Birden Başı Şiddetli Ağrımaya Başlayan Yaşlı Kadının Öyküsü

7 Aralık 2015

Şiddetli Baş Ağrısı Her Zaman Başlayabilir!..

Şiddetli baş ağrısı beyin kanaması benzeri bazı acil durumlarda olabilirse de bu durumlara çok nadir rastlanır. Migren ve küme baş ağrısı şiddetli baş ağrısı atakları yapar. Küme baş ağrısı en şiddetli baş ağrısı olarak bilinir. Çok nadir rastlanır ve kitaplarda genç erkek hastalığı olarak geçer. 5 gündür şiddetli baş ağrısı çeken 75 yaşındaki yaşlı teyzede migrene benzeyen ağrılar çok şiddetliydi. Temelde küme baş ağrısının tüm özellikleri vardı.

“Ağrıdan ölüyorum. 5 gündür dayanılmaz. Soldan birden giriyor, gözümden yaş akıyor. Işığa bakamıyorum. Yatamıyorum. Bazen yarım saat sürüyor ama tekrarlıyor. Sabaha kadar kıvranıyorum. Belli bir saatleri var. Gece daha çok oluyor. Eşimin ellerini sıktım, dizlerine vurdum. Hemşireyi bile azarlamışım.

Her gece acildeyiz. Tomografi, emar çektiler, beynimde bir şey yokmuş. Yüzüm, gözüm, sol taraf çenem hepsi ağrıyor. Hayatım boyunca baş ağrısı nedir bilmedim. Bu ağrı beni öldürecek. İlaç, iğne fayda etmiyor.”

Çok sıkıntılı olan hasta günlerdir neredeyse doğru dürüst uyumamıştı. Eşi, oğlu ve torunu da sıkıntılıydı. Bir çok doktor görmüştü ama tanı konulamamıştı. Aslında bulantısı, ışığa hassasiyeti gibi migren özellikleri olan küme baş ağrısı vardı. Küme genelde gençlerde görülür ama ileri yaşta başlayan nadir hasta olabilir. İlk defa bu kadar ileri yaş hastada gözlemledim.

Gökmen Yaklaşımı ile değerlendirilen hastada; sol alt azı dişinin kemik içindeki bölümünde iltihap olduğu düşünüldü. Tedavi edildi ve ağrıları kontrol altına alındı.

Unutmamak gerekir; her hastalık her yaşta görülebilir. Hastayı değerlendirirken her şeyi düşünmek zorundayız. En önemlisi hastayı dinlemeliyiz. Küme baş ağrısı dişlerden kaynaklanır. Küme baş ağrısı hastasında dişi ağrımasa bile dişlere bakılmalı ve profesyonel çalışılmalıdır.

Küme baş ağrısı bilgisi için;

Yazının devamı...

Vertigolu Migren Tanısı Koymak Zordur

25 Kasım 2015

Vertigo ve migren birlikte olduğunda tanı koymada zorluk yaşanır. Migren ve vertigo ayrı ele alınır. Bu çözüm getirmez. Bütün bir hastalık olarak ele alınmalı ve vertigolu migren nedenlerinden tedavi edilmelidir.

“Her şey dört ay önce sabah yataktan kalkarken başladı. Kafamda büyük bir basınç ve dönme oldu. Sese karşı aşırı hassastım, sürekli kusuyordum. Soğuk soğuk terliyordum. Kulaklarımda uğultu başlamıştı.

Hastanede bir gün kaldım. Serum verildi. Yatarken baş dönmem çok yoktu ama hafif bir baş ağrım sürekli vardı. İlerleyen saatlerde sağ gözümün arkasından gelen şimşek çakar gibi şiddetli ağrı eklendi. Aynı zamanda gözümde ışıklar çakıyordu.

Her türlü testler yapıldı. Kulağıma ve gözüme bakıldı. Tam bir çözüm ve açıklama yapılmadı. Şiddetli ağrı 5-6 saat kadar sürdü. Sonrasında yine hafif baş ağrısı devam etti. Baş ağrısı ve baş dönmelerim gittikçe azalarak devam etti.

Stresli bir uçak yolculuğu sonrasında ataklarım çok şiddetli geri döndü. Birden kusarak yere yığıldım. O günden beri tuzlu ve katkılı yemiyorum, ilaçlarımı alıyorum ama hiçbir şey düzelmiyor. Şiddetli ataklar gelecek diye korku içindeyim. Umutsuzum.”

Hastanın periferik vertigo (iç kulak kaynaklı baş dönmesi) gibi başlayan tablosuna gerilim baş ağrısı eklenmiş gibi görünürken gelişen şiddetli baş ağrıları migreni düşündürüyordu. Migren atağında aura özellikleri vardı. Bunların hepsi birbirine karışınca KBB, göz ve nöroloji hekimleri hepsi farklı bir yerden değerlendirilmiş ve bütünsel yaklaşılamamıştı.

Hastanın hastalığına açıklama ve çözüm getirilemediği için psikolojisi bozuktu ancak hastalığı psikolojik değildi.

Bu hastada vertigolu migren, auralı migren, gerilim baş ağrısı ve tükenmiş ruh hali vardı. Gökmen Yaklaşımı ile öncelikle hastanın şikâyetleri üzerinden bozucu alanları tespit edildi. Auralı migren için tonsil, vertigolu migren ve gerilim baş ağrısı için gece plağı ve dişler bozucu alanları öncelikliydi. Bu hasta özelinde, öncelikle nöral terapi ile yıpranmış ruh halini dengeleyip günlük rutin hayata dönüş sağlandıktan sonra, dişlerle ilgili çalışmaya geçildi.

Yazının devamı...

Ayaklarınız Sürekli Hareketli ve Altları Yanıyorsa, Huzursuz Bacak Sendromu Olabilirsiniz!

13 Kasım 2015

Huzursuz Bacak Sendromu Nedir?

Huzursuz bacak sendromu; daha çok bacaklarda hissedilen, bazen kollarda da olabilen, çoğunlukla hareket ettirmeyle rahatlayan, rahatsız edici, garip bir his ya da ağrıdır. Huzursuz bacak sendromu olan hasta uykuya dalmakta güçlük çektiği gibi uzun yolculuklar, toplantılar gibi sürekli oturma gerektiren durumlarda da sıkıntı çeker.

İstirahat halinde hissedilen bu garip his ve ağrıları hastalar tam anlatamazlar. Ağrı, yanma, acıma, iğnelenme benzeri rahatsızlık ifadeleri ile anlatmaya çalışırlar. En belirleyici özelliği hissedilen rahatsızlığın bacakların hareketi ile azalmasıdır. Genellikle uykuya dalmada güçlük ve uykuda yaşanır. Hasta yataktan kalkar, dolaşır ya da yatakta sürekli döner durur. Çoğunlukla hareket sonrasında bir müddet rahatlayan hasta, en fazla birkaç dakika sonra tekrar aynı hissi yaşar.

Huzursuz bacak sendromu uykuya dalarken ve gece uyku sırasında bacakları hareket ettirme ihtiyacına yol açtığı için uyumayı güçleştirir. Uyku laboratuvarında yapılan kayıtlarda sürekli bio-elektriksel uyanmaya sebep olarak nitelikli uykuyu engellediği görülmektedir.

Huzursuz Bacak Sendromu Tedavisi Var mıdır?

Huzursuz bacak sendromunda ilaçlar şikâyetleri baskılar, uykuyu sürdürebilmeyi sağlar. Kullanılan ilaçların yan etkisi fazladır. Tedavi etmezler. İlacı bırakınca şikâyetler aynı şekilde geri gelir.

Huzursuz bacak sendromuna özel yapılacak nöral terapi ile şikâyetlerde anlamlı düzelme sağlanabilmektedir. Bu şekilde yapılan Gökmen Yaklaşımı ile tedavide başarılı sonuçlar alınmıştır.

Yazının devamı...

Migrensiz Hayat Mümkün! Migrenin Tedavisi Vardır.

10 Kasım 2015

Migrensiz Hayat Mümkün müdür?

Migrenin ilaçsız, ameliyatsız, doğal olarak, nedenleri bulunarak tedavisi mümkündür. Migrenin tedavisi olmadığı düşüncesi kafalara yerleşmiş olsa da tedavisi yapılabilir. Her ağrıda olduğu gibi migrende de beden ağrıyarak yardım istemektedir. Ağrıyı kesmeye çalışmak yerine nedenleri bulursak migreni tedavi edebiliriz.

Migren Hayatımızı Nasıl Etkiler?

Migren, en büyük iş kaybı nedenidir. Atak sırasında %90 hasta işini sürdüremez. Ayda ortalama 2 migren atağı yaşayan kişi, yılın 1 ayını kaybetmektedir. Migrende baş ağrısı yanı sıra bulantı, kusma, ışık, ses, koku hassasiyeti olabilir. Psikolojik sıkıntılara da yol açabilir. Bir çalışmada denekler %60 oranında anksiyete ve depresyondan yakınmışlardır.

Migren, sadece baş ağrısı değildir. Otonom sinir sisteminden kaynaklanan bio-elektriksel bir hastalıktır. Atak sırasında, otonom sinir sisteminin temel işlevleri olan damar-sindirim-dolaşım geçici aksar.

Migrenin Tedavisi Vardır!

Migren tedavisi otonom sinir sistemi düzenlemesi ile olur. Otonom sinir sistemindeki bozucu alanlar düzeltildiğinde, migren tedavisi etkili ve uzun vadeli sağlanabilir. Bu yoldan geçmeyen tedaviler, etkisi düşük ve uzun ömürlü olmayan tedaviler grubuna dahil olur.

Bu sistem bir bütündür. Bio-elektriksel bir sistemdir. Bu sistemin iletim hatları organlar, vücut sıvıları, damarlar dahil her hücreye kesintisiz ulaşmaktadır. Otonom sinir siteminin herhangi bir yerinde oluşan olumsuz uyaranlar, tüm fonksiyonel yapı üzerinde kendini gösterir. Tüm bedende hastalık etkisini gösterebilir.

Yazının devamı...

5 Soruda Orgazm Baş Ağrısı

23 Ekim 2015

1. Orgazm Baş Ağrısı Nedir?

Orgazm sırasında ortaya çıkan şiddetli patlayıcı nitelikteki ağrılara orgazmik baş ağrısı denir. Cinsel ilişki sırasında baş ağrısı bayağı sık yaşanan bir problemdir. Orgazm baş ağrısı ise tam orgazm sırasında ortaya çıkar. 10 dakika ile 1 saat kadar sürebilir. Daha fazla sürenlerde vardır. Ense ve başta hissedilir. 20 ile 30-35 yaşlarında sık görülür. Erkeklerde daha fazla görülmektedir. Bu durum gerçekten fazla olduğu için olmayabilir. Erkekler bu konuları daha fazla dile getirebilirler. Kadınların cinsel ilişkilerde orgazm olma oranı düşük olduğu için kadınlarda daha az görülebilir. Migrenlilerin ve gerilim baş ağrısı olanların bir bölümünde orgazm baş ağrısı vardır. Nadiren tehlikeli olabilen bu baş ağrıları nedeniyle cinsel ilişkiden kaçınanların sayısı hiç de az değildir.

2. Orgazm baş ağrısı neden olur?

Orgazm baş ağrısı bilindiğinden yaygındır. Migrenlilerde daha sık rastlanır. Ancak ilk defa ve ilişki ile şiddetli ağrı yaşanıyorsa bir nörolog mutlaka görmelidir. Beyinde bir damar bozukluğu olabilir ve eforla kanayabilir. Bu hayati ve tehlikeli bir durumdur. SAK (subaraknaoid kanama) dediğimiz bu tarz baloncukların kanaması çoğunlukla eforla olur.

Çok nadir rastlanan bu durumlar dışında genellikle stresli ve gergin kişilerde boyun-ense kaslarında spazm ve ilişkinin fizyolojik değişimleri nedeniyle beyin damarlarında daralma-genişleme sonucu baş ağrısı gelişir. Ayrıca kullanılan depresyon, doğum kontrol hapı, tansiyon ilaçları gibi ilaçların da olumsuz etkisi olabilir.

3. Orgazm baş ağrısı tehlikeli midir?

Orgazm baş ağrıları nadir de olsa çok tehlikeli olabilmektedir. Hasta bu ağrıyı hayatında yaşadığı en kötü baş ağrısı olarak tanımlar. Orgazm sırasında ilk defa çok şiddetli ağrı yaşayan kişi öncelikli ciddi bir acil durum olarak kabul edilmelidir. Çünkü bir beyin kanamasına bağlı olabilir. Bu ağrılar sık değildir, fakat olduğunda hayatı tehdit edebilen ve acil değerlendirme ve tedavi gerektiren ağrılardır. Anevrizma denilen beyin içindeki damarlardaki bozuk genişlemiş baloncuk alanları eforla zorlanınca yırtılıp kanayabilir. Bu durumda başında bomba patlamış gibi olur. Böyle bir şüphe varsa beyin tomografisi incelemesi gerekir. Tomografide kanama bulgusu gözlenmez ise, bel bölgesinden beyin omurilik sıvısı almak gerekebilir ve bu sıvıda da kan aranır. Doğumsal böylesine bir damar bozukluğu olanlar tüm hayatları boyunca farkında olmayabilir. Bir gün zorlayınca kanarsa patlayıcı bir baş ağrısına neden olur. Böyle bir durum insan sağlığı için oldukça risk taşır.

Yazının devamı...

Tehlikeli Baş Ağrıları Nelerdir? Baş Ağrısından Ne Zaman Korkmalıyız?

8 Ekim 2015

Hangi Baş Ağrıları Tehlikelidir?

Beyin önemli bir organımızdır. Tüm vücudu yönetir, kendisini yenileme özelliği neredeyse hiç yok gibidir. Beynimize bir şey olduğunda yaşamsal tehlike de vardır. O nedenle başımız ağrıdığında hepimiz korkabiliriz.

Toplumun % 90’ı yaşamının herhangi bir döneminde baş ağrısı çekmektedir. Baş ağrıları çoğunlukla geçicidir. Altta yatan ciddi sorun yoktur. Hatta en sık yaşanan ve bilinen migren, gerilim baş ağrısı, küme baş ağrısı gibi ağrılar beyin kaynaklı bile değildir. Deneyimli bir nörolog hastanın ağrısının özelliklerini dinlediğinde tanı koyabilir. Hastanın nörolojik muayenesinde problem olmaması da tanıyı destekler.

Baş Ağrısından Ne Zaman Korkmalıyız?

Tehlikeli baş ağrıları çok nadirdir. Her yaşta gelişebilir. Tehlikeli baş ağrısı yaşayan kişi doktora baş vurması gerekliliğini kendisi de fark eder. Tehlikeli baş ağrıları, geçmişinde migren, gerilim baş ağrısı sık yaşayanlarda bazen karışabilir. Her zaman yaşanan baş ağrısı olduğu düşünülebilir.

Tehlikeli baş ağrıları içinde en korkulanı ve hayatı tehlikesi olanı SAK (subaraknoid kanama) yani beyindeki atardamar bozukluklarının yırtılmasıdır. Ani, şiddetli beyinde bomba patlamış gibi bir ağrı olur. Genellikle eforla birlikte gelişir. Büyük oranda hastaneye ulaşamadan ölümcül olabilir. Yaşayanlarda yakın dönemde ikinci bir kanama ve hayati tehlike baş gösterebilir. Bu ağrılar nadir rastlansa da tanımak önemlidir.

Beyin enfeksiyonları, beyin sıvı akışındaki bozukluklar ve toplardamarlarda tıkanmalarda baş ağrısı yapar. Beyin tümörlerinin baş ağrısı ise genellikle çok şiddetli değildir. Ağrı geliştiğinde sürekli olur.

Tehlikeli baş ağrılarının bazı dikkat çekici özellikleri vardır. Bu tarz ağrı yaşandığında, bu durum mutlaka ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunuz anlamına gelmez. Yine de mutlaka değerlendirilmesi gerekli bir durum vardır.

Yazının devamı...