İşin suyu çıkabilir!

Kendi kendine gidebilen, pek çok teknolojik özelliğe sahip otomobiller bazen beni rahatsız ediyor. Zira kullandığım bir otomobilin benden daha akıllı olmasına tahammül edebilir miyim, bilemiyorum...

Kara Şimşek'teki "KITT"i hatırlamayan var mı? Yaşı yetmeyenler bile, eminim bir şekilde bilgi sahibi olmuştur bu "ulvi" otomobille ilgili... "Rahmetli" 1982 model Pontiac Trans Am'dan imal edilen kendine "has" bir otomobildi. Şimdilerde "yapay zeka" olarak adlandırılan teknoloji, o dönemde kendisine çoktaaannn yüklenmişti. Kendi kendine konuşur, kimi zaman alınır, ama "veli nimeti" David Hasselhoff'un sözünden de çıkmaz, kazık atmazdı! En olmadık yerlerde, Red Kit'in "Düldül"ü gibi çıkıp gelir, David abi başka işlerle meşgul olurken, o, 0'dan 100'e 2 saniyede çıkıverirdi.

Özellikle bugünlerde çok "makbule geçecek" özellikleri de vardı elbette. Zira benzininin bittiğini, yağının değişmesi gerektiğini hiç hatırlamıyorum. Mesela ekranlarda muayenesi geçmiş olarak rol kesmiş midir, hiç sorgulamadık bile. Hoş muayenesi gelse, ona da kendiliğinden gider gelirdi ya, nesye işte... Bunun yanında, bu kadar akıllıyken, nasıl olup da bir başka otomobille ciddi flört etmediğine de şaşarım yani. Bildiğin "temiz aile otomobili" hesabı...

İşin suyu çıkabilir

Çok dolmuşum çok!

Olayı nereye mi getireceğim? Son yıllarda birbiri ardına KITT'i aratmayacak otomobiller için uğraşılıyor hatta piyasaya çıkarılıyor da ondan. Yani "kendi kendisine gidebilen" ya da bilimsel adıyla "otonom" otolara takılacağım biraz... Zira bu tip otomobillere alışmakta zorlanan "ben gibiler"in yanında, otomobilden daha zeki olduğunu ve onu aldatabileceğine kendisini ikna eden, bu yüzden de trafikte ve otoyolda "Tehlikeli Madde" gibi dolaşan arkadaşlar da var. Ve bu, akıllı otoların sayısı arttıkça daha da riskli bir boyut alacak, o kesin...

Hadi elektriklileri anladık da, özellikle otonom araçlar konusunda ciddi şekilde bir gayret ve çaba var gördüğüm. Zira bir dönem Tesla, Google, Apple gibi şirketlerin çabaları "büyük olay" diye kabul edilirken, yeni firmaların geliştirdiği benzer özellikli donanımlarla artık ortalığa döküldü resmen.

Tamam, otomobilin kontrolünü sürücüden alan ya da onun tepki vermediği yerlerde, kendisi elektronik olarak devreye giren araçlara pek bir diyeceğim olmaz. Çünkü bu, kazalardaki "insan hatası" olayını büyük ölçüde azaltacaktır. Ben bile bu konuda ikna oldum sayılır. "Sayılır" diyorum, çünkü halen "Şerit Takip Sistemi"ni kapattığım zamanlar oluyor. Hatta ani frenler yaptığında (ki mutlaka gerekli olmuştur), terbiyemi bozup, araçta kimsenin olmadığına dua edebiliyorum. Burada bir itirazım yok!

İşin suyu çıkabilir

İşin suyu çıkabilir

Aklım almıyor!

Ancak, insanların kullandığı otoların arasına karışmış, "evinden kaçıp da sahibini arayan evcil hayvan" misali kendi başına dolaşan bir araç beni ürkütür. Kendi kendine park etmeye gelen bir otomobilden huzursuz olabilirim. Teknolojik de olsa, eskilerin deyimiyle "kul yapısı" be abim! Devrelerine su kaçabilir, kontak yapabilir, sigortası atar, "sensör"ü çamurlanır filan... Sonrası ne sen-sör, ne ben radar! Şayet bu "yaratık"lar, belirli bir parkurda giderlerse tamam. Ama halkın arasına karışmalarını, nedense benim "kuş" kadar beynim almıyor. Ya da ben eski kafalıyım, vesaire...

Bu da, günün birinde sürücüsüz giden bir TIR gördüğümde "Amaannnn yaaa! Maazallah" deyip topuklayacağım ya da tamamen sürücüsüz yarış otolarının mücadelesini kimi zaman gözlerimi kapatarak izleyeceğim anlamına gelebilir. Zira kimi zaman tek elle ya da bir ayağı pencereden çıkmış şekilde otomobil kullananları eleştiren ben, Instagram videolarında rastladığım "artistik" arkadaşlarla dehşete düşebiliyorum. Mesela bazı arkadaşlarımız, koskoca TIR'ların "akıllı hız sabitleme sistemlerini" devreye sokup, sürücü koltuğunu tert ettiği ve yanda çay içtiği videoları paylaşabiliyor. Ya da bazı otomobil kullanan arkadaşlar, aynı şeyi "Şerit Takip Asistanı" ile yapıp, bir de direksiyona şişe filan sıkıştırıp ardından kaza yapabiliyor.

Firmalara çağrı

Tıpkı ABD'de bazı Tesla sürücülerinin "oto pilot" özelliğini kullanıp uyukladığı, araçta oyun oynadığı ve maalesef ölümcül kazalar yaptığı gibi. Sanırsam otomobiller bizden zeki olacaklar ve bizler eğitilmedikçe, bu otomobillerin faydasını göremeyeceğiz.

Ha bir de firmalara çağrımdır, lütfen teknolojik donanımlarınızı kontrol eden sensörlerin ve kameraların rolü konusunda dikkatli olun. Zira bu aletler karlı havalarda ya da bizim gibi çamurun bol olduğu ülkelerde yağmurlar nedeniyle körleşebiliyor. Kimse, bu teknolojik donanımların çalışmasını sağlamak amacıyla sıcacık otomobilinden çıkıp, elinin donması pahasına kamera ya da sensörün üstünü silmek istemez. Ben bile "Amaaaannn ikaz bağırırsa bağırsın, çalışmazsa çalışmasın yaw!" diyenlerdenim.

Önümüzde bi hayli zaman var. Teknoloji de ilerliyor. Siz benim "geyik" yaptığıma bakmayın! Teknoloji kötü bir şey değil elbette. Ancak elektrikli ve otonom araçlar konusunda "her kafadan bir ses" çıkarcasına hareketlilik yaşanması, insanların davranışları, beni "kıllanan adam" havasına sokmaya yetiyor. Yukarıda bir yerlerde de demiş olduğum gibi, umarım ben yanlışımdır, yanılmışımdır!..

İşin suyu çıkabilir

İşin suyu çıkabilir