Gözü yükseklerde!

Öcalan ve PKK’nın Türkiye’den ayrılık ve bağımsızlık istemez görünmesi olumlu karşılanıyor... Peki bunun pek akla gelmeyen bir sebebi de olabilir mi?
Mesela gözünü Türkiye Başbakanlığı ya da Cumhurbaşkanlığı koltuğuna dikmiş olabilir mi?
Yarı şaka yarı ciddi cevap verelim: Evet...
Bunu neye dayanarak mı söylüyoruz... Bir kitaba...
Abdullah Öcalan’ı 1999 yılında İmralı’da sorgulayan Albay Hasan Atilla Uğur, bu sorguyu “Abdullah Öcalan’ı Nasıl Sorguladım” adlı kitabında anlatıyor.
Uğur’un sorusunu ve gerisini kitaptan okuyoruz:
“- Sen Türkiye’den toprak koparabileceğine gerçekten inandın mı?
Hafif tebessüm ederek cevap verdi:
- Asla benim böyle bir düşüncem ve idealim olmamıştır. Başkanlık konseyi veya diğer arkadaşlar böyle düşünmüş olabilirler ama ben hiç düşünmedim. Bana göre biz haydi ayrılalım deseniz bile ayrılamayız, çünkü biz bütün Türkiye’ye talibiz, Cumhuriyeti biz de kurduk. Her şeyde biz de vardık. Bunun için söylüyorum bunu, dedi.
- Yani siyasette olmaktan, ülke yönetimine ortak olmaktan söz ediyorsunuz, öyle mi?
- Evet, onu kastediyorum...”
Evet yarı şaka yarı ciddi... Bir de bu ihtimal var!

Paket sürprizi...
Dördüncü Yargı Paketi kamuoyunda “paket boş çıktı”, “dağ fare doğurdu” gibi yorumlarla karşılandı. Ne toplu tahliyeler bekleyen BDP memnun... Ne başkaları...
Başbakan Erdoğan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a terör örgütü mensubu diyenleri tarihin affetmeyeceğini söylemişti. Paket ne Başbuğ’un durumunu etkiliyor, ne Balbay gibi gazetecilerin ölümcül tutukluluğuna çözüm getiriyor...
Paketin gecikmesi, Bakanlar Kurulu’nun (PKK’yı memnun edici) değişiklikler üzerinde çalıştığı söylentilerine yol açmıştı. Bu söylentiler doğrulanmadı. Bu yöndeki değişiklikler, eleştirilerden kaçınmak için, Adalet Komisyonu’na bırakılmış olabilir. İlerde göreceğiz...
Dört bir yanda hayal kırıklığı yaratan bu paketin hiç öveni yok mu? Olmaz olur mu? Örneğin CHP’li bilinen ve bir dönem bu partinin Genel Sekreterliği’ni de yapmış olan Tarhan Erdem bu paket nedeniyle Başbakan ve Adalet Bakanı’nı uzun uzun kutladıktan sonra şöyle diyor:
“Artık demokrasinin kurulmasını gerçekten isteyen bir hükümetimiz olduğuna inanabilirim; inanabiliriz...”
Dua:Tanrım ülkenin dolu dizgin sivil diktaya gittiğini düşünen kullarına şu Tarhan Bey’in aklını bir geceliğine ödünç ver de rahat uyusunlar...

Enflasyon yokmuş!
İnsaf yahu!
Çarşı pazardan vazgeçtik,
Erdoğan’ın “En az 3 çocuk” talimatı bile 5’e çıktı...
Akif Kökçe

Bilim
Adana’da yeni kurulan Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, ‘Akademik Personel aranıyor’ ilanı veriyor. Klasik numara... Aranan adaylarda istenen özellikler:
“Sırt çantalı turistlerin seyahat motivasyonları konusunda doktora yapmış olmak.”
“Filtreli vakum ark yöntemiyle üretilen çinko ve kalay oksitlerin karakterizasyonu alanında doktora yapmış” olmak vb...
Eskiden ilan verilir sonra akademisyen aranırdı...
Şimdi önce akademisyenler bulunuyor sonra ilan veriliyor...

Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan’ı Abdullah Gül’e şikayet etmiş.
İyi de Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan’ı kime şikayet etsin!
* * *
Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı, “PKK ile müzakereyi hazmetmemiz çok zor ama yutacağız” demiş.
Sıkıysa yutmayın. O zaman da ABD sizi ham diye yutar!
* * *
İspanya’daki iktidar partisi yolsuzluk iddialarıyla sarsılıyormuş.
Medyayı, polisi, yargıyı ele geçirmeden yolsuzluk yaparsanız olacağı bu...
Fahrettin Fidan

Chavez
“Ülkemdeki çocuklar et yediğinde ben de oturup keyifle yiyeceğim.”
Bunları söyleyen, her türlü soygunun ardında ABD’nin bulunduğunu tekrarlayan Hugo Chavez’i sonsuzluğa uğurluyoruz... ABD ile başı belada olan halklar ve tarih onu unutmayacak...

Adalet Bakanlığı gazetecilerin Silivri’deki tutuklu gazetecileri ziyaret etmesini yasakladı...
Kimseyi öldürmedikleri için olsa gerek Apo’ya verilen hakların yüzde biri tutuklu gazetecilere verilmiyor..
Gülhan Elmas