Kaç Ayda, kaç Elif’ten vazgeçmek zorunda kalacağız?..


İzmir’de depremin ardından tamamen yıkılan bina sayısı için 7 diyen de var, 17 diyen de.

Beklenen Marmara Depremi için 7.5 büyüklüğüne göre yapılan modellemelerde 48 bin binanın çok ağır ve ağır hasar göreceği tahmin ediliyor.

İzmir’de yıkılan binalara ulaşımda sorun yaşanmadı, İstanbul’da sorun büyük.

Yıkılan binalar nedeniyle, Fatih, Beyoğlu, Şişli, Alibeyköy, Zeytinburnu, Bayrampaşa, Esenler gibi ilçelerde, onlarca noktada, bina hasarına bağlı olarak tek ve çift şeritli yollar kapanabilir diyor modelleme çalışmaları.

Kaç Ayda, kaç Elif’ten vazgeçmek zorunda kalacağız..

En fazla yıkım beklenen ilçeler Esenyurt, Sultanbeyli, Avcılar, Zeytinburnu ulaşım açısından bir tık daha avantajlı.

İstanbul genelinde üç ve daha çok şeritli yolların kapanması beklenmiyor ama kısmi kapanmalardan söz ediliyor.

Depremden sağ kurtulup da enkaz altında sıkışan kaç Ayda, kaç Elif’ten vazgeçmek zorunda kalacağız bir düşünün.

 

İzmir’de, yıkılan binalardaki arama kurtarma çalışmalarında 2 bin 140 personel ve 267 iş makinesi görev yapıyor.

Beklenen Marmara Depremi sadece İstanbul’u değil bir sürü ili etkileyecek.

Ortaya çıkacak enkazın 25 milyon ton ağırlığında olacağı hesap ediliyor.

İzmir’de yer altı şebekesi hasar görmedi, doğal gaz yangını çıkmadı, elektrik sorunu yaşanmadı.

Modellemelere göre, İGDAŞ boru hattında 365 noktada onarım ihtiyacı doğacak, 86 bin 500 ağır ve orta hasarlı binanın doğal gaz kutularının devre dışı bırakılması gerekecek.

İSKİ’nin su şebekesinde 463, atık su şebekesinde 1045 noktada onarım ihtiyacı doğacak.

Elektrik konusu biraz daha karışık, modelleme çalışmaları sırasında BEDAŞ tüm gereken bilgileri sınıflandırarak teslim etmiş, AYEDAŞ’tan sadece hat verisi ve trafo merkezlerinin bilgisi gelmiş.

Elektrik son derece önemli zira hastanede tedavi görmesi gereken ağır yaralı ve yaralı sayıları da İzmir ile mukayese edilemeyecek kadar fazla.

 

Beklenen Marmara Depremi;

Gece saatlerinde meydana gelirse, sadece İstanbul’da 14 bin 150 can kaybının, 8 bin 100 ağır yaralanmanın, hastanede tedavi görmesi gereken 39 bin 650 yaralının olacağı tahmin ediliyor.

Deprem gündüz saatlerinde meydana gelirse, yine sadece İstanbul’da 12 bin 400 can kaybının, 7 bin 450 ağır yaralının, hastanede tedavi görmesi gereken 37 bin 500 yaralının hesabı yapılıyor.

Bunlar, tüm girdi verilerinin kesin ve tam olarak bilindiği kabul edilen “Deterministik Senaryo”ya ait rakamlar,

Benzetim senaryoları denilen, benzer büyüklükteki şehirler, depremler üzerinden tahmin yapıldığında tüm rakamlar 1.5 kat yükseliyor.

 

İstanbul’da konut stokunun yüzde 30’u iki bin yılından sonra yapılmış binalardan oluşuyor.

Halen devam eden yüzlerce inşaat var ama elbette yetmiyor İstanbul gibi büyük bir şehre.

Yine modellemelere göre, beklenen depremin ardından yaklaşık 2 milyon kişiye barınma imkânı sağlamak gerekecek.

“Toplanma yerleri AVM oldu” demeyi biliyoruz da, yine deprem sonrasını konuşuyoruz.

İhtiyacımız olan deprem sonrası değil, deprem anına hazırlık.

Kentsel dönüşüm başladığı dönemde 20-25 metrekare kavgaları yüzünden yenilenmeyen bir sürü apartman oldu, oysa bir mezar yerinin kaç metrekare olduğunu düşünmemiz lazımdı sadece.

Üstelik, İstanbul’daki 333 adet mezarlığa değil, tahminen, toplu mezarlıklara defnedilecek depremde hayatlarını kaybedenler.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kandilli Rasathanesi’nin ortak çalışmasından aldım verilerin çoğunu.

Tüm dünyada kullanılan ELER adlı bir yazılımla çıkarılmış sonuçlar bunlar.

Daha kötü olanı da söylemem gerek, ABD üretimi “HAZUS-MH MR4” diye bir doğal afet analiz aracı var.

1999 Kocaeli Depremi ölüm oranları, bu doğal afet analiz aracında belirlenenlerden çok daha yüksek çıkmış.

Evirip çevirmeye gerek yok, Marmara Depremi bir ulusal güvenlik sorunudur.

Olası değil, beklenen bir depremden söz ediyoruz, yani olacağı kesin, ne zaman olacağını bilmediğimiz bir deprem bu.

Başta yapı kayıt belgesi verilmiş olanlar olmak üzere, aynı metrekareyi aşmadan, tüm çürük ve mühendislik hizmeti almamış binalar yenilenmeli, binalarını yenilemeyenler gerekirse İstanbul’dan göç etmeye zorlanmalı.

Bu gelmekte olan depremle normal önlemler ve normal yasalarla mücadele edemiyoruz, artık farkına varalım...