Yeni yılda ekonomi fıkraları

Bugün 2022’nin ilk günü. Hukuk demek kural demek. Yeni yılın ilk gününe hukuk kuralları yerine, gülümseten, düşündüren fıkralarla başlamayı tercih ettim. Yeni yılın sizlere ve sevdiklerinize sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini dilerim.

Patron işi oğluna devrediyor

İş adamı patron, dünya seyahatinden dönen oğlunu yanına çağırıp konuşuyor; “Oğlum yavaş yavaş hazırlan, artık zamanı geldi. İki sene daha çalışıp bütün işleri sana bırakacağım.”

Oğul hiç heyecanlanmadan sakince babasına yanıt veriyor; “Babacığım niçin bu kadar acele ediyorsun, birkaç yıl daha uzun çalışırsan işleri birlikte bırakırız.”

İstanbul’da park sorunu

Genç çift çocuklarıyla birlikte park etmiş arabayla dolu sokaklarda yürürken, eşinin düşünceli olduğunu gören koca, karsına soruyor; “Karıcığım neden bu kadar düşüncelisin?”, “Ah, kocacığım, kızımız büyüdü, 6 yaşına girdi, bu sene okula gidecek, ve ben emin değilim, onu gerçek hayata tam hazırlayıp hazırlayamadığımızı. Mesela ona hiçbir zaman boş bir park yerinin nasıl olduğunu gösteremedik!”

İnsan kaynakları eğitimi

Büyük bir şirketin insan kaynakları müdürü meslek içi eğitimde anlatıyor.

“Biliyor musunuz, asla şu üç kişinin söylediklerine inanmayacaksınız: Kör kütük aşık bir erkeğin, kör kütük sarhoş birisinin, ve maaşı dolgun bir işe başvuran birisin söylediklerine!”

Zamanın yaşam tarzı

Aslında sahip olmadığımız parayla, gerçekte hoşlanmadığımız insanları etkilemek için, gerçekte ihtiyacımız olmayan şeyleri satın almamız.

Müdürün personel planlaması

Şirketin müdürü, sonunda herkesin zaten bildiği bir şeyi fark eder: Yaşlanmıştır. İnsan kaynakları yöneticisini çağırır ve ona net bir görev verir: “Şirketimizde benim yerimi almak için gerekenlere sahip deneyimli, dinamik ve yetkin bir çalışan arayın. Ve onu bulduğunuzda hemen işine son verip kovun!"

Z kuşağı ile iş yerinde işaretlerle iletişim

Şef, işe yeni başlayan Z kuşağı gence açıklıyor: “Burada üniversitede değilsin ve ben çok konuşmaktan hoşlanmam. Başımı sallarsam, buraya gel, demektir"

Z kuşağı yeni çalışanın işaretlerle iletişime itirazı yoktur: “Bu iyi bir şey. Ben de uzun konuşmayı pek sevmem. Başımı sallarsam, gelmiyorum, demektir.”

Çift kişilikli şizofrenin vergi beyanı

Vergi dairesine gelen adam, vergi memuruna heyecanla sorar: “Bana çift kişilikli şizofren tanısı konuldu, iki tane vergi beyanı mı doldurmalıyım?”

Vergi memuru kısa bir düşündükten sonra açıklar; “Eğer her iki kişiliğiniz de vergiye tabi gelir elde etmişse, evet!”

Ünlü konuşmacı

Bir konferans katılımcısı geç kalır. Sessizce salona girer ve boş bir dinleyici koltuğuna oturur. Yanındaki meslektaşına, ünlü konuşmacının ne kadar süredir konuştuğunu sorar.

"Yaklaşık yarım saat," diye fısıldar meslektaşı. "Peki hangi konudan bahsediyor?"

"Maalesef bunu henüz söylemedi!"

Doğum kontrol hapı vergiden düşer mi?

Genç hanım vergi memuruna sorar; "Doğum kontrol hapı masraflarını vergiden düşebilir miyim?”

“Evet, ama sadece kullanmayı unutmuşsanız!”

Ekonomistin metodu

Bir fizikçi, matematikçi ve bir ekonomiste, bir cami minaresinin yüksekliğini mümkün olduğunca kesin olarak belirleme görevi verilir.

Fizikçi bir taş ve bir kronometre ile ölçmeyi dener. Matematikçi, başparmağı yardımıyla ışın teoremlerini uygulayarak yaklaşık yüksekliği hesaplar.

Ekonomist, doğru cevap için cami imamına 100 TL bağışlar.

Vergi dairesinde izin

Vergi dairesi müdürünü odasına bir adam girer ve sorar; “merhaba, ne zaman izne çıkabilirim?”

Vergi dairesi müdürü; “Ama sin burada çalışmıyorsunuz ki!”

Cevap, “evet ama, neredeyse sadece size çalışıyoruz.”

İşsizlik

Sendikanın çağrısı üzerine 10 bin işsizlik maaşı alan kişi, “İş istiyoruz” sloganıyla miting yapar. Yoldan geçen bir iş adamı, konuşmacıları dinler ve derinden etkilenir. Göstericilerden birinin omzunu dokunur ve “Yarın benim fabrikamda işe başlayabilirsiniz” der.

El cevap, “Niye ben? Burada benden başka daha 9.999 kişi daha var!"

Mini Ekonomi Sözlüğü (1)

Bir partiye gidiyorsun. Salonun diğer ucunda çekici bir kız görüyorsun. Hemen yanına gidip:  “Merhaba, her konuda harikayım. Beraber olmaya ne dersin?” Bu, doğrudan pazarlama yöntemidir.

Mini Ekonomi Sözlüğü (2)

Bir partiye gidiyorsun. Salonun diğer ucunda çekici bir kız görüyorsun.

Samimi bir arkadaşına 100 TL veriyorsun. Arkadaşın ayağa kalkıyor, kızın yanına gidiyor ve “Merhaba, karşıdaki arkadaşım her konuda harikadır. Onunla tanışmalısın?”

Bu reklam yoluyla pazarlama yöntemidir.

Mini Ekonomi Sözlüğü (3)

Bir partiye gidiyorsun. Salonun diğer ucunda çekici bir kız görüyorsun.

Kızın duyabileceği bir mesafede durup, senin her konuda ne kadar harika olduğunu yüksek sesle söyleyebilmeleri için iki kız arkadaşına 100’er TL veriyorsun.

Bu halkla ilişkiler yoluyla pazarlamadır.

Mini Ekonomi Sözlüğü (4)

Bir partiye gidiyorsun. Salonun diğer ucunda çekici bir kız görüyorsun.

Kız sana geliyor ve hemen seninle tanışmak istediğini söylüyor.

Bu da tanınmış markanın pazarlama gücüdür.