Mustafa Cengiz daha ne yapsın!

20 Aralık 2019

Üstüne basa basa söylüyorum; Başkan Mustafa Cengiz, Galatasaray tarihindeki en başarılı başkanlar statüsünde ilk üçe girer...
Ben anlayamıyorum. Bilhassa Divan Kurulu Toplantısı’nda güzel bir şeyler yapacak diye resmen korkanlar var. Oraya sadece eleştirmek için, hakaret etmek için gelenler bile var. İnanın çok ayıp. Son toplantıda eski başkanlardan bir tanesi çıkıyor ‘Florya’ya o kadar para verilmez. Metrekaresi kaç paraya geliyor’ diyor. Eski bir yönetici ise ‘145. maddeyi neden işletmiyorsunuz. Florya’da bir şey yapılacaksa genel kuruldan izin almanız lazım’ diye eleştiriyor.
Ne söyleyeyim bu insanlara. Hepsi yaşını başını almış kişiler. Galatasaray’a saygımdan sessiz kalma hakkımı kullanıyorum. İkinci Başkan Abdurrahim Albayrak kürsüye çıkıyor, ‘Florya’ya rüya gibi bir tesis yapacağız. Yerin altına iki kat yapacağız. Burada sadece futbol olacak. Dünya’nın en büyük spor tesisini yapacağız. Bütün izinlerimizi aldık. Sponsorlarımızı bulduk. Kulübün kasasından bir kuruş para çıkmayacak’ diyor. Bunun üzerine de Divan Başkanı Eşref Hamamcıoğlu, ‘Abdurrahim Albayrak’ın temennileri inşallah olur’ ifadesini kullanıyor.
Korkma, kimseden utanma, divan başkanlığı çok kutsal bir makam. Oturduğun yerden kalk, git kürsüye Galatasaray için tarihi güzel şeyler yapılacağını anlatan 2. Başkan Abdurrahim Albayrak’ı alnından öp. Ne kaybedersin bunu yapınca? Tabii anlam veremiyorum. Albayrak, çok yakında adanın da sorunlarının biteceğini, yeniden yapılıp kulübe kazandırılacağının müjdesini veriyor. Ne söyleyeyim, helal olsun. Daha önceki yönetimlerin resmen sattığı Florya, geriye geldi. Daha önceki başkanların yıktırdığı ada yenilerek faaliyete geçirilip Galatasaraylıların hizmetine sunuluyor. Kemerburgaz’daki arazinin tapusu Galatasaray üzerine çıkıyor.

Sevinenler var
Başkan Mustafa Cengiz ve yönetimi daha ne yapsın! Futbol takımı yenildiği zaman biliyorum camianın içinde çok sevinenler var. Biraz daha ileriye gideyim. Fatih Terim ve Başkan Cengiz’den kurtulmak isteyenler bu arzularına da kavuşamayacaklar. Göztepe ve Antalya maçlarından altı puan alındığı takdirde yine zirvenin en büyük adayı Galatasaray olacak. Şimdi tek ümitleri mart ayında yapılacak mali kongre. Bunu bekleyenler var. Ne olacak? Başkan ve yönetimini ibra mı etmeyeceksiniz. Bırakın fuzuli işleri de kulübün hayrına olan işlerle uğraşın.

Düdükler doğru çalınca

Yazının devamı...

İsteyince oluyormuş!

18 Aralık 2019

Galatasaray forması giyen futbolcunun rakibini küçük görme, mücadele etmeme gibi lüksü olamaz. Düşünebiliyor musunuz ilk maçı? İki haftadır devamlı sansasyon... Galatasaray, 2-0’ın rövanşını Tuzla’dan alabilecek mi? Bu konuda abuk subuk yorumlar, sarı-kırmızılılara hakaret etmeler, küçük görmeler... Halbuki Tuzlaspor’un eti ne, budu ne? ilk maçta, sen oynamazsan tabii ki yenilirsin.
Dün gece ne oldu? Cim Bomlu futbolcular, ‘biz bu Tuzla’yı yenip, turu geçeceğiz’ diye kafalarına koymuşlar. Üçüncü golü buluncaya kadar sahada istekli, arzulu, birbirlerine yardım eden, devamlı gol arayan futbolcular vardı. Feghouli, Belhanda, Mariano resmen resital yaptılar. Falcao golünü attı, rövaşata, kafa ve şutla devamlı gol aradı. Tuzlaspor, rakibinin iki gol vuruşunu çizgiden çıkardı. Çok daha farklı skorla biten bir maç olabilirdi.
Taylan Antalyalı eksiği olmasına rağmen olağanüstü mücadele ediyor. Evet kabul ediyorum, daha pişmesi lazım. Ama Fatih Terim ligin ikinci yarısında eminim sahada Taylan fırtınası estirecek. Feghouli’ye mükemmel bir gol pası verdi ve golün yaratıcısı oldu. Başka bir pozisyonda kendi vurmayıp topu Ömer Bayram’ın önüne yuvarlasa belki de maçın kahramanı olacaktı. Önemli değil. Belli ki 24 yaşındaki futbolcunun kumaşı çok iyi. Taraftarlar her maç Belhanda’yı protesto ediyorlar, dün gece hariç. Fatih Terim’in elinde Faslı futbolcunun yerini doldurabilecek kalitede başka futbolcu yok.
Feghouli, Belhanda, Mariano bu futbollarını devam ettirsinler, geçen sene olduğu gibi şampiyonluk yarışında takımlarının en büyük kozları olurlar. Ömer Bayram ve Nagatomo, ikisi de iyi top oynadılar. Bilhassa Ömer Bayram, hakikaten sarı-kırmızılılar için büyük bir kazanç. Hem hücumda, hem de savunmada takımına çok büyük katkı sağlıyor. Bu takıma Lemina, Adem Büyük, Babel de girecek.
Artık iki kulvarda mücadele edecekler. Avrupa kupası gerçekten takımları çok yıpratıyor. Cim Bom’un futbolu ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, bu hafta Göztepe, sonraki hafta da Antalya maçlarından altı puan alabilirse şampiyonluk yarışında Sivas’tan sonra en şanslı takım olur.
Sonuçta Türkiye Kupası’nda son 16 takım arasına Galatasaray da girdi. Tuzlaspor ise her iki maçta da olağanüstü mücadele etti. Saygı duyulacak bir futbol oynadı. Maçtan sonraki her iki takımın oyuncularının birbirine saldırması gerçekten çok çirkindi, hiç yakışmadı.

Yazının devamı...

Tek kelimeyle rezalet

15 Aralık 2019

Bana kimse anlatamaz. Son 10 dakikaya 2-0 galip giriyorsun, iki gol yiyip maç berabere bitiyor. Bunun hiç bir hafifletici sebebi olamaz. Kesin bir şey var; Galatasaraylı futbolcular alınan sonuçlar, tribün baskısıyla sıkıntı yaşıyorlar. Gerçek performanslarını sahaya koyamıyorlar. Ankaragücü Süper Lig’in sonuncusu. Böyle bir takım karşısında bile rahat değiller. Çok farklı kazanacağı maçı iki gol yiyerek berabere bitiriyorlar. Şaka gibi bir şey.

Ocak ayında transfer yapılacak ama tüm takım mı değişecek? Hiç kusura bakmasınlar sarı-kırmızılıların tarihinde böyle mesuliyet almayan, umursamayan futbolcular topluluğu yok. Oynarsın, savaşırsın, yenilirsin; buna hiç kimse bir şey söylemez. Ama Galatasaray’da futbolcuların savaşacak hali kalmamış. Neredeyse ikili mücadele kazanan, Ömer’den başka oyuncusu yok.

Feghouli ne yapıyor, takımına katkısı ne? Belhanda tribünlerden ‘yuh’ seslerini duydukça demoralize olup oyundan kopuyor. Büyük ümitlerle alınan Babel, boş kaleye gol atamıyor. Marcao’nun yaptırdığı penaltıya ne demeli? Profesyonel bir futbolcu böyle bir penaltıya sebep olur mu? Mariano olsun, Nagatomo olsun artık futbollarının sonuna gelmişler. Süper Lig ağır bir lig, kaldıramıyorlar. Çok hata yapıyorlar.

Devre arasında bir iki tane futbolcuyla Galatasaray kolay kolay şahlanamaz. Fatih Terim’in ne düşündüğünü bilmiyorum ama Taylan Antalyalı oyuna girdikten sonra hiç olmazsa temposuyla iyi şeyler yaptı. Babel’e yüzde yüzlük bir gol pası verdi, takımına penaltı kazandırdı. Hocanın, takımı ne sonuçlar alırsa alsın bu genç çocuğu kazanması lazım.

Bundan sonraki maçlarda da Cim Bom’un işinin kolay olduğunu düşünmüyorum. Falcao takıma renk kattı. Biraz şansı olmuş olsaydı, iki tane de gol atardı. Feghouli’ye yazılan ilk golü de bana göre Falcao attı. Kolombiyalı forvet rakip defans arasında yalnız kalıyor. Yanına partner olacak bir futbolcu gerekiyor.
Sonuçta Ankaragücü karşısındaki puan kaybı düşünülmüyordu. Başkent ekibi hem de 10 kişiyle, son 20 dakika ev sahibi ekipten iyi mücadele etti.

Yazının devamı...

G.Saray’a kızmayın gerçekleri görelim!

13 Aralık 2019

Futbolu Avrupalılar daha farklı oynuyorlar. Bizim Türkiye’deki futbolla, Avrupa’dakinin çıtası tamamen farklı ve aradaki uçurum her geçen gün büyüyor. Evet, Galatasaray Brugge’ü İstanbul’da son dakikada elinden kaçırdı, galip gelebilseydi bugün Avrupa Ligi’nde devam ediyor olacaktı.
Ama ortada bir gerçek var. Bizler Avrupa’dan modası geçmiş yıldızları almaya bayılıyoruz. Hele bi de bunlar kiralık olursa işte o zaman Galatasaray’ın yaşadıklarını yaşıyorsun. Bütün takımlar için söylüyorum. Transferlerde kazanmaya aç, hırslı, çıkış yakalamak isteyen futbolcular tercih edilmeli. Bu da transfer komitesinin işi.

Devler Ligi’nde son 16’ya kalan takımların dördü İspanyol ve İngiliz, üçü İtalyan ile Alman, iki de Fransız var... Portekiz’den, Hollanda’dan, Belçika’dan maalesef herhangi bir takım yok. Bundan sonra olması da mümkün değil. Geliyoruz UEFA Avrupa Ligi’ne oradaki görüntümüz de farklı değilki. Malatya, Beşiktaş, Trabzonspor’un durumu ortada. Öyle takımlarımız varki ülke puanını yükseltmek için ölüyoruz. Bu maçlara bile yedek takımla çıkıyorlar. Bana bu anlayış ters geliyor. Bir şeyin farkında değiller. Böyle gidersek Devler Ligi’ne katılmak için iki ön eleme maçı oynayacağız. Bu da ne demek biliyor musunuz, bir daha katılmamız mümkün değil. Tabii herkes benim gibi düşünmüyor.

Milli takım farklı
Bana sakın milli takımdan bahsetmeyin. Onlar bizim gururumuz. Oynayan futbolculara bakın, çoğu yurtdışında görev yapan isimler. Oranın disiplinini almışlar. Zaten futbollarıyla bunu farkettiriyorlar. Türkiye’de oynayan isimlerle kur milli takımı, bakalım EURO 2020’ye gidebilir miydik. Federasyon, A’dan Z’ye radikal kararlar almalı. Hiçbir kulübü düşünmemeli. Gerekirse birkaç sene Avrupa’ya gitmeyelim. Ama burada bir sistem kuralım. Bizde böyle bir sistem de yok. Şu hale bakın gücüme gidiyor. Kulüpler borç içinde yüzüyor, TFF borçlanma limitini daha da artırıyor. Eskişehirspor’un, Bursaspor’un ve Osmanlıspor’un puanları silindi. Peki günah değil mi bu takımlara.

Yazının devamı...

Buraya kadarmış!

12 Aralık 2019

Hiç ağlamaya, oflamaya, ağıtlar yakmaya gerek yok... Galatasaray, kurduğu kadroyla, sahaya koyduğu performansla Şampiyonlar Ligi’nde bu grubun en zayıf takımı görüntüsündeydi. Halbuki sezon başı transferler yapılırken hepimiz “Şampiyonlar Ligi kadrosu kurdular” diyorduk. İsim olarak da hakikaten kaliteli futbolcular... Ama maalesef Şampiyonlar Ligi’nin ilk raundu bitti, Süper Lig’in ilk yarısı bitiyor, o kaliteyi bugüne kadar görmedik...
Seri, Nzonzi, Belhanda... Ne veriyorlar takımlarına? Samimi olarak söylüyorum; Ayıp, hem de çok ayıp! Paris Saint Germain’dekiler de oyuncu... Ama onlardaki profesyenelliğe bak... Kockoca Neymar, Mbappe amatör futbolcular gibi mücadele ediyorlar. Sahada basmadık yer bırakmıyorlar. Hele tempoları, süratlari, ne söyleyeyim... Sadece Galatasaray için söylemiyorum. Türkiye’deki futboldaki karmaşa, sıkıntılar, hakaretler... Bizim hiçbir zaman futbol çizgimiz daha yukarıya çıkmaz... Biz alışmışız didişmeye... Adamların oynadıkları futbol bizden farklı... Biz model olarak onları seçmiyoruz ki... Türkiye’de birbirlerini yiyor şampiyonluğa oynayan takımlar... Sadece o kargaşa ile uğraşıyor, herkes... Avrupa’nın sıradan takımları bile bizim artık çok üzerimizdeler...
Emre Mor... Tamam Fatih Terim çaresizlikten oynatıyor. Ama biraz gayret göster be kardeşim... En azından kendini göster... Çizgide oynuyorsun etkisizsin, ortada oynuyorsun etkisizsin. Fatih Terim, oynatmadığı zaman bizler neden Emre’yi oynatmıyorsun diyoruz. Gördüğüm kadarıyla Emre’nin Galatasaray’a hiç bir katkısı olmayacak...
Ömer Bayrak Süper Ligde takımın atom karıncası... Dün gece ne kadar etkili olabildi? PSG ne kadar müsade ettiyse Galatasaray o kadar futbol oynayabildi. Fizik olarak, kalite olarak Paris Saint Germain’in çok gerisinde olan bir takım konumunda sarı-kırmızılılar... Bundan sonraki süreçte kesinlikle Fatih Terim’in işi Türkiye’de de çok zor. Bu takım nasıl toparlanacak, göze hoş gelen futbol oynayacak, Falcao düzelecek, gollerini atacak. Zor dostum zor!

Yazının devamı...

Ya Muslera olmasa!

8 Aralık 2019

Galatasaray, Alanyaspor gibi iyi bir takımı yenip üç puan alıyorsa tabiki başarılı.. Anlatmaya gerek yok, sarı-kırmızılılar sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Bir türlü ne istenilen futbolu oynayabiliyor ne de skor olarak maçı kopartabiliyor. Bu kesin. Ama buna rağmen zirve mücadelesi yapıyor.
Brugge maçını hatırlayın. Uzatmaların son dakikasına kadar Galatasaray öndeydi, sonuçta berabere kaldı. Başakşehir maçında yine iyi futbol oynadı, son dakikada yediği golle yenildi. Geçen hafta Trabzonspor karşısında verilmeyen penaltıya rağmen galibiyete yakın olan taraf Galatasaraydı.
Futbolcular kendilerini zorluyorlar ama kapasite bu kadar. Ömer oyundan çıkana kadar maçın en iyilerinden bir tanesiydi. Ama son 25 dakika o da eller yukarı dedi, fizik olarak oyundan düştü. Adem Büyük keza öyle... Son 20-25 dakika Lemina, Seri orta sahayı tamamen Alanyaspor’a bıraktı. İşin doğrusu Muslera kalesinde devleşmese, harika kurtarışlar yapmasa Galatasaray için can sıkıcı bir skor ortaya çıkardı. Bu da bir gerçek...
Hücuma çıkıyorsun, rakip 18’e kadar giriyorsun, arkadaşlarınla paslaşsan yüzde yüz gol pozisyonuna gireceksin. Ama malesef Lemina, Ömer, Seri, Nzonzi belki 30 top kaybettiler. O kaybettikleri toplarla da Alanyaspor gol pozisyonuna girdi.
Feghouli sakat, Babel sakat, Falcao yarı sakat, Andone sakat... Hepsinden önemlisi de Luyindama sakat. Luyindama oynadığı zaman Donk orta sahaya direnç katıyor. Şimdi mecburiyetten Fatih Terim de Donk’u stoper oynatıyor. Donk olmayınca da orta sahanın direci son 30 dakika düşüyor. Kulübede tekrar Galatasaray’ı ateşleyecek, orta sahada üstünlük sağlatabilecek oyuncu var mı? O da yok!
Devre arasına kadar artık Galatasaray iyi futbol oynadı, kötü futbol oynadı, bunların tartışmalarına hiç girmemek lazım. İstese de bundan fazla oynayamıyor. Ligin ilk yarısının bitmesine üç hafta var. Bu kalan maçları 9 puanla kapatırsa, devre arasında yaralarını sararak yine şampiyonluğun en büyük adaylarından biri Galatasaray olur ama rakibe bu kadar çok gol pozisyonu vererek bu hedefi gerçekleştiremez...
Alanyaspor’a gelince... Erol Bulut’u kutlamak lazım. Gerçekten takımına çok iyi futbol oynatıyor. Takımının kondisyonu en üst seviyede. Hücumcuları, orta sahası, defansı bütünleşmiş. Dün gece oynadıkları futbolla mağlubiyeti hak etmediler, bu kesin...

Yazının devamı...

Gomis ve Onyekuru dönmeli

6 Aralık 2019

Tuzlaspor ile oynanan kupa maçı Galatasaray için iyi bir gösterge oldu, bunun yaşanması lazımdı. Hepimiz Emre Mor, Taylan, Yunus, Jimmy Durmaz gibi isimler neden oynamıyor diye Fatih Terim’e baskı yapıyorduk. O da bu futbolcuları Tuzlaspor maçında sahaya sürdü. Sonuç ortada. Herkes şok yaşıyor. Bu şok sarı-kırmızılılar yenildi diye değil, o futbolcuların ne kadar sorumsuz, ruhsuz olduğunu gördükleri için...
Bir tek genç Emin göze battı. O da geleceğin Ozan Kabak’ı olacak. Tamam, bu futbolcular böyle. Peki Belhanda’ya, Emre Taşdemir’e, Nagatomo’ya, Seri’ye, Adem Büyük’e ne demeli... Galatasaray 30 milyon taraftarı olan çok büyük bir kulüp. O formayı giyme heyecanını yaşamayan hangi futbolcu olursa olsun, kulüp ne kadar zarar ederse etsin kesinlikle gönderilmeli. Belhanda ha bugün patlar, ha yarın patlar diye herkes bekliyor. Hoca, eleştirilerin çoğunu Faslı futbolcu yüzünden alıyor. Ama maalesef Belhanda’da aidiyet duygusu, sorumluluk duyguları sıfır. Hiç kusura bakmasınlar, Feghouli de aynı.
Gomis aklıma geliyor... Adam sahada bayıldı, üç dakika sonra ayıldı, ardından da gitti gol attı. Uzatma dakikalarında 60 metre top sürüp fileleri havalandırdı. Ve bugün o Gomis mesajlar gönderiyor tekrar Galatasaray’a gelmek için, hem de üç paraya. Onyekuru, Allah aşkına gözünüzün önüne getirin; nasıl bir hırsla, ruhla futbol oynuyordu. 15 milyon euroya Monaco’ya gitti, hocasıyla sorun yaşıyor. O da ‘Galatasaray formasını tekrar giymek istiyorum’ diye ortalığı ayağa kaldırıyor. Hiç kimseyle konuşmadım, ama bu iki isim kulübün imkanı varsa tekrar geri getirilmeli.
Ben ümidi kestim
Diagne için neler yapıldı, neler söylendi. Evet, adamın psikolojik sorunları olabilir. Ama rahat kafayla da hiçbir maça çıkmadı. İsim vermeyeceğim ama onu istemeyen bazı futbolcular bile vardı. Bugün Diagne bile takımda olsa Galatasaray en az dört maç daha fazla kazanırdı.
Falcao’dan ümidimi kestim. Fatih Terim kendisine ne kadar güvenir onu bilemiyorum. Gidecek mi, kalacak mı o da belli değil. Ama iki maç oynayıp yine sakatlanırsa Galatasaray bu seneye havlu atar. Adem Büyük ile Babel gol yollarında sarı-kırmızılıların sorununu çözemez.
Keşke bir imkan olsa da Gomis ile Diagne yan yana oynayabilse. Sonuçta devre arası transferleri Galatasaray için çok önemli. Ya yine zirveye oynayacaklar ve şampiyonluğun en büyük adayı olacaklar ya da bu sezona havlu atacaklar.

Yanal güvenmeli

Yazının devamı...

Daha fazlası olmuyor

2 Aralık 2019

Galatasaraylı futbolculara bakıyorsun, isim olarak neredeyse hepsi kaliteli. Ama sahaya koydukları performans, yaptıkları hatalarla bir türlü istenilen takım konumuna gelemiyor, çıtayı yükseltemiyorlar.
Trabzon zor bir deplasman. Bordo-mavililer gerçekten iyi mücadele ediyor. Neredeyse takımın yarısı savaşıyor. Çok iyi golcüleri var. İki tane beki, stoperleri kesinlikle hata yapmıyor. Sosa zaten takımın beyni. Trabzonlular bütünleşmiş. Neredeyse golü atacak futbolcuları bile belli, o da Sörloth. Gerçekten iyi bir santrfor.
Sarı-kırmızılıların yediği gole bakıyorsun, öyle bir adam paylaşımı yapıyorlar ki komedi. Sörloth gibi hava toplarına hakim bir futbolcuyu bomboş bırakıyorusn. Bir olmadı, iki olmadı, üçüncüde topla buluşunca da golünü attı. Galatasaray böyle goller yememeli. Hücum bölgesine bakıyorsun, Ömer Bayram’a sözüm yok, elinden geldiğince mücadele ediyor. Hele dün gece karşısındaki Yusuf ve Pereira, ikisi de sert futbolculardı. Ömer’e pek boş alan bırakmamalarına rağmen, yine de çocuk elinden geleni yaptı. Adem markajdan kurtulamadı.
Yani inanın Diagne gibi bir santrfor bile olsa Cim Bom’un oyun şekli değişir, daha etkili olur. Geçen sene bunu gördük ama şimdi bundan fazla olmuyor. Andone sakat, Falcao sakat, Babel cezalı. Bir tek Adem’e kalıyorsun. O çocuk da elinden geleni yapmaya uğraşıyor.
Belhanda, bir tane büyük maçta da parla, olumlu bir şeyler yap! 10 numara futbolcu, yetenekli futbolcudur ama Faslı oyuncu yapamıyor. Fizik gücü de rakiple mücadele etmeye bir yere kadar yetiyor. Öyle bir gol pozisyonuna girdi ki, 10 numara forma giyen oyuncu o topu aşırıp gol yapacak. Ama Belhanda ne kadar zorlarsan zorla bundan fazlasını yapamıyor.
Trabzonlu futbolcuların mücadelesine bakıyorum, Galatasaraylıların çoğu o konumda olmamasına rağmen yine de bilhassa ikinci yarı resmen sahada savaştılar. Jimmy Durmaz ile gol pozisyonuna girdiler. Emre Mor’un pozisyonu penaltı açısından tartışılır bir pozisyon. Buna rağmen Nagatomo’nun golüyle maç berabere bitti.
Bu kadronun daha fazlasını yapması mümkün değil. Devre arasına kadar bu şekilde gidecek. Gidenler gelenler olacak, ikinci yarı daha güçlü bir Galatasaray seyredeceğiz. Sonuçta böyle zor bir deplasmandan bir puanla dönmek bana göre başarıdır.

Yazının devamı...