G.Saray’dan büyük vurgun

27 Aralık 2020

Galatasaray için sezonun en zor deplasmanı... Burada alınacak üç puan seni Süper Lig’in lideri yapıyor. Şampiyonluk yarışında da epey moral ve öz güven kazanıyorsun. Dün gece Galatasaray bunları elde etti.
Rakibinden daha çok koştu, iyi paslaştı, sahanın her yerinde pres yaptı. Fazla gol pozisyonuna girmemesine rağmen oyunun kontrolü hep sarı-kırmızılılardaydı. Arda’nın fizik gücünün artması takımına çok şey kazandırıyor. O ilk goldeki Oğulcan’ın topuk pası, Emre Kılınç’ın şutu ve kaleciden dönen topu Arda’nın filelere gönderişi... Bu gerçekten akıl ve beyin işi...
Emre Kılınç bitmez, tükenmez enerjisiyle olağanüstü futbol oynadı. Oğulcan bir gol attı, diğer golün de asistini yaptı. Bilhassa Feghouli çıkıp Ömer oyuna girdikten sonra orta sahayı Oğulcan, Ömer, Taylan; Trabzon’un kontrolünden alıp maçın son düdüğüne kadar Galatasaray’ın üstünlüğüne geçirdiler. Ömer Bayram bu sezon ilk defa bu kadar gayretli, hırslı ve istekliydi. Böyle oynarsa zaten formasını kimseye vermez, her hafta oynama şansı bulur.
Saracchi çok akıllı işler yaptı. Yine o eski günlerine dönmüş. Hem hücum, hem de defansif anlamda çok başarılıydı. Taylan’a ayrı bir parantez açmak istiyorum. ‘Galatasaray’ın altın çocuğu’ diyebiliriz. Maçın başında sarı kart görmesine rağmen çok iyi oynadı, girdiği ikili mücadelelerin hepsini kazandı. Mükemmel bir performans ortaya koyuyor.
Marcao olduğu zaman Donk ile beraber daha iyi bir ikili oluyorlar. Bireysel hiçbir hataları olmadı. Maceraya girmediler, risk almadan oynadılar.
Son sözüm de Okan Kocuk için... Gerçekten iyi kaleci olma yolunda çok mesafe kaydetti. Tabii ki Muslera varken oynama şansı çok zor. Ama uzun seneler Okan, Uruguaylı file bekçisinin yedeği de olsa, Cim Bom’un kaleciye ihtiyacı olmayacak.
Trabzonspor’a gelince... Abdullah Avcı sistem hocası ve takımına bir sistem oturtmak istiyor. Bunun savaşını verdiği gayet açık, belli. İlk yarıda 20-25 dakika da olsa rakibin pas trafiğini keserek etkili de oldu. Ama Trabzonsporlular hiç kusura bakmasınlar, bu kadro kalitesiz. Bu takımın savaşacak gücü, kalitesi yok. En iyi iki tane adamları Ekuban ve Abdülkadir Ömür olmayınca, deneyimli teknik adamın da yapabileceği çok bir şey kalmıyor.

Yazının devamı...

Cim Bom doğruyu buldu ama yetmez

25 Aralık 2020

Sarı-kırmızılıların Göztepe karşısında ilk 12 dakika oynadığı futbola baktığınız zaman bu güzel oyunun süresi 45-50 dakikaya çıkarsa harika bir Galatasaray’ın ortaya çıkacağı netleşti. Liverpool gibi baskı kuruyor, City gibi paslaşıyor.
Tabii ki bunda başta kaptan Arda’nın hastalıktan güçlenerek dönmesi, aynı şekilde Belhanda ve Feghouli’nin kalitelerini sahaya koymaları, Emre Kılınç’ın bitmez enerjisi çok büyük etkendi. Bir de buna santrfor eklense sorunlar büyük ölçüde azalacak. Ama maalesef ne Diagne, ne de Falcao bir türlü Fatih Terim’in istediği düzeye çıkamıyorlar.
Oyun içinde o harikalar yaratan Emre Kılınç, gol atıyor ama defansına yardım ederken de topla oynama isteği Galatasaray’ın kalesine gol olarak dönüyor. Emre genç bir futbolcu... Oynadığı takım Sivasspor değil Galatasaray... Kesinlikle bu tür hataları yapma lüksü yok. Üç kişinin arasına girip o topu çıkarma şansı %10. Emre’nin bu tür pozisyonlarda kesinlikle risk almaması gerekir.
Aynı şekilde Luyindama... Dünyanın hiçbir kulübünde stoperler 18’in içinde ya da civarında çalım yapmıyorlar. Galatasaray ise bu sorunu aşamıyor. Evet Luyindama iyi bir futbolcu. Ama bu oyun tarzı takımını çok maçta yakabilir. Donk, Arda’ya harika bir top attı ve gol oldu... Ama aynı Donk, kendi ceza sahası içinde ve dışında kaybettiği toplarla aldığı riskle çok büyük tedirginlik yaratıyor.
Eminim Fatih Terim futbolcularla bu sorunları konuşmuştur. Yapılanların doğru olmadığını anlatmıştır. Ama Trabzonspor maçı öncesi bu çok büyük sorun olarak görülüyor. En önemli konu da 5 Ocak 2021’de ara transfer dönemi başlıyor. Bu takımın altın çocuğu Taylan’a alternatif bulunması lazım. Santrfora da acil bir isim alınması gerekiyor. Ve bu transferler futbolcu satılıp mı yapılacak, nasıl olacak bilemiyorum.Eminim Fatih Terim futbolcularla bu sorunları konuşmuştur. Yapılanların doğru olmadığını anlatmıştır. Ama Trabzonspor maçı öncesi bu çok büyük sorun olarak görülüyor. En önemli konu da 5 Ocak 2021’de ara transfer dönemi başlıyor. Bu takımın altın çocuğu Taylan’a alternatif bulunması lazım. Santrfora da acil bir isim alınması gerekiyor. Ve bu transferler futbolcu satılıp mı yapılacak, nasıl olacak bilemiyorum.Devre arası tatili olmayacağı için başka kulüplerin yaptığı gibi hemen gerçekleştirilmesi lazım. Bir ay var transfer için, daha vakit var diye düşünülürse hata yapılır. Zaten Terim de artık böyle düşünceleri kabul etmez. 
Yönetim kurulu, Terim ile toplanıp ‘ya transfer yapacağız ya da yapmayacağız’ diyerek uzatmadan bu kararı vermeli.
Sezon başında neler yaşandı bunu hepimiz biliyoruz. Böyle bir huzursuzluğu ligler devam eder ken Galatasaray tekrar yaşarsa bunun altından kalkamaz.

Yüreksiz hakem olmaz!

Yazının devamı...

Galatasaray moral buldu

23 Aralık 2020

Göztepe karşısında dün gece nasıl bir Galatasaray seyredeceğimizi herkes çok merak ediyordu. İlk 15 dakika gerçekten fırtına gibi mükemmel paslaşmalar, gol pozisyonları, harika iki gol... Resmen şov seyrettik.
Bu, Göztepe’nin golü gelinceye kadar sürdü. Luyindama, sol bayrak direği civarında topu aldı, iki kişinin içerisinden çıkarıp Emre Kılınç’a verdi. Oyuncu da ayağındaki topu, çalım yapacağım derken kaptırdı, Halil’in ortasında Soner’in harika vuruşu ve Galatasaray’ın o güzel futbolunun bitişinin başlangıcı oldu.
Ben anlayamıyorum, Luyindama topu orada kornere atsa ne kaybeder? Emre topu taca atsa daha mantıklı olmaz mı? Ama maalesef bu, sarı-kırmızılıların hastalığı. Bütün yediği goller böyle abuk, sabuk... Ne oldu şimdi? Emre Kılınç bir gol attı, bir gol yedirdi.
Gelelim Donk’a... Arda’ya çok güzel bir top attı, Arda da gitti takımının ikinci golünü kaydetti. Donk’u herkes mutlaka attığı bu pastan dolayı alkışlamıştır. Ama aynı futbolcu, defanstan top çıkartırken mutlaka hocasına kalp krizi geçirtiyordur. Ayağındaki topu ya rakibe atıyor, kendi kalesinde gol tehlikesi oluyor, ya da çalım yapacağım diye 18 çizgisi civarında topu kaptırıyor. Bu maçta üç kere gördüm, üçünde de İzmir ekibi gol atabilirdi. Böyle saçmalık olur mu?
Taylan’ı Allah nazardan saklasın. Şu an Galatasaray’ın kalbi... Çocuk hem defansına yardım ediyor, hem hücuma çıkıyor, hem rakiple mücadele ediyor. Peki rakip ataklarda Taylan’a yardım eden bir tek futbolcu var mı? Bunu da bir kenara koyuyorum. Belhanda ve Feghouli’nin kaptırdığı topları da Taylan toparlamaya çalışıyor.
Tabii ki sezonu Fatih Terim böyle tamamlayamaz. Bu takım zirveye oynayacaksa takviye edilmesi lazım. Diagne, arkadaş sen ne iş yaparsın? Daha fazla oyunun içinde aktif olması, rakip defansa baskı yapması gerekmez mi? Senegalli forvet bunu yapmıyor, sanki sağlıklı yaşam için futbol oynuyor.
Falcao’da hayır yok, Diagne’de hayır yok. O zaman ciddi anlamda yine devre arasında bir golcüye ihtiyaç var. Dün gecenin en büyük kazancı Arda Turan’dı. Virüsten sonra biraz güçlenince yeteneklerini sahaya koyuyor. Gerçekten seyredenler de büyük keyif alıyor.

Yazının devamı...

Şok yenilgi

19 Aralık 2020

Galatasaray’ı son üç haftadır bu kadar dağınık, temposuz ilk defa görüyorum. Düşünebiliyor musunuz, koca bir ilk 45 dakika kaleye atılan tek şut yok. Diagne’yi bir kere dahi topla buluşturamadılar. Oğulcan, Emre Akbaba, Emre Kılınç ve Feghouli çok dağınık ve kötü futbol oynadılar. Karagümrük çok koşup baskı yaparken sarı-kırmızılı futbolcular apayrı bir psikolojiyle kendilerini hiç sıkmadan, bir gol atarız üç puan alırız mantığıyla oynayınca hiç hesapta olmayan mağlubiyet yaşadılar.
Benim anlayamadığım Saracchi bir aydır tedavi görüyor, sonra antrenmanlara çıktı ama bu kadar mı dağınık, güçsüz olur? Emre Taşdemir’in virüse yakalanması ve yerini Uruguaylı futbolcuya bırakması Cim Bom’un kötü futbolunda en büyük nedendi. Emre Akbaba bir hafta zirve yapıyor, ikinci hafta sahada yok. Gerçekten bana çok tuhaf geliyor. Bu futbolcunun temposunu artırması lazım. Tamam taraftar seviyor ama devre arasında yapılacak transferlerden sonra Fatih Terim, Emre’ye forma vermez. Çünkü takıma en ufak bir katkısı yok.
Oğulcan daha genç… Onun da hocasının güvenini kazanması için bir standart tutturması lazım. İnişli-çıkışlı futbol oynuyor. İlk yarı sahada yok, devre arası soyunma odasında ne talimat aldıysa bilemiyorum, ikinci yarıda koşup oyuna girmeye başlıyor. Bu yanlış bir şey. Oğulcan gibi yetenekli gençlerin her forma şansını çok iyi değerlendirmesi gerekir. Kendisi dün akşam beni hayal kırıklığına uğrattı.
Emre Kılınç yetenekli, defansın arkasına koşular yapan, Diagne ile verkaça giren bir futbolcuydu. İlk yarı tamamen saklandı, hiç yok gibiydi. En büyük hayal kırıklığını da Feghouli yarattı. Cezayirli futbolcu bu takımın beyni. Ama bu tempoyla bu kadar top kaybıyla, yüreğini ortaya koymadan oynarsa takımına hiç bir katkı veremez.
Son sözüm de Diagne için... Adam santrfor, golcü. Rakip defansla boğuşuyor. Yanına gelen bir tane arkadaşı yok. Uzatmalarda topla bir kere buluştu, rakip defans kendisini penaltıyla durdurdu. Sonuçta golü de Senegalli forvet kaydetti. Galatasaray bu yarışın içinde olmak istiyorsa son 25 dakika oynadığı baskılı futbolu, 90 dakikaya yaymak mecburiyetinde.
Karagümrük’e gelince... Gerçekten çok iyi mücadele ettiler. Kazanmak için her şeyi yaptılar. Orta sahada Koray ve Biglia mükemmel oynadılar. Golü atan Ndao, fiziğiyle Cim Bom’u epey hırpaladı. Sonuçta Karagümrük maçın tamamında kazanmayı daha çok isteyen takımdı.

Yazının devamı...

Biraz vicdan lütfen!

18 Aralık 2020

Bütün dünyada herkes canıyla uğraşırken, biz tutturmuşuz Türkiye’de iyi futbol oynanmıyor diye! Galatasaray-Darıca Gençlerbirliği maçı... Fatih Terim hastalıktan çıkan, sakatlığı biten ve forma şansı bulamayan oyunculardan bir kadro kurmuş... Maçtan sonra kıyametler kopuyor.
Galatasaray kötü oynamış, sonradan oyuna giren Emre Akbaba, Emre Kılınç ve Oğulcan maça ağırlığını koyamamışlar. Allah aşkına böyle bir şey olabilir mi? Arda Turan 10 gün hastanede yattı. Bu sürede ateşi 39’un altına hiç düşmemiş. Tedavi süresince bu virüs vücudundaki bütün enerjiyi aldı. Şu anda toparlanma devresinde. Belhanda’nın durumu da aynı, o da toparlanamadı. Omar fizik olarak bir kademe ileride olmasına rağmen hazır değil.
Futbolcular sahada rakipleriyle mücadele ettikleri kadar virüse yakalanmamak için de çabalıyorlar. Bu hastalık her insanda ayrı etki yaratıyor. Kimi çok ağır geçiriyor, kimi de kolay atlatıyor. Ama etkileri bazı insanlarda aylarca bitmiyor.
Bu oyunculara ek olarak Sekidika gayet iyi mücadele etti ve ilk 11’i zorlayacak duruma geldiğini gösterdi. Ali Yavuz Kol hırsıyla, fiziğiyle ‘ben bu takımda kadroya girebilirim’ mesajını verdi. Emin de hata yapmadan ilerisi adına ümit veren bir futbol oynadı.
Böyle zor bir dönemden geçerken hangi takım iyi futbol oynayabilir? Oyuncular mücadele ediyor mu? Ediyor... Maç kazanıyorlar mı? Kazanıyorlar... Sahaya çıkan takım, yedek bekleyen isimler mi? Evet... Eleştirirken elimizi biraz vicdanımıza koymamız gerekiyor. En azından şu zor dönemde. Galatasaray’ın bugün Karagümrük ile hafta içinde Göztepe ile gelecek hafta da Trabzonspor ile maçı var. Ne yapacaktı bu durumda Terim. Her zaman kullandığı 11’i sahaya sürüp, Darıca karşılaşmasını farklı kazansaydı, milletten ‘Bravo hocaya’ diye övgü mü alacaktı!
Yanlış yorumlar yapılıyor... Bilhassa bir kısım taraftarın bu konuda daha dikkatli olması lazım. Alın şimdi Florya’da iki futbolcunun daha testi pozitif çıktı. Her sabah testler yapılıyor. Ve sonuçlar gelinceye kadar başta hoca olmak üzere, bütün oyuncular inanın tedirginlikten ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Artık bu iyi futbol, kötü futbol sözlerini bir kenara bırakıp üç puan alan takımları alkışlamak lazım.

Tek suçlu hakemler mi?

Yazının devamı...

Hayaller gerçek oluyor

11 Aralık 2020

Galatasaray’da Fatih Terim’in, taraftarın, camianın hayalleri vardı... Genç, kaliteli, mücadele eden bir Galatasaray seyretmek istiyorlardı. Hoca bunu transfer sezonunda gerçekleştiremedi.
Kaan Ayhan’ın da olduğu 8 futbolcu için 8 milyon euro para lazımdı. Finansal Fair Play bu isteklerine engel oldu. Yönetim bu parayı masanın üzerine koyamadı. Bunun sonucunda da Terim hayallerindeki takımı kuramadı. Şimdi ise Taylan ile başlayıp, Emre Kılınç, Oğulcan, Kerem (Emin’i de listeye koyabiliriz) ve devre arasında yapılacak genç nokta transferlerle bir takım kurulacak.
Her gün transfer haberleri okuyoruz. “Onyekuru geliyor, Mandzukic alınacak, Rodrigues geri dönecek...” Ben bunların hiçbirinin gerçekleşeceğini düşünmüyorum. Onyekuru 15 milyon euroya Monaco’ya gitti. Geçen sezon Galatasaray’a hiçbir şey vermedi. Her şeyden önemlisi Monaco bu futbolcuyu bedavaya mı gönderecek? Rodrigues de aynı şekilde. Fenerbahçe’de kötü bir performans ortaya koydu...
Fatih hocanın bu saatten sonra kapanmış defterleri bir daha açması zor. Mutlaka nokta transferler yapıp, sarı-kırmızılı kulübe daha iyi isimler gelecektir. Ama bu üç ismin gelmesi çok zor bir ihtimal. Seri için de yorumlar yapılıyor. Bugün Seri alınmış olsaydı, belki de Taylan yedek kulübesinde oturup bu performansını gösteremeyecekti.
Hocaya bütün Galatasaraylılar saygı duymalı. Muhakkak en iyisini yapacaktır. Düşünebiliyor musunuz, dünyanın en büyük golcüsü geldi, binlerce taraftar karşıladı. Doktorlar ‘iki hafta sonra sahalara döner’ dedi, 45 gündür takımla idmana bile çıkmıyor, özel çalışıyor. Böyle futbolcularla Terim nereye kadar gidebilir, ne kadar başarılı olabilir? Eminim ocak ayında mutlaka genç bir golcü sarı-kırmızılı kulübe gelecek. Orta sahaya da takviye yapılacak. Yıldız dediğimiz isimlerden de gidenler olacak.
Ama gelecek isimler, Taylan’ın ruhunu taşıyacak. Hatay maçı öncesi Taylan sakatlandı. Maçtan bir gün önce hocanın yanına giderek ‘Hocam ağrılarım var, ama Hatay maçında oynamak istiyorum. Önümüzdeki haftayı bay geçeceğiz. O zaman dinlenirim ve tedavi olurum’ diyerek sahaya çıktı. Galatasaray bir yere gelecekse bu ruhu taşıyan isimlerle o yere gidecek.
Ben bundan sonra posası çıkmış, bir maç oynayıp 5 maç yatacak, huzuru bozacak futbolcuları bir daha Fatih Terim’in Florya’ya sokacağını düşünmüyorum. Biraz sabır gösterilirse taraftarlar çok daha iyi, mücadele eden bir Galatasaray seyredecekler.

Irkçılık belası insanlık suçudur

Yazının devamı...

Galatasaray havasını buldu

6 Aralık 2020

Sakatlıklar, hastalıklar, kadroya giren yeni futbolcular… Sonuçta Galatasaray havasını buldu. Kazanmaya devam ediyor. Önce şunu söyleyeyim… Süper Lig’de artık kolay rakip yok. Karşı takımı biraz küçümsersen, şaplağı suratına yersin.
Dün gece de Hatayspor, sarı-kırmızılıları oldukça zorladı. Kalede Munir, defansında Yusuf ve Pablo, bilhassa solda oynayan Akintola ve santrforları Diouf çok iyi futbolcular. Oyundan kesinlikle düşmüyorlar.
Ömer Erdoğan iyi bir teknik direktör. Cim Bom’a mümkün olduğunca boş alan bırakmadılar. Gol pozisyonuna da girdiler ama son vuruşlarda başarısız oldular. Bir de ne olursa olsun Fatih Terim’in Oğulcan, Emre Kılınç, Emre Akbaba ve Taylan gibi gençleri bir arada oynatması takıma tempo kazandırdı. Rakipler eski maçlarda olduğu gibi orta sahada boş alan bulamıyor.
Bir de buna tekrar sahalara dönen, ‘ben bu takımın parçasıyım’ diyen Mbaye Diagne’yi koyun. Senegalli forvet koşuyor, topa baskı yapıyor, iki stopere de nefes aldırmıyor. Hatay karşısında harika bir gol attı ama iki tane de yüzde yüzlük golü kaçırdı. İlerleyen haftalarda Diagne böyle istekli ve hırslı olursa daha çok gol atar.
Feghouli orta sahada yeniden doğdu, takımın beyni oldu. Bunun da tek sebebi sağında solunda oynayan Oğulcan ve Emre Kılınç. Şimdi boş koşu yapmıyor, böylece daha etkili oluyor. Ben inanıyorum ki Cezayirli futbolcunun daha da fazlasını yapacak kapasitesi var. Oğulcan daha birkaç maçtır oynuyor ama her karşılaşmada üstüne koyuyor. Orta sahasını rahatlatıyor, Linnes’e yardım ediyor ve hücuma çıktığı zaman da çok etkili oluyor. Galatasaray’ın attığı ikinci golün kahramanı kesinlikle bana göre Oğulcan.
Sol bekte oynayan Emre Taşdemir belki 40 kere hücuma çıktı, döndü savunmasına yardımcı oldu. Maç boyu bir saniye durmadı. Fatih Terim ve Riera Galatasaray’a yeni bir sol bek yarattılar. Defansta Marcao bu maçta ilk defa bireysel hatalar yaptı. Az kaldı takımına gol yediriyordu. Muhakkak hoca onun kulağını bükecektir. Aynı şekilde Donk da geriden oyun kuruyor, orta sahaya geliyor, önünde boş arkadaşı var, dönüp kaleci Fatih’e geri pas yapıyor. Bu yüzden de Fatih hoca kendisini iki kere fırçaladı.
Son sözüm de önceki gün yazdığım gibi Galatasaray’ın yeni Modric’i Kerem Aktürkoğlu için. Bu çocuk çok büyük yıldız olacak. Florya’da hocaları kendisiyle yakından ilgileniyor. Çabukluğunu, yeteneğini, fizik gücünü daha güçlendirmek için epey uğraşıyorlar. Bu genç Kerem dün akşam üçüncü golü atarak, ‘ben de yavaş yavaş geliyorum’ mesajı verdi. Haydi bakalım hayırlısı olsun. Sonuçta yeni Galatasaray gençleriyle, oynadığı tempolu futbolla zirve mücadelesinin baş aktörlerinden olacak.

Yazının devamı...

Fatih Terim mucizesi!

4 Aralık 2020

Galatasaray’ın; Sivasspor, Kayserispor ve Rizespor karşısında oynadığı futbol kesinlikle tesadüf değil, Terim’in verdiği emeğin karşılığıdır. Size biraz Florya’dan bahsedeyim… Taylan bugün dünya çapında bir orta saha olma yolunda hızla ilerliyor. Hoca bunun için Selçuk İnan’ı görevlendirdi. Selçuk’un vazifesi, Taylan’ın futbol çıtasını yükseltmek, bire bir hocalık ve koçluk yapmak. Rize karşısında bunu fazlasıyla gördük. Selçuk’un yeteneklerinin bir kısmını Taylan sahada tatbik ediyor. Bu daha başlangıç.
Gene hoca Emre Taşdemir’in koçluğunu ve hocalığını yapsın diye Riera’yı görevlendirdi. Emre hızla yükselişe geçti. Ve bu yolun sonu milli takıma kadar gidecek. Oğulcan, evet uzun süre yedek kaldı. Terim, fizik ve kondisyon olarak futbolcusunun tam hazır olmasını bekledi. Son maçta Oğulcan hücumda harika oynarken, arkasında görev yapan Linnes’in de sürekli kademesine girdi. Önlü, arkalı harika oynadılar, sanki yeniden doğdular. Levent Şahin, Necati Ateş ve Ümit Davala hocalar, Emre Akbaba, Emre Kılınç ve Diagne’ye müthiş koçluk yapıyorlar ve bunun da karşılığını almaya başladılar. Diagne son maçta üç gol attı, sahada basmadık yer bırakmadı, takımın en iyilerindendi.
Arda Turan hem futbolculuğu hem arkadaşlarıyla diyaloğuyla Belhanda ve Feghouli’yi rahatlattı. Florya’da ayrı bir rüzgar esmesini sağladı. Benim için en önemlisi de, Kerem Aktürkoğlu... Biraz araştırdım, Florya’da neler yapıyor? Fatih hoca, Galatasaray’a yeni bir Modric kazandırıyor. O bilekleriyle, çabukluğu ve tekniğiyle çok yakında Türk futboluna yeni bir yıldız gelecek. Şu an neden ilk 11’de oynamıyor derseniz, pişme devresini yaşıyor. Tam hazır olduğu zaman Kerem de takımına çok büyük katkı sağlayacak. Biraz sabır göstermek lazım. Bunun zamanını da en iyi bilen kişi Fatih Terim’dir.
Neden alındı, Galatasaray’ın topçusu değil diye yorumlar yapılan Sekidika da bu takımın içinde olacak. Biraz sabır diyorum. Sezon başı çok sıkıntılar yaşandı. Terim’in bütün hayali portföyünde bulunan 8 gurbetçi genci sarı-kırmızılılara almaktı. Maalesef finansal fair play bir türlü aşılamadı. Onun için de bu transferler gerçekleşmedi. Bütün sıkıntıların ve huzursuzlukların baş kaynağı buydu. Neyse ki atlatıldı artık.

Tadını çıkartın
Şimdi Cim-Bom’un en büyük sorunu bu transfer haberleri. Her transfer zamanı kulüp büyük yara alıyor. Şimdiden, yine başladılar: Devre arasında birçok futbolcu gidecek, birçok futbolcu gelecek. Ben bunların hiçbirisine inanmıyorum. Hoca yapabilirse bir-iki nokta transfer mutlaka yapacak. Bu kadronun içinden de herhangi bir futbolcunun satılabileceğini düşünmüyorum. Florya’daki huzuru korumak adına, bu transfer haberlerinin önüne mutlaka birilerinin set çekmesi gerekiyor.

Yazının devamı...