Biliyorsunuz..
İzmir Alsancak’taki Tarihi Elektrik Fabrikası’nın bulunduğu alana Özelleştirme İdaresi tarafından 20 katlı gökdelen yapımına olanak sağlayan imar plan değişikliği, kentte bir süredir büyük tartışma yarattı.
Bu konudaki görüşümü birkaç gün önce de yazmıştım.
★★★
Orası elimizde nadir kalan erken Cumhuriyet Dönemi endüstri yapılarımızdan biri..
Fabrika, inşa edildiği yıllardaki teknolojisi, yapı malzemeleri ve büyük boyutları ile özgün kimliğini korumayı başardı..
★★★
1989 yılında elektrik üretimine son verilmesinin ardından Özelleştirme İdare Başkanlığı’na devredildi.
Ramazan ayı boyunca pek çok kurum ve kuruluş iftar sofraları düzenledi. Ancak gördüm ki, çoğu yalnızca buluşma ve iftarı açma amacıyla organize edilen programdı.
İçlerinde katma değer yaratacak bir etkinlik yoktu.
Tabii bazıları hariç..
✰
Mesela..
Ben en çok Ege İş Kadınları Derneği’nin (EGİKAD) üyelerini bir araya getirdiği iftar yemeğini beğendim.
✰
Beğendim çünkü, EGİKAD, geceye artı değer katacak, yarar sağlayacak bir dokunuşta daha bulundu.
İzmir Alsancak’taki Tarihi Elektrik Fabrikası..
Elimizde nadir kalan erken Cumhuriyet Dönemi endüstri yapılarımızdan biri..
Fabrika, inşa edildiği yıllardaki teknolojisi, yapı malzemeleri ve büyük boyutları ile özgün kimliğini korumayı başardı..
Bu özellikleri ile ülkemizde az sayıda örneği olan bir kimlik taşıyor.
★★★
Alsancak Elektrik Fabrikası..
Ayrıca, Cumhuriyet’in en önemli tanıklarından..
Anadolu’nun ve İzmir’in işgalden kurtarıldığı 9 Eylül 1922 sonrasında, Cumhuriyet’in kurucu kadroları ve şehir yönetimleri, kıt kaynaklara rağmen kararlı, özgüvenli bir iktisadi kalkınma ve modernleşme programı uygulamaya aldılar.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin üç yılı aşkın süredir Hollanda Kraliyeti İnsan Hakları Fonu’nun desteğiyle yürüttüğü önemli proje hakkında bir kez daha yazmak istedim.
Projenin adı “Nar”..
Amacını da tekrar özetle hatırlatayım:
*
- Medyada şiddet dilinin yok edilmesi..
- Cinsiyet ayrımcılığının önlenmesi..
- Nefret söylemi içeren haberlerin değişmesi..
- Çocuk istismarı haberlerinin, çocuğun menfaatleri göz önünde tutularak yazılması..
Bugün Dünya Kadınlar Günü..
Geçmişi biliyorsunuzdur ama vesileyle kısaca hatırlatmakta fayda var.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Amerika'da 1857 yılında haklarını ararken hayatlarını kaybeden 120 kadın işçiyi anmak amacıyla 1910 yılından beri kutlanıyor.
Bizde de ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” adıyla kutlanmaya başlandı.
Birleşmiş Milletler ise 1977 yılında 8 Mart’ı resmen Dünya Kadınlar Günü olarak kabul etti.
★★★
Seneler ilerledikçe bu özel gün, kadın hakları, eğitim, iş hayatı ve toplumsal adalet konularında farkındalık yaratmak amacıyla daha geniş kitlelere yayıldı.
Günümüzde ise 8 Mart’ta düzenlenen etkinlikler, paneller ve sosyal medya kampanyaları ile kadınların toplumdaki rolü vurgulanıyor.
Son günlerde İzmir’de pek alışık olmadığımız iki garip tartışmaya, iki düelloya tanık oluyoruz.
Birincisi..
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal arasında geçiyor.
✰
İkincisi de..
İzmir Ticaret Odası ile İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği arasında yaşanıyor.
✰
Önce başkanlardan başlayalım.
Memlekette her dört gençten ikisi işsiz.
Üniversite mezunlarının ise neredeyse tamamı işsiz..
Gençler yıllarca okuyorlar, fakat mezun olunca ortada kalıyorlar.
Ne kendi dallarında çalışma imkanı bulabiliyorlar, ne de herhangi bir işe girebiliyorlar.
★★★
Çünkü, yetiştirme ve eğitim sisteminde büyük yanlışlık, büyük çarpıklık var.
Ülkedeki arz ile talep birbirini tutmuyor.
Türkiye'nin artık yüzbinlerce üniversite mezununa değil, meslek sahibi gençlere ihtiyacı bulunuyor. Fakat biz meslek sahibi gençler yerine, yığınla üniversite mezunu üretiyoruz.
Geçtiğimiz ay 17 Ocak’ta, yani Yaşar Topluluğu’nun ve Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı’nın kurucusu, sanayici iş insanı Selçuk Yaşar’ın doğum günü olan 17 Ocak’ta, İzmir Alsancak liman bölgesinde açılan yeni Yaşar Müzesi’ne gittiniz mi?
Eğer hala gitmediyseniz, en kısa zamanda bir fırsat yaratmanızı öneririm.
✰
Çünkü burası…
Kentte kültür ve sanata yapılan en önemli yatırımlardan biri olarak konumlanmış durumda.
Çünkü burası…
Sergi alanları, konferans salonu, kütüphanesi ve sosyal alanlarıyla yalnızca bir müze değil, yaşayan bir kültür merkezi olarak tasarlandı.
✰