Tenisçi dirseği nedir?

6 Aralık 2020

Tenisçi Dirseği (Lateral Epikondilit) Nedir?

Dirsek eklemimiz 3 adet kemikten oluşur ve dışarıdan bakıldığında 3 tane çıkıntıya sahiptir. En dış kısımdaki ise lateral epikondil’dir. El bileğimizden geçerek parmaklarımızın hareketini sağlayan kasların dirsekte zedelenmesi sonucu ve ya kolun benzer hareketlerle çok fazla kullanılmasından dolayı ortaya çıkan, kolda ve dirseklerde ağrıya sebep olan bir rahatsızlıktır.

Tenisçi Dirseği (Lateral Epikondilit) Kimlerde Görülür?

Raket kullanan sporcularda yaygın olarak görüldüğü için tenisçi dirseği diye tanımlanmıştır genellikle 30-55 yaş grubunda görünür ama ellerle zorlayıcı ve tekrar eden hareketlerle ağır işler yapan daha erken yaştaki kişilerde de görülür. Ev hanımları, tesisatçılar, boyacılar, el dokumacıları vb gibi. Hastalık yavaş yavaş başlayıp zamanla ilerleyen bir dirsek ağrısıyla kendini gösterir. Eller çok fazla kullanıldığı için bu rahatsızlık kendiliğinden geçmez, iyileşmesi zordur.

Tenisçi Dirseği (Lateral Epikondilit) Belirtileri Nelerdir?

Kolda güç kaybı, kolda ve dirsekte ağrı, bir şeyi kavramada - tutup kaldırmada güçlük.

Tenisçi Dirseği (Lateral Epikondilit) Tedavisi

Tenisçi dirseği (lateral Epikondilit) için ilk önce istirahat ve buz uygulaması yapmak, antiinflamatuar uygulamak ilk aşamadır. Sporcuysanız spora ara vermeniz gerekir ve ikinci aşamada kortizon uygulanır. Eğer yeterli iyileşme elde edilmezse PRP tedavisi denenir. Bu şekilde de sonuç alınmazsa ameliyat çözüm olacaktır.

Yazının devamı...

BAŞPARMAK KEMİK ÇIKINTISI

28 Ekim 2020

HALLUX VALGUS DEFORMİTESİ(Başparmak Kemik Çıkıntısı)

Hallux Valgus, başparmağın yanındaki yumru olarak tanımlanır, ayağın ön tarafındaki kemik iskeletindeki değişiklikleri yansıtır. Başparmak dosdoğru ileriyi işaret etmesi gerekirken ikinci parmağa doğru yana yatar. Bu kemikleri hizadan çıkarır ve bir yumru meydana getirir.

Hallux Valgus zamanla ilerleyen bir hastalıktır. Başparmağın yana yatmasıyla başlar, gitgide yıllar içinde kemiklerin açısını değişir ki; gittikçe artarak göze çarpan bir hal alır. Belirtiler çoğunlukla ileri safhalarda daha agresif görülür. Bu durumdan diğer parmaklar da zaman içinde etkilenirler.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kemik çıkıntısının ağrısı günlük aktiviteleri engellemeye başladıysa, yaşam kaliteniz düşüyorsa, istediğiniz ayakkabıyı giyemiyorsanız doktorunuzla cerrahi müdahale seçenekleri hakkında görüşmenin zamanı gelmiş demektir. Ameliyat kararı için hastanın kemik gelişiminin tamamlanmış olması gerekir. 19 yaşını doldurmuş hastalar bu ameliyatı olabilirler. Herhangi bir üst yaş sınırı bulunmamaktadır.

AMELİYAT ÖNCESİ

Hallux Valgus ameliyat randevunuzu aldıktan sonra ilk yapılması gereken ayakta basarak çekilmiş AP Lateral röntgen çektirmektir.

Ameliyat öncesi düzenli kullandığınız ilaçlarla ilgili doktorunuzu bilgilendirmelisiniz. Aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçların ameliyattan bir hafta önce kesilmesi gerekmektedir. Bitkisel gıda takviyeleri de kanamayı etkileyebileceğinden bir hafta öncesinde kesilmesi uygun olacaktır.

Yazının devamı...

PROTEZ AMELİYATINDA YAŞANANLAR

15 Ekim 2020

TOTAL DİZ PROTEZİ AMELİYATLARI

Diz ekleminde, ileri dereceye ulaşmış kireçlenmeler diz protezi cerrahisi ile tedavi edilir.

Diz kireçlenmesinin ilk safhalarında, ilaç, fizik tedavi ve çeşitli diz içi enjeksiyon yöntemleri uygulanabilmektedir. Erken dönemde başlanan bu tür tedaviler, kireçlenmeyi tamamen yok etmese de hastalığın ilerlemesini ciddi oranda yavaşlatmaktadır.

Kireçlenme ilerlediğinde, ilaçlara yanıt vermeyen sürekli bir ağrı söz konusu olur, bu aşamada diz içi enjeksiyonlar denenmelidir. Şayet enjeksiyonlar hastaya 3 aydan daha kısa bir iyileşme hali sağlamakta ise artık hasta için diz protezi cerrahisi planlama zamanı gelmiş demektir.

AMELİYAT ÖNCESİ

Ameliyat günü belirlendikten sonra, ameliyat gününden 1 hafta önce burun sürüntüsü kültürü ve idrar kültürleri yaptırılır. Aynı gün hasta anestezi uzman doktoru ile de görüşmesini gerçekleştirir.

Ameliyat öncesi düzenli kullandığınız ilaçlarla ilgili doktorunuzu bilgilendirmelisiniz. Aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçların ameliyattan bir hafta önce kesilmesi gerekmektedir. Bitkisel gıda takviyeleri de kanamayı etkileyebileceğinden bir hafta öncesinde kesilmesi uygun olacaktır.

Sigara kullanımının dokuların iyileşmesinde ve kemik kaynama sürecindeki olumsuz etkileri sebebiyle, tütün ve ürünlerinin ameliyat öncesinde kesilmesi ve sonrası iyileşme sürecinde de kullanılmaması önemlidir.

Yazının devamı...

PARMAK KISALIĞI TEDAVİSİ

8 Ekim 2020

Tıp dilinde BrakiMetatarsi adı verilen, ön ayağın kemiklerinden birinin ya da nadiren ikisinin diğerlerinden belirgin ölçüde daha kısa olması durumudur. Ayağımızda bulunan 5 tarak kemiğinden herhangi birinin kısalığı olarak bilinir ve yaygın olarak 4. parmakta kısalık olarak karşımıza çıkar. BrakiMetatarsi yani ayak parmak kısalığı genellikle iki ayakta birden görülür.
Bu durum doğuştandır, genetiktir ve söz konusu kısa tarak kemiğinin büyüme esnasında plaklarının erken kapanması sebebiyle oluşur.
Hastalar genellikle estetik kaygılarla kliniğimize başvursalar da bu hastalıkta ayak ağrısı şikayeti ve yürüyüş bozukluğu gayet belirgindir. Kısa olan metatars yani tarak kemiği yere tam değemez ve kişinin vücut ağırlığından kendi payına düşen kısmını taşıyamaz. Böylelikle ağrılı yürüyüşlere ve acılı nasırlara yol açabilmektedir.
BrakiMetatarsi çocuklukta (0-18 yaş arası ) tedavi edilmez. Çocuklukta en doğru yaklaşım doğru seçilen ayakkabıdır.
Kemik gelişimi tamamlandıktan sonra tedavisi mümkündür. Yeni nesil tedavi anlayışımız ve uyguladığımız cerrahi teknik sayesinde, Ayak Tarak Kemiği yani Ayak Parmak kısalıklarında, yaklaşık 1.5 saatlik ameliyat biter bitmez parmak uzatılmış olarak karşımıza çıkar.
Hastamız hemen mobilize olur, ameliyattan hemen sonra hastanedeyken kimseden yardım almadan yürümeye başlar. Alçı ya da koltuk değneği veya yürüteç kullanımı süreci söz konusu olmamaktadır. Hastanede kalış süresi bir gecedir. Çoğunlukla refakatçiye ihtiyaç duyulmaz. Yurtdışından ve şehir dışından İstanbul'a gelip tedavi olan hastalar 3. gün kontrolden sonra evlerine dönebilmektedirler.
Sonrasında dikiş alınmaması ve pansuman olmaması hastamıza konforlu bir iyileşme süreci sunar.
Hastamız ameliyat günü itibariyle medikal ayakkabı giymeye başlar ve 6 hafta süreyle kullanmaya devam eder. 6. hafta röntgen kontrolü yapılır ve hastamız kendi ayakkabılarını kullanmaya başlar. Topuklu ayakkabı kullanımı ise 3. ay itibariyle mümkündür.
Sağlıklı günlere...
Op.Dr. Gökçe MIK
Yetişkin ve Pediyatrik Ortopedi Uzmanı
www.gokcemik.com / gokce@gokcemik.com
+90 532 304 35 65
Instagram: @opdrgokcemik
Facebook: Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op.Dr.Gökçe Mık

Yazının devamı...

Tüm Yaşamı Etkileyecek Bir Tarama; Yenidoğan Kalça Ultrasonu

29 Kasım 2018

DOĞUMSAL KALÇA ÇIKIĞI

Aileler tarafından fark edilmesi zor olan doğumsal kalça çıkığı teşhisinde son yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan kalça ultrasonografisinin yeri tartışılmazdır.

Günümüzde her yeni doğana ultrason ile kalça taraması yapılmasını önermekteyiz. Ortopedi uzmanları tarafından değerlendirilmesi gereken bu tetkik ortopedik muayene ile beraber %90' ların üzerinde doğru teşhis sağlayabilmektedir.

Kalça çıkığının tespitinde kalça ultrasonografisi iki ayrı yöntem ile yapılır, statik ve dinamik yöntem. Normal bebekte rutin tarama yapılıyorsa statik yöntem yeterli iken şüpheli kalçalarda dinamik metot ile kombine edilmelidir ve bir pediatrik ortopedi uzmanı denetiminde yapılmalıdır. Bu sayede erken teşhis edilebilen kalça çıkıkları ameliyata gerek kalmadan bandaj tedavisi veya ortez ile büyük oranda tedavi edilebilmektedir.

Erken teşhisi mümkün olamamış ve ileri yaşlarda karşılaştığımız kalça çıkıkları genellikle cerrahi yöntemler ile tedavi edilir.

Yetişkin yaşlarda teknolojinin ilerlemesi sayesinde osteotomi ve kemik uzatma ameliyatları ve kırklı yaşlardan sonra da kalça protezi ameliyatları uygulanabiliyor.

İleri yaş ihmal edilmiş kalça çıkıklarında ilizarov yöntemi ile pelvik destek osteotomisi ve kemik uzatma ameliyatı uygulanabilmektedir. Bu ameliyatın amacı kalçanın yerine getirilmesinden ziyade hastanın ağrısız, kısalığı olmayan ve topallamayan bir uzva sahip olmasıdır.

Daha ileri yaslarda ise kalça protezi ameliyatı uygulanmalıdır. Bu ameliyat en çok kalça çıkığı sonucu oluşmuş kireçlenme nedeni yapılır ve normal bir kalça protezi operasyonundan daha komplikedir.

Yazının devamı...