Başka Fatih Terim yok!

29 Kasım 2019

Herkesin birbirini eleştirme hakkı var. Buna saygılıyım. Ama ölçüyü kaçırmamak lazım. Fatih Terim kim? Hangi takımın teknik direktörü? Hatırlatmakta yarar var! Bu senenin üç kupalı şampiyonu Galatasaray... Terim de bu takımın hocası. Düşünüyorum, işin içinden çıkamıyorum...
Şampiyonluğa oynayan diğer büyük takımların hocaları çok mu başarılı? Ya da Terim’den daha mı iyiler? Takımları, Galatasaray’dan daha mı iyi top oynuyor? İnanın çok sıkıldım... Evet, bu sezon hocanın yaptığı transferler uyum sorunu yaşıyor. Lemina; Gaziantep, Başakşehir ve Brugge maçında parladı. Seri, son Şampiyonlar Ligi maçında her şeyini ortaya koydu. Ömer Bayram son 4-5 haftada çıtasını yükseltti.
Herkes gibi bizler de Babel’in, Belhanda’nın, Emre Mor’un, Nzonzi’nin performansından memnun değiliz. Hoca da sezon başında bu futbolculara güvenerek Devler Ligi için ‘Benim de hayallerim var’ dedi. Maalesef takım başarılı olamadı. Grubunun en kötü performanslı takımı sarı-kırmızılılardı. Bu dünyanın sonu mu? Ya da hocanın kariyerinin tartışılmasına bir neden mi? Gerçekten çok ayıp. Bu eleştirileri yapanların çoğu rakip takımların taraftarı olsa ses çıkarmayacağım. Galatasaray’ın içindeki insanlar, eski başkan danışmanlığı yapan kişiler, öyle şeyler konuşup, yazıyorlar ki hemen hocanın gitmesini istiyorlar. Bunlar gerçekten Galatasaray düşmanı ve vicdanları hiç yok.
Bu konuşulanlar, yazılanlar hepsi bende kayıtlı. Sezon sonunda isimleriyle bunları açıklayacağım. 21 kupa kazanmış bir hocaya üç aydır sıkıntı yaşıyor diye hiç kimse ‘Bırak git’ diyemez. Manchester City geçen senenin rüya takımı. Bu sezon Galatasaray’ın yaşadıklarını yaşıyor. Hiçbir City’li de Pep Guardiola’ya ‘Çek git. Formsuzsun, kötü sonuçlar alıyorsun’ demiyor.
Maalesef bu durum bizim Türkiye’nin kaderi!
Son Brugge maçında Galatasaray taraftarının bir kısmı, takımı 1-0 önde, Belhanda oyundan çıkıyor, yuhalıyorlar. Bu ne demek! Dünyada hiçbir takımın taraftarı bunu yapmaz. Hele Avrupa’da devam etme şansın hâlâ varsa. Bu iyi bir şey değil. Hayatında maça gelmemiş, takımının formasını almamış insanlar, ‘Babel çöp, Nagatomo çöp, Mariano çöp, Belhanda çöp’ diyerek sosyal medyada gündem yaratmaya uğraşıyorlar.
Neden Fatih Terim’e saygı göstermiyorlar? Ya da futbolu Terim’den iyi mi biliyorlar? Maalesef bunların önüne geçilmezse Galatasaray’ın toparlanma şansı çok zor.

Alkışlar Çalımbay'a

Yazının devamı...

Kükreme yarım kaldı

27 Kasım 2019

Cezalı, sakat futbolcuların olabilir ama sahaya karakter, ruh koyduğun zaman ortaya başka türlü futbol çıkıyor. Hangimiz ümit ederdik dün gece olağanüstü atletik, tempolu Brugge karşısında Galatasaray’ın böyle futbol oynayacağını? Demek ki oluyormuş! Bugüne kadar çekilen sıkıntıların, yapılan eleştirilerin sebebi buydu. Sarı-kırmızılı futbolcular ortaya böyle mücadele koyarlarsa yenilseler bile taraftar onları alkışlar, bağrına basar. Müthiş bir mücadele ortaya koydular.
Santrfor yok diyoruz, Adem Büyük’e milyon kere helal olsun. Soyadı gibi büyük futbolcuymuş. O attığı goldeki tekniği bir kenara koyuyorum ama oyun içinde topu sakladı, rakibe baskı yaptı, defansına yardım etti. Bir forvet oyuncusu ancak bu kadar oynar. Ömer Bayram, ayrı bir ruh taşıyor. Bu çocukta ortaya çıkmamış nasıl bir meziyet nasıl bir güç varmış da bugüne kadar ortaya çıkmamış. Cim Bom’un atom karıncası. Hiç kusura bakmasınlar Babel, Ömer’in verdiği katkıyı takımına veremiyor. Ömer takım oyuncusu, Babel ise daha bencil.
Nagatomo hatasız oynadı, bunun birinci sebebi Ömer Bayram... Defansına ve orta sahasına yardım ediyor. Belhanda’yı ise oyundan çıkarken yuhalamanın hiç bir anlamı yok. Evet Faslı futbolcu daha çok hücumu düşünmeli, eksikleri var ve daha çok sorumluluk almalı. Seri çok büyük mücadele etti. Seri, ofansif olarak eksiği olsa bile dün orta sahada resmen savaştı. Çok top kesti, olumlu toplar kullandı. Feghouli harika bir futbol oynadı. Mariano’ya yardım etti, rakibin en iyi futbolcusu Diatta’ya, Mariano ile birlikte daha fazla gol atma şansı vermediler. Lemina hakikaten iyi futbolcu. Hırslı, tekniği çok iyi, çabuk... Ben Lemina’nın hırsını Melo’ya benzetiyorum. Defansına bu kadar yardım eden bir orta saha oyuncusu ilk defa görüyorum.
Evet maç berabere bitti. Üzüldük mü, üzüldük. Dün gece bu maçın skoru Galatasaray’ın lehine bitmeliydi. Böyle mücadele eden bir takıma hiç kimsenin söyleyeceği bir şey yok. ‘Daha önce aklınız neredeydi, neden böyle kaliteli futbol oynamadınız?’ diye sorabiliriz. Şampiyonlar Ligi’ndeki performansı dün geceki maça kadar gerçekten çok kötüydü. Bu Brugge’ün elinden Real Madrid zor kurtuldu. Paris Saint Germain maçındaysa 75. dakikada penaltı kaçırdılar. Yoksa o maç da berabere bitiyordu. Belçika ekibi küçümsenecek takım değil. Her şeyden önce takım olarak bütün maçlara baktığımız zaman daha iyi görüntü verdiler. Sonuçta bundan sonraki maçta Galatasaray, Paris Saint Germain’i yenerse; Brugge de Real Madrid’e yenilirse Avrupa kupalarına sarı-kırmızılılar devam eder ama bu zayıf bir ihtimal.

Yazının devamı...

Hata yaparsan kazanamazsın

23 Kasım 2019

Galatasaray dün gece Başakşehir karşısında yenilgiyi hak edecek futbol oynamadı. Kazanmayı çok istediler. Gol pozisyonlarına da girdiler. Bazı topları kaleci Mert Günok çıkardı, bazıları da direğin üstünden auta gitti. Babel’in, Feghouli’nin girdiği yüzde yüzlük pozisyonlar da var ama topu filelere gönderemediler.
Başakşehir iyi bir takım. Hocaları Okan Buruk, genç hocalar içinde en hırslısı. Takımına çok disiplinli futbol oynatıyor. Kadrosunda da çok yetenekli futbolcular var. Sarı-kırmızılılar karşısında hiç maceraya girmediler, dengeli ve sıfır hatayla oynadılar. İlk yarı Crivelli’nin gollük şutunu Okan kurtardı. İkinci girdikleri gol pozisyonunda ise Lemina’nın büyük hatasında, Mariano’nun uyumasını Guldbrandsen affetmedi.
Galatasaray’ın kazanma hırsı, maçlara rahat çıkmayışı, futbolcuların kendilerine olan güveni bazen takımlarının başına iş açıyor. Cim Bom da bunu yaşadı. Falcao büyük golcü. Fatih Terim’in şanssızlığı takımında yüzde yüz golcü diyeceği futbolcu yok. Babel olsun, Adem Büyük olsun gol yollarındaki becerisi kısıtlı isimler. Dün gece Falcao oynamış olsaydı inanın maçın skoru çok farklı olurdu. Lemina takımın neredeyse en iyisiydi ama bir hata yaptı, o da gol oldu.
Adem Büyük, Emre Taşdemir, Ömer Bayram gerçekten her şeylerini sahaya koyuyorlar. Ama demek ki bu yetmiyor. Mariano kırk kere hücuma çıktı, bir tek olumlu pası var. Artık çıtası o kadar düştü ki, Galatasaray formasını artık giymemesi lazım. Ama mecburiyetten oynuyor. Feghouli milli maçlardan yorgun gelmesine rağmen çok gayretliydi. Skoru değiştirecek pozisyonlar da yakaladı. Ama biraz beceriksizlik biraz şanssızlıkla gecenin kahramanı olmayı başaramadı. Emre Taşdemir yoruluncaya kadar takımın en iyilerindendi. Ama son 20 dakika o da yoruldu, top kayıpları yaptı, etkisini kaybetti.
Başakşehir’i kutlamak lazım. Neticede Galatasaray gibi şampiyonluğa oynayan bir takımdan deplasmanda üç puan aldı. Son sözüm de, maçın hakemi Yaşar Kemal Uğurlu için. Kesinlikle Süper Lig hakemi değil. O kadar büyük hatalar yapıyor ki, bazen uyarı almasına rağmen hatalar devam ediyor. Olmaz bu kadar. Türkiye’nin iki güzide kulübü futbol oynuyor ama hakem vermediği kartlar, yanlış kararlar, çalmadığı fauller yine maçın önüne çıktı. Uğurlu’nun daha pişmesi lazım.

Yazının devamı...

Zorluklar Terim’i coşturur

22 Kasım 2019

Uzun senelerdir Fatih Terim’i tanırım. Hep söylediği bir laf vardır; ‘Ben sahaya on bir futbolcu çıkarabiliyorsam demek ki eksiğim yok.’
Terim, teknik direktörlük hayatında hiçbir zaman sakat futbolcuları sorun etmemiştir. Bu milli takım arasından sakat olarak dönen birçok futbolcu oldu. Bunların içinde oynayabilecek durumda olanlar da var. Ama bugün Başakşehir, salı günü Club Brugge, önümüzdeki pazar da Trabzonspor maçları... Üçü de birbirinden zor karşılaşmalar olacak. Brugge maçı hepsinden önemli. Galatasaray’ın Avrupa’ya devam edip etmeyeceği bu müsabakada belli olacak. Sarı-kırmızılılar, Başakşehir ve Trabzonspor gibi iki zor takımı yenerse Süper Lig’de de Galatasaray fırtınası esecek.
Türkiye’de krizleri en iyi yönetecek hocaların başında Fatih Terim gelir. Tabii sakatlar büyük bir sorun. En önemlisi de Falcao’nun uzun süreli sakatlığı. Dünya çapında bir golcüyü hoca sakatlığı yüzünden kullanamıyor. Ve bu futbolcudan tam randıman alması devre arasına kadar sürecek. Ama şunu söyleyeyim Falcao, çok karakterli bir futbolcu. Yine gollerini atmaya devam edecek. Ama Falcao iyileşene kadar, Andone yok, Babel yarı sakat, bütün yük Adem Büyük’e binecek.
Bu Terim için sorun olur mu? Tabii ki olur. Ama şöyle düşünmek lazım, iki senedir bu takım şampiyon olurken doğru dürüst bir golcüsü yoktu. Ömer Bayram, büyük bir çıkış yakaladı. Gaziantep FK maçında takımın en iyisiydi. Aynı başarıyı Andorra ile oynanan milli maçta da gösterdi. Emre Taşdemir, temposuyla, attırdığı golle Nagatomo’dan daha başarılıydı. O da üstüne koyarak kendini göstermeye başladı.
Ben en büyük patlamayı Emre Mor’dan bekliyorum. Herkes bir sürü laflar söylüyor, Emre’nin takımına katkı veremeyeceği konuşuluyor. Ben hiçbirine katılmıyorum. Biraz sabırlı olmak lazım. Allah, Emre’ye her türlü yeteneği vermiş. Artık alışma döneminin sonuna geldiğini düşünüyorum. Ahmet Çalık’a Gaziantep maçında hayran kaldım. Sıfır hatayla oynadı. Ben bu yerli futbolcuların içine Taylan’ın da yakında katılacağını tahmin ediyorum.
Galatasaray’da çok büyük sorunlar var gibi söylense de bunların hiçbiri doğru değil. Fatih Terim’in Gaziantep maçıyla bunları aştığını düşünüyorum. Bugünkü Başakşehir karşılaşmasında da takımın eksiklerine rağmen gerçek gücünü göreceğiz.

Lucescu kalsaydı gruptan çıkamazdık

Yazının devamı...

Başkanın suçu dürüst olmak!

15 Kasım 2019

Galatasaray’a karşı o kadar kötülük yapıp zarar veriyorlar ki anlaşılır gibi değil. Soruyorum kendime, Başkan Mustafa Cengiz’in suçu ne? Batmış bir kulübe geldi. Kasa tam takır.. Stat gelirleri, televizyon gelirleri hepsi ipotek altında.
Şu an Başkan Cengiz’in gitmesini isteyen birçok kişi köşe başlarında.. Storelar yağmalanıyor, tırlar çalınıyor, Ada yıktırılıyor.. 500 bin tane sarı bileklikler satılamamış, depoda duruyor. Futbolcuların ve bütün sporcuların 4-5 aylık alacakları ödenmemiş. UEFA’dan ceza gelmek üzere. Daha bunun gibi bir sürü sorun... Başkan Cengiz ne yaptı? Bunların hepsini düzeltti. Harika futbolcular aldı.
Son iki senede şampiyon olup, bu sezon bütün kupaları aldı. Peki, bu çığırtkanlık niye? Neden bu kadar başarılı bir başkan yıpratılmak isteniyor? Önce Divan Başkanı Eşref Hamamcıoğlu’na söyleyeyim; Galatasaray’ın genel kurulunun seçtiği bir başkana sen mikrofonlardan hakaret edemezsin.
Sırf sen değil, hiç kimse edemez.. Edersen sana kimse saygı duymaz. O yüce divanlık makamını sıfırlarsın. Bundan önceki divan başkanlarına hakaret etmiş olursun. Daha önce yöneticilik yapan, Galatasaray’ın canına okuyan, batma noktasına getiren insanlara da sesleniyorum; siz kulübünüz için ne yaptınız? Bu yaptıklarınız doğru değil. Sayınız kaçtır bilmiyorum. Ama siz genel kurulun seçtiği başkanı hem de çok başarılı olan bir başkanı bu makamdan indiremezsiniz.
Sizin yaptığınız hem ayıptır hem de günahtır. Düşünebiliyor musunuz, 3 seneliğine kongre üyeleri başkanını seçiyor, bu başkan bütün yolsuzlukları, köşe başındaki insanları kulübün yakınına bile yanaştırmıyor, bunların hepsi niçin yapılıyor? Galatasaray’ın menfaati için.
Vay efendim, ‘sen bunu nasıl yaparsın’ diyerek bu büyük kulübü bütün herkese rezil edeceksin, sonra da Galatasaray etiğinden bahsedeceksin, yok böyle bir şey. Şaka gibi, mali konularda ibra edeceksin, idari konuda etmeyeceksin. Sen kulübü maddi konuda çok iyi yönetiyorsun ama bu bizim adamlarımıza kulüpte görev vermediğin için biz sana rahat vermeyeceğiz diyeceksin, yok böyle bir şey.
Riva’yı, Florya’yı bir anda elden çıkaranlar, Galatasaray’ın mallarını satmak için uğraşanlar neredeyse kahraman ilan edilecek. Başkan Mustafa Cengiz, saflıkla, temizlikle anlatıyor; ‘Florya’yı kurtaracağız, vermeyeceğiz. Ada sözüm olsun; yeniden yapıp sizin hizmetinize sokacağız’ sözü veriyor. Arkadaş, ne istiyorsunuz siz bu kulüpten? Fatih Terim gitmezse kendimi yakarım diyerek Ünal Aysal’ı baskı altına alanlar, bugün Başkan Cengiz’i göndermek istiyorlar. Taraftarların bu haksızlıklar boğazına gelmiş durumda. Benden söylemesi; çok yakında taraftarlar da bu haksızlığa müdahil olacak.

Hakemlerimiz adalet dağıtamıyor!

Yazının devamı...

Aslanlar gibi döndü

10 Kasım 2019

Galatasaray, zor günler geçirdiği bir dönem yaşıyor. Kolay değil, Şampiyonlar Ligi maçından 3 gün sonra Gaziantep gibi Süper Lig’in iyi takımıyla deplasmanda oynamak.. Fatih Terim, takımı İstanbul’a getirmedi.
Madrid’den direkt Gaziantep’e geçtiler. Artık futbolcularla aralarında neler koştular bilemiyorum. Ama ne yaptılarsa takımın oyununa olumlu anlamda yüzde 100 katkı sağlamış. En önemli katkı ise Luyindama-Ahmet Çalık-Marcao’da olmuş.
Daha önceki bütün maçlarda rakipler rahatlıkla hava toplarından, kornerden çok rahat Galatasaray’a goller atıyorlardı, Ahmet Çalık’ın 3. stoper olarak oraya monte edilmesi, defansif anlamda takımı müthiş rahatlatmış. Aynı şekilde Nzonzi’nin yerine Lemina, orta sahaya geçince Ömer Bayram, Feghouli, Lemina üçlüsü bilhassa ilk yarı, Gaziantep’e ikinci bölgede bir tek olumlu top yaptırmadı. Lemina’nın futbolu her hafta üzerine koyarak daha iyi gidiyor. Sert bir futbolcu, ikinci mücadeleleri kaybetmiyor. Hep hücumu düşünüyor. Kesinlikle geri pas yapmıyor. Bana Melo’yu hatırlattı. 1-2 hafta daha sonra daha iyi karar verebiliriz. Feghouli ise Galatasaray’ın kadrosundaki A sınıfı 3. futbolcu. Birincisi Muslera, ikincisi Falcao ve üçüncüsü Feghouli. Dün gece hem defansif hem de hücum anlamında takımının beyniydi.
Bir gol attı, iki topu direkten döndü. Devamlı aktifti. Ömer Bayram da Galatasaray’ın ağır işçisi. Özellikle ilk yarı Gaziantep’in direncini kıran en önemli futbolcuydu. Ölesiye mücadele ediyor. Tekme yiyor, kafasına darbe alıyor tedaviden sonra aynı mücadeleye devam ediyor. Orta sahaya çok büyük katkı veriyor ve bir de buna ekstradan iyi futbolunu harika bir golle süsledi. Emre Taşdemir, umduğumdan daha iyiydi. En azından hatasız oynadı, temposu Nagatomo’dan daha iyiydi. Feghouli’nin attığı golün pasını verdi. İlerleyen haftalardan daha da iyi olacağının sinyalini verdi.
Sakatlanan Andone’nin oyuna giren Babel, o da her şeyini ortaya koydu. Ama gollük fırsat da yakaladı. Herhalde kendine güvensizlik yaşıyor, gol yapabileceği topu pas vererek şut çekmeyi tercih etmiyor.
Sonuçta; çok zor bir deplasman maçıydı Gaziantep karşılaşması. Gaziantep iyi bir takım. Sıkı mücadele ediyorlar. Çok kaliteli futbolcuları var. Hele 3 numara Djilobodji belki de Türkiye’deki en iyi 3 yabancıdan bir tanesi. Güray olsun Oğuz olsun Cisse olsun, bunlar olağanüstü mücadele eden futbolcular.
Galatasaray böyle kaliteli bir takımı yenip 3 puanı alarak yaralarını sarıyorsa, bu büyük bir başarıdır.

Yazının devamı...

Terim takımı kucaklamalı!

8 Kasım 2019

Fatih Terim’i ne kadar sevdiğimi, inandığımı herkes bilir. Bugün yine aynı lafı söylüyorum. Bu takım şampiyon olacaksa, UEFA Avrupa Ligi’ne devam edecekse bu Terim ile beraber olacak. Fikrim hiçbir zaman değişmedi, kimse de değiştiremez.
Ama ortada bir gerçek var. Galatasaraylı futbolcuların ortaya koyduğu kötü performansı şöyle değerlendiriyorum; oyuncular daha iyi futbol ortaya koyamıyorlar değil, koymuyorlar. Üstüne basa basa söylüyorum bunun sebebi nedir, neden bu yıldızlar Galatasaray için daha fazlasını yapmıyorlar? Bu kadroyu Fatih Terim kurdu. Aldığı futbolcuların çoğu A sınıfı topçular. Daha iyi mücadele etmeleri tabii ki gerekir. Ama bakıyoruz Muslera hariç, hepsi umursamaz bir görüntü içindeler.
Evet, Fatih Terim de bu görüntüye çıldırıyor, bunu biliyoruz. Ama Terim her maç sonrası, ‘Ocak ayında operasyon var. Ocak ayında görüşeceğiz. Büyük değişiklikler yapacağız’ diyor. Hangi futbolcu olursa olsun bu lafları duyduğu an o takım için her şeyini verir mi? Yeni transferlerin çoğu kiralık. Huzurlu, mutlu olmazlarsa şimdiki tablo ortaya çıkar.

Bizim gibi değiller
15 tane yabancı, buraya tabii ki para kazanmak için gelmişler. Mutlu olurlarsa, kendilerini takımın bir parçası görürler. Dışlandıklarını hissederlerse o futbolcuları kaybedersin. Taraftar adeta tetikte, hıncını futbolculardan almak istiyor. Onlara da saygılıyım. Çünkü sahaya çıkan o futbolcular. Ama yabancılar bizim gibi düşünmüyor. Bunu da en iyi bilen Fatih hocadır.

Yazının devamı...

Galatasaray nefes aldı

2 Kasım 2019

Sıkıntılı günleri atlatmak kolay bir iş değil. Geçen hafta gerçekten futbolcular olsun herkes çok eleştirildi. Rizespor maçında Galatasaray’ın nasıl futbol oynayacağı, hangi kadroyla çıkacağı gerçekten merak konusuydu. Futbolcularla beraber yaşayan tabii ki Fatih hoca... Bizler sadece maçlardaki futbolcu performansını yazabiliyoruz ama antrenmanda ne durumda olduklarını bilmiyoruz. Bunu da bilen teknik adam.
Taraftardan çok büyük tepki alan Belhanda, Feghouli dün gece yedek kulübesindeydi. Belhanda’nın pozisyonunda Lemina oynadı. Lemina gerçekten futbolu iyi bilen, çok kaliteli bir futbolcu. Rizespor karşısında en etkili futbolculardan bir tanesiydi. Önceki maçlara göre bütün takım daha hırslıydı, daha az top kaybıyla oynadı. Bilhassa ilk 20 dakika, sahada basmadık yer bırakmayan bir Galatasaray vardı. Bunun da karşılığını iki gol atarak aldı.
Hepimiz daha farklı galip gelir, daha çok gol atar diye düşünüyorduk. Bihassa son vuruşlarda yine etkili olamadılar. Ama daha önceki maçlara göre orta sahada Ömer, Seri, Lemina hiç olmazsa rakibe baskı yaptılar. Daha iyi mücadele ettiler. Babel de çok eleştiri alan futbolculardan bir tanesiydi. Oyundan çıkana kadar da Lemina’dan sonra takımın en etkili futbolcusuydu.
Emre Mor’un ayağına top yakışıyor. Güzel de paslar atıyor ama biraz daha skora dönük oynaması lazım. Rakip kaleye şut atmayı denemeli. Şener oyunda kaldığı sürece iyi mücadele etti. Fakat ikinci yarı sakatlandı, yerini Mariano’ya bıraktı. Ahmet Çalık Luyindama ile beraber defansta başarılı bir futbol ortaya koydu, maceraya girmedi, top kaybı yapmadı. Andone ise evet iyi bir hücum oyuncusu. Temposu da var. Rakibe baskı da yapıyor ancak hava toplarında ve son vuruşlarda şu ana kadar pek başarısı yok. Sarı-kırmızılıların gol yollarındaki sıkıntıyı bitirmesi için Falcao’nun düzelip mutlaka takıma katılması lazım.
Sonuçta böyle sıkıntılı bir dönemde iki gol atarak üç puanı almak başarıdır. Maçın hakemi Abdülkadir Bitigen’in ise çok eksiği var. Öyle hatalar yapıyor ki resmen oynanan futbolu etkiliyor. Bir sürü sarı kartı, kırmızı kartı es geçiyor. Rizespor’u ise kimse küçümsemesin. İyi mücadele ediyorlar. Pozisyona da girdiler ama her zaman olduğu gibi Muslera onlara da gol şansı vermedi.

Yazının devamı...