Kızıma nutuk tavsiyem

"Bir dünya bırakın biz çocuklara, yazalım üstüne sevgili dünya...”

Çok söylemiştim bu şarkıyı, öyle bir dünya bırakmadı kimse benim kuşağıma.

Şimdi sen, 23 Nisan şarkıları söylüyorsun ya kızım,

Bizden size kalacak dünya, bize bırakılandan daha da kötü, daha da tatsız.

Sadece parası olan ülkelerin vatandaşlarının aşı bulabildiği bir dünya,

Bir ilçe milli eğitim müdürünün çocuklara Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’unu yasakladığı bir ülke kalacak size.

Yaşın geldiği zaman, Nutuk’u satır satır okumalısın kızım.

İstanbul Hükümeti’nin yaptıklarını da oku elbette ama en dikkatli okuman gereken yer o kısım değil.

Mesela Kara Vasıf’ı okumalısın mutlaka.

Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, olup da İkinci Grup diye anılanların yaptıklarını, söylediklerini oku.

Sadece saltanat yanlılarının değil İttihat ve Terakki kökenlilerin Milli Mücadele sırasında yaptıklarını da öğren.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 6 Mayıs 1922’de yapılan gizli oturuma ait bölüm çok öğretici olacaktır.

Ders kitapları İstanbul’da İngiliz mandasını savunanları öğretir de, Sivas Kongresi’nde “ABD mandasını kabul edelim” diye önerge verenleri de öğrenmek gerekir. Ancak öyle anlaşılır Mustafa Kemal’in başardıkları.

Kızıma nutuk tavsiyem

Nutuk’u mutlaka okumalısın kızım.

Bu sayede, Atatürk’ten nefret ettiğini söyleyenlerle, her iki cümlesinden birinde Atatürk adı geçen ama taş üstüne taş koymayan, vergi kaçırmayı marifet sayan, bir değer yaratmayan, benden başka herkes eşit olsun diyen, en çok değer bulduğu koltuğu seven, kendisi ya da ülkesi için bir hedefi olmayanlar arasında çok da bir fark olmadığını da görebilirsin.

Not: Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’un sonuna koyduğu “Beni hatırlayınız” cümlesini Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hikmet Bayur’un ricası üzerine çizer. Müsveddeyi görenlerin de cümlenin çıkartılmasının doğru olacağını söylemesinin ardından da metinden tamamen çıkarır.

Banker faciası gibi

1980’lerin en ünlü bankerlerinden Banker Yalçın’ın hikâyesini kitaplaştırmıştı Emin Çölaşan.

Vatandaştan topladığı parayla İzmir’de gittiği pavyonu falan satın alıyordu Banker Yalçın.

Normalden fazla para kazanmak isteyenlere genelde “Oh olsun!” deriz ama artık işler değişti.

Az birikimi olan, küçük değil minnacık yatırımcı dijital paralarla oynayarak küçük kârlar elde etmeye çalışıyor.

Yerli kripto borsası Thodex’i konuşuyoruz son 48 saattir, buharlaştığı söylenen para milyarlarca dolar, şaka değil.

Banker sektörünü yasaklamak 80’lerde       mümkündü ama bugün yasaklarla kripto para sektörünün önü alınamaz.

Türkiye’deki şirketleri kapatsanız, insanlar yabancı şirketlerden alım-satım yapmaya başlarlar.

Dolayısıyla, işlerin ikinci bir banker faciasına dönmemesi için piyasa aktörü olmanın koşulları belirlenmeli ve bir sermaye yeterliliği aranmalı.

Yoksa yarın öbür gün 3. sayfa haberlerinde bu dijital para kurbanlarının haberlerini okumaya başlayacağız.

Şeyma etkisi

Genç kızlar arasında Şeyma Subaşı’nı rol model alanların sayısı giderek artıyor.

“Sevgilisi özel uçak bulamayınca bir uçaktaki tüm biletleri aldı” haberinden sonra sosyal medyada bu duruma özenenleri görünce hem şaşırdım hem de üzüldüm.

Genç yaşta dünyayı dolaşmak, saçını süpürge etmeden çocuk büyütmek gibi hedeflere şaşırmadım.

Sadece bu hedeflere ulaşmanın bedelinden hiç söz edilmemesine şaşırdım.

Küresel salgından önce marka ve popüler yerlerdeki spor salonlarına spor yapmaya değil zengin koca bulmaya giden genç kızlar olduğuna dair hikâyeler duymuştum. O zaman çok ciddiye almamıştım, artık alıyorum.

Romantik bir soru olacak ama 100 milyon doları olan bir adamın sizi mutlu etmek için 1 milyon dolar harcaması mı daha      kıymetli yoksa bin doları olan bir adamın sizi mutlu etmek için 900 dolarını harcaması mı?

Aşı olmak yetmiyor işte

Şili koronavirüs aşılamasında dünyanın en başarılı ülkelerinden biri oldu.

Şili koronavirüs aşılamasında dünyanın en başarılı ülkelerinden biri oldu.Yüzde 68.84 gibi bir aşı erişimleri var.

Buna karşın, Şili, yeniden yükselen vaka sayıları nedeniyle art arda kısıtlama kararları alıyor.

BBC neden böyle oldu diye araştırma yapmış.

Birinci sebep, siyasetin erken zafer ilan etmesi ve tüm kısıtlamaları bir anda kaldırması demiş uzmanlar.

İkinci ama bence daha önemli sebep, bizim de kullandığımız Sinovac aşısında tam korumanın 2. doz aşı yapıldıktan 14 gün sonra başladığı halka doğru anlatılmamış.

Sosyal mesafe, maske, hijyen gibi kurallara uyulmadığı için de hasta sayıları tekrar yükselmiş.

Bizim de teşne olduğumuz “Aşılıyım, sorun yok” duruşuna karşı Şili örneğini aklımızdan çıkarmamamız lazım.