Zirvenin yeni ortağı Galatasaray

12 Mayıs 2021

Galatasaray sezon boyu bir çok maçta inişler çıkışlar yaşadı. Şimdi onun sıkıntısını çekiyor. Evet Beşiktaş maçında mükemmele yakın futbol oynadı. Denizlispor karşısında dün iyi futbol oynamamasına rağmen, galip geldi. Hatta öyle pozisyonlar yakaladı ki, Beşiktaş’la olan averaj farkını bile kapatabilirdi. Ama başaramadı.
Maç 2-0 iken Emre Akbaba’nın penaltıyı gole çevirememesi sarı-kırmızılıları sıkıntıya soktu. Daha sonra hocanın yaptığı değişiklikler, bilhassa Mustafa Muhammed’in oyuna girişi, attığı iki gol, yine averaj bakımından taraftarı heyecanlandırdı ama bu sefer de bir türlü toparlanamayan Onyekuru’nun kaleciyle karşı karşıya kaldığı iki pozisyonda topu ağlara gönderememesi Cim Bom’u liderlikten etti.
Benim anlayamadığım, iki hafta üst üste neden bu takım aynı futbolu oynayamıyor? Geçen haftanın kahramanı Taylan ayağındaki topu kaptırıyor, Galatasaray gol yiyor. Yedlin’e bakıyorsun, en ufak bir katkısı yok. Saracchi ayakta sallanıyor, bilhassa hücum anlamında arkadaşlarına katkı veremiyor.
Artık yapacak bir şey yok, sevabı ve günahıyla bu sezon böyle geçecek. En önemlisi, Denizlispor karşısında dün akşam takım biraz daha istekli olsa, gol sayısını artırabilseler şampiyonluk için daha da umutla bakacaklardı.
Evet yine bu şans var; haftaya kendi sahasında Yeni Malatyaspor ile oynayacak. Beşiktaş ise Göztepe ile deplasmanda karşılaşacak. Şimdi Galatasaray’ın son karşılaşmada alacağı skor, attığı gol sayısı bu sezonun şampiyonunu tayin edecek. Aradaki üç gollük averaj kapanır mı, bilmiyorum. Tabii aynı şans Beşiktaş için de var. Göztepe karşısında onlar da farklı galip gelirlerse bu sefer Galatasaray ligi ikinci olarak bitirecek.
Fenerbahçe ise aldığı mağlubiyetle şampiyonluk şansını mucizelere bıraktı. Gelecek hafta kalbi olan Galatasaray’ın da Beşiktaş’ın da maçını seyretmesin. Sezonun son haftası iki takımın da oynayacağı maçlarda alacağı sonuçlar şampiyonu tayin edecek.

Yazının devamı...

Galatasaray hırs yapmış

9 Mayıs 2021

Kim ne derse desin Fatih Terim teknik direktörler içinde en tepedeki isimdir. Hayatı boyunca o kadar çok zorluk derecesi en tepede olan maç yönetmiş ki bu da kendisine hiç kimsede olmayan bir tecrübe kazandırmış.
Evet sezon boyunca çok inişler, çıkışlar yaşadı. Ama son haftalara ve dün geceki derbiye baktığımız zaman çok farklı bir Galatasaray seyrettik. Hırslı, baskılı ve kazanmaya inanmış futbolcular topluluğu sahada bir bütün olarak hareket ettiler. Defans, orta saha ve forvet hiç birbirinden kopmadı. Ve bu sistem de sarı-kırmızılıları oyun olarak Beşiktaş’ın bir tık üstüne çıkardı.
Her zaman söylüyorum, Beşiktaş’ın orta sahası müthiş. Ama bu maçta Souza, Atiba ve sahada kaldığı süre içerisinde Ljajic istediklerini yapamadılar, hep baskı gördüler. En önemlisi de Rosier ve N’Sakala sağ ve sol çizgilerden yaptıkları ataklarla bugüne kadar hangi takımla oynadılarsa hep canını yaktılar. Cim-Bom’a karşı ise devamlı baskı altında kaldılar. Rosier’in karşısında Onyekuru ve Saracchi, N’Sakala’nın önünde Yedlin, Babel ve Emre Akbaba hiç boş alan bırakmadılar. Orta saha ve bekler sıkı markaj altında oynayınca Kartal da sahaya gerçek gücünü koyamadı, istediği gol pozisyonlarını bulamadı.
Bu arada Taylan ve Gedson Fernandes mükemmel üstü bir futbol oynadılar. Taylan defansın önünde, Fernandes ise orta sahanın tam göbeğinde 90 dakika savaştılar ve çok başarılı bir maç çıkardılar. Emre Akbaba rakip savunmanın arkasına öyle koşular yaptı ki, ‘Ben geri geliyorum, eski Emre olacağım’ sinyalleri verdi. Marcao ise bu sezonun en başarılı maçını çıkardı. Topa yaptığı her hamleyi kazandı.
Donk bir tek hata yaptı, Atiba’ya kontrolsüz girdi ve Beşiktaş’a penaltı kazandırdı. Şimdi bakıyorsun lider takım karşısında iyi mücadele ederek üç gol atıp, üç puan alıyorsun. Peki acaba Galatasaraylı futbolcular şapkalarını önüne koyup abuk sabuk kaybettikleri puanlar için üzülecekler mi? Onları bilemiyorum ama taraftar çok üzülüyor, bunu çok iyi biliyorum.
Sonuçta Fenerbahçe çok zor bir deplasmandan üç puan ile ayrıldı. Galatasaray da ligin zirvesindeki takım karşısında galip geldi. Ligdeki sıralamada değişen bir şey olmadı. Beşiktaş’ın iki maçı var. Kendi sahasında Karagümrük, deplasmanda Göztepe. Bu maçlarda yenilmezse, hatta bir tanesinde berabere bile kalsa şampiyon olacak. Cim-Bom’un ise ligi ikinci bitirmesi için Fenerbahçe’nin en azından berabere kalmasını bekleyecek.

Yazının devamı...

Galatasaray’ın onur maçı

7 Mayıs 2021

Yaşanan bu kadar soruna rağmen Galatasaray yine zirveye oynamaya devam ediyorsa ‘helal olsun’ demek lazım. Bu sezon gerçekten kulüp çok yıpratıldı. Hem içeriden hem dışarıdan... Gelen, geçen o kadar çok zarar verdiler ki yine de asırlık çınar dimdik ayakta duruyor...
Yarın oynanacak Beşiktaş derbisi Galatasaray için sezonun ‘onur maçı’ olacak. Herkes Beşiktaş’ı favori görüyor. Haklılar da... Temposuyla, kenetlenmesiyle gerçekten Beşiktaş çok iyi bir sezon geçiriyor. Ama unutulmaması gereken bir şey var ki derbilerin hiçbir zaman favorisi olmaz.
Galatasaray üç puan alırsa ligin kalan iki haftasında heyecan farklı yerlere gelecek. Beşiktaş ve Fenerbahçe puan kaybetmeye devam ederse bu tablodan şampiyonluk ya da ikincilik çıkabilir. Ama Galatasaray mağlup olursa ligi üçüncü bitirmesi kesinleşir.
Fatih Terim ne kadar eleştirilirse eleştirilsin kariyer olarak Türkiye’nin en tepesindeki hocaların başında geliyor. Böyle zor maçlara çok çıktı. Hayatı boyunca da çok zaferler kazandı. Zor bir rakiple oynayacağını herkesten daha iyi biliyor. Beşiktaş’ın iki beki Rosier ve N’Sakala hücuma çıktıkları zaman hangi takım olursa olsun büyük hasar almasını sağlıyorlar. Atiba, Josef ve Ghezzal boş alan buldukları zaman her rakibin canını yakıyorlar. Bunları Terim tabii ki hepimizden daha iyi analiz etmiştir.
Galatasaray’ın da Halil gibi, Mustafa gibi, Gedson Fernandes ve Taylan gibi her şeyden önemlisi Muslera gibi çok büyük kozları var. İki takım için de gerçekten çok zor maç olacak. Beşiktaş için derbi daha zor geçecek. Kazanırlarsa ve Fenerbahçe de takılırsa şampiyonluğu ilan edecekler. Kalan Karagümrük ve Göztepe karşılaşmasına çok rahat çıkacaklar. Fakat tersi olursa, Kartal da stres ve sıkıntı yaşayacaktır.
Bana göre bu maç her iki takım için de ‘sezon finali’ anlamına geliyor. Dilerim maçın hakemi kendini ön plana çıkarmaz, adaletli bir derbi yönetir.

Şampiyonluk yakışır

Yazının devamı...

İkincilik de başarıdır

3 Mayıs 2021

Galatasaray iyi de oynasa, kötü de oynasa zirve yarışından kopmuyor. Gençlerbirliği karşısında da neredeyse kalesinde hiç gol tehlikesi görmeden rahat bir galibiyet aldı.
Sakın skora inanmayın. Bu maçta daha çok gol olması gerekirdi. Tek taraflı bir müsabaka oldu. Ankara ekibi hiç direnemedi. Benim anlamadığım bu futbolla nasıl kümede kalacaklar? Tabii kendi bilecekleri bir iş... Galatasaray bugüne kadar düşmeye aday takımların hepsiyle maç yaptı. Ama hiç kusura bakmasınlar, o ekipler içinde en dirençsizi kırmızı-siyahlılardı. Bunda sarı-kırmızılı ekibin de payı olduğunu inkar edemeyiz.
Halil Dervişoğlu çok başarılı bir maç çıkardı; bir gol attı, bir tane de attırdı. Tam bir takım oyuncusu. Fiziği mükemmel, defansla resmen savaşıyor ve ayakta kalıyor. Bu şekilde devam ederse büyük bir ihtimalle Şenol Güneş kendisini milli takım kadrosuna alır.
Emre Akbaba uzun süredir sakattı. Sakatlığını atlattı, şans bulduğu maçlarda da pek başarılı olamadı. Ama geçen hafta Konyaspor karşısında galibiyet golünü attı. Dün gece hücumda yine çok etkili ve istekliydi. Golünü de attı ve rakibi oldukça hırpaladı.
Ryan Babel deyince arada bir de kızıyoruz ama hiç inkar etmeyelim; Hollandalı oyuncu sahada çok akıllı işler yapıyor, takımına da büyük katkı veriyor.
Yaşanan bir sürü kargaşada Emre Kılınç tüm gücünü sahaya koyamadı. Kerem bile, futbolundan keyif alsak da daha şu an alışma döneminde... Taylan’ın ise hiç alternatifi yok. Bunlar da Cim Bom’un handikapları. Sevabı ve günahıyla ligin bitmesine üç hafta kaldı. Yeni transfer sezonunda bunlar Terim tarafından mutlaka göz önüne alınacak. Her şeyden önemlisi Galatasaray’ın geleceği için Halil ve Mustafa’nın bonservisi mutlaka alınmalı.
Beşiktaş’ın şampiyonluğu bu saatten sonra ne Galatasaray ne de Fenerbahçe’ye kaptıracağını düşünüyorum. Fenerbahçe ve Galatasaray arasında ikincilik yarışı olacak. İkinci olan takım iyi bir kadro kurar, ön elemeyi de geçerse o da Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek.

Yazının devamı...

Galatasaray’a zarar veriyorlar!

30 Nisan 2021

Artık bazı şeylerin açık açık konuşulması lazım. Galatasaray çok büyük bir kulüp. Ama böyle idare edilmemesi gerekiyor...
Önce yönetimden başlayayım; Başkan Mustafa Cengiz artık etrafındakilere hakim olamıyor. Önceki gün Milliyet’te müdürüm Tayfun Bayındır, daha önce de servisin muhabiri Nevzat Dindar, Galatasaray ile ilgili haberler yaptılar ve bu yazılar yalanlandı.
Peki ben şimdi soruyorum... Ben de aynı gazetede çalışıyorum. Tayfun Bayındır ve Nevzat Dindar benim mesai arkadaşlarım. Bu haberleri ben de gördüm. Hatta yazılan haberlerden daha fazlası vardı ve onların çoğu kullanılmadı. Yazılmayanlar da sayfalarda yer alsaydı çok daha büyük kıyametler kopardı. Gazetecinin vazifesi haber geldiği zaman onu yayınlamaktır.
Başkan Cengiz, benim mesai arkadaşlarıma tepki göstereceğine, etrafındaki papağanları kontrol altında tutsaydı bunların hiçbiri yaşanmazdı. Fenerbahçe ya da Beşiktaş’ta olaylar yaşanmıyor mu? Daha fazlası yaşanıyor belki de. Ama o kulüplerden bir tek haber çıkmıyor. Galatasaray’da ise hiçbir şey gizli kalmıyor. Hiç kusura bakmasın başkan, kontrolü kaçırmış durumda. Bundan sonra da zor yakalar.
Gelelim Florya’ya... Evet, Fatih Terim, Galatasaray’ın sembol isimlerinden biri. Buna hiç kimsenin itirazı yok. Ama Terim’in birinci vazifesi ne? Çalıştırdığı takıma en iyi futbolu oynatmak. Sahada kötü oynayan bir takım varsa, taraftar olsun, camianın büyük bir kısmı olsun buna tepki koyuyorlar. Bu da gayet normaldir. Hocanın bu konuda hiç kızmaması lazım.
Beşiktaşlı futbolcular sahada üst seviyede mücadele ederken, Galatasaraylı oyuncuların sorumsuzlukları ister istemez sorun yaşatıyor kulübe. Teknik direktör Fatih Terim olsa bile... Düşünebiliyor musunuz, evinde Konyaspor ile oynuyorsun, maçın tamamında rakip kaleye dört şut çekiyorsun. Bunu hiç kimse kabul etmez. Kadro kötü mü? Hayır. Bana göre Türkiye’nin en iyi kadrosu. Peki bu futbolcular neden oynayamıyor? Bunun cevabını kim verecek?
Evet, Fatih Terim’e çok saygı duyuyorum. Türkiye’nin en iyi hocalarından biri. Ama bu Kovid-19 ile beraber, 1 seneden fazladır o da kendini toparlayamıyor. Şimdi ne olacak? Taraftar bölünmüş durumda. Camia da bölündü. Mayıs ayında seçim olacak mı, olmayacak mı hala belli değil. Başkan adayları, “Fatih Terim bizim kırmızı çizgimiz” deseler de ben onların hiçbirine inanmıyorum.

Yazının devamı...

Galatasaray temposunu artırmalı

29 Nisan 2021

Galatasaray’ın hedefi zirveyse bu futbolla önündeki takımlarla mücadele etmesi mümkün değil. Geçen hafta övgüler yazdığımız takım dün gece aynı futbolcularla sezonu kapatmış gibi futbol oynuyor. Gerçekten 30 milyon taraftara yazık. Hafta içi herkes bu Galatasaray’ın fırtına gibi geldiğinden bahsediyor ama maalesef… Düşünebiliyor musunuz; koca ilk yarıyı Fernandes’in attığı şutla kapatıyor, olmaz!

Kadroya bakıyorsun hepsi birbirinden kaliteli oyuncular ama istikrar yok. Fatih Terim, Babel’i, Emre Akbaba’yı oyuna almasaydı bu gol de gelmezdi. Bilhassa Hollandalı futbolcu... Tamam herkes kızıyor ‘Ne işi var bu Babel’in takımda?’ diyor ama ortada bir gerçek var. Sarı-kırmızılı ekipte en iyi şut çeken isim bu futbolcu. Kaleye bir tane vurdu, kaleci kurtardı. İkinci çektiği şutta da, kaleciden dönen top Emre Akbaba’nın golü atmasını sağladı. Babel’in bu yüzden de galibiyette payı çok büyük.

Son 10 dakika oynanan futbola bakıyoruz, Galatasaray çok istekli, galip gelmek istiyor. Peki neden bu arzuyu maçın tamamına yansıtamıyor, bir türlü anlamıyorum. Tamam kabul ediyorum, Konyaspor’un defansı ve orta sahası çok savaşçı ve diri oyunculardan kurulu. Cim Bom’dan gönderilen Ahmet Çalık bile yıldız futbolcu gibi ve hatasız oynuyor. Havadan, ev sahibi ekibe bir tek top vermediler. Tüm hava toplarını aldılar. Orta saha ile savunma bütünleşince Galatasaray uzun süre ikinci bölgede bocaladı.

Yeşil-beyazlı defansa bir türlü hata yaptıramadılar. İşin açıkçası mucize gibi bir galibiyet oldu. Karşılaşmayı konuk ekip de kazanabilirdi. Hele bir pozisyon var ki; Cikalleshi burada topa dokunamadı. Dokunsa gol olacak.

Etebo, Antalya maçının kahramanıydı. Ancak bu maçta hiç varlık gösteremedi, yerini Taylan’a bıraktı. Emre Kılınç da gerçek performansını sahaya koyamıyor. Hocası haklı olarak oyundan aldı. En önemlisi de Mustafa ile Halil harikalar yaratıyorlardı. Ama onlar da çok başarısız oldular.

Galatasaray için önümüzdeki maç ne olur, hiçbirimiz yorum yapamıyoruz. Çıkar çok farklı da kazanabilir, puan da kaybedebilir, adeta papatya falı gibi. Her şey bir yana Konyaspor’u kutlamak lazım. Ahmet Çalık ile Adil Demirbağ defansta, Barış sağ bekte, Diomande ve Hadziahmetovic orta sahada mükemmel mücadele ettiler. Cim Bom’dan kiralık giden Sekidika bile futbolunu çok geliştirmiş. Konya adına başarılı bir maç çıkardı.

Sonuçta Galatasaray oynadığı futbolu, gözden geçirmeli. Son haftaya kadar zirve yarışının içinde kalacaklarsa, tempolarını mutlaka artırmaları gerekir.

Yazının devamı...

Galatasaray çok istedi

25 Nisan 2021

Bazı maçlar vardır takım olarak çok iyi oynarsın. İyi mücadele edersin. Rakibine 80 dakika pres yaparsın. 13-14 de gol pozisyonuna girersin. Galatasaray dün gece Antalyaspor karşısında işte böyle bir maç oynadı.
İki topu direkten döndü. Halil’in, Emre Kılınç’ın, Fernandes’in kaçırdıkları öyle goller var ki, hani derler ya ‘topun canı vardır, istemezse kaleye girmez’... Hakikaten sonradan oyuna giren Mustafa Muhammed’in o mucize vuruşu da gol olmasa, maç az kalsın berabere bitecekti.
Etebo’ya bakıyorum, Fernandes ile beraber mükemmel oynadılar. Ömer Bayram bırakın sol bekte oynamayı iki tane de gol atıyordu, sahanın en iyilerinden bir tanesiydi. Çok eleştirilen Şener bile her şeyini sahaya koydu ve çok iyi maç çıkardı. Podolski ile mücadele etmek kolay bir iş değil. Şener başarıyla Alman futbolcuyu kıpırdatmadı. Podolski’nin kırmızı kartı ilk yarıda görmesi gerekirdi. Şener’in dizine attığı kasti tekmenin tartışılacak bir tarafı yoktu, anında oyundan atılması gerekirdi. Ama Mete Kalkavan sarı kart göstererek Podolski’ye biraz daha oynama şansı tanıdı.
Halil Dervişoğlu... Bu çocuk son vuruşlarda tecrübesiz ve şanssız ama müthiş mücadele ediyor. Hem kendi oynuyor hem arkadaşlarını oynatıyor. Mustafa’nın son vuruşlardaki başarısı Halil’de yok. Ama onun da rakip defansı dağıtma özelliği Mısırlı forvette yok. İkisi yan yana oynayınca 10 dakikada altı tane çok net gol pozisyonu yakaladılar. Bunların bir tanesi gol oldu.
Kerem yavaş yavaş pişiyor. Yine de sahada çok akıllı, faydalı işler yaptı. Hareketli futboluyla Galatasaray’a dinamizm getirdi. Emre Kılınç gösterişsiz oynuyor diye eleştiriliyor ama sahada takımı adına çok faydalı işler yapıyor. Bir topu da şanssızdı, direkten döndü.
Emre Akbaba iyi niyetle bir şeyler yapmak istiyor fakat bir türlü o eski performansını yakalayamıyor. Bunun için çok çabalıyor, gayret ediyor. Ama daha fazlası olmuyor.
Arda ile Mustafa’nın oyuna girişleri hücum anlamında sarı-kırmızılılara büyük güç kattı ve galibiyeti getirdi. Muslera’ya fazla iş düşmedi. İki stoper de orta saha oyuncusu gibi oynadılar. Antalyaspor, Cim Bom’un baskısıyla kendi sahasına kapandı. Hücumu hiç düşünmedi. 10 kişiyle defans yaptı. Ben hücumu düşünmeyen takımların futbolunu sevmiyorum, bu açık ne yalan söyleyeyim.

Yazının devamı...

G.Saray’ın son şansı

23 Nisan 2021

Evet, kabul ediyorum; Galatasaray bir türlü sahada istikrarı sağlayamıyor. Bir hafta çok iyi oynuyor, ikinci hafta kendi evinde 60. dakikaya kadar rakip kaleye şut çekemiyor. Sezon başından beri bu böyle.Sıkıntılar var. Düşünebiliyor musunuz, futbolcuların en büyük gücü Fatih Terim’den alması gerekirken, Terim buz kovasına oturarak maçı tamamlıyor. Bu görüntü oyuncuları etkiler mi? Hem de nasıl etkiler. Tamam, taraftar olarak, kulüp olarak, camia olarak, teknik direktör ve yönetim olarak bir türlü kenetlenemediler. Ama bugün o konulara girmeyeceğim.

Kalan 6 maçta alacağı 18 puanla şampiyon olamasa bile Galatasaray’ın ligi ikinci bitirme şansı var. Beşiktaş’ın 6, Fenerbahçe’nin 3 puan gerisindeler. Fenerbahçe’nin sezonu zirvede tamamlaması için, Beşiktaş’ın puanlar kaybetmesi lazım. Ve kalan maçlara baktığımız zaman en zor rakiplerle oynayacak takım siyah-beyazlılar... Galatasaray 6 maçta 18 puan alırsa ben şu andaki sıralamanın değişeceğini düşünüyorum. Ligi ikinci bitirmek çok büyük başarı. En azından Şampiyonlar Ligi’ne elemelerden dahil olacak. Hedef Avrupa ise kur iyi bir takım elemeleri kazan, gruplara kal...Bu olmayacak iş mi ya da imkansız mı? Bana göre imkansız değil. Takım şanssızlıklar yaşıyor bunu kabul ediyorum. Sağ bek diyorsun, Omar’ın yüzü yandı, Yedlin ağır bir sakatlık geçiriyor, Linnes de sakat... Terim’in elinde bir tek Şener var. Ne kadar eleştirilirse eleştirilsin bu futbolcuyu oynatmak zorunda, çaresi yok. İki tane golcü var elinde. Biri dünya çapında, diğeri yıldız adayı. Falcao antrenmanda Kerem ile çarpışıyor, yüzündeki kemik kırılıyor en formda zamanında. Mustafa Muhammed ise Kovid-19’a yakalanıyor. Trabzonspor maçı öncesinde Onyekuru da sakatlanıyor. Fernandes ise sakat sakat oynayıp maçı tamamlayamıyor... Bu kısmetsizlikler de var bunu inkar edemeyiz. Bundan sonra sahaya çıkan kadro ne olursa olsun isimler önemli değil, oyuncuların her şeyini sahaya koymaları gerekir. Trabzonspor maçındaki 60 dakikalık futbol tekrarlanırsa bu takım kalan dönemde hiçbir rakibini yenemez. Ama Göztepe maçındaki gibi yüreklerini ortaya koyarlarsa sezonu iyi bir yerde kapatabilirler. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın...

Aybaba, Adana Demir’i uçurdu

Samet Aybaba hocayı çok beğenirim. Evet bir takım şanssızlıklar yaşadı, bilhassa Kayserispor’da. Ama bu kendisinin iyi bir teknik direktör olduğu gerçeğini değiştirmez.Bakın, Adana Demirspor’a geldiği günden beri oynattığı futbolla, rakibe göre belirlediği taktik ve sistem değişikliğiyle takımını bir anda zirveye çıkardı. Kalan üç maçta çok büyük bir aksilik yaşamazlarsa Adana Demirspor seneye Süper Lig’de boy gösterecek. Bu tamamen Samet hocanın başarısıdır. Tebrik ediyorum kendisini.

‘Süper’ fiyasko!

UEFA ve FIFA’nın kurduğu bir düzen var. Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi ve milli maçlar... 12 takımla bu düzeni bozmak bana göre komediydi. Zaten gerçekleşmesi de çok zordu. Ülke federasyonlarının böyle bir yapılanmaya müsaade etmeyecekleri belliydi. Real Madrid Başkanı Perez böyle bir olaya öncülük etti, o da elinde kaldı.Bana göre Avrupa Süper Ligi kurulmuş olsaydı, en büyük ayrımcılık orada yaşanacaktı. Her neyse problemler bitti, yine eski düzende mücadele devam edilecek.

Yazının devamı...