Turizmde “güneş-kum-deniz” önceliği epeydir doygunluğa ulaştı. İnsanlar seyahat planlarken başka özellikler de arıyorlar, hatta artık önceliğe o farklılıkları koyuyorlar.
Mesela, sağlık turizmini…
Mesela, daha uzun yaşam ve kaliteli yaşlanma kamplarını…
Mesela, stres yönetimini…
Mesela, metabolik sağlığı…
Mesela, zihinsel iyilik halini…
✰ ✰ ✰
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Uzmanların ifadelerine göre, sağlık turizmi bugüne kadar 4 parametreye dayanıyordu, şimdi ise 15 parametreye kadar çıktı. O yüzden, oldukça önemli bir seyahat, gelir ve turizm potansiyeli olarak gelişme gösterdi…
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) büyük bir özenle gündemi yakından ilgilendiren oldukça farklı raporlar hazırlıyor, bunları da kamuoyu ile paylaşıyor.
Mesela son rapora bakın:
“Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir, Üçüz Dönüşüm Çağında İşgücü, Beceriler ve Yeni Fırsatlar”..
★★★
Raporun başlığından anlayacağınız üzere, araştırma ekonomiyi, işsizliği ve yeni girişim potansiyellerini kapsıyor.
Şurası gerçek ki, dünyada bilindik meslekler artık büyük bir değişime uğruyor, üstüne de yeni meslekler geliyor.
EGİAD’ın Dünya Ekonomik Forumu’na dayandırdığı verilere göre, 2025-2030’da dünyada 170 milyon yeni pozisyonun ortaya çıkması, buna karşılık 92 milyon pozisyonun ortadan kalkması bekleniyor.
★★★
Sevgili arkadaşım Nejat Kabay hem eski bir futbolcu, hem futbol teknik direktörü, hem de futbol yazarı ve uzmanıdır. Uzmanlığı ifadesini boşuna kullanmıyorum, çünkü kendisi Almanya’da Köln Spor Akademisi’nin ilk Türk mezunlarındandır.
Yani..
Hem teorik ve akademik, hem de pratik ve saha deneyimi oldukça yüksektir. Kendisiyle Yeni Asır’da uzun yıllar birlikte çalıştık, gayet iyi biliyorum.
Hamburg’ta yaşayan Nejat ile geçen gün görüşürken, ona Milli Takım’ın son durumunu sordum. Önce, çok ilginç bir saptamayla başladı söze:
“Eski futbolcuların hakimiyeti Türkiye’de futbolun birinci sorunudur. Her taşın altından onlar çıkıyor. Eskiler oldukça yeni bir sistem, düzen ve anlayış mümkün değil. İlk olarak bu problemi çözmekle işe başlamak lazım.”
Nejat böyle bir giriş yapınca, ben de devamını getirdim: “Peki, sence Milli Takım’da da eskilerin hakimiyeti ya da baskısı var mı?”
“Olmaz mı hiç” diye tepki verip, olan biteni anlattı:
✰ ✰ ✰
Astana.. Kazakistan’ın başkenti..
Ve Surabaya.. Endonezya’nın önemli bir kenti..
★★★
Bu iki şehir, dünyada o kadar örnek varken, kalktılar İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirketi İzmir Metro’nun bakım, işletme ve mühendislik modelini benismediler, kendi projelerini İzmir Metro’nun deneyimiyle yapmaya karar verdiler.
Hep olumsuz gelişmeler yazacak değiliz ya, işte size güzel bir duyuru..26 yıllık tecrübeye sahip İzmir Metro işletmesi, artık dünyaya bilgi aktarır hale geldi.
Uluslararası alanda söz sahibi olmaya başladı.
Bu atılım hepimizi mutlu ediyor elbette..
★★★
Ege Üniversitesi’nde zaman zaman ilginç gelişmeler, farklı hareketlilikler yaşanıyor. Onlardan biri de geçtiğimiz günlerde uzay ve meteor alanında gelişti.
Fen Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Doç. Dr. Çisem Altunayar Ünsalan’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Kayakent (IIIAB) Demirli Meteoritindeki Widmanstätten Desenlerinin ve Neumann Çizgilerinin Oluşum Mekanizmalarının Araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Bu hak kazanışın, uzay ve meteor bilimi alanında Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artıracak önemli bir başarı olduğu belli. Öncelikle araştırmacıları tebrik ederim ve başarılarının sürmesini dilerim. Peki, bundan sonrası bizlere neler getirecek, proje ile neler hedeflenecek, nerelere varılacak?
Varılacak yerler şunlar:
✰ ✰ ✰
1- Doç. Dr. Ünsalan, doktora sonrası çalışmalarını yürüttüğü NASA Johnson Uzay Merkezi’ndeki birikimini ülkemizdeki araştırmalara da aktaracak.
2- Türkiye’nin
Yakın geçmişteki değerlerin alt üst olduğu, yapay zeka ile birlikte bambaşka bir dünyanın oluştuğu günümüzde, iş dünyasından tutun da, markalaşmaya çalışan şehirlere kadar pek çok alanda benzer sorularla karşılaşılıyor:
★★★
■ Yapay zeka çağında markalaşma nasıl olacak?
■ Markalaşmanın yol haritası yeni düzende nasıl şekillenecek?
■ Acaba yapay zeka bize kolayca marka ve markalaşma imkanı yaratabilir mi?
■ Mesela İzmir’i yapay zeka ile nasıl marka şehir haline dönüştürebiliriz?
■ Yapay zeka bu işi tek başına kıvırabilir mi?
★★★
Birleşmiş Milletler’in bu yılki Dünya Çevre Günü temalarından biri olan yeşil dönüşüm ne anlama geliyor? Yalnızca enerji üretim biçimlerinin değişmesini mi kapsıyor?
Tabii ki hayır.
Gerçek yeşil dönüşüm; yaşamı merkeze alan, doğal varlıkları ekonomik bir meta olarak değil ortak geleceğimiz olarak gören bir anlayış değişimini içeriyor. Ayrıca, iklim krizine çözüm ararken, yeni ekolojik yıkımlar yaratmayı reddediyor. Ormanların parçalanması, doğal alanların baskı altına alınması ve ekosistemlerin tahrip edilmesi sürdürülebilir bir gelecek inşa etmez.
O yüzden, çevre sorunlarını yalnızca çevrenin sorunu olarak değil; ekonomiden sağlığa, hukuktan toplumsal refaha kadar uzanan bütüncül bir yaşam meselesi olarak değerlendirmek zorundayız.
✰ ✰ ✰
Bugün doğa kendi sesini çok daha güçlü biçimde duyuruyor. Artan sıcaklıklar, kuraklık, su kıtlığı, orman yangınları ve aşırı hava olayları artık yalnızca bilimsel raporlarda yer alan veriler değiller. Bu etkiler evlerimizde, musluklarımızda, tarlalarımızda,
Senelerdir İzmir Körfezi’nin kirlilikten nasıl arındırılması gerektiğini konuşuyoruz.
Bunun için bugüne kadar belki yüzlerce toplantı yapıldı, yine yüzlerce bilim insanı görüş açıkladı, akademisyenler, üniversiteler raporlar yayınladı.
Keza, İzmir Büyükşehir Belediyesi başkanları, uzmanları ve ekipleri de her fırsatta körfezin kurtuluş haritasını sundu.
★★★
Peki..
Tüm bu bilgilere rağmen körfezin temizliğinde bir yere varabildik mi?
Ne yazık ki hayır..
Belediyenin kendi imkanlarıyla yaptığı temizlik çalışmaları dışında bir sonuca ulaşamadık.