Mutlu Galatasaray, PSV’yi eler!

2 Temmuz 2021

Galatasaray’da artık yeni bir sayfa açıldı. Başkan Burak Elmas mutlu, Teknik Direktör Fatih Terim mutlu, taraftar da mutlu... Yani problem kalmadı. Bunu zaten Terim’in yüz ifadesinden anlıyoruz. Geçen sezon maçları buz kovasının üzerinde takip ediyordu! Bu da benim çok gücüme gidiyordu. Şimdi ise Dinamo Bükreş maçında gördük ki doğru dürüst bir koltukta oturuyor.
Her şeyden önemlisi Başkan Elmas ile Terim tek vücut olmuşlar. Bu da Galatasaray’da bundan sonra güzel şeylerin yaşanacağının habercisi. 20 Temmuz’da PSV ile Şampiyonlar Ligi ön eleme maçı var. Birçok da ağıt yakanlar var, neden transferler geç kalıyor diye. Önce şunu söyleyeyim Galatasaray’ın zaten iyi bir kadrosu var. Bu kadro geçen sezon sorunlar yüzünden gerçek gücünü sahaya koyamadı. Şimdi ise sorun kalmadı ve takıma Aytaç gibi, Alpaslan gibi çok kaliteli iki yerli futbolcu da alındı. Bu isimlere yenileri de tabii ki eklenecek.
Ama 7 Temmuz’da UEFA’ya bildirilecek listeye yeni transferler yetişir mi, yetişmez mi orasını bilemiyorum. Yetişmese de bu kadronun, Fatih Terim’in tecrübesiyle PSV’yi eleyeceğini düşünüyorum. Florya’da futbolcular kıran kırana idman yapıyorlar. Çıtalarını her geçen gün daha da yükseltiyorlar. PSV maçına daha yirmi gün var. O tarihe kadar takımın futbol çıtası daha da yukarıya çıkacak.
Yeni isimler gelse bile bu maçta çok katkı verebileceklerini düşünmüyorum. Tabii ki hem Avrupa, hem lig, hem de Türkiye Kupası için geniş bir kadro şart. Ben Başkan Burak Elmas’ın gereksiz baskılar yapılmazsa doğru, iyi transferlere imza atacağını düşünüyorum. Şu anda Galatasaray öyle bir süreç yaşıyorki oyuncu alımında rahatlaması için gönderilecek isimlerden biran önce kurtulması lazım. Bu futbolcuları satmadan Başkan Elmas transfer anlamında önünü görmesi mümkün değil.
Sonuçta taraftara büyük iş düşüyor. Başkanlarına destek olmaya devam ederlerse, Fatih Terim de Florya’daki huzurlu ortamı devam ettirirse çok değil, bir kaç ay sonra ben Galatasaray’ın çehresinin olumlu anlamda değişeceğini düşünüyorum.

Trabzon geliyor!
Abdullah Avcı, hayran olduğum bir hocadır. Geçen sezon Trabzonspor’a gitti. Ve bordo-mavili takımda kolay kolay hiçbir hoca bu kadar uyum sağlayamaz. Takıma oynattığı futbol, oyuncularla uyumu... Kısıtlı kadrosu olmasına rağmen Trabzonspor taraftarını başka hayallere götürmeyi başardı.

Yazının devamı...

Galatasaray’a oksijen geldi

25 Haziran 2021

Önce yeni Başkan Burak Elmas’ı kutlarım. Kendisini çok iyi tanırım; adam gibi adamdır. Pırıl pırıl bir beyni vardır, sevecendir. Her şeyden önemlisi de adaletli bir insandır.
Seçimlerde Allah, Galatasaray’ı korudu! Öteki adayların hiçbiri kulübün içinde barışı sağlayamazdı. Ama şimdi Elmas; taraftarı, camiayı, 30 milyonluk büyük bir aileyi tek vücut yaptı. Ve Burak Elmas’ın yaşı 47, uzun seneler kulübe hizmet edecek. Peşin peşin söylüyorum, Galatasaray’ın tek patronu Burak Elmas’tır, başkan ne derse o olur.
Eski Başkan Mustafa Cengiz’in hataları oldu, kabul ediyorum ama kulübü için de o kadar faydalı işler yaptı ki, hem de çok zor şartlarda. Bir kişi teşekkür etmedi. Gerçekten yerden yere vuruldu. Burak Başkan kendisine hizmetlerinden dolayı teşekkür edip kucaklayarak sarı-kırmızılılarda yeni bir sayfa açtı. Artık kin, nefret kusan ve kavga çıkaran insanlar acımasızca eleştirilecek, ilk eleştiren de ben olacağım.
İletişim tamamen değişiyor. Kulübün basın sözcüsü olacak. Tabii ki başkan istediği zaman konuşacak ama başkanın görevlendirdiği bir tek kişi kulüp hakkındaki bilgileri, kulübün düşüncelerini basınla paylaşacak. Artık herkes istediği gibi tweet atıp tribünlere oynayamayacak. GSTV’de büyük sorunlar vardı. Televizyonun müdürü Bahri Havadır kardeşim resmen boğuşup savaş veriyordu. Gene de televizyon çok eleştiriliyordu. Bütün taraftarlar haber alamamaktan, kendi televizyonlarında futbolcuları daha çok görememekten şikayet ediyordu. Şimdi başkanın GSTV’ye daha rahat çalışma olanağı yaratacağını düşünüyorum.
Fatih Terim’in Florya ve oyuncularla ilgili daha çok röportajlar, görüntüler verdireceğini tahmin ediyorum. Taraftarın da istediği zaten bu. Hepsinden önemlisi de transferler... Artık Cim Bom’un geleceğine yatırım yapılacağına, genç futbolcular transfer edileceğini, başkan olsun Fatih hoca olsun zaten deklare ediyorlar. Ben çok yakında taraftarı da rahatlatacak 3-4 transfer yapılacağını duyuyorum. Tabii bu arada gönderilmek istenen futbolcular var. Dünya para alıyor ve gitmek istemiyorlar. Ama çare yok, onlar öyle ya da böyle temizlenecek.
Bunlar kolay olmuyor. Her şeyden önce taraftarın başkanına ve hocasına yardımcı olması lazım. Artık klavyenin başına geçerek sadece eleştiriyi bırakıp kulüplerine daha çok sahip çıkma zamanı geldi. Ben başkanla yenilenmiş Fatih Terim ile Galatasaray’ın huzur içinde çok daha başarılı olacağını düşünüyorum.

Aziz başkanı kızdırmışlar!

Yazının devamı...

Galatasaray böyle gitmez

18 Haziran 2021

Uzun senelerdir Galatasaray’ı takip ederim. Hiçbir seçimde bu kadar kargaşa, belden aşağı vurma, adayları itibarsızlaştırma görmedim. Gerçekten görüntü o kadar kötü ki başkan adayları ve taraftarların bir kısmı bunun farkında bile değil...
Herkes birbirinin açığını arıyor ve tam olarak doğruları bilmeden aşağılamaya çalışıyor. Ben bu konulara girmek istemiyorum. Bildiklerimi yazarsam gerçekten adayların birçoğu esas o zaman yıpranır. Başkanlar kulüplerin lideridir. Genel kurul üyeleri kimi başkan olarak seçerse herkesin ona saygı göstermesi gerekir. Ama maalesef son senelerde Galatasaray’da bu böyle olmuyor.
Kim başkanlık koltuğuna oturduysa iyi, kötü kulübe hizmet ettiyse, o yerden yere vurulup, aşağılanıyor. Bu gidişat hiç iyi değil. Bütün adayların aklını başına toplaması lazım. Kulübün menfaati için bu şart. Bugün rakiplerine yaptığın yarın senin başına gelir. Bu gidişat onu gösteriyor. Ve bundan kurtuluş yok gibi görünüyor.
Her şey pamuk ipliğine bağlı. Transfer yapıyorsun, bir grup taraftar ‘Büyük başkan’ diyor, diğer grup ise ‘Bu futbolcu alınır mı’ diyip seni yerden yere vuruyor. Bu düzen Galatasaray’da değişmeli.
Kulübün içini bilen taraftara sözüm yok. Ama bilmeyenler yara açmak, kaos yaratmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Beş başkan adayına da herkes saygı göstermeli. Kendilerine güvenmişler, aday olup o cesareti göstermişler. Neden böyle düşünülüyor?
Galatasaray’da yarın seçim olacak. Başkan kim seçilirse seçilsin bu eleştiriler artarak devam edecek. Buna adım gibi eminim. Soruyorum size burada kaybeden kim olacak? Kulübün o kadar çok sorunu var ki anlatmakla bitmez. Her şeyi ‘toz pembe’ gösterenlere ben katılmıyorum. Bakın göreceksiniz seçilecek olan başkanın işi gerçekten çok zor olacak.
Diğer bir konu ise Fatih Terim... Terim ile her başkan çalışmak ister. Hoca bu kulübün sembolüdür, anlaşacağı isimler vardır, anlaşamayacağı isimler vardır. Ama kendisini seçim malzemesi gibi göstermek gerçekten hoş olmadı ve kulübü fazlasıyla yaraladı. Ben yine söylüyorum, Terim’in ille de takımın başında kalma heveslisi olduğunu hiç düşünmüyorum. Hatta seçimden sonra ‘Ben bu sene çalışmak değil, dinlenmek istiyorum’ bile diyebilir. Herkes buna hazırlıklı olsun.

Yazının devamı...

Önce sportif başarı

11 Haziran 2021

Galatasaray’da seçime bir hafta kaldı. Beş adaydan biri kazanacak ve dalgalı denizde dümene geçecek. Hepsinin vaatlerini dinliyorum. Kimisi ‘borcu hafifleteceğiz, gelirleri artıracağız’ diyor. Kimisi ise ‘harika bir on numara getireceğiz...’
Şimdi ortada bir gerçek var. Ben başkan adaylarına bunu hatırlatayım. Başkanlık görevi eskisi gibi değil, şimdi çok zor. Saygı ve terbiyenin minimuma indiği bir ortamda o koltukta oturup, huzuru sağlamak imkansız gibi bir şey oldu. Hele de sportif başarıyı yakalayamazsan, bilhassa sosyal medyada yalana inanan taraftarlarca linç ediliyorsun.
Düşünün, başkan seçildi, bir ay sonra takım Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme maçlarına çıkacak. Buradan kötü bir sonuç çıkarsa yandı! İster Ada’yı, ister Florya’yı, ister Kemerburgaz’ı yapsın... Sportif başarı gelmedikçe hiçbir şey olmaz. Seçilecek başkanın ilk hedefi mevcut futbolcu kadrosunu güçlendirmek ve gençleştirmek olmalı.
Gerçekten çok üzülüyorum. Yaşını, başını almış birçok futbolcu var Galatasaray’da. Büyük paralar kazanmalarına rağmen takıma katkıları yok denecek kadar az. Bugünkü kadro yapısıyla başarılı olmak kolay mı? Tabii ki çok zor. Takım yıllardır gençleştirme istikrarını yakalayamadı. Geçen akşam Nijerya-Kamerun maçını seyrettim. Galatasaray’da bir 90 dakika bile oynamayan genç Ozornwafor, Nijerya formasıyla sahadaydı.
Şöyle bir düşünün ‘Galatasaray nasıl bu kadar borcun altına girdi’ diye. Yıllardır geleceği olmayan futbolculara maddi olarak çok büyük yatırımlar yapıldı, paralar verildi. Daha sonra da bunlardan fayda sağlanamayıp, Avrupa kupalarında başarısız olununca kulübün ekonomisi de yerle bir oldu. Seçilecek başkanın her yapacağı futbolcu transferinde çok dikkatli olması lazım. 27 yaş ve üstündeki futbolcuların kesinlikle takıma alınmaması gerekir. İlk hedef her zaman genç isimlere yatırım olmalı.
Manchester City-Chelsea finalini seyrettik. Oynanan futbolu, sahadaki oyuncuları, maçtaki tempoyu ağzımız açık takip ettik. Dünya futbolunda artık genç isimlerin sözü geçiyor, primi de onlar yapıyor. Evet, takım içinde 1-2 tecrübeli futbolcu olabilir, ama onlar da gerçekten iyilerse transfer edilmeli. Sonuçta eminimin yeni başkan bunları mutlaka düşünüyordur. Bir kere daha söylüyorum, sportif başarıyı yakalayamayan başkan, Galatasaray’a huzur getiremez.

Kulüpler isyan ediyor!

Türkiye Futbol Federasyonu’nun aldığı yabancı kısıtlaması kararı bütün kulüplerin düzenini bozdu. Ama duyumlarıma göre de bu karardan TFF geri adım atmayacak. Peki, bu doğru bir karar mı? Bana göre şu anda alınması yanlış. Böyle bir karar alınmamalıydı.

Yazının devamı...

Seçim, Galatasaray’ı bölüyor!

4 Haziran 2021

Önemli olan başkan mıdır, yoksa kulüp mü? Bunun kararını hala ne Galatasaray camiası ne de taraftar veremedi. 19 Haziran’da seçim olacak ve şu anda altı aday var. Mutlaka başkan adayları kulübün geleceği için planlarını yapmıştır. Kendilerine güveniyorlar ki aday oldular.
Ama öyle bir konumdaki şu an Galatasaray, kendi tuttuğu aday haricindekileri karalama kampanyası en tepede. Seçimde oy kullanacak genel kurul üyelerinin hepsi üniversite mezunu, kaliteli insanlar. Hepsinin de tek düşüncesi Galatasaray’ı daha ileriye götürecek başkanın göreve gelmesi. Oy kullanacak her üyenin kafasında mutlaka bir isim var. Kulübün menfaati için de gidip güvendiği adaya oy atacaklar.
Bu seçimde başkan kim seçilirse seçilsin herkesin ona saygı göstermesi lazım. Kulübün menfaati için bu şekilde düşünülmesi gerekiyor. ‘Benim adayım seçilmedi’ diye ortalığı yangın yerine çevirmek kulübe çok büyük zarar verir. Her şeyden önce yeni başkana destek olunmalı.
Gerçekten kulübün sorunları çok büyük. Florya, ada, Kemerburgaz, stat, transferler ve üstelik Şampiyonlar Ligi’nde temmuz ayında ön eleme maçı oynanacak. Bu sorunların hepsinin altından yeni başkan kalkmaya çalışacak. Yani yük çok ağır. Kulübün yeni patronu destek görmezse hiçbir şekilde başarıya ulaşamaz. Olan da Galatasaray’a olur.
Stadın dış görüntüsü çok kötü. Koltukların bile artık rengi değişmiş, solmuş. Yağmur suyu kanallarının elden geçirilmesi lazım. Geçen sezon yaşanan sorunlardan sonra zemin yenilenmeye başlandı. Ama bu saydıklarımın acilen yapılması gerekiyor. Galatasaray’ın mabedinin insanların göz zevkini de okşaması lazım.
Transfer başlı başına büyük bir sorun. 35-36 yaşındaki futbolculardan 4 milyon 300 bin, 3 milyon 800 bin ve 6,5 milyon euro alanı bile var. Bunlardan ne şartla olursa olsun kurtulmak lazım. Yerli ya da yabancı genç isimlere yatırım yapılmalı. Ben adayların hiçbirinden şimdiye kadar ‘Mustafa Muhammed’in ve Halil Dervişoğlu’nun bonservisini alacağız’ diye bir şey duymadım. Öncelik bu isimler olmalı. Tabii bana göre.
Sonuçta Galatasaray’da herkes birbirini kucaklamazsa bırakın başarıyı, yeni sezonda ne kulübün ne takımın iki yakası bir araya gelmez. Son sözüm de seçilecek olan başkan kim olursa olsun mutlaka önce Fatih Terim ile görüşmeli. Şayet anlaşamazlarsa o zaman başka alternatifler aramalı.

Ataman büyük koç

Yazının devamı...

Galatasaray’da sıkıntı büyük

28 Mayıs 2021

Uzun zamandır Galatasaray’ı çok yakından takip ederim, hiçbir dönemde böyle bir kargaşa ile karşılaşmadım.
Önce şunu söyleyeyim; kulüplerde başkanlık görevi kutsaldır. Her kim olursa olsun başkansa camiası tarafından koruma altına alınır. Bütün kulüplerde bu böyledir. Galatasaray’da ise maalesef bu büyük makam yıllardır yerle bir edilip, itibarsızlaştırılıyor. Bundan sonra da kolay kolay değişeceğini düşünmüyorum. Bunun da faturası çok ağır olacak, herkes görecek ve bunu yaşayacak.
19 Haziran’da seçim olacak. Bütün başkan adayları kendi fikirlerini anlatmaya çalışıyorlar. Tabii bunların içinde tribünlere oynayanlar da var, Galatasaray’ın şu anda bulunduğu konumu anlamayan, bilmeyenler de var, Fatih Terim üzerinden prim yapmak isteyenler de...
Terim sevabıyla, günahıyla Galatasaray’ın en başarılı teknik direktörüdür. Kazandığı başarıları hiç kimse küçümseyemez. Mukavelesi birkaç gün sonra bitecek. Yeni başkan kim seçilirse hoca ile oturacak, şartları konuşacak... Hoca da bu şartları kabul ederse mukavelesi yenilenecek.
Belki de Fatih Terim bu kargaşanın, bu bölünmenin içine girmeyip ‘Ben bir sene dinleneceğim’ diyecek. Bu da büyük bir olasılık. Ama her dakika Terim’in ismini kullanarak, hocaya zarar vermek hiçbir başkan adayı için artı puan getirmeyecek. Fatih hocanın genel kurul üyeleri üzerinde hiçbir etkisi yok, olamaz da zaten. Yani hocanın, adaylara seçim kazandırma gibi ne bir gücü var, ne de bir lüksü olabilir. Sadece ve sadece ismini kullanan adaylar, Terim’e zarar vermekten başka hiçbir şey yapmıyorlar.
İkinci bir konu ise Arda Turan... Kulübüne 13 milyon euro kazandırıp İspanya’ya gitti Arda. Şu anda ise geri döndü ve takımın kaptanı. Arda’nın ismini kullanıp, onu yıpratmak, aşağılamak da hiç kimseye yakışmaz. Neticede Arda, Galatasaray’ın evladıdır.
Önceki gece Villarreal, Manchester United’ı yenerek Avrupa Ligi’ni kazandı. Bu da Galatasaray’ın üç eleme oynayacağı anlamına geliyor. Yani 20 Temmuz’da futbolcular sahaya çıkacak. 19 Haziran’da seçim olacak, bu tarihten sonra transferler yapılacak, teknik direktör belirlenecek... Gerçekten 30 milyon Galatasaray taraftarının Allah yardımcısı olsun. Ben adaylardan bu konularda açıklamalar bekliyorum. En önemli konu bu.

Yazının devamı...

Galatasaray başarısız mı oldu!

21 Mayıs 2021

Süper Lig’deki müthiş mücadeleden Galatasaray şampiyonla aynı puanla, iki gol eksik averajla ikinci olarak ayrıldı. Şimdi ben herkese soruyorum ‘Galatasaray bu sezon başarısız mı oldu’ diye...
Avrupa’da ikinci olan takımlar sevinçten takla atıyorlar, kendilerinin iyi bir sezon geçirdiklerini söylüyorlar. Ama Türkiye’de maalesef durum böyle değil. Şampiyon olursan başarılısın, ligi ikinci bitirirsen eleştirilirsin. Böyle bir durum var. Yıllardır da bunu aşamıyoruz. İkinci olan takımın teknik direktörü, futbolcusu, yöneticileri yerden yere vuruluyor maalesef.
Peki Galatasaray bu kadroyla şampiyon olabilir miydi? Bana göre çok rahat olurdu... Dış etkenlerden vazgeçtim, ama içeride hoca, yönetim, taraftar, camia... Bir sezon boyunca herkes birbirini yedi. Daha doğrusu kurumsallaşamadılar. Ligin son haftalarında takım atağa da geçti, ancak gol farkıyla zirveye çıkmayı başaramadı. Bana da bu durum normal geliyor. Bu kadar puan toplayıp ligi ikinci bitirmek başarıdır.
Bundan sonra ne olacak? Şu anda 5 başkan adayı var. Bu sayı arta bilir de. Demek ki herkes kendine güveniyor. Ama ben şunu söyleyeyim seçimden başkan çıkacak ismi zorluklar beklemiyor, adeta ateşten bir gömlek giyecek. 5-10 milyon eurolara transferler hayal. Bonservisi elinde olan ismi kadroya katabilirler buna kimse itiraz etmez. Zaten bu yolu deneyecekler. Bu şartlarda da ne kadar kaliteli oyuncu bulabilecekler koca bir soru işareti.
Fatih Terim yeni başkan seçilene kadar görevden ayrıldı. Seçilecek başkan, Terim ile masaya oturacak. Bir sürü konu var transferler başta olmak üzere. Her konuda anlaşabilecekler mi? Burada da koca bir soru işareti var.
Feghouli, topa vurmadan bir servet kazanıyor. Falcao, 17 maç oynuyor, 9 gol atıyor, takımı şampiyonluğu kaybediyor. Daha sonra demeç veriyor, gelecek sezon kupayı kaldıracağız diye. 30 milyon taraftar sanki saf, bu sözlere inanıyorlar. Bu futbolculardan takım nasıl kurtulacak? Falcao’nun bir yılda kazandığı parayla Halil Dervişoğlu gibi iki yeteneğin bonservisini alabilirsiniz.
O kadar sorun, soru işareti var ki, şu anda ne değerlendirme yapılsa doğru olmaz. Bunun için bekleyip göreceğiz. Transferler gecikiyor diye de taraftar sakın üzülmesin. Galatasaray, son senelerde ne zaman transfer çalışmalarını erken bitirdi. Dikkat edin alınan futbolcuların hepsi son gün ya da son haftasına denk geldi.

Yazının devamı...

Hak eden şampiyon olsun

14 Mayıs 2021

Böyle bir zirve yarışı uzun zaman sonra ilk defa yaşıyoruz. Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe son hafta maçlarına çıkacak. Üçünün de şampiyonluk şansı var, ama ligi üçüncü de bitirebilirler!
Benim tek üzüldüğüm, bu güzel yarışın tadını çıkaramıyor olmamızdır. Cellatlar yine sahnede! Efendim, Malatya dört gol yiyemezmiş. Göztepe, Beşiktaş’ı yenemezmiş. Öyle yorumlar yapıyorlar ki sanki Galatasaray’ın Malatya’yı, Beşiktaş’ın Göztepe’yi yeneceği garanti... Ve utanıp sıkılmıyorlar da böyle yorumlar yaparken...
Galatasaray bu yarışın içine girdi, bunun ilk sebebi ne? Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin beklenmeyen puan kayıpları... Onlar puanlar yitirmese sarı-kırmızılılar yarışta iddialı konuma gelebilecek miydi? Ama ne oldu, son 5 hafta Fatih Terim takımına odaklandı, 5 maçta 15 puan kazandı, Beşiktaş ve Fenerbahçe de puanlar kaybedince zirveye ortak oldu. Ama şu noktada kimin şampiyon olabileceği hakkında yorum yapamıyoruz.
Yarın son maçlar oynanacak ve şampiyon belli olacak. İnanın takım ayırt etmeden söylüyorum; hak eden şampiyon olsun. Hakemler tarafsız maç yönetsinler ve adaletin yanında yer alsınlar. Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu, gayet iyi biliyorum ki şampiyon takımın tartışılmasını istemiyorlar. Bunun için son haftalarda çok fazla çaba sarf ediyorlar.
Ama bakıyorum bilhassa televizyon programlarında, camiaları, kulüpleri birbirlerine düşürmek için özel bir gayret gösteriyorlar. Ve futbolumuzu kirletiyorlar. Fenerbahçe, Kayserispor’u yenmek için oynayacak. Galatasaray, Malatya karşısında farklı galibiyet arayacak... Beşiktaş ise üç gol avantajını da düşünerek Göztepe karşısında gollü galip gelmek isteyecek. Bundan daha doğal ne olabilir?
Bu olasılıklardan biri ya da birkaçı tabii ki olabilir. Ama maalesef futbolumuzu rahat bırakmıyorlar. Herkes yorum yapıyordu, ‘Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz, Fenerbahçe kongre üyesi ve sarı-lacivertlilere maçı verecek’ diyorlardı! Karagümrük de Beşiktaş’a kaybedecekti! Bunlardan da geçtim, Galatasaray hani 7-8 gol atacaktı Denizli’ye! Neredeyse maç bir ara beraberliğe gelecekti.
Bunlara rağmen maalesef bu arkadaşlarımızı durduramıyoruz. Her türlü hakareti, kötü sözü söylemeye devam ediyorlar. Galatasaray, Karagümrük ve Sivas’a 7 puan kaybetti. Bugün ligin final haftasına bu kadar heyecanlı giriyorsak bunda Mecnun Otyakmaz’ın, Rıza Çalımbay’ın, Süleyman Hurma’nın takımlarının çok büyük rolü var. Ben kendilerini kutluyorum, çıkıp aslanlar gibi futbol oynadılar.

Yazının devamı...