Satmayın şu bedevilerin ürünlerini

"Bundan böyle Türk burgeri yerine Yunan burgeri satacağız.”

Suudi Arabistan merkezli Savola Group’un açıklamasından aldım bu cümleyi.

Açıklama tek cümle olsa, “Türk burgeri de ne, döner mi sandınız” der, güler geçerdim.

Ama öyle değil, “Büyük vatanımıza karşı görevimiz” deyip, “Türkiye’den gelen herhangi bir malı almamakla da övünmüşler.

Savola Group Türkiye’de Yudum zeytinyağlarının sahibi.

Satmayın şu bedevilerin ürünlerini

Bu bedevi kafası, benim ülkemde çok büyük paralar kazanıp, sonra benim ülkeme düşmanlık yapabileceğini zannediyor.

Tüketici olarak benim evime almamam yetmez, marketler, internet siteleri de satmamalı artık bu grubun ürünlerini ve onların başka markalar için ürettiklerini.

Fabrika batarsa, yine bizim insanımız işsiz kalır diye endişelenmeye gerek yok.

Yudum, Türkiye’nin en büyük 161. sanayi kuruluşu; bu bedeviler gider, şirketi başkaları alır.

Umarım, Gelir İdaresi Başkanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Tarım Bakanlığı ve Rekabet Kurumu yetki alanlarında denetimleriyle, İçişleri Bakanlığı da Savola Group kaynaklı oturma izni ve vatandaşlık işlemlerini ele alarak “Büyük vatan” ne öğretir bu bedevilere.

Askıda ekmek kavgası

Dün muhalefet partilerinin grup toplantılarındaki ana konu MHP’nin “Askıda ekmek” kampanyasına katılmasıydı.

Dünyanın en zengin ülkelerinin de gıda, barınma, gibi sosyal yardımlara ihtiyaç duyan vatandaşları vardır.

Satmayın şu bedevilerin ürünlerini

Bu, ABD’de de, İngiltere’de de, Çin ya da Danimarka’da da aynı.

Yani makroekonomik değerleri çok iyi olan ülkelerde de her vatandaş rahat yaşamıyor, o ülkelerde de yoksullar var.

CHP’li belediyelerin ekmek dağıtımı engellendiğinde “Karşılıksız iyiliğin siyaseti olmaz” diyerek itiraz etmiştik.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı “Askıda fatura” uygulaması var, güzel iş, keşke çoğalsa örnekleri.

İyilik, siyaset, muhalefet malzemesi yapıldığında, 2008 faciası gibi facialar çıkıyor karşımıza.

Hatırlayın, siyasi tercihlere göre burs dağıtılıyor gerekçesiyle, belediyelerin öğrencilere burs dağıtmasını Anayasa Mahkemesi’ne götürmüş ve iptal ettirmişti CHP.

Kim zararlı çıktı o işten, öğrenciler mi, belediyeler mi?

Kim oy kaybetti o kararla, AK Parti mi, üniversite öğrencilerine bursu kestiren CHP’mi?

Cumhur İttifakı’nı oluşturan partiler, “Bu ülkede, hiç yoksul, yardıma muhtaç, vatandaş bırakmadık” demiş olsaydı, MHP’nin askıda ekmek kampanyasına katılmasını eleştirmek anlamlı olurdu.

Korkum, yarınlarda, siyasi endişelerle yardım kampanyalarına katılmaktan imtina edenler çıkarsa, bunun vebalini kimse üstlenmez, olan yine fakirlere olur.

Uygun musunuz?

Hesapta, kullanıcının rızası dışında, cep telefonlarına SMS ile reklam mesajı yollamak yasak ama kimse uymuyor.

Daha fenası, numaramıza sahip olan işletmelerin bizi dilediklerinde cebimizden arama hakkına sahip olduklarını zannetmesi.

Cebimizden arıyorlar ve en önemli soruyu sormadan motor gibi konuşmaya başlıyorlar.

Çoğunun aklına, “Uygun musunuz?” diye sormak gelmiyor, ben de öyle başlamayan her konuşmayı, arayan görevlide değil ama arama yaptıran şirkette nezaket eksikliği olduğunu söyleyerek sona erdiriyor, kalanını dinlemiyorum.

Ayıptır, çok zor değil, “Uygun musunuz?” diye sormak...

‘Bilim’ bizim içimizde

Sarılığı olan bebeklerin mavi ışıkla tedavi edildiğini biliyorduk.Sarılığı olan bebeklerin mavi ışıkla tedavi edildiğini biliyorduk.Balık satanlar da mavi ışıkla ürünleri daha taze ve sorunsuz göstermenin yolunu bulmuşlar.Et dönere kanatlı hayvan eti karıştırılmaz, renk ve tat farkı sayesinde anlaşılır diyorduk, meğer lohusa şerbetiyle rengi değiştirip, tadı da baskılıyorlarmış.Sadece bu değil “bilimsel” başarılarımız.Mesela aldatılmaz denilen dijital takograflar var ya, sensör kablosu üzerindeki sinyal hatlarına ek cihaz bağlayarak çözmüşüz o işin sırrını da...Otomobillerin kilometresini düşürmek için kullandığımız özel yazılımlarımız, ete kimyasal enjekte edip, ağırlığını artırmak gibi formüllerimiz var.Kafamızın çalıştığı doğru, tartışma, kafamızın nasıl ve neye çalıştığında...