Geçtiğimiz hafta içinde dünyanın en saygın ve en büyük fuarcılık kuruluşu olan UFI (The Global Association of the Exhibition Industry) Avrupa Konferansı İzmir’de gerçekleştirildi.
Bu fuar kent için oldukça önemliydi.
Çünkü, söz konusu büyük buluşma tam 52 yıl sonra yeniden İzmir’de yapıldı. Biliyorsunuz ki, Türkiye’de fuarcılığın doğduğu şehir İzmir’dir. Yıl boyunca da kentte değişik ve uluslararası fuarlar düzenlenir. Bu organizasyonlar kente sadece değer katmakla kalmaz, büyük bir ticari hareket ve gelir de kazandırır.
İlk uluslararası fuarımız 1936 yılında İzmir’de düzenlenmişti. İzmir Enternasyonal Fuarı 1947 yılında UFI üyeliğine kabul edilmişti. 1966 ve 1974 yıllarında UFI Avrupa konferansları İzmir’de yapılmıştı.
✰ ✰ ✰
Çatısı altında 90’dan fazla ülkede 900’ün üzerinde fuar organizasyonu ve fuarcılık kuruluşu yer alan UFI’nin, 52 yıl sonra konferansı yeniden İzmir’de düzenlemiş olması, organizasyona tarihi bir anlam yükledi elbette..
Ünlü sunucu Chloe
İZBAŞ’ı severim.
Açık adı İzmir Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.olan İZBAŞ, kurulduğu 1997 yılından beri ülkemizin istihdam ve ihracatına değer kazandırmaya devam ediyor.
Menemen’in Maltepe Köyü Panaz Mevkii içerisinde 1.620.000 metrekarelik alan üzerine yayılan İzmir Serbest Bölgesi, kentin cazibesi giderek artan kuzey aksında en önemli üretim ve yatırım bölgeleri arasında bulunuyor.
★★★
İZBAŞ Başkanı Eyüp Sevimli az konuşur ama öz konuşur.
En son yapılan genel kurulda yeniden yönetim kurulu başkanlığa getirilirken de, önemli noktalara değinmeden edemedi.
Sevimli tecrübeli bir sanayicidir.60 yıldır iş hayatının içindedir.
Ülkemizden ve sınırlarımızın dışından kaynaklanan sayısız krizi yaşamış bir iş insanıdır.
Ege Bölgesi’nde sıkça hayvan dövüşleri düzenleniyor. Bunu bazen belediyeler, “gelenek”, “kültürel miras” ya da “festival” adı altında yapıyor, bazen de sadece zevk olsun, bahis olsun diye hayvanlar birbirleriyle acımasızca dövüştürülüyor.
Boğalar, develer, horozlar, köpekler genelde ölümle ya da ciddi yaralanmalarla sonuçlanan bu dövüş eğlencelerinde kullanılıyorlar.
Adına ne derseniz deyin, hangi kültüre ya da geleneğe bağlarsanız bağlayın, bu yapılanlar hayvana karşı düpedüz bir şiddet uygulamasıdır, acımasızlıktır, vicdansızlıktır. Ne hayvan haklarına, ne insan haklarına sığar.
Hayvanların acı çekerek ölmeleri, yaralanmaları, dövüşmeleri; insanlar için eğlence olamaz. Eğlence, başka bir canlının ıstırabı üzerine kurulamaz.
✰ ✰ ✰
Peki, bu vahşi etkinliklerin önüne geçmek için ne yapılmalı?
Yapılacak iş çok belli ve net aslında..
Kesinlikle yasaklanmalı, düzenleyenlere de ağır cezalar verilmelidir. Hayvan dövüşlerinin kültürel mirasla, gelenekle
Atık deyip geçmeyin. Günümüzde atıklar hem çok tehlikeliler, hem de çok değerliler. Tehlikeleri bertaraf, ama değerleri elde edebilmek için doğru bir atık yönetimi ve geri dönüşüm sistemi yaratmak gerekiyor.
Evsel, endüstriyel, tıbbi, tarımsal, hayvansal, bitkisel, elektronik, ambalaj, cam, metal gibi pek çok atık çeşidi olduğu için, bunların titizlikle ayrıştırılması da zorunlu.
Belki çoğunuz fark etmiyordur, ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi son iki yıldır bu alanda gücü yettiğince, sessiz sedasız ciddi çalışmalar yürütüyor.
✰ ✰ ✰
- Atıkların kaynağında ayrılması..
- Geri kazanım oranlarının artırılması..
- Çevreye duyarlı teknolojilerin kullanılması..
- Kent genelinde sürdürülebilir bir atık yönetimi oluşturulması..
Türk ihracatçı firmalarının en önemli üç sorununun başında şunlar geliyor:
■ Markalaşmak..
■ Katma değerli ihracatı artırmak..
■ Dünya pazarlarında daha güçlü konuma ulaşmak..
✰ ✰ ✰
Bu üç temel sıkıntıyı hafifletmek, problemi en aza indirmek amacıyla, Ticaret Bakanlığı 22 yıldır “Turquality” isimli destek programı uyguluyor. Firmalar bu programın rehberliğinden yararlanıp, ihracat yolculuğunda daha başarılı olmak, marka değerlerini yükseltmek, küresel belirsizliklerden korunmak ve dünya pazarlarında kendilerine daha
geniş yer açabilmek için uğraşıyorlar.
Ticaret Bakanlığı bir süredir yeni bir hamleye daha girişti.
Çeşmeliler bilir. İçme suyu hatlarının ömrünü tamamlaması ve yaz aylarında artan nüfus nedeniyle, sık sık arızalar yaşanırdı. Mevcut altyapının kapasitesi epey zorlanırdı.
Mahalleler arasında parça parça ve bütüncül olmayan bir şebeke yapısı vardı. Kayıp kaçak oranı yüzde 50 seviyesine çıkardı.
Arızalara müdahale süreleri uzardı.
Dı dı diyorum, çünkü bütün bu problemler artık kökten çözüldü.
✰ ✰ ✰
2014 yılında 6360 sayılı yasa ile Çeşme ilçesinin hizmet sorumluluğunu devralan İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2017’den beril süren üç aşamalı ve geniş kapsamlı bir çalışmayla Türkiye’nin en önemli turizm merkezinin içme suyu altyapısını baştan sona yeniledi.
2 milyar 143 milyon liraya mal olan ve üç etap halinde hayata geçirilen Çeşme İçmesuyu Şebeke ve İletim Hattı Projesi sayesinde, yüzlerce kilometrelik hat imalatıyla ilçe genelinde modern, entegre ve tek sistemli bir altyapı oluşturuldu.
İlçenin artan nüfusu ve yaz yo
Bir beyaz eşyanın, bilgisayarın ya da otomobilin yetkili servisine işimiz düştüğünde, derin bir “eyvah” çekiyoruz.
Çünkü, başımıza gelecekleri, bize ne çoraplar öreceklerini az çok biliyoruz, ama şansımızı yine de deniyoruz. Şimdi size son dönemde yaşadığım iki yetkili servis olayını anlatacağım.
Birincisi otomobille ilgili..
Yeni aldığım aracın kapısını otoparkta alttan hafifçe bir demir çubuğa sürttüm. Çok az bir çökme, çizik ve boya tahribatı oldu. Yetkili servise gönderdim, iki gün beklettiler ve sonra yaklaşık 200 bin liralık bir ücretle yapılacağını aktardılar. Kabul edersem, 2-3 hafta kadar bekleyeceğimi de söylediler.
Çünkü kapının değişmesi gerektiğini, sipariş verileceğini ve asla tamir edemeyeceklerini belirttiler.
✰ ✰ ✰
Garanti kapsamında olmasına rağmen rakamı çok yüksek buldum ve kabul etmedim. Hemen sanayideki bir dostuma gittim, yetkili servisin olmaz, imkansız dediğini sadece 1.500 liraya yaptı.
Peşinden annemin evindeki buzdolabında arıza oldu. Yine yetkili servisi çağırdım.
Sağolsun, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Kurtuluş Savaşı kahramanlarını, şehitlerini, gazetecileri ve önemli şahsiyetleri unutturmamak, onları anarak onurlandırmak adına, tüm gücünü kullanıp her sene törenler düzenliyor.
Önceki gün de böyle bir tören vardı.
★★★
İzmir’in işgali sırasında, 15 Mayıs 1919’da istilacı güçlere karşı ‘İlk Kurşun’u atarak Milli Mücadele’nin kıvılcımını yakan, gazetecilik mesleğinin ölümsüz simgesi Şehit Gazeteci Hasan Tahsin, ölümünün 107’nci yıl dönümünde Konak-Atatürk Meydanı İlk Kurşun Anıtı önünde anıldı.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Cemiyet üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene; siyasi partilerin il başkanları, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Ortaokulu öğrencileri katıldı.
★★★
Törende Hasan Tahsin hakkında konuşmalar yapıldı, attığı ilk kurşunun öneminden söz edildi.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Hasan Tahsin’in yalnızca bir