Keremli tur

13 Ağustos 2021

Galatasaray’ın tur atlaması tabii ki hepimizi sevindirdi. Bilhassa Kerem Aktürkoğlu’nun iki asist, bir golle maça damga vurması benim için galibiyeti daha anlamlı bir hale getirdi.
Her zaman söylüyorum; Galatasaray bir yere gelecekse gençlerle gelecek. Artık Oğulcan, Barış Alper de yarın birgün takıma girdiği zaman, sarı-kırmızılıların olumlu anlamda temposu ve rakibe yaptığı pres artacak. Sonradan oyuna girerek son golü atan Emre Kılınç’ın ise daha çok sahada kalması lazım. Bunlar da beraberinde çok daha rahat galibiyetleri getirecek. Ama şu an sorunlar devam ediyor. Diagne gidecek deniyor, dün gece ilk 11’de sahaya çıkıyor, Kerem’in pasıyla maçın ilk golünü atıyor. Feghouli’ye ‘Seni istemiyoruz, kendine takım bul’ diyorlar, o da dün gece karşılaşmanın başından itibaren sahada yer alıyor, Kerem’in pasıyla takımın üçüncü golünü atıyor. Luyindama’nın yerine Danimarka’dan yeni bir stoper alındı. Kongolu futbolcu da istenmediğini biliyor ama o da sahada ilk 11’de. Ne söyleyeyim yani? Motivasyonlarının sıfır olduğu bir ortamda yine bu çocuklar ayakta durabiliyorlarsa, formaları için savaşıyorlarsa, hata yapmalarına rağmen bir alkışı hak ediyorlar.
Dilerim bu transfer problemi bir an önce biter de takım rahatlar. Şu an üstüne basa basa söylüyorum; oynayan ve oynamayan bir çok futbolcunun bu transfer haberleri yüzünden motivasyonunun sıfır olduğu kesin. Luyindama’nın kopmuş olduğunu hepimiz görüyoruz. Peki Fatih hoca, Alpaslan’ı neden koymuyorsun? St Johnstone maçında yine o kadar çok pas hataları yapıldı ki, bunların çoğu da Luyindama ve Marcao kaynaklı. Takım paslaşıyor, öyle paslar veriyor ki, ya arkadaşını sakatlayacak ya da rakip topu alıp gol pozisyonuna girecek. Yakışmaz, yakışmıyor! Böyle büyük bir takımın formasını giyen bir futbolcu böyle büyük hatalar yapamaz.
Muslera tamam dinlenemedi, maçlara motive olamadı dedik, kendisini fazla hırpalamadık. Peki Cim Bom’un ikinci kalecisi kimdir? İsmail Çipe ikinci kaleciyse dün gece İskoç ekibinin attığı tek golde topu elleriyle kendi filelerine gönderdi. Peki böyle büyük bir kulübün Muslera’yı zorlayacak doğru dürüst yetenekli bir kalecisi olması gerekmez mi?
Sonuçta önemli olan tur atlamaktı. Gerçekten rakip zayıf da olsa Avrupa kupalarında galibiyete çok ihtiyacımız var. Bunu da sarı-kırmızılılar başardı. Ben eminim ki şu transfer sezonu bitince daha derli toplu bir Galatasaray seyredeceğiz. Ama şu an sahada maç sırasında çok gelgitler yaşayan bir takım var. Herhalde transferin bitmesiyle beraber Fatih Terim de takımına yeni bir yol haritası çizecek.

Yazının devamı...

Geri pas kabusu

6 Ağustos 2021

İnanın yeni transferlerden sonra, dün geceki maçta Galatasaray’ın şov yapacağını düşündüm. Bu şov için fırsatlar da yakaladı. Ama mutlaka bir taraftan arıza çıkıyor. Mustafa Muhammed maçın başında o yüzde yüzlük golü atabilse, karşılaşmanın skoru da, gidişatı da herşeyi farklı olurdu.
Hadi bundan da vazgeçtim. Aytaç geri pas yapıyor. Bu geri paslardan iki sezondur takımın iki yakası bir araya gelmiyor. Hadi diyelim Aytaç geri pasını yaptı; ya Muslera’ya ne demeli? Büyük kalecisin, iyi insansın, sana bir şey söylemiyoruz ama kusura bakma o geri pas böyle karşılanmaz. Ayağınla vur taca gitsin, kornere gitsin, nereye giderse gitsin ama sen rakibin baskı yaptığı bir pozisyonda topu dizlerinle stop etmeye çalışıyorsun. Bunu da yapamayınca penaltıya sebebiyet veriyorsun. Sadece penaltıyla kalsa yine itirazım olmayacak. Bir de kırmızı kart görüp kendini attırıyorsun. Pes doğrusu!
Galatasaray’ın kaptanı böyle hatalar yapmaz. Fatih Terim bu geri pas sorununa bir türlü çare bulamıyor. Deplasmandaki PSV maçında geri pastan yenen gol yüzünden sarı-kırmızılılar o gün farklı yenilmedi mi? Bilemiyorum Florya’da hocayla talebeleri bu konuda ne konuşuyor. Ama benim tanıdığım Terim yumruğunu masaya vurup, ‘geri pas yapanı oyundan alırım’ demeli.
Her neyse ben eminim, Galatasaray bu turu öyle veya böyle geçecek. Taylan ile yeni transferlerden Berkan orta sahadaki problemleri bitirmiş, defanslarını rahatlatmışlar. Aytaç maça iyi başladı, iki gollük orta yaptı ama daha sonra temposu düştü. Yarın öbür gün o mevkiye Rumen Cicaldau gelecek. Bilemiyorum Aytaç herhalde bunu düşünüyordur.
Fransız sağ bek Boey çok iyi futbolcu. İlk maçı olmasına rağmen bilhassa hücumda çok başarılı oldu. Attığı golle de bunu gösterdi. Sol bek Van Aanholt gerçekten çok kaliteli. Şu an kondisyon olarak hazır değil. Buna rağmen top kesişleri, verdiği paslar gösteriyor ki takıma çok büyük katkı sağlayacak. Kerem ise devamlı hücumu düşünüyor. Takımın olmazsa olmazı ve daha da iyi olacak.
Sonuçta bu maç için ‘ahlar, vahlar’ çekmeye gerek yok. Taraftar çok değil iki hafta sonra genç, koşan, süratli, bol pozisyona giren bir Galatasaray seyredecek. Bunun sinyallerini zaman zaman da olsa dün gece gördük.

Yazının devamı...

Galatasaray’ın ilacı sabır!

30 Temmuz 2021

Sezon başı takımlar oturuncaya kadar sıkıntılar yaşanıyor, bu kaçınılmaz. Galatasaray’ın şanssızlığı sezona PSV gibi çok iyi bir takımla maç oynayarak başlaması oldu. Bir yandan da belki de iyi oldu. Hepimiz, başta Fatih Terim olmak üzere takımın eksiklerini gördük.
Önce şunu söyleyeyim; yeni transferlerden takıma beş futbolcu girecek ama kesinlikle söylüyorum bu futbolcuların oynanan futbola katkısı yüzde 50 değil, yüzde 200 olacak. Sağ bek, sol bek, orta saha tamamen değişecek. Şu an yenilen gollerde bütün suçu defansa atıyoruz ama işin doğrusu o değil. Orta saha yetersiz olunca rakip ataklar ve takımın bütün yükü iki stoperin üzerine biniyor. İki bek de yetersiz olunca sorunlar ortaya çıkıyor.
Şu an takımda 6 numara futbolcu yok. Taylan gelecek, ondan da önemlisi Alanyaspor’dan transfer edilecek olan Berkan hem defans hem hücumda Galatasaray’a çok büyük katkı yapacak. Rumen futbolcu Cicaldau, ilerdeki santrforla rakip savunmaya devamlı baskı yapabilecek ve kaleye şut çekecekler. Şu an bunu takım yapamıyor.
Takımdaki diğer bir sorun Kerem ve Emre Kılınç… Kerem’in en yararlı olduğu yer, sağ çizgide oynayıp kaleye dikine girmesi ve etkili şutlar çekmesi. Bu konuda Sekidika’nın üç basamak üstünde. Aynı şekilde Emre orta sahada böyle oynarsa Galatasaray’daki futbolculuk hayatı bana uzun sürmeyecek gibi geliyor. Sol çizgide çok çabuk hareket ederek, etkili şutlar atıp etkili paslar vererek takımına daha yararlı olacağını düşünüyorum.
Santrfor mevkisinde Diagne mi, Mustafa mı, Falcao mu oynar, bunun en iyi kararını Fatih hoca verecek. Ama orta sahada Taylan, Bertan, Aytaç ve Cicaldau’nun takımın bütün oyununu olumlu anlamda değiştireceğini sanıyorum. Muslera hatalar yapıyor diye hepimiz eleştiriyoruz. Bu çocuk Süper Lig’de maçlar bittikten sonra Copa America’ya gitti ve ordan döndükten sonra dinlenemeden burada maçlara çıktı. İşin doğrusu kendini dinlendirip, yenileyemedi. Çok değil, bir iki hafta sonra yine eski Muslera olur. Bunun için fazla panik yapmaya gerek yok. Şu an Galatasaray’ın en çok ihtiyaç duyduğu şey taraftarın desteği. Çok değil üç hafta sonra bu yazdıklarımın ne kadar gerçekçi olduğunu göreceksiniz.

Türk futbolunun önü açılıyor
Önceki gün Ankara’da TFF’nin mali kongresi vardı. Orada çok önemli kararlar alındı. Birinci karar: Tahkim ve disiplin kurulunu bundan sonra federasyon değil, kulüplerin delegeleri seçecek. Yani seçimle göreve gelecekler. Aynı şekilde UÇK da (Uyuşmazlık Çözüm Kuralı) bundan sonra seçimle gelecek.

Yazının devamı...

Galatasaray’ın kazancı Diagne oldu

29 Temmuz 2021

Tabii ki PSV’ye iki maçta da yenildi diye herkes üzülüyor ama bir de işin gerçeğini görmek lazım. Bu Hollanda ekibi gerçekten çok iyi bir takım. Türkiye’de PSV’yi eleyecek bir takım yok. Mutlaka bundan sonraki turları da geçerek, Şampiyonlar Ligi’ne katılacaklardır.

Galatasaray ilk maçta da hazır değildi; dün gece de baktık yine hazır bir görüntü ortaya koymadı. Dün gecenin tek kazancı Diagne oldu. Benim anlayamadığım bir tek şey var. Bunu gerçekten öğrenmek istiyorum. Bu Diagne gibi santrfor Türkiye’de yok. Neden kulüp olarak veya Fatih hoca bu çocuğa sarılıp, faydalanmayı düşünmüyor? İki sezondur hep sürgüne gönderiliyor. Adamın fiziği yerinde, topa iyi vuruyor ama ne hikmetse sarı-kırmızılılarda forma şansı bulamıyor! Bana bu tutum yanlış geliyor.

Takıma yeni bir sağ bek ve bir sol bek monte edilecek. Rumen futbolcu Cicaldau mutlaka büyük katkı verecek. Yeni transferler yapılacak, eminim mutlaka Galatasaray değişecek, daha iyi ve daha agresif futbol oynayacak. Biz ilk maç sonrası acaba bir sürpriz yapabilir miyiz diye düşündük, hayal kurduk. Maalesef futbolda artık hayalin yeri yok. Böyle bir PSV’yi elemek kolay değil. Kadro olarak senden daha iyi, sistem takımı, futbolcuları çok çok kaliteli… Bu şartlarda ne oluyor, işin şansa kalıyor. Maalesef her zaman da şans insanın yanında olmuyor.

Şu an bakıyorum Muslera, evet takımın kaptanı, olmazsa olmazı ve çok iyi kaleci ancak iki maçta da gel-gitler yaşıyor. Dünkü rövanş karşılaşmasında öyle bir ikinci gol yedi ki, gerçekten kendisine yakışmadı. Bana göre takımdaki en büyük sorun orta sahada. Aytaç bir şeyler yapmaya çalışıyor ama tek başına o yükü kaldıramaz. Taylan’ın mutlaka takıma dönmesi gerekir. Emre Akbaba ikinci yarı da oyuna girse patlama yapan bir futbolcudur. Onun bile eksikliği hissediliyor. Feghouli sakat mıdır, formsuz mudur, yoksa ‘ben oturur paramı alırım’ mı diyor? Şurası kesin ki Galatasaray’a yararlı olmak için en ufak bir gayreti yok. Falcao da öyle. Sadece oturduğu yerden parasını alıyor, gitmeye de hiç niyeti yok.

Sonuçta fazla üzülmemek lazım. Rakip PSV Eindhoven değil de, futbol çıtası daha aşağıda bir takım olsaydı, Galatasaray’ın bu kadar aksayan yerlerini görmezdik. Ama rakip çok iyi olunca bütün aksayan taraflar ortaya çıktı. Süper Lig’de sarı kırmızılılar rahatlıkla yine zirveye oynar, hem de bu kadroyla. Yapılan transferlerin hepsi kaliteli futbolcular, yeter ki taraftar biraz sabır göstersin. Çok değil, iki üç hafta sonra takımın futbolunun tamamen değişeceğini düşünüyorum. Bu değişim de önce Muslera’dan başlayacak.

Yazının devamı...

Galatasaray böyle gitmez!

23 Temmuz 2021

Galatasaray çok büyük bir kulüp... 30 milyon taraftarı var. Bu taraftar, takımının hep başarılı olmasını ister. Sahada bütün futbolcuların ölesiye mücadele etmesinden gurur duyar.
Şimdi gelinen noktada büyük resme bakıyorum, maalesef o koca Galatasaray Kulübü, yurt dışında ve yurt içinde hiçbir rakibini korkutamıyor, ürkütemiyor. Küme düşmeye aday takımlar bile sarı-kırmızılı takımdan puan alabiliyor. Bunun sebebi nedir bilemiyorum. Benim şu anda gördüğüm takım, rakipleri kadar çabuk değil. Karşı taraf hatasız oynarken, maalesef futbolcular umulmadık şekilde üst üste hatalar yapıp, taraftarın psikolojisini bozuyorlar.
Oyun anlayışına baktığımız zaman herkes daha fazlasını bekliyor. Bu nasıl düzelir bir de ona gelelim...
Transfer yaparak takım kendine gelir mi? Kesinlikle düzelmez. Önce futbol anlayışının değişmesinin gerektiğini düşünüyorum.
Kafama takılan en önemli konu ise Marcao için övgülerde bulunmadık mı, 30 milyon eurodan aşağı satılmaz demedik mi?
Aynı şekilde bu çocuk savaşçı demedik mi? Peki şimdi ne oldu? Her maç biraz daha geriye gidiyorlar. Bunun sebebi ne? Tabii ki ben bilemem.
Mustafa Muhammed... Mısır’dan transfer edildiği zaman her pozisyonda topa vurup gol atıyordu. Peki şimdi ne değişti? Neden toparlanamıyor. Gerçekten bu saydığım isimlerin performansı kafama çok takılıyor. Orta saha yol geçen hanı gibi... Biraz pres görünce dağılıp pas hataları başlıyor, top kaptırmalar oluyor. Bunların birçoğu da Galatasaray kalesinde gol ile sonuçlanıyor.

Yazının devamı...

Tur hayali bitti!

22 Temmuz 2021

Galatasaray tecrübeli bir takım. Daha maçın başında Marcao’nun Muslera’ya geri pasında Uruguaylı kaleci baskı yapan iki oyuncunun arasından topu geçireyim derken, takımına bir gol yedirdi. Muslera topu bıraksa korner olacak. Marcao neden topu kaleciye atıyor? Anlaşılır gibi değil. İkinci golde Emre Kılınç’ın kaptırdığı top PSV’nin ikinci golü oluyor. Üçüncü golde ise gerçekten çok üzüldüm. Üç stoperin arasına atılan ara pasla kalemizde gol oldu. Hele Luyindama yanından geçen topa müdahale bile edemedi. Dördüncü golde ise Marcao evlere şenlik. Böyle basit hatalardan gol yersen, zaten tur atlaman imkansız.
Bizler heyecan yapıyoruz, transferler geç kaldı diye taraftar çıldırıyor ama hepsi hikaye. Dün geceki Galatasaray’a üç tane daha transfer yapmış olsan ne fark edecek? PSV’nin futbolcu kalitesi, futbol mentalitesi sarı-kırmızılılardan çok farklı. Adamların sistemi oturmuş. Bütün futbolcular birbirini tanıyor. Her şeyden önce çok süratliler. Orta sahada sana nefes aldırmıyorlar. İki pasla gol pozisyonuna giriyorlar. Galatasaray şu an Hollanda ekibine kafa tutacak konumda değil. Hepsi bir yana orta sahada bir tek Aytaç ile rakibine baskı kuramazsın. Belki Taylan dün gece oynamış olsaydı, rakip orta bölgede bu kadar rahat hareket edemezdi.
Beşinci golde Götze öyle bir kafa vurdu ki, Muslera gibi iyi bir kaleci topu çıkartayım derken kendi kalesinin içerisine tokatladı. Biz boşa konuşuyoruz. Şu an herhalde Cim Bom hazır değil. Muslera, Marcao, Luyindama ayakta sallanıyorlar. Hücumda isim olarak çabuk futbolcularımız var. Orta sahadan gerekli destek gelmeyince onlar da kaybolup gidiyorlar.
Fatih Terim’in işi kolay değil. Bu takımın keyif veren futbol oynaması için epey bir zamana ihtiyacı var. İki bek yok gibi. Kanatlardan bir tek orta yok. Bu şartlarda santrfor olarak Mustafa oynasa ne olur, Falcao oynasa ne olur? Süper Lig için konuşmuyorum ama dün gece seyrettiğimiz takımın Avrupa kupasında taraftarını mutlu edeceğini düşünmüyorum.

Yazının devamı...

Başkana baskı yapmayın!

16 Temmuz 2021

Galatasaray’ın yeni Başkanı Burak Elmas’a hayranlığım her geçen gün artıyor. Konuşma üslubu, yaşanan olaylara bakış açısı, dik duruşu... Bu özellikleri beni gerçekten çok etkiliyor. Her şeyden önce kültür olarak dolu bir insan. 47 yaşında, genç ve dinamik.
Bu artıları, Galatasaray camiası iyi kullanmalı. Şimdi bakıyorum transferde geç kaldı diye eleştiriler başladı. Bu sözleri sarfedenlere iki lafım var... Birincisi kulüp artık yaşlı futbolculara, geleceği olmayan isimlere yatırım yapmayacak. İkincisi ise genç, dinamik, uzun seneler Galatasaray’a hizmet edecek isimler alınacak.
Başkan Burak Elmas’ın transferdeki düşüncesi, tarzı bu. Düşünün yıllardır yaşananları. Her sene 30-40 milyon euroyu sokağa atan bu kulüp değil miydi? Taraftar istedi diye, 35 yaşındaki Falcao’ya 5 milyon euro verilmedi mi? Kolombiyalı forvetin hiçbir hayrı olmadan kulübe verdiği zarar 250 milyon lira... Aynı transfer politikasıyla 13 milyon euroya Diagne alındı. Şu anda tekrar kulüp arıyor... Diagne’nin de verdiği zarar 200 milyon lira. Bu rakamların fazlası var, eksiği yok. Ve daha bunlar gibi size birçok isim sayabilirim. Bunlar herkesin bildikleri...
Bir daha böyle transferler yapılmayacak. Şu anda Galatasaray’ın iyi bir kadrosu var. Evet, bazı mevkiilere ihtiyaç var. Bunlar için de Başkan Elmas ile Fatih Terim gece, gündüz uğraşıyorlar. Fatih hocanın çok güzel bir lafı var; ‘Sanki yapacağımız transferler bugün gelse PSV maçını kazanabilecek miyiz? Bunun bir garantisi var mı? Elimizdeki futbolcularla PSV’yi yenmek için elimizden geleni yapacağız, yeneceğiz de’ diye... Çok güzel bir söz kendisini alkışlıyorum.
Herkes şunu bilmeli. Artık Galatasaray’ın sokağa atacak parası yok. Hocanın ve başkanın düşüncesi uzun seneler kulübe hizmet edecek genç isimleri kadroya kazandırmak. Ve başkan da, Terim de sonuna kadar bu planın arkasında duracaklar.
Durgun suda fırtına koparmaya hiç kimse uğraşmasın. Pırıl pırıl bir başkan, farklı bir Fatih Terim, hata yapmamak için mücadele ediyorlar. Bu insanlara destek olmak lazım.
Eleştirmek dünyanın en kolay işi, hele Türkiye’de çamur at izi kalsın anlayışı hakim. Efendim başkan ‘Beş isimle anlaştım, göreve gelirsem imzaları atacağız’ demiş ve sözünü tutması gerekirmiş. Böyle diyen ulemalar var.

Yazının devamı...

Taraftar iyi futbol bekliyor

9 Temmuz 2021

Başta teknik direktörler olmak üzere futbolcular da çok zorlu bir sezon geçirecekler. EURO 2020’deki oyun kalitesini, sahaya konan mücadeleyi bizim taraftarlar, Süper Lig’de görmek isteyecekler.
Bizim kulüplerimizin, buna A Milli Takım da dahil neden Avrupa’da başarılı olamadığını bu şampiyonada gördük. İlk önce al gülüm, ver gülüm futbolunu artık hiçbir takım oynamıyor. Herkes sadece golü düşünüyor. Tempoları, mücadeleleri bizim çok üstümüzde. Birbirine dirsek atan, kafa atan, yere düşüp sekiz takla atan bir tek futbolcu görmedim.
Hakemler de sürekli maçın içinde... Hata yapsalar bile oyunun önüne geçmiyorlar, kimseyle didişmiyorlar ve sadece hızlı futbol oynatmak için çaba gösteriyorlar. Bunlar olunca da seyir zevkine kalite geliyor.
İki sezon sonra bütün statlara kapasitesinin yüzde 50’si kadar taraftar gelecek. Bu seyirciler inanın stat tamamen doluymuş gibi takımlarını destekleyecekler. Çünkü herkes şu anda futbola, o coşkuya aç. Ama Avrupa maçlarındaki kaliteyi de Süper Lig’de görmek isteyecekler. Al gülüm-ver gülüm oyununu sahaya koyan futbolculara ise tepki gösterecekler. Hele Avrupa kupalarında, A Milli Takım’dan sonra başarılı olamazlarsa fatura oyunculara kesilecek. Buna herkes hazır olsun.
Bundan sonra hiçbir futbolcu ve teknik direktör taraftarın koruması altında olmayacak. Çünkü cefayı çeken, boğazından para ayırıp, tuttuğu kulübe destek vermek için büyük fedakarlık yaparak kombine alanlar bunun karşılığını sahada isteyecekler. Yani uzun lafın kısası hocalarımızın liderliğinde futbolda yeni bir sayfa açılmak zorunda. Benden uyarması... Herkes hazırlıklı olsun.
Herkes kazandığının hakkını vermek, sorumluluğunu bilmek mecburiyetinde. Statlara gelen, televizyon karşısında maç seyreden bütün kulüp taraftarları ‘Artık yeter. Futbolda kalite istiyoruz’ diye feryat ediyor.

Bu Diagne nerede?

Yazının devamı...