Cildinizi yenilemenin tam zamanı

17 Kasım 2020

Sonbahar mevsimi ile birlikte cildimizin de bakım zamanı gelmiş demektir. Yaz mevsiminin sıcağında uzun süre güneşe maruz kalarak yıpranmış olan cildinizi klinik uygulamalarla yenileyerek eski parlaklığına geri getirebilirisiniz. Kök Hücre, Nem Aşısı, Mezoterapi uygulamaları ve çinko takviyeleri ile hızlı ve kalıcı bir şekilde diriliğini yitirmiş cildinizi onarabilirsiniz. Bu haftaki köşe yazımda, cildinizi nasıl yenileyebileceğinizi anlatacağım.

Kök Hücre tedavisi ile 5 yıl öncesine geri dönün
Yazın güneşin ve aşırı nemin etkisiyle yıpranan ciltler için; Dermaroller ve Hyaluronic Acid ikilisi, C vitamini, kolajen takviyeleri çok önemlidir. Benim de en etkili çözüm olarak önerdiğim ve uyguladığım, vücudunuzdan alınan çok az miktardaki yağın, laboratuvar ortamında kök hücreden zengin sıvı haline getirilip cildinize uygulanması ile kendi hücrelerinizle yenilenebilirsiniz. Sonbahar mevsiminde Kök Hücre tedavisi ile cildinizi sadece güneşin zarlı etkilerinden arındırmakla kalmaz, onu en az 5 yıl önceki parıltılı diri ve genç haline geri döndürebilirsiniz.

Mezoterapi ile yaşlanmayı geciktirin
Mezoterapi yöntemiyle cildinizin daha genç, canlı, parlak görünmesini sağlarken onu cilt hasarlarından arındırabilirsiniz. Alın, göz çevresi, dudak kenarları, yanaklar, boyun, dekolte, sırt ve diz üstü bölgelerine uyguladığım bu yöntemle; cildi canlandırmayı, hücre metabolizmasını artırıp yaşlanmayı geciktirmeyi hedefleriz. Uygulamayı koruma amaçlı olarak yılda bir kez yaptırıp, sıvı kolajen takviyeleri ve doğru cilt bakım ürünleri ile kalıcılığını destekleyebilirsiniz.

Sadece 20 dakikada ışıltılı ve nemli bir cilt garanti
Cildinize kaybettiği nemi ve esnekliği geri kazandırarak, onu pürüzsüz ve ışıltılı bir hale dönüştürmek için en etkili çözümlerden biri de, kuşkusuz nem aşılarıdır. Nem aşılarıyla, ameliyata gerek kalmadan sadece 20 dakikada, bebeksi bir cilde sahip olabilirsiniz. Uygulamanın sonuçlarını tek seansta hızlı bir şekilde alınabiliyoruz. Ciltteki değişim, uygulama yapıldıktan 1 ay sonrasına kadar devam ediyor. Ciltte yarattığı etki, ortalama bir yıl boyunca, yeni bir işlem yapmaya gerek kalmadan devam ediyor. Kalıcılık süresi cilt tipine göre değişiklik gösteriyor.

Çinko takviyesi şart

Yazının devamı...

Erkeklerin kabusu: Jinekomasti

10 Kasım 2020

Modern dünyanın getirileri ile yaşam tarzlarımızdaki değişiklikler, vücut yapımızı da etkilemekte. Yanlış beslenme, GDO’lu ürünler, genetik faktörler, bunlara bağlı olarak aşırı kilo alma ve verme gibi durumlar, erkeklerde meme büyümesine yol açabiliyor. Bu haftaki köşe yazımda, erkeklerde iyi huylu aşırı meme gelişimi olarak bilinen ve tıp dilinde ‘’Jinekomasti’’ olarak adlandırılan meme gelişiminin sebeplerini, belirtilerinin nasıl ortaya çıktığını ve Jinekomasti tedavisini anlatacağım.Modern dünyanın getirileri ile yaşam tarzlarımızdaki değişiklikler, vücut yapımızı da etkilemekte. Yanlış beslenme, GDO’lu ürünler, genetik faktörler, bunlara bağlı olarak aşırı kilo alma ve verme gibi durumlar, erkeklerde meme büyümesine yol açabiliyor. Bu haftaki köşe yazımda, erkeklerde iyi huylu aşırı meme gelişimi olarak bilinen ve tıp dilinde ‘’Jinekomasti’’ olarak adlandırılan meme gelişiminin sebeplerini, belirtilerinin nasıl ortaya çıktığını ve Jinekomasti tedavisini anlatacağım.

Jinekomasti nedir? 
Jinekomasti, erkeklerde iyi huylu aşırı meme gelişimi, bir başka deyişle erkeklerde kadın tipi meme gelişimi anlamına gelir. Bebeklikte ve yaşlılıkta da sıklıkla gözlemlen bu durum en çok ergenlik döneminde görülür. Ülkemizde yapılan bir çalışmaya göre ergenlik dönemindeki erkeklerde görülme sıklığı yüzde 35 civarında. Jinekomasti rahatsızlığının en büyük nedenleri arasında testosteron ve östrojenlerin düzensizliği ya da dengesizliği yer alır. Bu hormonal değişikliklerin birçok sebebi olabilir. Bu değişikliklerin bir kısmı doğal ve altında yatan başka tıbbi bir durum yokken, başka rahatsızlıklar jinekomasti rahatsızlığına neden olabilir.  
Bebeklik döneminde erkek bebekler doğar doğmaz annelerinden kendilerine geçen östrojen nedeni ile daha büyük memeli doğarlar. Ama bu 2-3 hafta içerisinde kendiliğinden kaybolur. Ergenlik döneminde ise erkeklerin hormon düzensizlikleri nedeni ile sıklıkla görülür. Bu durum, yüzde 90 oranında altı ayla iki yıl arasında kendiliğinden eski haline döner. Erişkinlerde ise bu daha çok 50 ile 70 yaş arasında görülür. Bu yaş grubuna dâhil olan erkeklerin 4’te 1’inde ise Jinekomasti görülür. 

Jinekomastinin üç ana tipi vardır; Glandüler, Lipomatöz, Mikst- Glandüler tipte büyümeyi gerçek meme dokusu sağlamaktadır.  - Lipomatöz tipte yağ dokusu artışı oluşturmaktadır. - Mikst (karışık) tipte ise hem bir meme dokusu artışı, hem de yağ dokusunda artış bulunmaktadır. 

Jinekomasti erkeklerde ergenlik döneminde psikolojik sorunlara yol açabilirKız ve erkek çocuklarının ergenlik çağına geçişinden itibaren, fizyolojik ve psikolojik sorunlarının ihmal edilmesi, gelecekte çözümü güç sonuçlar yaratabilir. Jinekomasti; özellikle ergenlik çağındaki ya da ilk gençliklerini yaşayan erkeklerin bir anlamda gizli kâbusudur. Hastalığın, hastada oluşturduğu en önemli problem utanma duygusudur. Bu da kişinin giyiminden özel yaşamına kadar birçok alanı etkiler.

Yazının devamı...

Cildinizi çinkoya emanet edin

2 Kasım 2020

Doğada çok sayıda gıdada bulunan çinko, cilt hastalıklarından korunmaya yönelik çok önemli bir işleve sahiptir. Çinko, cildimiz için önemli bir elementtir. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir, yeni hücre yapımını hızlandırarak cildin yenilenmesini sağlar. İnsan vücudu çinkoyu depolayamadığı için ihtiyaç duyulan miktarın düzenli olarak alınması gerekir. Peki, çinkonun faydaları nelerdir, eksikliğinde neler görülür? Bu haftaki yazımda çinkonun hem cilt hemde vücut için faydalarını anlatacağım. Doğada çok sayıda gıdada bulunan çinko, cilt hastalıklarından korunmaya yönelik çok önemli bir işleve sahiptir. Çinko, cildimiz için önemli bir elementtir. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir, yeni hücre yapımını hızlandırarak cildin yenilenmesini sağlar. İnsan vücudu çinkoyu depolayamadığı için ihtiyaç duyulan miktarın düzenli olarak alınması gerekir. Peki, çinkonun faydaları nelerdir, eksikliğinde neler görülür? Bu haftaki yazımda çinkonun hem cilt hemde vücut için faydalarını anlatacağım. 

Televizyon ve bilgisayar ekranı, cep telefonları, florasan lambalar, mikrodalga fırın, aşırı güneş ışığı, aşırı toksik kimyasal maddelerle maruz kalınması, sık uçak yolculuğu yapılması gibi durumlarda, vücudumuzun antioksidanlara daha çok ihtiyaç duyar. Bunlardan biri de çinkodur. Çinko, akne oluşumunu engeller, yanık ve ameliyat izlerini yok eder, cildin erken yaşlanmasını önler. Cilde parlaklık ve ışıltı vererek daha canlı görünmenizi sağlar. Aynı zamanda ciltteki kolajen üretiminde de önemli bir rol oynayarak; cildi sıkılaştırır, esneklik kazandırarak daha genç görünmesini sağlar. 

Faydaları saymakla bitmeyen ‘’Çinko’’

Vücudumuzun birçok vitamin ve minerale ihtiyacı olduğu şu günlerde hem vücudu hem de cildi beslemek adına düzenli tüketilen çinkonun vücuda ve cilde faydaları saymakla bitmiyor. Kış aylarının gelişi ile artan grip ve soğukalgınlığından koruyan çinkonun bağışıklığı güçlendirici etkisi de oldukça yüksektir. Kanserle mücadele de yardımcı olan çinko, anoksidatif stresin azalmasını da sağlar. Akne, egzama ve pişik tedavisinde cilt üzerinde tedavi amaçlı kullanılan çinko cilt yanıklarına da çözüm sunar. 

Yazının devamı...

Cilt lekeleri problem olmaktan çıkıyor

26 Ekim 2020

Vücudumuzun en önemli bölümlerinden olan cildimize iyi bakmak, kendimize yapacağımız en iyi yatırımdır. Cilt, yapısı gereği bakım ve uğraş isteyen ancak kişinin doğru tercihleri ve doğru yönlendirilmesiyle mucizeler gerçekleşitirecek kadar da değişme açık bir yapıdır. Cildiniz zamanla çevresel faktörlere ve yaş almaya bağlı olarak deforme olur ve eski canlılığını yitirir. Cildinize yapabileceğiniz en büyük kötülük ise onun koruyucu katmanı olan asit mantosunu yok etmektir. Cildi kurutan sabunlar, kimyasal içeren temizleyiciler, sigara, ve güneşin zararlı ışınları asit mantosuna zarar verir. Bu manto etkinliğini yitirdiğinde cildin kendini koruma yetisi azalır, kullanılan bakım ürünleri doğru emilemez ve cilt hasarlanmaya açık hale gelir. Yeterince su tüketmemek, hareketsiz yaşam, yanlış beslenme ile de birleştiğinde cilt lekelerinin oluşmasına zemin hazırlanır.

Bu haftaki köşe yazımda sizlere cilt lekelerinin neden oluştuğunu ve nasıl tedavi edileceğini anlatacağım. Vücudumuzun en önemli bölümlerinden olan cildimize iyi bakmak, kendimize yapacağımız en iyi yatırımdır. Cilt, yapısı gereği bakım ve uğraş isteyen ancak kişinin doğru tercihleri ve doğru yönlendirilmesiyle mucizeler gerçekleştirecek kadar da değişme açık bir yapıdır. Cildiniz zamanla çevresel faktörlere ve yaş almaya bağlı olarak deforme olur ve eski canlılığını yitirir. Cildinize yapabileceğiniz en büyük kötülük ise onun koruyucu katmanı olan asit mantosunu yok etmektir. Cildi kurutan sabunlar, kimyasal içeren temizleyiciler, sigara, ve güneşin zararlı ışınları asit mantosuna zarar verir. Bu manto etkinliğini yitirdiğinde cildin kendini koruma yetisi azalır, kullanılan bakım ürünleri doğru emilemez ve cilt hasarlanmaya açık hale gelir. Yeterince su tüketmemek, hareketsiz yaşam, yanlış beslenme ile de birleştiğinde cilt lekelerinin oluşmasına zemin hazırlanır. Bu haftaki köşe yazımda sizlere cilt lekelerinin neden oluştuğunu ve nasıl tedavi edileceğini anlatacağım. 

Cilt lekeleri artık kimsenin korkulu rüyası değil

Cilt yüzeyinde çeşitli faktörler sonucu oluşan cilt lekeleri, birçok insanda özgüven kaybına ve kendini kötü hissetmeye yol açabilir. Ancak gelişen estetik ve medikal uygulamalar ile cilt yenileme ve cilt lekeleri sorununu ortadan kaldırmak artık eskisi kadar zor değil. Hem doğal hem de medikal uygulamalar ile tedavi edilebilen cilt lekeleri, genellikle ergenlik sürecinden kalma akne izleri veya korumasız şekilde fazla güneşe maruz kalma sonucu ortaya çıkabilir. 

Yazının devamı...

Medikal ve doğal yöntemlerle selülit tedavileri

19 Ekim 2020

Cilt yüzeyinde çukurlu ve tümsekli bir görünüme neden olan, genellikçe kalça, uyluk ve karın bölgelerinde ortaya çıkan Selülit, lokalize bir estetik cilt problemidir. Özellikle kadınlar arasında yaygın olan selülit sorunu, aşırı yağlı beslenme ve hareketsizlik nedeniyle ortaya çıkar. Vücutta kan dolaşımının azalması, deride sarkmaların oluşması ve bölgesel yağlanmalar ile görülmeye başlanan selülit, hem medikal hem de doğal yollar ile tedavi edilebilir. Gelişen estetik teknolojisi ile selülitten kolayca kurtulurken, beslenme ile selülitin tekrar oluşması engellenebilir. Bu haftaki köşe yazımda hareketsiz ve sağlıksız yaşamın tetiklediği selülit ile nasıl mücadele edebiliriz, sizler için anlatacağım.

Cilt yüzeyinde çukurlu ve tümsekli bir görünüme neden olan, genellikçe kalça, uyluk ve karın bölgelerinde ortaya çıkan selülit, lokalize bir estetik cilt problemidir. Özellikle kadınlar arasında yaygın olan selülit sorunu, aşırı yağlı beslenme ve hareketsizlik nedeniyle ortaya çıkar. Vücutta kan dolaşımının azalması, deride sarkmaların oluşması ve bölgesel yağlanmalar ile görülmeye başlanan selülit, hem medikal hem de doğal yollar ile tedavi edilebilir. Gelişen estetik teknolojisi ile selülitten kolayca kurtulurken, beslenme ile selülitin tekrar oluşması engellenebilir. Bu haftaki köşe yazımda hareketsiz ve sağlıksız yaşamın tetiklediği selülit ile nasıl mücadele edebiliriz, sizler için anlatacağım.

Endolift Lazer Ağı ve Mezoterapi Uygulamaları ile Selülite Dur Deyin!

Selülit tedavisinde yenilikçi lazer sistemi Endolift Lazer Ağı ve Mezoterapi uygulamalarıyla kısa sürede başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz. 

Yazının devamı...

İşiniz de sağlığınız da sizinle olsun!

5 Ekim 2020

İş hayatında bilgisayar, cep telefonu gibi teknolojik cihazların sıkça kullanımı ve aşırı stres gibi faktörler, özellikle el bölgesinde görülen sağlık problemlerine, ciltte lekelenmelerine ve aşırı terleme sorunlarına yol açabiliyor. İş hayatının etken olduğu bu hastalıkları; botoks, nem aşıları, PRP ve dermapen gibi uygulamalar ile hızlı ve güvenilir bir şekilde ortadan kaldırmak mümkün. Bu haftaki köşe yazımda, yoğun iş hayatının neden olduğu sağlık sorunlarını ve çözüm yöntemlerini sizler için anlatacağım.

İş hayatında çok fazla bilgisayar kullanımı ile ortaya çıkan sağlık sorunları tetik parmak, avuç içi ve başparmak ağrılarıyla kendini gösterir. Tetik parmak rahatsızlığında, parmakları büken tendonlar, avuç içerisinde özel makaraların içinden geçer. Bu makaraların kalınlaşıp daralması, tendonların sıkışarak parmakların bükülememesine neden olur. Kapalı halde duran el, açılmak istendiğinde özellikle orta, yüzük ve küçük parmakta kasılmayla beraber takılmalar oluşur. Bu parmakları açmak için daha çok güç sarf edildiğinde parmak, tetiklenerek, “tık” sesi ortaya çıkarak açılır. Bu sorun, tedavi edilmediği zaman tendon kopmasına neden olabilir. Tedavide ilk olarak ilaç, dinlendirme atelleri ve soğutma gibi yöntemler öneririz. Ağrıların devam etmesi durumunda ise cerrahi yöntemler kullanılarak sorunu gidermek mümkün olur.

Yoğun çalışma temposu ve teknoloji sağlığımızı etkiliyor
Tetik parmak sorununa ek, ofis çalışanlarında aşırı bilgisayar, tablet ve cep telefonu kullanımına bağlı olarak en sık; tenisçi dirseği, başparmak sendromu, kapral tünel ve parmak sıkışmaları gibi el cerrahisini kapsayan hastalıklar öne çıkıyor.

Çok fazla bilgisayar ve mause kullanımına bağlı olarak gelişen karpal tünel sendromu, ön koldan gelen kasların el bileği hizasında tendon kılıfı içerisinde sıkışmasıyla oluşan bir rahatsızlıktır. Bileğe uzun süre aşırı güç uygulanması, sürekli tekrarlanan hareketler ve bileğin zorlayıcı bir pozisyonda kalması, bu rahatsızlığa neden olur. Parmaklarda hissizlik, gece krampları, elde güçsüzlük gibi kişinin günlük hayatını etkileyecek belirtilerle kendini gösterir.

Teknolojij cihazlar o kadar da masum değil!
Bilgisayar, tablet ve cep telefonlarından yayılan zararlı ışınlar, göz korneası ve lenslere de zarar verir. Aynı zamanda yayılan dalgalar, cildin altındaki koruyucu mineral yapıyı bozar ve cildin ışıltısını kaybetmesine neden olabilir. Cildin DNA bantlarının kırılmasını, bozulmasını tetiklediği için de yaşlanmayı hızlandırır ve ciltte lekelenmelere neden olur. Aşırı teknolojik cihazlar nedeniyle oluşan cilt lekelenmelerini, nem aşıları, PRP Uygulamaları, dermapen ve anti aging için yapılan lazer uygulamalarıyla kalıcı olarak ortadan kaldırabiliyoruz. Bu uygulamalar sayesinde cildin derinliklerine ulaşıp, cilt hücrelerini yeniden aktive ederek, cildin kalınlaşıp sıkılaştırılmasını sağlayabiliyoruz.

Yoğun çalışma hayatı, yorgunluk ve strese bağlı olarak diş sıkma, migren ve aşırı terleme problemleri de çalışanların iş hayatındaki başarısını olumsuz etkileyebiliyor.

Yazının devamı...

Kuru ciltler için evde yapılabilecek öneriler

29 Eylül 2020

Koronavirüsle birlikte hijyen konusunda daha da hassaslaştığımız bu günlerde fazla kolonya ve dezenfektan kullanımından dolayı ellerimizde ve yüzümüzde kuruma, çatlama, egzama gibi sağlık sorunları görülebiliyor. Bu haftaki yazımda sizlere yaşadığımız bu sorunlar için evde pratik olarak neler yapabileceğimizi anlatacağım.

Hijyenden vazgeçmeyerek yaşadığımız bu sorunları ufak bakımlar ile ortadan kaldırabilmek mümkün. Evde yapabileceğiniz basit ama etkili uygulamalarla kolonya, dezenfektan gibi kimyasal maddelerin kullanımından dolayı ellerde oluşabilecek hasarlara karşı önlem alabilirsiniz. Ellerin sabun, deterjan gibi kimyasal maddeler ve suyla çok fazla temas halinde olması nedeniyle ellerimiz kuruyor ve ellerde oluşan kuruluk ilerleyen aşamalarda egzama sorununa kadar gidebiliyor. Bu nedenle kaşıntılı, sulu, kızarık yaralar şeklinde kendini gösteren egzamaya, dikkat etmeliyiz. Peki ne yapabiliriz? 

Kuruyan, çatlayan eller için zeytinyağı

Hasar gören elleriniz için evde herkesin mutfağında olan ürünlerden; 1 yemek kaşığı zeytinyağı ve 1 yemek kaşığı şeker ile hızlı ve kolay bir çözüm elde edebilirsiniz.  Avucunuza şekeri alarak yavaş yavaş elinize zeytinyağını damlatmaya başlayın. Daha sonra aynı işlemi diğer el için de yapın. Ellerinize güzelce yaydıktan sonra iki elinizi de birleştirerek 1 dakika boyunca ovalamaya devam edin. Ellerinizin dış kısımları ve parmaklarınıza da uygulayabileceğiniz bu maske sayesinde elleriniz nemli ve rahat hissedecektir. Ilık su ile durulayarak temizleyin.

Yazının devamı...