Galatasaray ezip geçti

29 Kasım 2020

Galatasaray dün gece Rizespor karşısında son yılların en iyi futbolunu oynadı. Mücadele, kazanma hırsı, sahada bütünleşme hepsi kusursuzdu. Takımda görevini yapmayan bir tek futbolcu yoktu. Düşünebiliyor musunuz, Rize çok güçlü bir takım. Böyle bir ekibe karşı deplasmanda çok net yedi gol pozisyonuna giriyorsun, bir topun da direkten dönüyor. Gerçekten iyi Avrupa takımlarının düzeyinde bir futbol ortaya koydu Fatih Terim’in öğrencileri.
Diagne’yi hep haklı olarak eleştirdik. Ama bu karşılaşmada ‘ben de bu takımın bir parçası olmak istiyorum’ mesajı verdi, üç gol attı. Arkadaşlarıyla sahadaki uyumu tek kelimeyle harikaydı. Böyle devam ederse sarı-kırmızılılar için büyük kazanç olur. Aynı şekilde Oğulcan, ufak tefek eksikleri de olsa gençliği, dinamizmi, arkadaşlarıyla uyumu ile o da takımına büyük katkı sağlayacak. Çok değil, kısa zamanda Taylan Antalyalı gibi Oğulcan’ın da parlayacağını düşünüyorum.
Emre Akbaba, Emre Kılınç, Rizespor karşısında daha aktiftiler. Çok mücadele ettiler. Orta sahada rakibe hiç boş alan bırakmadılar. Bilhassa Taylan’ın futbolu her hafta büyüyor. Arkadaşlarından ayırmak istemiyorum ama yine de sahanın en iyilerinden biriydi diyebilirim. Emre Taşdemir ve Linnes kusursuz bir futbol oynadılar. Hücuma çıktılar, o iki kanadı da rakip futbolculara kapadılar. Süratli ve hızlı futbol oynayan Rizespor’un, boş alan bulup hücuma çıkmasına müsaade etmediler.
Marcao bütün sıkıntılarını atmış, farklılığını maç süresince gösterdi. Tek boş hamlesi olmadı. Bütün ikili mücadeleleri kazandı, resmen defansında devleşti. Bunun içine Donk’u da koyuyorum. Marcao ile beraber, ne yalan söyleyeyim Luyindama’yı aratmadı. Bunun yanında Fatih Terim, kısa bir süre de olsa Sekidika’yı oyuna aldı. Artık Nijeryalı futbolcu da Galatasaray’ı hazmetmiş ve etkili oynamaya başlamış. Biraz şansı olsaydı, gol de atabilirdi. Yine son dakikalarda oyuna giren Kerem de hazır bir görüntü verdi.
Her gün Cim Bom’a gelecek transferlerden bahsediyoruz. Ama bu şekilde bu gençler formayı kapmak için savaşırsa, bırakın bu seneyi, Galatasaray’ın uzun seneler transfere ihtiyacı kalmayacak. Demek ki Terim yeni bir sayfa açıyor.
Sonuçta bir çok eksiğine rağmen, bu kadar etkili iyi futbol oynuyorsa bu takım, demek ki diğer futbolcular da gelince artık başka şeyler konuşacağız. Son sözüm de, Galatasaray doğru yolda olduğunu herkese gösterdi.

Yazının devamı...

Galatasaray’a ihanet ediyorlar

27 Kasım 2020

Ben bu tür yazılar yazmayı çok sevmem. Ama artık öyle bir noktaya geldik ki dayanılacak gibi değil...
Bu Falcao kalp krizi mi geçirdi, yoksa organ nakli mi yaptırdı! Bırakın sahada goller atmasını, idmana bile çıkmıyor. Gerçekten hafta sonu oynanacak Çaykur Rizespor maçında olmayacağı açıklanınca çok sinirlendim.
Aynı durum Diagne için de geçerli... Bonservisine fazla para verdiler, fazla maaş alıyor... İşin bu noktasında değilim. Galatasaray yöneticileri, Senegalli golcüyü transfer ettiler. Parayı kimsenin tartışmasına gerek yok. O zaman attığı gollerle, fizik gücüyle bu parayı hak ediyordu. Burada önemli olan Diagne şu anda ne yapıyor, kulübe nasıl bir katkı veriyor...
Evet en kolay iş Fatih Terim’i eleştirmek. Hadi bakalım bu futbolcuları dünyanın en iyi hocası gelsin oynatsın, nasıl oynatacak? Satmaya kalksan satamıyorsun, alan yok. Geçen sezon olacak iş mi? Club Brugge, Paris Saint Germain maçında penaltı kazanıyor ve kaptan atışı kullanmak için hazırlanıyor. Diagne ise kendisini itiyor ve ‘ben atacağım’ diyor. Kaptan, olay yaşanmasın diye sesini çıkarmıyor. Diagne de topu dışarı atıyor. Daha sonra soyunma odasında olay çıktı. Bunun sonucunda da Senegalli futbolcuyu oradan kovdular. Milli takım hocası ise onu takıma almıyor. Diagne’nin düzelmek için en ufak bir gayreti yok.
Hadi Falcao 35 yaşında, son dönemini yaşıyor. Diagne en verimli olacak yaşında. Ama hiçbir katkısı yok, hiçbir gayreti yok. Galatasaray son senelerde yaptığı transferlerin hiçbirinden yararlanamadı, bu bir gerçek. Ben transfer kavgalarının hiçbirine katılmıyorum. Futbolcu Florya’ya adım atıyorsa onu Fatih Terim de, yönetim de istiyordur. Bütün kiralanan futbolcular, bonservisle alınan oyuncular hiçbiri verimli olamadı.
Bu seneki transferlere de bakıyorum. Emre Akbaba’ya umut bağlıyorsun, tribünler de seviyor. Ben onda en ufak bir ışık göremiyorum. Emre Kılınç’tan çok umutluydum. Onun da beklenen katkısı yok. Ömer Bayram da sıfır çekiyor. Şu anda Galatasaray takımının olmazsa olmazı Arda Turan, Taylan ve Belhanda... Bir de bunlara kaleci ve iki stoper eklenebilir. Sarı-kırmızılılar başka Taylanlar bulup almalıydı. En büyük sorun da Galatasaray’a gelen futbolcunun imzayı attıktan sona hedefi bitiyor, “Ben nasıl olsa bu büyük kulübe geldim. Oynasam da oynamasam da oluyor” diyor.
Bu düşünceyi yönetim ve Fatih Terim birleşerek bitirecekler. Şu durumda herkes umutsuzluğa düşüyor, taraftara yazık oluyor.

Müthiş bir derbi olacak

Yazının devamı...

Şu hale bakın!

24 Kasım 2020

Galatasaray’ın kazanmaya mecbur olduğu bir maçtı. Şampiyonluk yarışının içinde olmak istiyorsan kendi sahanda galip geleceksin. Şu hale bakın... İlk yarıda en az beş tane yüzde yüzlük gol pozisyonuna giren bir Galatasaray var. Son vuruşlara dikkat edin. Çoğu da kalecinin kucağına gitti.
Her şeyden önce sarı-kırmızılı takım rakip ceza sahasına giderken çok yavaş hareket ediyor. Rakip kim olursa olsun toparlanıyor. Öncelikle Donk... Evet, çok iyi bir futbolcu. Ama topu oyuna sokarken neredeyse mevsimler değişiyor... Aynı şey Emre Akbaba için de geçerli. Tamam Emre’yi taraftar çok seviyor. Ayrıca ağır sakatlık da yaşadı. Fakat son vuruşları gerçekten ona yakışmıyor.
Linnes diyoruz... O da bir yere kadar. Oğulcan on birde ilk kez sahaya çıktı, elinden geleni de yaptı. Kolay değil, Anadolu takımından gelip birden bire büyük takım forması giymek. Emre Kılınç... O da becerilerini sahaya koyamıyor. Hocası ve taraftarlar ondan daha fazlasını bekliyor. Diagne, Galatasaray’ın golcüsü. Ama son vuruşları etkisiz.
Bazen düşünüyorumda Fatih Terim’in de yapacağı fazla bir şey yok. Kalite bu kadar. Belhanda olmayınca, forvetle orta sahanın bağlantısı da kopuyor. Bilemiyorum, sakatlar gelince, korona testleri pozitif çıkanlar dönünce ne olur. Tabii ki bundan daha iyi olur. Ama sıkıntı büyük.
Kayserispor 10 kişi kaldığında golü buldu. Ve gol bağıra bağıra geldi. Bu yaşananlara Terim’in de büyük tepki göstereceğinden eminim. Galatasaray’ın en büyük sorunu, kiminle oynarsa oynasın, rakibi kadar mücadele edemiyor. Kayserispor daha fazla koştu, mücadele etti. Samet Aybaba’yı kutlamak lazım. Böyle bir kalitede takıma üst seviyede savaşmayı aşılamış.
Belhanda’nın forma giymediği gün Feghouli sahneye çıkar diyordum. Onun da futbolu papatya falı gibi. Ne zaman takımını sırtlayacak, ne zaman takımına katkısı olacak belli değil. İstikrarı hiç yok. Allah nazardan saklasın Taylan’a bir şey olmasın. Onun sahaya koyduğu mücadeleyi, hırsı arkadaşları koyamıyor. Dilerim Taylan sakatlık falan yaşamaz, virüse yakalanmaz. İki hafta oynamasa Galatasaray’daki sorunlar çok daha büyük olur.
Sonuçta kendi düşen ağlamaz. 4-5 farklı kazanabileceğin maçı, rakip yarım saat 10 kişi oynamasına rağmen kazanamıyorsan demekki fazla söylenecek söz yok.

Yazının devamı...

Bundan büyük fırsat olmaz!

20 Kasım 2020

Şampiyon olmak için sezon başında program yapıyorsun, kadronu kuruyorsun. Tabii transfer yaparken mali konularda UEFA ve TFF’nin kriterlerine uyuyorsun, bu yüzden de istediğin isimlerin hepsini kadrona katamasan da zirve yarışının içinde kalmak adına savaş veriyorsun...
Galatasaray’a bakıyorum, Sivasspor maçında göze hoş gelen, mücadeleci bir futbol oynadı. Şimdi bu takımda Arda, Babel, Omar, Belhanda ve Okan’ın Kovid-19 testleri pozitif çıkıyor. Luyindama ve Etebo ise milli takımlarında sakatlandılar. O yüzden bu hafta onlar da yok. Bütün yapılan planlar, programlar artık hepsi çöpe gidiyor.
Buna rağmen tabii ki yarışma devam edecek. Sarı-kırmızılılar da bunun içinde olacaklar. Ancak Fatih Terim’in işi daha da zorlaştı. Şimdi kadroda şans bulamayan Emin, Oğulcan, Kerem ve Sekidika forma giyecek. Bu şansı iyi kullanabilirlerse hem kendileri kazanacak, hem de Galatasaray...
Bunun gerçekleşmesi için tek şart var. Şans bulan isimlerin yüreklerini sahaya koymaları gerekir. En üst seviyede mücadele edemezlerse hem takım, hem de kendileri kaybedecek.
Eminim Fatih Terim bu futbolcuların beynini yıkıyordur. Zaten kendileri kötü performans gösterecek olsalar Galatasaray’a transfer edilmezlerdi. O zaman bu şansı iyi değerlendirip kendilerini göstermek zorundalar.
Şu dört hafta Galatasaray’ın ligdeki konumunu belirleyecek. Fenerbahçe’nin kadrosu çok zengin. Başakşehir’in de... Bir sürü olumsuzluklara rağmen Sergen Yalçın da yarışın içinde kalmak için her şeyi yapıyor. O zaman Galatasaray’da da bu futbolcuların kendilerini gösterme zamanı gelmiştir.
Kafama takılan diğer bir konu ise 14 futbolcuyu sahaya çıkaramayan takım hükmen yenik sayılacakmış. Bu kararı kim alacak bilmiyorum. O zaman hükmen kaybetmemek için ne yapacak hocalar? Virüslü futbolcuyu sahaya mı sürecek. Böyle kararlar alınacaksa, Süper Lig’deki bütün takımların hocalarına danışılmalı. Üstüne basa basa söylüyorum, futbolumuz için en doğru kararları teknik direktörler masaya koyacaktır. Tabii bu ne kadar gerçekleşir orasını bilemiyorum. Koca bir soru işareti var.

Çok yazık, küme düştük

Yazının devamı...

Seçim kararı geç alındı

13 Kasım 2020

Galatasaray’da kaos hiçbir zaman bitmez! Ben artık böyle düşünüyorum ve ciddi ciddi buna inanıyorum.
Herkes Başkan Mustafa Cengiz’in seçime gitmesini istemiyor muydu? Gereğini yap denilmiyor muydu? Şimdi ne oldu! Başkan seçim kararı alınca bu sefer geriye çarklar başladı. Cengiz’e, “Neden seçim kararı aldın?” diye soruyorlar.
Yönetim olarak neredeyse sıfırlanan bir kulüp nereye kadar gidebilirdi. Duyuyorum, görüyorum bütün yöneticiler hepsi bir yere kaçıyor, hiç kimse ortaya çıkmıyor. Bunun için seçim kararı geç olsa da doğru bir karardır. Dernekler Masası seçime müsaade edecek mi? Şimdi bir de bu sorun çıktı. Ama ben öyle tahmin ediyorum ki Başkan Mustafa Cengiz bunu iyi araştırmadan böyle bir şey açıklamazdı.
Şimdi de kendisi aday olacak mı, olmayacak mı tartışması başladı. Galatasaray için güzel şeyler yaptı, kulübü bataktan kurtardı. Şu salgın çıkmasaydı ve taraftar maça gelebilseydi geçen sezon daha başarılı olacaklardı. Maddi olarak da bu kadar sorun yaşanmazdı. Artık olanlar oldu. Bugün Barcelona, Arsenal gibi dev kulüpler bile maddi konularda ciddi kaos yaşıyorlar. Aynı sıkıntıları Galatasaray da yaşıyor. Bu sorunlar ortaya çıkmasaydı Başkan Cengiz daha da başarılı olacaktı.
Sonuçta öyle ya da böyle... Bu gemi yürüyecek. Başkan Cengiz’in artık iyi bir iz bırakmışken ‘tekrar aday olayım’ düşüncesine girmemesi lazım. Şimdi görüyorum, adaylar teker teker çıkmaya başladı. Önce şunu söyleyeyim, seçimle gelecek her isme saygı duymak gerekiyor. Başkan olarak kimi seçerlerse seçsinler kongre üyelerini de eleştirmemek lazım.
Ama Burak Elmas’a ayrı bir parantez açmak lazım. Aldığım duyumlara göre çok güçlü bir kadro oluşturuyor. Hepsi kaliteli insanlar. Kendisinin daha önceden yöneticilik tecrübesi de var. Elmas bu seçime iyi hazırlanıyor. Aynı şekilde Metin Öztürk de düzgün bir insan. Ama Burak Elmas’ın bir adım önde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ne diyelim, Galatasaray için hayırlısı olsun. Bir tek dileğim var, bundan sonra gelecek ismi o muhalefet grubu dediğimiz kişiler inşallah yıpratıp, çalışamaz duruma getirmezler.

Hırvatistan’ın sorumsuzluğu

Yazının devamı...

Galatasaray gözdağı verdi

9 Kasım 2020

Son iki haftadır galip gelmesine rağmen oynadığı futbol göz doldurmamıştı Galatasaray... Ama dün gece 70 dakika gerçekten sahanın her yerinde basan, yardımlaşan, bir bütün olarak mücadele eden bir takım vardı sahada...
Buna rağmen defansta yine bilhassa Marcao’nun hataları, yenen goldeki yer tutuş. maçtaki o güzel futbol defolarıydı. Ne olursa olsun son 15 dakika sarı-kırmızılılar birden oyundan düştü. Sivasspor ilk golünü buldu, beraberlik sayısını da atabilirdi. Demek ki Galatasaray tam olarak şu anda hazır değil, ama bilhassa kaptan Arda’nın oyunu, Feghouli ve Belhanda’nın iyi mücadelesi, Taylan’ın ve Emre Kılınç’ın olağanüstü futbolu, Babel’in yoruluncaya kadarki performansıyla Falcao ve Diagne’yi aratmaması gerçekten Galatasaray adına ilerisi için umut vericiydi.
Taraftarların karamsarlığa gerek olmadığının ispatıydı dün gece. Kim ne derse desin Sivasspor iyi bir takım. Ve Galatasaray deplasmanda oynamasına rağmen iki gol atıp, 70 dakika sahaya ağırlığını koyabiliyorsa bu gerçekten büyük başarı...
Omar kaç haftadır dökülüyor. O da bu sefer parladı, görevini eksiksiz yaptı, hücuma çıktı ve rakibini yıprattı. Burada Feghouli’nin Omar’a, Arda’nın da Emre Taşdemir’e yardımcı olması önemliydi. Taylan takım ortak hareket edince her zaman sağında, solunda pas verecek isimleri buldu. Hem daha önceki maçlarda olduğu gibi kendini parçalamadı, hem de oyunu başlatan futbolcu olarak takımına büyük katkı sağladı.
Okan Kocuk çok iyi bir kaleci mi? Değil... Hatalar tabii ki yapacak. Ama bunların sonrasında o da iyi bir kaleci olacak. Sivasspor’un attığı golde kalede Muslera olsa öyle bir gol olmazdı. Fatih Terim’in yedekte oturttuğu futbolcuların biraz daha gayretli olması lazım. Oyuna girdikleri zaman arkadaşlarına daha çok yardımda bulunmaları gerekir. Ben Ömer’in geçen seneki futbolunun daha yarısına yaklaşamadığını düşünüyorum. Evet milli takıma alınabilir. Ama bu Galatasaray’da harika oynuyor anlamına gelmesin, Ömer de havalara girmesin.
Emre Akbaba daha sakatlıktan kurtulamadı. Bu yüzden tedirgin... Bir şeyler yapmak istiyor. Ama şu anda bu yetersiz. Aynı durum Diagne için de geçerli. Türkiye’de gol kralı oldu, geçen sezon Belçika’da olaylar yaşadı ve şimdi forma şansı bulduğu zaman iyi değerlendiremiyor.
Fatih Terim, Babel’e daha çok güvenmekte haklı. Diagne’nin biraz daha temposunu artırması lazım. Sonuçta Galatasaray 70 dakika oynadığı iyi futbolla rakiplerinin puan kaybettiği haftada gözdağı verdi.

Yazının devamı...

G.Saray böyle gitmez!

6 Kasım 2020

Çözülmeyecek bir sorunu yok Galatasaray’ın... Ankaragücü maçına bakıyorum, ilk yarıda çok kötü oynayan bir takım. Son 25 dakikada ise Arda ile Feghouli oyuna giriyor, Babel ortaya geçiyor ve takım toparlanıyor. Sorun defansta değil, ileri uçta.
Solda Babel, sağda Emre Kılınç, santrforda ve onun arkasında kim oynuyorsa rakibe baskı yapamayınca, Galatasaray’ın kalesinde tehlikeler oluşuyor. Önde oynayan futbolcuların fizik gücü, mücadelesi yetersiz kalıyor. Buna Emre Kılınç da dahil. Emre, kaleye dikine giden bir oyuncuydu. Ama şimdi maalesef bütün yeteneklerini, gücünü kaybetmiş görünüyor.
Peki, Arda ve Feghouli 90 dakika oynadıkları zaman neden bu baskıyı yapamıyorlar? Ömer Bayram ile Etebo, hatta bu iki ismin yanına Omar’ı da koyabiliriz. Neden istikrarları yok? Bir maç iyiler, ikinci maç kötüler. En büyük sorun da top defanstan çıkıyor, orta sahaya geliyor, buradan tekrar kaleciye geri dönüyor. Saracchi, Omar, Marcao ve Luyindama bunu maç boyunca 30 kere tekrarlıyorlar! Önlerinde boş alan var, gitmiyorlar. Orada rakip futbolcularla mücadeleye girmeyip, kalecilerine dönmeyi tercih ediyorlar.
Evet, takımda yaşlı futbolcular var. Bunların mücadele güçleri iyi olsa zaten sorun yaşanmayacak. Bu oyuncular ya fizik güçlerini artıracak ya da Fatih Terim’in 5 oyuncu değiştirme hakkı var. O da yeni alternatifler çıkarıp bunu kullanacak. Hoca bunu yapar mı? Tabii ki yapar. Türkiye’nin en tecrübeli hocası Fatih Terim... Muhakkak buna bir çare bulacak. Çünkü bundan sonraki maçların hepsi kader maçları olacak. 2-3 maç daha Galatasaray kaybederse lige havlu atar.
İkinci büyük problem de her gün medyada çıkan ‘Devre arası 12 futbolcu gönderiliyor, onların yerine Onyekuru, Seri ve Rodrigues geliyor’ haberleri.... Bu haberler periyodik olarak sayfalarda, bültenlerde yer alıyor. Ve işin en kötüsü yöneticilerin hiçbiri bunların önünü kesmiyor. Galatasaray’ın internet sitesi yok mu, televizyonu yok mu? Neden bu kanallardan yalanlama yayınlayarak futbolcuların moralini bozacak bu haberlere bir son verdiremiyorlar!
Bu konuda Fatih Terim en son konuşacak insan. Ama Galatasaray zarar görüyorsa, yöneticiler hiçbir şey konuşmuyorsa, Terim’in bu olaya el koyması lazım. Bunlar halledilmeyecek sorunlar değil. Benim tanıdığım hoca, bu problemleri üç gün içinde bitirir. Sorunlar da ortadan kalkar.

Başakşehir ile gurur duyduk

Kim ne derse desin... Yeni dönemin en iyi üç hocasından birisi Okan Buruk... Manchester United’ı o kadar güzel analiz etmiş ki yeri geldi kapandı, yeri geldi kontrataklara çıktı ve rakibe hiç boş alan bırakmayarak, İngiliz devini devirdi.

Yazının devamı...

Galatasaray toparlanıyor

1 Kasım 2020

Kolay değil, üst üste mağlubiyetler alıp, Avrupa kupalarından da elenirsen, takımın morali de, motivasyonu da sıfır olur. İyi futbol oynamasan da geçen hafta Erzurumspor karşısında üç puanı aldın. Dün gece bilhassa ilk yarı çok kötü futbol oynamana rağmen uzatmalarda Babel’in attığı golle öne geçtin.
İkinci yarı daha derli toplu, hücumu düşünen, pozisyona da giren bir Galatasaray vardı. Bunun da tek sebebi Diagne’nin sahada kaldığı sürece takımını bir kişi eksik oynatması. Ne zaman ki Senegalli forveti Fatih Terim kenara aldı, o zaman takım rahatladı. Diagne herhalde Galatasaray’ı kafasından silmiş. Sakın bana hiç kimse bu oyuncuya top gelmediğini söylemesin. Evet top gelmiyor ama bütün futbolcular bile mücadele ederken, kendisi 10 metrelik alanda en ufak bir gayret göstermiyor.
Her şeyden önce oyuna motive değil. Bunu herkes görüyor. Kim ne derse desin, Falcao çok büyük futbolcu. Erzurumspor maçında geçen hafta haksız yere oyundan atıldı. Dün de gol yollarında en büyük eksik Kolombiyalı santrfordu.
Omar ilk maçlarında çok tempoluydu, başarılıydı. Hücuma çıkıp isabetli ortalar yapıyordu. Şimdi bakıyorum milli maçtan döndüğünden beri, o futbolcu gitmiş yerine başka bir oyuncu gelmiş. Hücumda bir tek olumlu ne pası ne de ortası var. Herhalde düzelecektir. Ankaragücü karşısında ev sahibi ekibin iyi oynayamamasının en önemli sebeplerinden bir tanesi de Belhanda’nın sakat oluşuydu. Artık Faslı futbolcuyu eleştirmeyi herkes bırakmalı.
Terim’in elinde o kalitede, o yetenekte başka futbolcu yok. Belhanda’yı da, Feghouli’yi de kazanmak mecburiyetinde. Feghouli dünkü maçta oyuna girdikten sonra takım çok net üç gol pozisyonu buldu. Bunların ikisini Cezayirli futbolcu gole çeviremedi ama takımın oyununa kalite getirdi. Şu an için takımdaki en büyük sorun pas hataları. O kadar çok rakibin ayağına top atıyorlar ki, buna kaleci Okan Kocuk da dahil oluyor. Rakip takıma öyle bir pas verdi ki, Bolingi biraz isabetli vursa Ankaragücü’ne gol kazandıracak.
Yalnız maçın skoruna bakıp hiç kimse aldanmasın. Ankara’nın sarı-lacivertlileri gerçekten hırslı, rakibine basan, gol arayan bir futbol oynuyor. İyi bir golcüleri olsa çok rahat sonuca da gidebilirler. Türk Telekom’da Cim Bom karşısında berabere de kalabilirlerdi, galip de gelebilirlerdi. Ama başa baş ezilmeden, futbol oynadılar.

Yazının devamı...