Zoraki kurultay!

22 Mart 2022

İktidar tarafından Meclis'e sevk edilen yeni Siyasi Partiler Kanunu'nda şöyle bir madde yer alıyor.

“Seçime katılma yeterliliği elde eden parti, parti tüzüğünde belirtilen süreler içerisinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki defadan fazla ihlal etmemiş olma koşuluyla seçime katılma hakkını muhafaza eder.”
CHP’nin muhalif kanadından Yılmaz Ateş, bu maddenin öncelikle CHP'yi ilgilendirdiğini söylüyor ve şu açıklamayı yapıyor:

“Bu teklif yasalaşırsa CHP’nin ilçe, il ve genel merkez kongrelerini yapmadığı takdirde seçimlere giremeyeceği kesinlik kazanmaktadır. Burada ‘ihmalden’ kastedilen, yönetimlere verilen kongreleri bir yıl uzatma yetkisidir. AK Parti ve MHP Kovid-19’a rağmen kongrelerini zamanında yaptılar. CHP ise 2020’nin Şubat ayında yapılması gereken kurultayını Kovid’i sebep göstererek, 2022 Temmuz’unda yapması gereken kurultayını da “iktidarın baskın seçim yapacağı” varsayımıyla erteledi. Baskın seçim ihtimali ortadan kalktığına göre, partimizin kurultayı yapmaması için gerekçe de kalmamıştır.”

NETİCE: Genel Başkan'ı zorlu bir erken sınav bekliyor.

RUHSAL

Montesquieu “Romalıların Çöküşü Üzerine Düşünceler” adlı eserinin bir yerinde diyor ki: “Sürekli izledikleri gladyatör dövüşleri Romalıları aşırı derecede vahşileştirmiştir. Claudius’un bu tür gösterileri izleye izleye kan dökmeye daha hevesli hale geldiği fark edilir.”

Bu satırları okurken her gece ekranlarda kavga, dövüş, cinayet, vahşet sahneleri izleyen genç insanların durumu aklımıza geliyor. Acaba hemen her gece saatlerce izlenen bu sahneler onların ruhsal durumunu nasıl etkiliyor? Gazetelerde günübirlik okuduğumuz kanlı olaylarda ekranlardaki vahşet filmlerinin ne ölçüde rolü var?

Yazının devamı...

UYANDIRAN TEKLİF

17 Mart 2022

Seçim barajını yüzde 10’dan yüzde 7’ye düşüren seçim yasası teklifi, genellikle yüksek oy alan partilere yarıyor.

Yüzde 7’nin altında kalan ve umudunu ittifaka bağlayan partilerin Meclis’e girmesini zorlaştırıyor. Bu yüzden ittifaklar önemini yitiriyor.

AREA Araştırma’nın eski ve yeni yeni sisteme göre milletvekili dağılımlarını karşılaştırdığı çalışmaya göre AK Parti’nin milletvekili sayısı 295’ten 305’e, MHP 49’den 52’e ve HDP 67’den 72’e çıkarken CHP 146’dan 134’e, İyi Parti 43’ten 37’e geriliyor. İttifak önemsizleşiyor. DEVA, Gelecek, Saadet gibi partilerin Meclis’e girmesi imkânsızlaşıyor.

Ayrıca... Yeni seçim yasası ilçe ve illerde seçim kurullarına en kıdemli yargıcın başkanlık etmesi şartını kaldırıyor. Bu görevlere birinci sınıf yargıçlar arasından kurayla seçim yapılacak. Geçmiş yıllarda seçim kurul başkanları çok yerde soruşturmaya uğramıştı. Bu yüzden birçok birinci sınıf yargıcın kuraya katılmak istemeyeceği yorumu yapılıyor.

***

Bu arada... Siyasi partiler ve kamuoyu  başkanlık seçimine odaklanırken, Meclis’te çoğunluğu almanın önemi unutuluyor. Meclis’te çoğunluğu alacak olan ittifak Başkan’ı çalıştırmayabilir, onu güç duruma düşürecek yasalar çıkartabilir.

AVUKAT TİRADI

Mahkemede çok güzel konuşan, parlak nutuklar atan ama dava kazanmakta aynı ölçüde başarılı olamayan avukatlara sitem için yazmış Romalı ünlü şair Martial bu şiiri...

Yazının devamı...

DÜNYANIN HALİ

12 Mart 2022

Ukrayna istilası Rusya’ya karşı amansız bir ekonomik savaş açılmasına yol açtı. Bu savaşın Rusya’ya hayli zarar vereceğine kuşku yok. Ancak bu savaşı açan ülkelerin zararları da az buz olmayacak. Rusya konularında uzman bir isim Dr. Mühdan Sağlam Kısa Dalga’da anlatıyor:

“Bugün Rusya dünyadaki en önemli tahıl üreticilerinden biri. Herkesin aklına petrol ve gaz geliyor olsa da örneğin buğday tedarikinde Rusya’nın küresel payı yüzde 20’ye yakın. Yani dünyada pişen her beş ekmekten biri Rusya buğdayıyla üretiliyor.

Rusya dünyanın en fazla petrol üreten üçüncü, en çok gaz üreten ikinci ülkesi. Aynı Rusya, altından tıbba hatırı sayılır bir meta olan paladyumun en önemli üreticilerinden biri. Küresel payı yüzde 35. Gübre üretiminde Belarus ile beraber küresel payı yüzde 40’ı buluyor. Nikel, alüminyum, bakır gibi metallerde payı düşük olsa da dünyada fiyatları altüst edecek etkisi var. Elbette bu listeyi uzatmak da mümkün.”

Almanya başta olmak üzere sanayi ülkeleri Rusya’ya uygulanan yaptırımların kendilerine daha çok zarar vereceğini konuşuyor. Tabii bu üretici ülkeler mallarına zam yaparak zararlarını telafi edecek ve yük yine fakir ülkelerin sırtına binecektir. Bu arada küreselleşme adı verilen sermaye ve malların serbest dolaşımına dayanan sistemin de artık sonuna gelindiği görülüyor. Dünya yeni bir döneme giriyor.

POSTACI

Rusya’nın Ukrayna savaşına Batı’nın ekonomik yaptırımlarla karşılık vereceği beklenebilirdi ama kültürel düşmanlıklar doğrusu hiç akla gelmemişti.  Putin’i kınamadı diye ünlü orkestra şefi Gergiev’in Münih Operasından atılması... Soprano Anna Netrebko’nun aforoz edilmesi... Üniversitelerde Dostoyevski, Tolstoy gibi yazarların müfredattan çıkarılması. Çaykovski’nin boykot edilmesi... Kültür ve sanatla ilgili çevrelerde doğal olarak şaşkınlık yarattı. Postacı filminde şair Pablo Neruda’nın şu sözleri hatırlardadır:

- Şiirler yayımlandıktan sonra artık şairin malı olmaktan çıkar. Bütün dünyanın ve insanlığın malı olur.

Dostoyevski

Yazının devamı...

SEBEP VE SONUÇ

8 Mart 2022

Alman parlamentosunda konuşan genç milletvekili, bize göre, Rusya’nın Ukrayna savaşıyla ilgili en sağduyulu yorumu yapıyor. Söze Batı’nın yaptığı hatalardan başlıyor:

“... Ukrayna’yı, AB’ye ve NATO’ya üye yapmak gibi imkânsız vaatlerle heveslendirdik. Böylece bu tehlikeli deneyin içine çektik. Oysa doğru yolu bize Henry Kissinger 2014 yılında göstermişti.

Ukrayna için doğru olan, kimsenin ileri karakolu olmamasıydı. Ukrayna’nın NATO üyeliği, Rusya’nın kırmızı çizgisiydi, buna izin vermeyecekti. Rusya bunu 20 yıldır söylüyordu. Bu süre içinde Ukrayna’ya TARAFSIZLIK GÜVENCESİ vermek için pek çok fırsat oluştu. Böylece Ukrayna taraflar için kavga sebebi olmayacaktı. Aksine, Doğu ile Batı dünyası arasında bir köprü olacaktı. Bütün bunlar Rusya’nın Ukrayna’yı işgalindeki yanlışlığı değiştirmiyor. Ama bir  çözüm bulmak istiyorsak, sebepleri anlamak zorundayız.”

ABD eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’in 2014 yılında Washington Post gazetesine yazdığı yazı bugün de güncelliğini koruyor. Kissinger o yazısında ABD’nin Ukrayna iç siyasetinde kutuplaştırıcı değil uzlaştırıcı olmasını istiyor. Ukrayna için Finlandiya  modeli öneriyor. Ne yapıyor Finlandiya? Çoğu alanda Batı ile iş birliği yapıyor, ancak NATO’ya girmiyor, öte yandan Rusya’ya karşı kurumsal düşmanlıktan dikkatle kaçınıyor. 

Bu kanlı savaşı önlemek için pekâlâ barışçı yollar bulmak mümkündü.

RAPOR

Veryansın TV sitesinde Erdem Atay dün altı muhalefet partisinin imzaladığı mutabakat metninin, geçen yıl İngiltere’de hazırlanan bir raporla olan benzerliğini yazdı.

Raporu geçen yıl İngiltere merkezli Demokratik Gelişim Enstitüsü (DPI  Demokratic Progress Institute) adlı düşünce kuruluşu hazırlamış.

Yazının devamı...