Sineği bırak, bataklığa bak...

12 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu söylenen bu sapkın sadece bir sivrisinek.

Bu yakalananı; yakalanmayan, takipçilerinin kazançlarını ve emeklerini sömüren bir bataklık ortamı var geride.

Bir arama motoruna “sahte şeyh, tecavüz” yazın, birbirinden farklı onlarca haber çıkıyor karşınıza.

Üstelik tecavüz mağdurları arasında erkeklerin olduğu vakalar da var.

Bu iş böyle olmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İslam adı altında kurulan bir sömürü ve ahlaksızlık düzenine acilen müdahale etmesi gerekiyor.

Bu adamın ne kadar parası var acaba?


Sineği bırak,  bataklığa bak...


“Belki de senin kızına piyango vurmuş oğlum.”

12 yaşındaki kızına cinsel tacizde bulunduğu babaya telefon konuşmasında söylemiş bunu Eyüp Fatih Şağban.

“Bir hesap, IBAN ver de bir şeyler atayım sana” diye başlayan çirkin kelimelerin en çirkini o piyango.

İğrenmek kadar merak duygusu da kaplıyor insanın içini bu cümleyi okuyunca.

Bu adamın kaç parası, ne kadar malı mülkü var acaba?

Umarım, devletin ilgili birimleri bu sorunun yanıtına bakarlar.

12 yaşındaki bir kız çocuğuna bile cinsel sömürünün olduğu bir yerde maddi sömürü olmaması mümkün mü?

Çocukları sapıklardan koruma eylem planı

Ülke genelindeki çocuk parklarına güvenlik kamerası ve mümkünse kadın bekçiler konulmalı.

15 yaşından küçük çocukların cep telefonu, sosyal medya ulaşımlarına engel olunacak tedbirler alınmalı.

Pedofili sanıklarının hapishaneden çıktıktan sonra izlenecekleri bir sistem kurulmalı.

Hem pedofili hem de ensest suçlarının üzerine örten kültür baskısını kırmak için okullar devreye sokulmalı.

Pedofili suçlularının çevrelerinde geriye doğru başka mağdurlar var mı taraması yapılmalı.

Doğu Akdeniz’de savaş ve barış


Sineği bırak,  bataklığa bak...


19 Temmuz gecesinin bitip 20 Temmuz’un başladığı ilk saatlerdi.

ABD Kıbrıs Özel Temsilcisi Sisco’nun “Washington’ın 24 saat içerisinde masaya koymayı vaat ettiği çözüm planı” teklifi de kabul edilmemiş, Türk heyetinde hafif kıpırdamalar başlamıştı.

Sisco, son silahını çekip, “Sayın Ecevit, siz bir şairsiniz, şimdi verdiğiniz müdahale kararıyla insanlar ölecek. Bu bir çelişki değil mi?” der.

Ecevit hiç düşünmeden cevabını verir: “Sayın Sisco, bugün Kıbrıs’a müdahale etmezsek, ileride işler daha kötüye gidecek ve çok daha fazla kan dökülmesine neden olacak sonuçlar doğacak. Dolayısıyla, verdiğimiz karar şair yönümle çelişmiyor.”

Bugün Doğu Akdeniz’de yaşanan süreçte “savaş” ya da “barış” yanlısı olmak gibi klasik bir tanımlama kullanma hatasına düşmemek gerekiyor.

Zira bugün barışı savunmak adına geri adım atmayı düşünmek, yarın büyük savaşların gerekçesi olabilir.

Maalesef durum bu...