2017 YGS ve LYS'de neler değişti?

7 Ocak 2017

2017 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemine (ÖSYS) başvurular başladı. ÖSYM tarafından 2017-ÖSYS Kılavuzu'nun yayınlanması ile 2017 yılında üniversiteye geçiş sisteminde yapılan değişiklikler de netlik kazandı. İşte 2017 yılında uygulanacak bütün değişiklikler ve değişmeyen tek şey;

Değişikliklere Bakışımız Nasıl Olmalı?

Üniversiteye giriş sisteminde yapılan değişiklikler üniversite adaylarımızda kaygı meydana getirebilir. Fakat unutulmamalıdır ki; bu değişiklikler bütün adaylar için geçerlidir. Bu yönüyle adaylarımızın değişiklikleri yalnızca kendisi için geçerliymiş gibi değerlendirmesi objektif ve makul bir yaklaşım olmayacaktır. Sistemde her ne değişiklik yapılırsa yapılsın, düzenli ve verimli bir şekilde çalışma kararlılığını sürdüren adayların mutlaka başarılı olacağı gerçeği değişmeyecektir. Bununla birlikte yapılan değişikliklerin farkına varmak ve değişikliklerin etkilerini değerlendirmek çalışma ve sınav stratejilerinizi daha sağlıklı belirlemenize yardımcı olacaktır. Şimdi de üniversiteye giriş sisteminde yapılan ve 2017 yılında uygulanacak değişiklikleri detaylı bir şekilde inceleyelim;

Sınavsız Geçiş Tamamen Kaldırıldı

Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan öğrencilerin alanları ile ilgili ön lisans programlarına sınav puanı aranmaksızın birtakım önceliklerle beraber ortaöğretim başarı puanı ile yerleşmeleri esasına dayanan sınavsız geçiş tamamen kaldırıldı. 2015 yılında kademeli olarak başlayan sınavsız geçişin kaldırılması (sınavsız geçiş kontenjanları önce %40, geçen yıl da %50 azaltılmıştı) için yapılan kanunsal düzenleme birkaç ay önce de kamuoyuna ilan edilmişti. Kılavuzun yayınlanması ile bu durum üniversite adayları için de kesinleşmiş oldu. Sınavsız geçişin kaldırılması, sağlıkla ilgili ön lisans programlarına ve adalet, çocuk gelişimi, uçak teknolojisi gibi daha fazla tercih edilen ön lisans programlarına daha fazla alan dışı (genel lise mezunu) adayın yerleşmesine olanak sağlayacaktır.

Meslek Liseliye Ön Lisans Tercihinde Ek Puan Getirildi

Sınavsız geçişin kaldırılması ile birlikte meslek liselerine olan ilginin azalmaması adına mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu mezunlarına ön lisans tercihlerinde ek puan uygulamasına geçildi. 2017'den itibaren mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu mezunları alanlarının devamı niteliğinde olduğu kabul edilen ön lisans programlarını tercih ettiklerinde ek puan alacaklar. Başka bir ifade ile sınavsız geçiş yapılan programlara artık ek puan verilecek. Ek puan, ortaöğretim başarı puanının 0,06 ile çarpılmasıyla elde edilecek. Böylece ek puan öğrencinin ortaöğretim başarısına (lise başarısı) göre en az 15, en fazla 30 olacak. Meslek liselilerin alanları ile ilgili ön lisans programlarına ek puan alması, meslek lisesi öğrencileri arasında düzenli çalışmanın belirleyici olmasına, ön lisans programlarına daha nitelikli adayların yerleşmesine ve daha nitelikli mezunların verilmesine katkı sağlayacaktır.

LYS Oturumlarında Açık Uçlu (Kısa Yanıtlı) Sorular Yer Alacak

Yazının devamı...

Sınavsız üniversite kayıtları başladı!

4 Eylül 2016

Zorlu bir üniversiteye hazırlık sürecinin ardından tercih telaşı ve kayıt heyecanı derken üniversiteli oldunuz. Peki yerleştiğiniz üniversite programını okurken aynı anda başka bir yükseköğretim programı daha okuyarak ikinci bir diplomanın daha sahibi olabileceğinizi biliyor musunuz?

Herhangi bir yükseköğretim programına kayıtlı veya mezun olan her öğrencinin herhangi bir sınav şartı olmaksızın ikinci bir üniversite okuyarak ikinci diplomasını alması mümkün. İkinci üniversite açıköğretim sistemi ile okunduğu için işe başlamış ve çalışan mezun lar da bu fırsattan yararlanarak ikinci üniversiteyi okuyabiliyor.

Sınavsız üniversite fırsatından yararlanmak için başvuru süresini kaçırmamanız gerekiyor. Ve ikinci üniversite olarak okuyacağınız programın okuduğunuz alandan farklı olması gerekiyor.

Eğer dört ve daha fazla yıllık bir örgün öğretim programına (lisans programı) kayıtlı ya da mezunsanız, alanınız dışında olmak üzere herhangi bir sınava girmeksizin belirlediğiniz açıköğretim programına kayıt yaptırarak ikinci bir ünivversite okuyabilirsiniz. İkinci üniversite olarak okuyabileceğiniz açıköğretim programları tercihinize göre lisans ya da ön lisans programı olabilir.

Sadece dört yıllık örgün öğretim programına kayıtlı ya da mezun olmanız da şart değil; iki yıllık örgün önlisans programına kayıtlı yada mezun iseniz de ikinci bir açıköğretim ön lisans programına kayıt yaptırabilirsiniz.

Şu an için (Eylül 2016) Türkiye'de sınavsız ikinci üniversite kapsamında açıköğretim eğitimi veren 3 devlet üniversitesi bulunuyor. Bunlar Anadolu Üniversitesi (Eskişehir), İstanbul Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi (Erzurum).

Anadolu Üniversitesi'nin sınavsız ikinci üniversite kayıtları 31 Ağustos 2016 tarihinde başlamış olup 09 Eylül 2016 tarihine kadar devam edecek. İnternetten ön kayıt açıköğretim brolarından da ücret yatırıldıktan sonra kesin kayıt yapılıyor. Anadolu Üniversitesi'nin sınavsız ikinci üniversite kapsamında kayıt yapılabilen programları ise şöyle;

Açıköğretim Fakültesi (Lisans):

Yazının devamı...

Üniversite sınavlarına hazırlanmaya nasıl başlanmalı?

31 Ağustos 2016

Üniversite sınavları tercih heyecanı, kayıt telaşı derken kimileri üniversiteli oldu. Kimileri de ek yerleştirmede şansını deneyecek. Fakat büyük bir kitle içinse maç yeni başlıyor. Milyonlarca üniversite adayı, hayatının en zorlu yolculuğu için yeni bir adım atıyor. Kimileri YGS ve LYS hazırlıkları için çoktan düştü yollara... Kimileriyse "nasıl başlamalayım", "tamam başlayacağım da nereden başlamalıyım" gibi sorularla boğuşuyor.

Uzun ve zorlu yolun güçlüklerinden birisi de başlamaktır. Başlamanın zorluğu, çoğu zaman bizi ertelemeye yönlendirir. Oysa ki aslında hayallerimizi, dahası hayatımızı ertelediğimizi düşünmeyiz. Ertelemek sorunu çözmediği gibi biriktirir. Ertelediğimiz her gün biraz daha zorlaşır yapmak! Ertelem önümüzdeki duvara bir tuğla daha döşemektir. Gelin ördüğümüz tuğlalar atlanmayacak yüksekliğe ulaşmadan hayallerimizden değil, ertelemekten vazgeçelim...

Bazen de başlamak için her şeyin tas tamam olmasını bekleriz ve sürekli bahaneler üretiriz. Atalarımız "Göç yolda düzülür" diyerek yola çıkmanın önemine ne güzel de vurgu yapmış. Puşkin de "Atın dört ayağı vardır ama yine de tökezler" diyerek hiçbir şeyin dört dörtlük olamayacağına dikkat çekiyor. İnanın bahane bulmak dünyanın en kolay işidir. Bu yüzden bunu herkes yapar! Siz kolay kişi değilsiniz. Bahane değil, çözüm üretin! Bir şeylerin eksik olması başlamanıza engel değildir. Unutmayın ki; hedefe her şeyin tas tamam olmasını bekleyenler değil, yola çıkanlar varır!

Kimilerimiz de nereden başlayacağını bilemez. Belirsizlik insanın motivasyonunu kıran önemli etkenlerdendir. En sevdiğiniz dersin en kolay yerinden başlayın. Aslında nereden başlayacağınızın çok da önemi yok; yeter ki başlayın... Başladığınızda eksiklerinizi görecek ve gidereceksiniz zaten.

Artık ertelemeyi bırakalım, bırakın bazı şeyler eksik olsun. Hele bir başlayın, bir çıkın yola, görün bakın her şey nasıl da girecek yoluna... Eğer hedeflerinize ulaşmak istiyorsanız, yarın ya da sonraki gün değil, hemen şimdi başlayın. Yol, yola çıkarsanız biter! Ver her büyük sonuca bir küçük adımla başlanır...

Buradan üniversite adayı arkadaşlarımıza bir de müjde vermek istiyorum. Bugünlerde alanında uzman arkadaşlarımızla yeni bir heyecanın içerisindeyiz. Sizlere daha fazla destek olmak için bir proje geliştiriyoruz. Ünivversite projemizle sizlere daha yakın olmayı hedefliyoruz. Size yol göstermek değil, sizinle birlikte sizin yolunuzda yürümek istiyoruz. Facebook, twitter ve yakında yayına alacağımız univversite.com ile bizi mutlaka takipte kalın. Biz ihtiyaç duyduğunuz anda yanınızda olacağız.

© Sinan ÇAĞIRAN

Psikolojik Danışman - Rehberlik Uzmanı

Yazının devamı...

200 bin üniversite adayına üniversiteli olmak için ek şans!

26 Ağustos 2016

Bugün itibari ile başlayan ek yerleştirmeler, yaklaşık 200 bin üniversite adayına yeni fırsatlar sunuyor. İlk yerleştirmede tercihte bulunmamış veya herhangi bir tercihine yerleşememiş üniversite adaylarının üniversiteli olma hayali henüz bitmedi.

İlk yerleştirme sonrasında 60 bin kontenjan tercih eden olmaması nedeni ile boş kalmıştı. 60 bin boş kontenjan sayısı yerleştiği halde kayıt yaptırmayan öğrencilerin de eklenmesi ile 200 bine yaklaştı. 126 bin aday, yerleştiği üniversite programına kayıt yaptırmadı. Bu ciddi rakam, üniversite adaylarının doğru tercih yapmadaki eksiklerini tekrar gözler önüne seriyor.

Ek yerleştirmede ilan edilen boş kontenjanların 59 bin 917'sini lisans programları oluşturuyor (Bu kontenjanların tamamına excel formatında ulaşmak için buraya tıklayınız). Boş kontenjanı bulunan programlar arasında, Tıp Fakültesinden Hukuğa, mühendisliklerden öğretmenliğe, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik programından Psikolojiye, Siyasal bilimlerden İşletme ve ekonomiye hemen her program yer alıyor. Örneğin 73 tıp fakültesi, 524 hukuk, 15 bin 740 mühendislik, 1000 mimarlık grubu, 742 hemşirelik ve ebelik kontenjanı yeni üniversite adaylarını bekliyor (Bölüm bölüm lisans programı boş kontenjanlarının tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız). Adaylarımızın ilk yerleştirmede taban puanı oluşan bir lisans programını tercih ederken, ilgili puanlarının tercih edecekleri programın taban puanından yüksek olması gerektiğini unutmamaları gerekir.

Ek yerleştirmelerde iki yıllık önlisans programına yerleşme ihtimali ise çok daha yüksek. Zira ek yerleştirmelerde 62 bin 174'ü YGS puanı ile yerleşilen, 64 bin 717'si ise sınavsız geçişle yerleşilen kontenjan olmak üzere toplamda 126 bin 891 önlisans programı yeni üniversite adaylarını bekliyor. Önlisans programları arasında da aklınıza gelebilecek hemen her programda boş kontenjan yer alıyor.

Ek yerleştirmelerin başvuru süresi 30 Ağustosta sona eriyor. Üniversite hayalini henüz bitirmemiş olan adaylar, iyi bir araştırma ile hayalini kurdukları bölümlere yerleşme fırsatı yakalayabilir. Adaylarımızın bu yeni fırsatlardan yararlanmak için dikkatli bir inceleme ile en çok 24 tercihini internet üzerinden ÖSYM'ye bildirmeleri ve 15 TL olan ek yerleştirme ücretini yatırmaları yeterli olacaktır.

Sinan ÇAĞIRAN

Psikolojik Danışman / Rehberlik Uzmanı

twitter.com/scagiran - facebook.com/scagiran

Yazının devamı...

Ek yerleştirmede kimler başvuru yapabilir?

18 Ağustos 2016

Geçtiğimiz günlerde ÖSYM tarafından yerleştirme sonuçları açıklandı. Kimi öğrenciler arzuladıkları programlara yerleşirken, kimileri de yerleştiği yerden çok da hoşnut görünmüyor. Kimileriyse hiçbir tercihine yerleşemedi. Sonuçların açıklanması ile birlikte her yıl olduğu gibi bu yıl da üniversite adaylarının gündemdeki konusu ek yerleştirme oldu.

Bu yıl 25 bin 539'u lisans (4 veya daha fazla yıllık üniversite programı), 34 bin 608'i önlisans olmak üzere toplam 60 bin 147 kontenjan boş kaldı (2016 ÖSYS verileri). Hiç kuşkusuz şu an devam eden üniversite kayıtları sonrasında yerleşen öğrencilerin kayıt yaptırmaması ile boş kontenjan sayısı daha da artacak. Peki 100 bine ulaşması beklenen bu kontenjanlardan kimler yararlanacak?

Öncelikle şunu belirtelim ki, ilk yerleştirmede yerleşen adaylar maalesef ek yerleştirmelere müracaat edemez. Ek yerleştirmelere başvurabilmek için sınavsız geçiş ve açıköğretim programları da dahil merkezi yerleştirmede (ilk yerleştirme) hiçbir yükseköğretim programına yerleştirilmemiş olmak gerekir. Yani yerleştiği programdan memnun olmayan üniversite adayları kayıt yaptırmasalar dahi ek yerleştirmeden yararlanamaz. Ancak özel yetenek sınavı ile bir üniversite programına yerleşen adaylar, ek yerleştirmelerde tercihte bulunabilir.

Ek yerleştirmelerden yararlanmak için ilk yerleştirmelere müracaat etmiş olmak gerekmiyor. Yani aday, merkezi yerleştirmelerde (ilk yerleştirme) tercih bildirmiş olup yerleşmemişse de, hiç tercih bildiriminde bulunmamış olsa da ek yerleştirmeden yararlanabilir. Fakat ek yerleştirmeden yararlanacak aday mutlaka 2016 ÖSYS'ye (YGS Başvuru dönemi) başvuru yapmış olması gerekir. Diğer bir ifade ile içinde bulunulan yılın ilk sınavına (yani YGS'ye) başvurularak sisteme (ÖSYM'ye) bu yıl üniversite tercihinde bulunulacağı bildirilmiş olmalıdır.

Ek yerleştirmelerle ilgili diğer bir önemli konu da Tablo4'te yer alan lisans programlarından taban puanı oluşanlara başvuru yapabilmek için adayın ilgili puanının, yeni oluşan taban puana eşit ya da üzerinde olması gerekliliğidir. Yani bu yıl bir lisans programının taban puanı oluşmuş ise, ilgili puanı bu taban puanın altında olan adaylar bu programı ek yerleştirmede tercih edemez. Tablo3'te yer alan önlisans kontenjanları için ise böyle bir koşul aranmaz.

Sinan ÇAĞIRAN
Psikolojik Danışman / Rehberlik Uzmanı

Yazının devamı...

Sınavsız geçiş tercihi nasıl yapılır?

31 Temmuz 2016

Üniversite tercihlerinin en kafa karıştırıcı hususlarından birisi de meslek lisesi mezunlarının sınavsız geçiş tercihleridir. Bilindiği üzere meslek lisesi mezunları mezuniyet yılı, okul türü ve mesleki ve teknik eğitim bölgesi gibi yerleştirme önceliği kriterlerine göre ortaöğretim başarı puanı ile okudukları mesleki alan ve dalın devamı niteliğinde olan 2 yıllık önlisans programlarına sınavsız olarak yerleştiriliyor.

Yerleştirme öncelikleri ve ortaöğretim başarı puanı ilişkisini bir önceki yılın verileri ile yorumlamak kafa karıştırdığı için meslek lisesi mezunları sınavsız geçiş tercihlerinde zorlanabiliyor. Bununla birlikte tercih sürecinde destek veren kurumlar da daha çok lisans tercihlerine yardımcı olduğundan bu süreçte meslek lisesi mezunları sınavsız geçiş tercihlerinde yeterli desteği almakta zorlanıyor. Meslek lisesi mezunlarının bu önemli süreçte sınavsız geçiş tercihlerini daha sağlıklı yapmalarına yardımcı olmak için kolay bir yöntem önereceğim.

Öncelikle sınavsız geçiş yapacak olan meslek lisesi mezunu öğrencilerimiz alan ve dalına göre hangi önlisans programlarına sınavsız geçiş yapabildiklerini öğrenmelidir. Hali hazırdaki hemen her tercih robotu öğrenci alan ve dalını bildirdiğinde bu verileri sunuyor. Fakat öğrenciler en doğru bilgiye ösym tarafından yayınlanan 2016 ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nun 613. sayfasında yer alan "Tablo6C Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumu Mezunlarının Sınavsız Yerleşebilecekleri Ön Lisans Programları" tablosundan ulaşabilirler.

Buradan hangi programa sınavsız geçiş yapmak istediğini belirleyen meslek lisesi mezunları kılavuzda Tablo3'te yer alan ön lisans programlarının "yerleştirme öncelikleri" sütunundaki verileri dikkate almalıdır. Adayın "yerleştirme öncelikleri" verilerini en kolay şekilde yorumlayabilmesi için önce kendi yerleştirme öncelik durumunu geçen yılki veriye göre bir kenara yazmalıdır.

Şİmdi anlatıma örnekle birlikte devam edelim. Örnekteki meslek lisesi adayımız yeni mezun, meslek lisesi mezunu ve 390 ortaöğretim başarı puanına sahip olsun.

Bu yıl yeni mezun olan meslek lisesi öğrencisinin geçen yıla göre yerleştirme önceliği verisinin yıl bölümü 15 olacaktır. Okul türü bölümü ise aday eğer;
meslek lisesi mezunu ise 2,

Yazının devamı...

Tercihlerinizi sakın puanınızla yapmayın!

30 Temmuz 2016

Tarihin ertelenmesi nedeniyle yeni başlayan üniversite tercih heyecanı yoğun bir şekilde devam ediyor. Ek puanların kaldırılması, tercih yapabilme barajının 140'tan 150'ye yükseltilmesi, tercih sayısının 30'dan 24' indirilmesi, 15 üniversitenin kapatılması ve bu yılki puanların önceki yıllara göre anlamlı farklılıklar göstermesi adayların kafasını iyice karıştırmışa benziyor.
(Yazarın YGS-LYS, üniversiteye giriş sistemi ve tercihlerle ilgili paylaşım ve açıklamalarını
facebook sayfasından takip etmek için buraya tıklayarak sayfayı beğenebilirsiniz)

Öncelikle şunu vurgulamakta yarar var; tercih süreci o kadar da karmaşık ve zor bir süreç değil. Fakat kaygılı yaklaşım sizlere hatalar yaptırabilir. Bu nedenle sakin olalım ve elimizdeki verileri değerlendirelim. Elimizde sağlıklı tercih yapacak kadar veri var.

Üniversite adaylarının tercih sürecinde ana kriter olak başarı sıralarını dikkate almaları gerekiyor. Aslında tercih, kendi başarı sıranla tercih etmeyi düşündüğün üniversite programının başarı sırasını kıyaslama ve bu kıyası yaparken de programın başarı sırasını değiştirebilecek etkenleri yorumlama işidir.

Bu nedenle adaylarımızı her yıl tercihleri puanlarına göre değil, sıralarına göre yapmaları konusunda uyarıyoruz. Fakat bu yıl bu uyarının bastıra bastıra yapılması gerekiyor. Zira bu yıl üniversite adaylarının elinde rakamsal olarak yüksek fakat kıymet olarak az puanlar bulunuyor. Yani puanlar özellikle YGS ve diğer sınavlarda kolay soruların sorulması nedeni ile bir hayli şişkin.

Örneğin bu yılki YGS Matematik net ortalaması geçen yıla göre yüzde 46,3 oranında artmış (son sınıflar düzeyinde artış oranı). Yani adaylar geçen yıla göre çok daha fazla matematik neti çıkarmış. Artış oranları YGS Fen Bilimleri testinde yüzde 26,1 YGS Türkçe testinde ise yüzde 21,4 olmuş. Buradan da adayların geçen yıla göre çok daha fazla net çıkardığını ve daha yüksek puanlar elde ettiğini görüyoruz.

Öte yandan geçen yıl (2015) YGS2'de başarı sırası 231 bin diliminde olan öğrencinin 287 civarında puanı varken, bu yıl aynı sıra diliminde (231 bin) bulunan adayların 325 civarında bir puanı bulunuyor. Geçen yıl TM3'te 35 bin diliminde bulunan adayların 385 civarı puanı varken, bu yıl aynı sıra dilimindeki adayların 417 civarı puanı bulunuyor. Yine geçen yıl TS2'de 2850. sıradaki öğrencinin 445 puanı varken, bu yıl 2752. sıradaki öğrencinin 467 puanı var. Bütün bu örnekler, bu yıl geçen yılla aynı sırada bulunan adayların çok daha yüksek puana sahip oldukları gösteriyor. İşte bu ciddi puan farkından dolayı bu yıl asla puanlara göre tercih yapılmamalıdır.

Üniversite adaylarının başarı sıralarına göre tercih listesi hazırlamaları bu yıl her zamankinden çok daha fazla önem arz ediyor. Bu itibarla adaylar yazacakları bölümün kontenjan değişikliklerini de (yazacağınız programın son 3 yıllık kontenjan değişikliklerini YÖK tarafından hazırlanan YÖK Atlas sayfasından görebilirsiniz) dikkate alarak kendi sıralarına yakın yerleri yazmalıdır. Tercih listemizde kendi sıramızın üstünde yerler olabileceği gibi kendi sıramızın altında yerler de mutlaka olmalıdır. Hatta kendi sıramızın oldukça altında ve geldiğinde gidip okuyabileceğimiz 1-2 yere en son tercihlerde yer vermek listemizi güçlendirecektir.

Yazının devamı...

Üniversiteye giriş sisteminde ''Ek Puan'' uygulamasının kaldırılması kimi nasıl etkiler?

8 Ocak 2016

Üniversiteye giriş sisteminde yapılan değişiklikle bir mesleğe yönelik program uygulayan ortaöğretim kurumundan mezun olan öğrencilere verilen ''Ek Puan'' uygulamasına son verildi. Ek puan uygulamasında sadece son 4 yılın mezunları faydalanabilecek. Bir önceki yazımızda ek puan uygulamasının neden yapıldığı ve dayanağının ne olduğuna değinmiştik. Bu yazımızda ise "Bu yeni değişiklik ne anlam ifade ediyor? Ek puan uygulamasının kalkması hangi aday grubunu nasıl etkiler ve bu adaylar nasıl bir strateji izleyebilir?" sorularının cevaplarını arayacağız.

(Yazarın YGS-LYS, üniversiteye giriş sistemi ve tercihlerle ilgili paylaşım ve açıklamalarını facebook sayfasından takip etmek için buraya tıklayarak sayfayı beğenebilirsiniz)

ÖSYM'nin yayınladığı "2016 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) Kılavuzu" diğer bir ifade ile 2016 YGS Başvuru Kılavuzu'nda ek puan uygulamasını kaldıran ifade "Ek puanlar, 30.03.2012 tarihi itibarıyla bir mesleğe yönelik program uygulayan ortaöğretim kurumlarından mezun olan veya öğrenim görmekte olan öğrenciler için uygulanacaktır. İlgili ortaöğretim kurumuna 30.03.2012 tarihinden sonra kayıt olan adaylar için Tablo-3A ve Tablo-3B1 kapsamında ek puan hesaplanmayacaktır." şeklinde yer alıyor.

Burada milat kabul edilen 30.03.2012 tarihi uygulamanın dayandığı kamuoyunda 4+4+4 kanunu olarak bilinen ve zorunlu eğitimin 4+4+4 şeklinde 12 yıla çıkartılmasını da içeren 6287 nolu "İlköğretim ve Eğitim Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un kabul tarihidir. Kılavuzda yer alan yukarıdaki ifadeden 4 grup ortaya çıkmaktadır;


1) 30.03.2012 tarihi öncesinde bir mesleğe yönelik program uygulayan ortaöğretim kurumunda mezun olan adaylar artık ek puan uygulamasından yararlanamayacaktır.

2) 30.03.2012 tarihinden sonra bir mesleğe yönelik program uygulayan ortaöğretim kurumundan mezun olan adaylar ek puan uygulamasından yararlanacaklardır.

3) 30.03.2012 tarihi öncesinde bir mesleğe yönelik program uygulayan ortaöğretim kurumuna kayıt yaptırmış fakat henüz mezun olamamış adaylar, ek puan uygulamasından

Yazının devamı...