej Babis, yaptığı açıklamada ülkesindeki otomotiv endüstrisini savunacaklarını, bunun için de Avrupa Birliği’nin benzin ve dizel motorlu araçların yasaklanmasına yönelik kararına karşı çıkacaklarını belirtti. Babis, “Fosil yakıtlı otomobillerin satışına yasak getirilmesini onaylamıyoruz. Bu mümkün değil!” ifadelerini kullandı.

Ülkede Skoda’nın iki fabrikasının yanı sıra Toyota ve Hyundai/Kia’nın da üretim tesisleri bulunuyor.

İtalya’nın istisnası

Yazının devamı...

Yüz yüze sevince ‘çipsizlik gölgesi’

7 Eylül 2021

İki yıl aradan sonra Avrupa’da düzenlenen ilk fiziki otomobil etkinliği olan IAA Mobility 2021 dün kapılarını açtı. 100’den fazla dünya lansmanının yer aldığı fuar, çip krizinin gölgesindeydi. Fuarda çevreci çözümler ağırlıkta...

Avrupa’da pandeminin ilk yüz yüze otomotiv etkinliği olarak tarihe geçecek IAA Mobilty 2021, Almanya’nın Münih kentinde kapılarını açtı. Sadece otomobil değil, ticari araç, bisiklet üreten firmaların bulunduğu 1000 kadar şirket, etkinliğe gelmiş. Pandemi sonrası artan bireysel mobilite ihtiyaçlarına karşı çevreci çözümlerin ağırlıkta olacağı etkinlik, 12 Eylül’e kadar devam edecek.

Üretimler kısıldı

Pandemi nedeniyle artan talebi karşılamaya çalışırken küresel ısınma baskısıyla elektrikli araçlara geçiş için gaza basmaya çabalayan otomotiv üreticileri, bir süredir çip kriziyle boğuşuyor. Çip tedariğinin yetersizliği nedeniyle üretimlerini kısan firmalar, fuara getirdikleri yenilikleri yeterli sayıda satamama riskiyle karşı karşıya.

Yürüyen minik oturma odası

Geçtiğimiz yıl sadece bir çizimden ibaret olan MINI Urbanaut konsepti, Münih’e hayat bulmuş olarak gelmiş. Yüzde 100 elektrikli bu model, katlanıp ön göğüste ortadan yok olabilen direksiyonu ve iç mekan düzenlemesi sayesinde bir oturma odasına dönüşebiliyor. Bol camlı yapısı ve açılabilen ön camı sayesinde kullanıcılarına “evi aratmayan” konfor sunan otomobil, buna karşılık lüks ya da gereksiz donanımlarla doldurulmuş bir araç da değil. MIN, bu araç için “Belki üretebiliriz” diyor.

Yazının devamı...

İki yıl sonra yeniden

6 Eylül 2021

Yeni tip koronavirüs pandemisi sonrası Avrupa’nın ilk yüz yüze otomobil fuarı Almanya’nın Münih kentinde açılıyor. “IAA Mobility 2021 Fuarı”nda 100’den fazla dünya lansmanı yer alacak

Tüm dünyayı sarsan Kovid-19 salgını, tüm dünyada neredeyse her şeyi bir anda durdururken, otomobil fuarları da ardı ardına iptal edilmişti. Tam da kapanmaların başladığı bir döneme denk gelen Cenevre Fuarı iptal edilmiş, daha sonra fuarda yapılacak dünya lansmanları ise “sanal ortama” taşınmıştı.

Salgının üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen, Avrupa’da yüz yüze yani fiziki ortamda bir otomobil fuarı düzenlenmezken, daha önceleri Paris ile dönüşümlü olarak iki yılda bir yapılan Frankfurt Otomobil Fuarı da Münih’e alınmıştı. İşte “IAA Mobility 2021”, hem Avrupa’nın fiziki ortamda gerçekleşecek ilk büyük otomobil etkinliği olarak yerini alırken hem de Münih ilk kez bu fuara ev sahipliği yapıyor. Bugün basın günüyle kapılarını açan, tüketicileri de 7-12 Eylül tarihleri arasında kabul etmeye hazırlanan fuar, sadece otomobil değil, bir “mobilite” yani “ulaşım” etkinliği olarak dikkat çekiyor. Bu yüzden fuarda ağırlıklı olarak otomobiller yer alırken, alternatif yakıtlı otobüsler ve bisikletler de sevenleriyle buluşacak.

Temiz çözüm atağı

7 Eylül’de resmi açılışını Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in yapması beklenen fuarda otomobil, ticari araç ve bisiklet üreticilerinin yanı sıra pek çok branşta 1000’den fazla firma yer alacak. 100’den fazla yeniliğin dünya tanıtımının yapılacağı fuarın, özellikle pandemi döneminde artan ulaşım gereksinimlerine “temiz çözüm” alternatifleri sunması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiliyor.

Bu çerçevede IAA Mobility, ilk kez ziyaretçilerine 15 farklı markanın 38 modelinden oluşan 250 adetlik bir test filosu sunacak. Fuar, bu sayede dileyenlere bu tip araçları, Bavyera Eyaleti ile birlikte oluşturulan özel bir yol olan “Mavi Şerit”te test etme imkanı verecek.

Toyota, Stellantis (Peugeot, Citroen, DS, Opel, Fiat vs.) ve Nissan’ın yer almayacağı fuarda sergilenecek yeniliklere bir göz atalım...

Yazının devamı...