İzmirlilerin restorasyon deneyimi

DHA haberinde okudum. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “St. Pierre Hanı’nı restorasyon devam ederken açıyoruz. Tarihi yapıların nasıl restore edildiğini görmek için de tarihi hana gelinebilecek. Vatandaşlara restorasyon esnasında izleme ve keşif olanağı sunuyor.  Özellikle İstanbul’un farklı yerlerindeki restorasyonları İstanbulluya yaşatıyoruz, bu da çok kıymetli bir deneyim” dedi. 

Başkan İmamoğlu’nun haberini okuyunca karşılaştığım kabalıkları anımsadım. Yazdığım yazılar dışında farkına varılmaları için sayısız etkinliğin içerisinde yer alıp onarılmasına vesile olduğum tarihi yapıların restorasyon aşamalarını görmeye gittiğimde nedense kapılar yüzüme kapandı. Emirsultan Haziresi restorasyonu sırasında konusunda uzman sanat tarihçisi hocamız ile gittiğimizde içeriye girmemiz engellenmişti…

Pazaryeri Mahallesi’nde Carfi Konağı’nda ve odun deposu olarak kullanılmasına karşı çıktığım vakıf eseri Kıllıoğlu İbrahim Efendi Hamamı’nda da başıma benzer olaylar geldi. Yaptığım uyarı üzerine belediye şantiye önüne apar topar brandalar gerip fotoğraf çekme yasağı koydu. Kamu bütçesiyle yapılan, kentin tarihiyle ilgili yapının onarım aşamalarını görüp yazmam istenmedi… 

İzmirlilerin restorasyon deneyimi

Son olarak mevsim yağmurlarının Hatuniye Camii’nin kubbesine ve iç mekândaki kalem işlerine zarar verebileceğini, önlem olarak kurşun kaplanana kadar üzerinin branda ile kapatılması uyarısında bulundum. İlgili kurum yetkilileri gerekli önlemlerin alınıp kubbenin yağmurdan korunacağını söylediler, kendilerine teşekkür ettim. İşletilemediği için kapıları kapalı olan Namazğah Hamamı’nın klasik ısıtma sisteminin kaldırılıp doğalgaza geçirilmesi hataydı. Hamamın doğal havalandırması çalışıyor mu merak ediyorum? Ara sıra kapısını açıp hamamı havalandırmakta fayda var. Aya Vukla Kilisesi yakınında ayazma olabileceği düşünülen sarnıçlı tarihi çeşmenin onarımında da daha dikkatli olunabilirdi.

Şantiyeler karışıktır, yüklenici haklı olarak içerideki düzensizliği dışarıya göstermek istemeyebilir. Ancak belli günlerde etrafı toparlayıp meraklı yurttaşlara restorasyon   aşamalarını göstermenin ne sakıncası olabilir? Bazen yurttaşların vereceği bilgiler, yapacağı uyarılar işe yarayabilir.

Çorakkapı Karakolu, Çukur Han, Etz Hayim Sinagogu onarımlarında hiçbir engelle karşılaşmadığımı söylemeliyim. Restorasyonları, arkeologların yaptığı kazıları izlemek keyifli ve öğreticidir. Arkeolog dostlarımız, tarih ve arkeoloji sevgisi vermek için toprağa çanak çömlek gizleyip çocuklara bulmalarını istiyorlar.

İstanbul Belediye Başkanı’ndan önce İzmir Belediye başkanlarının restorasyonunu üstlendiği yapıları deneyim kazanmaları için İzmirlilere göstermelerini isterdim.

Başkan İmamoğlu’nun yaptığı uygulamanın örnek olmasını diliyorum…