Karşıyaka’nın stadı ne zaman yapılacak?

13 Temmuz 2021

Geçen günlerde sevindirici bir gelişme yaşandı. Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Karşıyaka Spor Kulübü’nü ziyaret etti ve orada stat için gerekli yer tahsisini yapacağını söyledi. Bunun Türkçesi, stadı Büyükşehir Belediyesi yapsın oldu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de belediyenin stadı yapmaya muktedir olduğunu söyledi ve aslında tartışmaya son noktayı koydu. Ancak, burada kafama takılan bir konu var. Göztepe Gürsel Aksel Stadı’nı TOKİ yaptı ve maliyeti 218 milyon lira oldu. Kaf-Kaf’ın stadını neden TOKİ yapmıyor, ya da projeye ortak olmuyor? Bu konuda başta AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ olmak üzere, bazı isimlerin devreye gireceğini düşünüyorum. 

Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay’la konuştum, konuyla ilgili şunları söyledi:

“Aylar önce Bakan Bey’le Ankara’da stat konusunun detaylarını görüştük. Orada yaptığımız görüşmenin neticesini aldık. Böyle bir adım atılmasını bekliyorduk. Protokol hazırlanacak. Büyükşehir Belediyemiz, ihalesini yapacak. Biz de Karşıyaka Belediyesi olarak elimizden gelen desteği vereceğiz. Yıllardır bu sorunun çözülememesi, bizleri rahatsız ediyordu. Yapılan görüşmelerle stat konusunda önemli bir noktaya geldik. Karşıyakamıza, İzmirimize hayırlı olsun.”

Şunu da ifade etmeden geçmeyelim. Karşıyaka’nın bu konuda beklemeye tahammülü kalmadı. Umarım, protokol bir an önce hazırlanır ve imza altına alınır. Her şey yolunda giderse, Kaf-Kaf 2023 yılında stadına kavuşmuş olur.

CHP’de taşınma telaşı

CHP İzmir’de tatlı bir telaş var. CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, partiye zemin+4 kat bir bina kazandırdı. Alsancak Devlet Hastanesi’nin hemen arkasındaki bina, 6 milyon liraya, parti adına alındı. Şu anda tadilat işleri sürüyor. Bir aksilik olmazsa 9 Eylül’de resmi açılışı gerçekleştirilecek. 1150 metrekare büyüklüğündeki yeni merkezde 13 oda olacak. İl Başkanlığı’nın Çankaya’daki binasına ise Konak İlçe Başkanlığı’nın taşınacağını duydum.

CHP’den devam edelim... İl Başkanı Yücel, hafta başında ilçe başkanlarıyla bir araya gelerek örgüte bir dizi talimat verdi.

Yazının devamı...

Soyer: Bu tabloya seyirci kalmayacağız!

1 Temmuz 2021

İzmir’de trafik tam kapanmanın sona erdiği 17 Mayıs’tan itibaren tam anlamıyla çekilmez bir hal aldı. Altınyol, Yeşildere, Alsancak başta olmak üzere trafik hemen hemen her noktada arapsaçı! Çevreyolu deseniz daha da beter! Özellikle pazartesi günleri… Abartmıyorum normalde 25-30 dakika süren Gaziemir-Bornova (çevre yolundan) arası 1.5-2 saat sürüyor.

Daha önce bahsetmiştim. Bu kadar trafiğin olması hiç şüphesiz yola çıkan araç sayısının 700 binlerden 1.5 milyona çıkması birinci neden. Pandemi nedeniyle toplu taşıma araçlarını kullanma alışkanlığını bıraktığımız da ayrı bir gerçek. Büyükşehir Belediyesi, toplu taşıma araçlarını cazibesini artırmak için ücretsiz internet hizmetini devreye soktu. İlk olarak tramvayda daha sonra metroda…

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve belediye bürokratları kent trafiğini rahatlatmak adına yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını biliyorum. Soyer, geçtiğimiz günlerde araç sayısının azalmaması durumunda bu trafiğin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Özellikle AK Parti cephesi bu sözlere tepki gösterdi.

Başkan Soyer’den trafiğin azalması noktasında yeni hamleler geldi. Başkanın söyledikleri belki bugünden yarına olacak şeyler değil ama önemli!

En büyük trafik Buca’da!

Soyer, trafikle ilgili şunları söyledi; “İlk olarak sorunun teşhisini yapmak lazım. Sorun pandemiden kaynaklanıyor. Nisan 2020’de yaklaşık 1 milyon 800 bin günlük biniş sayısı vardı. Mayıs 2021’de 900 binlere geriledi. Yüzde 50 toplu ulaşımda azalma var. Göç mü verdik? Göç almaya devam ediyoruz. Toplu ulaşım kullanılmıyor. İnsanlar pandemiyle bir arada olmak istemiyorlar. Güven duygusu kayboldu. Nisan 2020’de ortala 660 bin araç günlük trafikte iken Mayıs 2021’de bu sayısı 1 milyon 440 bine çıktı. Yüzde 110’un üzerinde büyük bir artış var. Bir kentin normal büyüme hızı içinde trafik ağaları çerçevesinde yükleneceğinden daha fazla yük yüklenmesi anlamına geliyor. Siz bir vizyon çiziyorsunuz. Ama bu planları alt üst eden projelerinizi manasız kılan yüklenmeyle karşılaşıyorsunuz. İzmir ağır yükle bocalamış durumda. Buraya müdahale edemezsiniz. En modern sinyalizasyonu yapan belediyeyiz. İZUM olağanüstü teknolojik bir merkez. Bu yük gerçekten alt yapının kaldıramayacağı bir yük. Bu tabloya seyirci kalmayacağız. Feribot alımına ve kiralanmasına çıktık. 15 dakikaya indirdik Üçkuyular-Bostanlı feribot seferlerini. İzmirli beklemek istemiyor. Çok büyük bir talep var. ‘Nasılsa beklemeyeceğim’ diyor. İlave feribot almamızın ve kiralamamızın sebebi o. Trafiği daha çok denize akıtmak zorundayız. Deniz ulaşımı teşvik etmek zorundayız. Şu anda payı yüzde 3 civarında. 5 yıl içerisinde hedefimiz yüzde 14.5 idi. Vızır vızır körfezde deniz trafiğini canlandıracağız. Buca metrosu İzmir tarihinin en büyük yatırım. Dev yatırım. 10 milyar TL’nin üzerinde. İzmir’de en büyük trafik Buca’da. Ekim-Kasım’da ilk kazma vurulacak. Benim başkanlığım döneminde bir durak biter. Şirinyer-Konak. Hepsini ben yapayım derdinde değilim. Bu bir nöbet. Narlıdere metrosu yüzde 76 seviyelerinde bitti. 2022 Ekimin’de açmış olacağız. Pandemiye, depreme rağmen ne ödememizde ne işin akış takviminde bir sıkıntı yaşanmadı. Bu çok önemli. Durmadık. Gaziemir-Karabağlar projelendirildi. Sondajlar açılıyor.”

Soyer, 4 yeni projeyi şu sözlerle açıkladı:

“Aliağa-Bergama İZBAN hattı uzatmak için proje yapım ihalesine çıkıyoruz. Tepeköy’den Bayındır-Tire-Ödemiş ring seferlerini başlatıyoruz. Otogar-Pınarbaşı ve üzerinden Kemalpaşa’ya İZBAN gidecek. Bu projeyle ilgili çalışmaya başladık. Narlıdere metrosunu Güzelbahçe’ye uzatacak proje ihalesine çıkıyoruz.  Ulaşım krizini ortadan kaldıracak çözümler bunlar. Kalıcı çözüm bu. Hafif raylı sistemler. Deniz ulaşımı ve yayalaşma ve bisiklet ulaşımı. Trafik meselesi büyük bir sıkıntı. İnsanların kent içinde huzurunu ortadan kaldıracak bir şey. Bugünden yarına değil belki ama olabildiğince çabuk ve kalıcı çözümler üretiyoruz.” Bu dört proje bittiğinde gerçekten ulaşım konusu artık bir sıkıntı olmaktan çıkacak. Hükümet tarafından yapılacak yeni çevre yolu projesini de çok önemsiyorum.

Yazının devamı...

Kaçak yapıya geçit yok!

29 Haziran 2021

Başkan Kayalar, “Hazine arazisinde ruhsatsız yapıya izin vermiyoruz. Hep söylediğimiz gibi alnımız açık” dedi

Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar, gündemdeki konularla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kendisini CİMER’e şikayet ettiği eden eski Belediye Başkan Yardımcısı Gürsel Rüzgar ilgili de konuşan Kayalar, “İmar’dan ve fen işlerinden sorumlu başkan yardımcısıydı. Bütün yetki ondaydı. Menderes’te kaçak yapıya göz yummuyoruz. Kardeşimin de olsa, meclis üyesi olsa herkese işlem yapıyoruz. Bu işte imza yetkisi var, yetkisini kullanabilirdi. Arkadaş, başka konulara değinmek istedi. ‘Hazine arazilerinin talan olmaması’ dedi ama şikayette Menderes Belediyesi Başkanını ve Kaymakam’ı suçladı. Biz her zaman bu konuda görevimizin başındayız. Hiçbir şekilde hazine arazisinde kaçak yapıya izin vermiyoruz. Bu olay bizim belediyemize de gerçekten iyi şeylere yol açtı. Her şerden bir hayır doğar. Yeni bir yapılanmaya gittik. Tüm personelin yeri ile ilgili değişikliklere gittik. Menderes sıfırdan başlamış gibi oldu. Menderes daha güzel yerlere gelecek” dedi.

‘İlçemizde sıkıntı yok’

Şikayete şaşırdığını da belirten Kayalar, “Dediğim gibi her şerde bir hayır var. Bu da bize yeni bir yapılanma getirdi” dedi. Başkan Kayalar, Rüzgar hakkında siyasi yaptırım kararının CHP Menderes ilçe Başkanı ve il başkanına ait olduğunu belirtti ve şöyle devam etti: “Konuyla ilgili toplantı yaptık. Şu anda ilçemizde bir sıkıntı yok. İl günkü şevkle herkes görevine devam ediyor. Bu konuda biz de ders aldık ve ona göre davranıyoruz.”

2.5 yılda 10 müfettiş

Menderes Belediyesi Hukuk İşleri Müdürü Aybars Şakar’ın gözaltına alıp serbest bırakılmasıyla ilgili konu hakkında da açıklamalarda bulunan Kayalar, “Belediyemizde kardeş şehir olan Bulgaristan Mestanlı’ın belediye başkanı vardı. Onu ağırlıyorduk. O sırada olay olmuş. 7 tane belediyeye, 7 tane de arkadaşımızın evine polis operasyon yapıyor iki tane tablet alındı diye… Menderes Belediyesi’ne algı yapıldı. Sanki Menderes Belediyesi’nde bir rüşvet olayı var diye… Gerçekten çok üzücü bir durum. Arkadaşımız gözaltına alında ama ertesi gün serbest bırakıldı. Bu olay da arkadaşımızı müdür yaptıktan sonra oldu. Bizim her zaman söylediğimiz gibi alnımız açık. Rahatız, dikiz. Biz her zaman dimdik ayakta duracağız. 2.5 yıl içinde belki 10 defa müfettiş geldi ama hiçbir şey olmadı. Kasıtlı olarak yıpratılma olduğunu düşünüyorum. Birkaç ufak olaydan bir şey çıkarmaya çalışıyorlar. Herkes rahat olsun, hiçbir şey çıkaramazlar” dedi.

 

Yazının devamı...

Soyer: Ödümüz kopuyor ama…

10 Haziran 2021

Ülkemizin önemli gündemlerinden biri de deniz salyası. Hepimizi ilgilendiren bir konu olduğunda yine hepimiz konuya kulak kapatıyoruz. Eminim kimse, “Banane” demiyordur/diyemiyordur. Bunun sorumlusu kimse aramasın. Denizlerimizi tüm uyarılara, kampanyalara karşın el birliği ile kirletiyoruz. Elbette bunun da bir sonucu oluyor.

Marmara Denizi’nde başlayan ilk olarak Karadeniz’i tehdit eden ardından da Kuzey Ege’de görülen deniz salyası şimdi Ege’ye doğru ilerliyor. Uzmanların bu konuda açıklamaları gerçekten korkutucu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Murat Kurum, önceki gün bu soruna karşı eylem planını açıkladı. Umarım hızlı bir şekilde sonuç alınır. Deniz salyasının İzmir’i tehdit edip etmediğini İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e sordum, şunları söyledi.

“Şu an için İzmir için bir tehdit yok. Ödümüz kopuyor. Konuyu derinlemesine araştırtıyorum. Biz temizlemeye devam ettikçe, kirlenmesinin önünü kestikçe bu felaket bizden uzak duracak. İlk aktarılan bilimsel veriler bu felaketin bizden uzak olduğunu gösteriyor. Elbette korkuyoruz. Marmara denizindeki durum gerçekten kötü ve ürkütücü…İnşallah İzmir ve Ege için böyle bir durum söz konusu olmaz. Bilimsel bir çare üretmemiz lazım. Bu konuda düğmeye bastık.”

Dikkat çeken transfer

Geçen gün İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dalgıçları Dünya Çevre Günü çerçevesinde körfezde dip temizliği yaptı. Çıkanlar gerçekten hayret verici! Scooter var. Elimize geleni atmış. Az önce de ifade ettim. Doğayı hoyratça kirletirsek bunun bir sonucu olarak! Umarım son bela Ege’yi, İzmir’i etkilemez. Marmara denizi de bir an önce temizlenir ve eski günlerine döner.

Beğenirsiniz/beğenmezsiniz Tahir Şahin, Menemen’de 20 yıl belediye başkanlığı yaptı. Son yerel seçim öncesi ise Şahin ile partisi CHP arasındaki ipler koptu. Yerel seçimlerden sonra Şahin partiden ihraç edildi. Bana kalırsa hiç yaşanmaması gereken bir süreç yaşandı. Çok değil geçtiğimiz Nisan ayında Şahin’den bir açıklama geldi ve “20 yıl gözümü kırpmadan hizmet ettim. 2 yıldır yoruldum. Onurumu geri verin. İade-i itibarı yapın” dedi. CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel de “Tahir Şahin ismi bizim için değerli. Partiye emeği olan bir isim. İade-i itibar yapılabilir neden olmasın. CHP’ye emek veren, Menemen’e hizmetler veren bir isim. Neden olmasın CHP’ye geri dönüşü!” açıklaması yaptı.

Ancak tüm bunlar sözde kaldı! Şahin’in CHP’ye dönüşü gerçekleşmedi. Memleket Hareketi Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, partisinin il başkanlığı için geldiği İzmir’de Şahin’e parti rozeti taktı. Bana kalırsa bu duruma en çok AK Partililer sevinmiştir. Şahin’in olası belediye başkanlığı adaylığı Menemen özelinde tüm dengeleri alt üst edecektir.

‘Ölüme giderim’

Yazının devamı...

‘Aramızı bozmak isteyenler var’

3 Haziran 2021

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’le, Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ, arasına kara kedi girdi. Bilmeyenler için konuyu özetleyelim. Başkan İduğ’un, “Bornova’da her noktayı asfaltlayacağım. Büyükşehir’i ilgilendiren bölümle ilgili fatura keseceğim” demişti. Soyer de bu sözlere, “Büyükşehir’e kimse fatura kesemez” yanıtı vermişti.

Bu tartışmanın üzerinden yaklaşık bir ay geçti. İduğ, bu konuyla ilgili detaylı bir açıklama yaptı ve şunları söyledi:

“Benim Tunç Soyer ile bir sıkıntım olabilir mi? Tunç Soyer, benim liderim. 30 ilçenin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı… Onlar ne kadar önemli işler yaparlarsa biz o kadar gurur duyarız. Biz de destek oluruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Bornova Belediyesi’nin birbiriyle ayrışması kimlerin işine geliyor bunu bilemem ama ben Tunç Soyer ile ayrışmam. Tunç Soyer benim partilim. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı son derece çok başarılı 2 yıl geçirmiştir. Her türlü sorunu yaşamamıza rağmen (deprem, sel, pandemi) çok başarılı. Gurur duyuyoruz. Bundan rahatsızlık duyanlar kötü insanlardır. Ben Bornova Belediye Başkanı olarak ekibimle Büyükşehir’in yanındayım ve sorunu ortadan kaldırmak için elimden geleni yapıyorum. Bunu yanlış anlatan, yanlış aktaranlara çok net bir cevabım var; bizim Tunç Soyer ile aramızı bozmaya çalışmasınlar, kendileri kaybeder. Bornova 47 ilden büyük bir ilçe. 500 bin kişinin üzerinde insan yaşıyor. Gece 500 bin kişi yatıyor ama gündüz 1 milyon insan girip çıkıyor. Dolayısıyla işte, bunu İZSU yaptı, bunu başka bir kurum yaptı, bu bozdu… Ben bunlara bakamam. Benim işim sorunu çözmektir. Ne yaparız, Büyükşehir Belediyemiz ile protokol yapılır. Bizim olduğumuz yeri de Büyükşehir yapar, onların olduğu yeri de biz yaparız. Hiç önemli değil. Önemli olan sorunu ortadan kaldırmaktır. Bornova Belediyesi ara sokağı yaparken oradaki esnaf ya da vatandaşları “Burayı neden yapmadınız?” diye şikayette bulunuyor. Burayı yarım bıraktınız anlamına geliyor. Burada bir bütünlük sağlanması gerekiyor. Protokol yapılması gerekiyor. Bizim yapmak istediğimiz konu vatandaşın tamamen talebini yerine getirmektir. Varsayalım yakın ilçe Bayraklı Belediyesi… Asfalt tesisi kurduğumuzda ya da onun ürettiği bir şeyi biz aldığımızda parasını ödemek zorundayız. Kolay bir şey değil. Bahsettiğim, tonu 300 lira. Bana bir kamyon ver dediğimde bir para yapıyor. Sayıştay anında soruşturma açar. Kamu zararı… Faturayı keserim dediğimiz konu bu. İş insanı olarak bu kelimeyi kullanıyorum.  Fatura kesmek ticarette olur. Benim burada bir işletmem var. Bornova Belediyesi’nin işletmesi, talep edilen yere faturayı keser, malı satar. Burada niyet önemli.”

İduğ’un sözleri bu şekilde. Bu tartışmanın daha da büyüyeceğini düşünmüyorum. Bakalım süreçte neler yaşanacak.

Şehir Hastanesi ne zaman açılacak?

Bayraklı’da inşaatı süren Bayraklı Şehir Hastanesi ile ilgili flaş bir gelişme yaşandığını buradan da duyuralım. İhaleyi alan firma 31 Mayıs 2020’de projeyi tamamlaması gerekiyordu ama yetişmedi. Firma bu süreçte finansman krize girdi. Devletin desteği ile bu süreçten çıktı. Verilen ek süre de önceki doldu. Firmaya son bir ek süre daha verildiğini öğrendim. İzmir’in Şehir Hastanesi’nin açılış tarihi Şubat 2022! Umarım zamanında yetişir.

Yazının devamı...

İzmir’deki trafik sıkışıklığının nedeni

27 Mayıs 2021

İzmir’in trafiği tam kapanmanın ardından tıkanma noktasına geldi. Günün her saati trafik var. Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e bu durumu sordum, şunu söyledi:

“İzmir’deki 1 milyon araç sayısı 1 milyon 250 bine çıktı. Bu topu topuna 1,5 yıllık bir zaman diliminde oldu. Bu yoğunlukla ve durumla hiçbir kent başa çıkamaz. Pandemi nedeniyle insanlar, toplu taşıma araçlarını artık tercih etmiyor. Özel araçlar çıktıkları için böyle bir trafik yoğunluğu oluyor. Trafik yoğunluğunu azaltmak için yeni yollar ve vaat ettiğimiz yol ve kavşak projeleri ile ilgili çalışma içerisindeyiz.”

Bu konuyla ilgili küçük bir araştırma yaptım. 26 Nisan’da trafiğe çıkan araç sayısı 687 bin 446 iken, 17 Mayıs’ta bu sayı 1 milyon 449 bin 332’e çıktı. Ana arterlerdeki PTS kayıtlarına göre, değişim (artış) yüzde 111 olarak kaydedildi.

17 Mayıs Pazartesi günü 875 bin 399, 18 Mayıs Salı 886 bin 936, 19 Mayıs Çarşamba 714 bin 862, 20 Mayıs Perşembe 895 bin 500, 21 Mayıs Cuma günü ise 850 bin 907 kişi toplu taşıma araçlarını kullanmış.

Pandemi öncesi dönemde, yani 2019 yılının Mayıs ayı Pazartesi ortalaması 1 milyon 666 bin 773, Salı ortalaması 1 milyon 630 bin 929, Çarşamba ortalaması 1 milyon 611 bin 888, Perşembe ortalaması 1 milyon 687 bin 725, Cuma günü ortalaması ise 1 milyon 710 bin 173 idi.

Bu verilerine göre, toplu taşıma araçlarını kullananların sayısında yaklaşık yüzde 50 oranında azalma var. Bu önemli... Aslında kentte trafiğin sebebini de açıklıyor. Bunların her biri trafiğin oluşması için önemli gerekçeler olsa da Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım konusundaki yatırımlarına (kavşak-yeni köprüler vs.) daha da öncelik vermesi elzem görünüyor.

Ulaşım konusuna değinmişken söz etmeden geçmeyelim. Cuma günü Üçyol-Buca hattının uluslararası ihalesi var. İhaleye katılacak firmalar, ilk olarak yeterlilik belgelerini verecek. Öğrendiğim kadarıyla 15’e yakın firma dosya almış. Aralarında Çinli firmalar da var.

Haziran ayının sonunda yeterliliklerini kanıtlayan firmalar mali tekliflerini sunacak. Her şey yoluna giderse, İzmir trafiğini rahatlatacak olan bu projenin temeli önümüzdeki Kasım ayında atılacak.

Yazının devamı...

‘Farkımız kadromuz’

12 Mayıs 2021

Çiğli’de önemli adımlar attıklarını belirten Belediye Başkanı Utku Gümrükçü en büyük avantajlarının, kadrolarıyla göreve gelmeleri olduğunu söyledi

Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, geçen iki yıllık belediye başkanlığı sürecini anlattı. Belediyeye kurumsallık getirdiklerini ve bunu teknolojik altyapıyla desteklediklerini vurgulayan Gümrükçü, “Kentin sorunları belediyemizin çözebilme kapasitesinin üzerinde... Harmandalı’nın imar sorununu çözdük. 11 yıldır bekleyen sorun bitiyor” dedi.

Büyükşehir’in eski başkanları Ahmet Piriştina ve Aziz Kocaoğlu’yla da mesaisinin olduğunu belirten Gümrükçü, “Benim için il yöneticiliği yapmanın avantajı oldu. Çiğli’de ilçe başkanlığı yaptım. Mahallelerin sorunlarını biliyorum. En büyük farkımız kadromuzla göreve gelmemiz. Meclis grubumuz yıllardır birlikte siyaset yaptığımız arkadaşlarımız. Yakın çalışma arkadaşlarımız da öyle. Birbirini bilen kişileriz. Bir model ortaya koymaya çalışıyoruz” diye konuştu.

‘Bütçe krizde arttı’

Bütçeyi 165 milyondan liradan 218 milyon liraya çıkardıklarını belirten Başkan Gümrükçü, “Kriz şartlarında yüzde 21 bütçe artışı var. Nüfusa göre değerlendirdiğimizde, kişi başı 1.050 lira. Çiğli’yi değiştirmek için belediyeyi değiştirmek lazım dedik” şeklinde konuştu.

Yaptırdıkları anketlerde aldıkları oyun üzerinde bir memnuniyet gördüklerini dile getiren Gümrükçü, “Genel değerlendirmeler seçimde yapılıyor. Bizim barometremiz vatandaşlarımızla kurulan bire bir ilişki ve anket sonuçları. Bu anketlerdeki sonuçlar önemli değil ama alınan oyun üzerinde bir memnuniyetin görülür olması bizi mutlu ediyor. Fena gitmiyoruz diyebiliriz ama gidecek çok yolumuz var” dedi.

‘Sosyal yardım önemli’

Yazının devamı...

‘Vaatleri tıkır tıkır yapıyoruz’

4 Mayıs 2021

Yerel seçimlerin üzerinden iki yıl geçti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 15 yıl kenti iyisiyle kötüsüyle yöneten Aziz Kocaoğlu’ndan sonra bu koltuğa oturdu. Soyer’in 10 yıllık belediye başkanlığı tecrübesinin olması ona büyük avantaj sağladığını söylemek gerek. Soyer; geçtiğimiz günlerde iki yıllık başkanlık sürecini katıldığı bir programda değerlendirdi. Çarpıcı sözleri oldu. Soyer, seçim öncesi verdiği sözlerin her birini hayata geçirdiklerini üzerine basa basa vurguladı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanın “vaatlerle” ilgili değerlendirmeleri şu şekilde oldu: “Projelerimizin hiçbirinden sapma olmadığını söyleyebilirim. Hepsini gerçekleştiriyoruz. Bu süreçte binlerce arkadaşımın çalıştığı binamızı da taşıdık. Bütün bunu yaparken kimse bunu hissetmedi. Hizmetlerde aksama olmadı. Seçim öncesi ne vaat ettiysek hepsini tıkır tıkır yapıyoruz. İzmir tarihinin en büyük yatırımı olan ve 1 milyar 70 milyon euroluk Buca metrosu için konsorsiyum oluşturabildik. Uluslararası ihaleye çıktık. Narlıdere metrosu… Göreve geldiğimizde yüzde 12’si tamamlanmıştı, bugün yüzde 70’lerin üzerinde. Kaynak bulduk ve hiçbir şekilde aksatmadan devam ediyoruz. Aynı şekilde opera binası, yeni yatırımlarımız, açılış bekleyen çalışmalar, hepsi devam ediyor. Hedeflerimizde şaşma olmadı. Sadece İzmir’in dünya ile buluşması noktasında maalesef frene basmış olduk. Birçok noktaya doğrudan uçuş başlatmak üzereydik. Bu gibi birçok çalışmamız sekteye uğradı. Ofisler açacaktık. Dünya kenti olma hedefi noktasında bir parça geride kaldık. Erteleme diyelim. Bütün bunların hepsi olgunlaştı. Yapacağız. Uluslararası birçok proje gerçekleşecek. İzmir’in dünya kenti olması noktasındaki heyecanımızdan, yol haritamızdan sapma yok. Bütün projelerimize aynen devam ediyoruz. İzmir’in dünyaya tanıtım vizyonunda maalesef gerileme oldu.”

CITTASLOW MÜJDESİ

Seferihisar’ın ismini Cittaslow’la (Yavaş şehir) dünyaya duyuran Soyer, şimdi İzmir’in bu unvanı alması için çalışıyor. Soyer, bu konuda bir müjde verdi:

“Bizim için çok heyecan verici bir proje. 3 yıldır buna kafa yoruyoruz. Cittaslow aslında yerel kalkınma modeli. Doğayla uyum içinde, bilimi rehber edinen, tarihine sahip çıkan bir model… Nüfusu 50 bin altındaki kentler için bir sistem. 3 yıldır somut olarak uğraşmaya başladık. Türkiye’deki bu kentler ağını arttırmaya devam ettikçe niçin daha büyük şehirlerde kriterleri uygulamıyoruz diye sormaya başlamıştım. Genel başkan yardımcısı olduktan sonra, bu görevi üstendim. Metropol için çalışmaya başladım. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra çalışmalar daha da hızlandı. Metropol olarak uyulması gereken kriterler, bütünlük içeriyor. Bir de tek tek mahallelerde uyulması gerekenleri harmanladık sunduk. Cittaslow’un 12 Haziran’da genel kurulları var. Dünyanın ilk Cittaslow metropol unvanını verecekler. Biz de bunu anlatmaya başlayacağız. Bugün dünyada birçok şehir ve metropol Cittaslow olmak istiyor. Çünkü çok sağlıklı bir kent modeli… Biz dünyanın ilk Cittaslow’u olduğumuzda o kentler kriterleri bizden alacaklar. Uyup uymadıklarını da biz kontrol edeceğiz. Bu İzmir için olağanüstü bir prestij ve saygınlık”

İşte bu proje İzmir’in dünyada isminin duyulmasını sağlayacaktır.

30 Ekim depremi sonrasında tahliye edilen Büyükşehir Belediye binasının akıbetini herkes merak ediyor. Soyer, bu konuda bana kalırsa net bir cevap verdi:

“Binayla ilgili hasar tespiti yaptırdık. 4 blok var. Hepsiyle ilgili yapıldı. Denize bakan binayla sol tarafındaki blok orta hasarlı. Güçlendirmeyi çalışması için 50 milyon üzerinde bir bedel çıkıyor. Zaten çok kullanışsız bir bina... Ferah çalışma ortamları sağlamıyordu. Güçlendirmeyi yaptığınız zaman iyice kullanışsız hale gelecek. Psikolojik olarak arkadaşlarımızın ciddi tedirginlikleri var. Depremden önce de dile getiriliyordu. Deprem de gösterdi. Deprem anında çekilen videolar var, mermerler dökülüyor. Bu binanın artık miadını doldurduğunu düşünüyorum. Karar için çok acele etmemiz gereken, telaşa kapılmamız gereken bir durum yok. Taşındık, arkadaşlarımız güvenli yerde çalışabiliyorlar” Soyer, göreve geldikten kısa süre sonra “3 yılın sonunda Körfez’de yüzeceğim” iddiasında bulunmuştu. Bunun için de Körfez’in temiz olması gerekiyor. Başkan, bu konuda kararlı gözüküyor:

Yazının devamı...