Sosyal Girişimler için Şeffaflık Dönemi Başlıyor!

27 Aralık 2019

Geçtiğimiz hafta "Açık Açık Sosyal Girişim" lansmanındaydım ve sosyal girişim tarafında neler yapılıyor, ne gibi girişimler var görmek açısından oldukça güzel bir etkinlikti. Özellikle de lansmanı yapılan platformla ilgili kafamdaki soruların cevaplarını öğrenmiş oldum. Milliyet okurları için bu soruları platformun paydaşlarından Ashoka Türkiye Ülke Direktörü Zeynep Meydanoğlu ve TEB ÖZEL Bireysel ve Özel Bankacılık Pazarlama Direktörü Hayri Telekoğlu’na sordum.

S.Ünsal : "Açık Açık Sosyal Girişim" nedir?

Zeynep Meydanoğlu: "Açık Açık Sosyal Girişim", Türkiye’deki sosyal girişimlerin tanımlanmasına, desteklenmesine ve teşvik edilmesine katkı sağlamak amacıyla TEB Özel Bankacılığın desteğiyle, Ashoka Türkiye, Açık Açık Derneği ve Türetim Ekonomisi Derneği ortaklığında kurulan bir inisiyatif. Açık, şeffaf, ortak kriter ve prensipleri karşılayan sosyal girişimleri Türkiye’deki sosyal girişim ekosistemini desteklemek, yatırım yapmak, hibe vermek, ürün ya da hizmet satın almak isteyen kişi ve kurumlarla bir araya getiren bir köprü.

Kendi koşulları içinde varoluş nedenini, gelir modelini, etkisini ve finansal bilgileri paylaşarak ve "Açık Açık Sosyal Girişim" beyanını imzalayarak şeffaflık içinde sosyal girişim ekosistemindeki yerini açık açık kamuoyuyla paylaşan tüm sosyal girişimler "Açık Açık Sosyal Girişim" platformuna dahil olabilir.

S.Ünsal : Neden böyle bir platforma ihtiyaç duyuldu?

Zeynep Meydanoğlu: Ticari girişimlerin sağlıklı bir şekilde kurulması ve gelişmesi için dünyada birçok destek ve kontrol mekanizması (ticaret hukuku, ticaret mahkemeleri, denetim firmaları, danışmanlık firmaları, sermaye piyasaları, odalar, birlikler, lobi grupları, melek yatırımcılar, girişim sermayeleri vb.) varken, bugünün ve geleceğin iş modeli olan sosyal girişimler için bu tür mekanizmaların sayısı yok denecek kadar az. "Açık Açık Sosyal Girişim" ’de amacımız bu destek mekanizmalarının oluşturulması için sosyal girişimlerin görünür kılınmasına destek olmak.

S. Ünsal : Kurucu paydaşlar kimler ? Neden böyle bir platforma paydaş olma motivasyonları var?

Yazının devamı...

Girişimciler için Uluslararası Açılımlar ve Kurumlarla İşbirliği Fırsatları

20 Aralık 2019

Son on günde takip edebildiğim kadarıyla girişimciler için üç fırsat dolu etkinlik vardı. Bir tanesi Türk girişimlerini İngiltere pazarıyla buluşturan ICUBE Uluslararası Hızlandırma Programı demo günü, bir tanesi TEB Girişim Bankacılığı ve Business France iş ortaklığı ile yapılan Corporates & Startups Innovation Day etkinliği, bir tanesi de Limak Enerji’nin organize ettiği TEA İnovasyon Programı demo günüydü. (Kaçırdığım başka etkinlikler de olabilir)

Bu tip programlar hem girişimlere yeni iş ortakları, yeni müşteriler kazandırmak açısından önemli, hem uluslararası açılımlar için önemli. O yüzden bu tip programları kurumlar ne kadar çok sahiplenirse girişim ekosistemimiz için o kadar güçlenecektir diye düşünüyorum.

ICUBE Uluslararası Hızlandırma Programı Demo Günü

Istanbul Üniversitesi’nin teknoparkı olan Entertech girişimlerine yönelik, T.C. Istanbul Kalkınma Ajansı desteği ile hayat bulan ve Hackquarters desteğiyle eğitim, danışmanlık, mentorluk ve strateji geliştirme destekleri alan 11 girişim bu hafta yatırımcıların karşısına çıktı. Bu girişimler Şubat ayında Londra’ya da giderek kampa girecekler ve yurt dışında büyümenin yollarını arayacaklar. Her zaman söylediğim gibi startup kelimesinin DNA’sında global olma var. O nedenle bu tip bir uluslararası açılım yapmaları süper. Umarım hepsi başarılı olur.

Sahne alan girişimler şu şekilde:

Bulut Tahsilat

Bankalarda tüm hesaplara gelen ödemeleri anlık denetleyerek muhasebe ve ERP sistemlerine otomatik olarak işlenmesini sağlıyor.

Yazının devamı...

Workup 5. dönem girişimleri mezun oldu!

13 Aralık 2019

Geçtiğimiz hafta girişim ekosistemi için hareketli bir haftaydı. Girişimler birçok yerde sahne aldı, yatırımcılarla buluştu, hızlandırma programlarından mezun oldu. Bunlardan biri de İş Bankası’nın Workup hızlandırma programıydı. Perşembe akşamı düzenlenen demo gününde 9 girişim sahne aldı.

Sahne alan girişimler şu şekilde;

Agrovisio: Uydu görüntüleriyle toprağı, ürünü ve iklimi takip eden ve gerçekleştirdiği toprak analizleriyle sürdürülebilir ve planlanabilir bir tarımın yolunu açan SaaS tarım teknolojisi girişimi. Anladığım kadarıyla uydu görüntülerine bakarak nerede domates yetiştiriliyor, nerede mısır yetiştiriliyor birkaç gün farkla görebiliyorsunuz.

Girişimi dinlerken Tarım ve “Big Data” kavramlarının ülkemizde ne durumda olduğunu düşünmeden edemedim. Son 10 yılda ekilebilecek alanları ne kadar verimli kullandık? Hangi ürünleri ekmeyi tercih ettik? Tarım koşullarımızda daha verimli bir ürün varken biz daha az verimli ürünleri mi tercih ettik? İthalat için karlı ürünlerimizi tercih edebildik mi? Buna benzer bir çok soruların cevapları, bence bu tip “agritech” girişimleri sayesinde “gerçek zamanlı takip” edilebilirse tarımda birçok ülkeye fark atabiliriz. Tabi “gerçek zamanlı takip” için sanırım kendi uydularımızı da kullanmamız gerekiyor.

Cameralyze: Kamera görüntülerini analiz ederek, elde ettiği sonuçlarla önerilerde bulunan yapay zeka destekli çözümler sunuyor. Özellikle perakende sektörünün dijital dönüşümü için güzel bir çözüm sunuyor diyebiliriz. Girişimin rakiplerinden en büyük farkı sadece yazılım sunmaları.

FakeFind: Instagramda açılan sahte hesapları tespit etmeyi ve sosyal medyayı daha güvenilir bir şekilde kullanmayı sağlayan mobil uygulama. Son zamanlarda artan sosyal medya dolandırıcılığının önüne geçebilecek bir girişim.

Gamer Arena:

Yazının devamı...

Yatırımlar ve Yatırımcı Buluşmalarında Gaza Basıldı!

6 Aralık 2019

Ağustos sonrası yatırımlar hızlanacak diye umuyordum fakat Eylül ayında girişimlere yapılan yatırımlar çok yüksek çıkmayınca 2019 yılından ümidimi kesmiştim. Geçen sene girişimlere yapılan yatırımların yarısını bile göremeyiz diye umuyordum ki Ekim ve Kasım ayları önceki aylara göre o kadar iyi geçti ki geçen seneki yatırım miktarını bile yakalama şansımız var diyebilirim artık.

Dream Games, oBilet ve Picus Security girişimlerinin sadece üçünün son iki ayda aldığı toplam yatırım miktarı 17.5 milyon dolar. Tabi böyle olunca melek ve girişim sermayesi fonlarının toplam yatırım miktarı 37 milyon doları geçti. Sene sonuna beklediğim yatırımlar da açıklanırsa 50 milyon dolar cepte diyebiliriz. Seri A veya B yeni yatırımlar daha açıklanırsa yine Avrupa’nın doğusundaki yatırım anlamında en büyük hub olma iddiamız sürecek. Bu konuda ilerleyen haftalarda daha detaylı bir yazı yazacağım.

Ekim ve Kasım aylarında girişimciler ve yatırımcılara yönelik o kadar çok etkinlik yapıldı ki artık yetişemez oldum. En öncelikli gittiğim etkinlikler, tabi ki girişimcilerin yatırımcılara sunum yaptığı etkinlikler. Bu hafta hem Kworks hem de Workup demo günü vardı. Workup girişimleri bu yazıma yetişmedi fakat KWorks demo gününü gidemesem de webten izleyip sizler için derledim. Beğendiklerinizin ilk kullanıcıları olursanız girişim ekosistemine katkı yapmış olacağınızı unutmayın.

KWORKS’19 Hızlandırma Girişimleri

Archmir

Archmir geliştirdiği yapay zeka teknolojisiyle sigortacılık sektöründe hasar tespit ve ekspertiz süreçlerini uçtan uca otomatize eden bir çözüm sunuyor.

Diner

Yazının devamı...

Yurt dışındaki Türk Girişimciler Uçuşa Geçti

22 Kasım 2019

Yurt dışında girişim kuran Türk girişimcilerle ilgili ara ara paylaşımlar yapmaya çalışıyorum. Hatta bununla ilgili kısa bir hikaye paylaşayım. Mustafa Kemal Atatürk zamanında devlet bursuyla yurt dışına eğitime giden hatta Sirkeci Garı’nda acaba ben oraya gittiğimde beni unuturlar mı, para gönderirler mi diye tereddütleri olduğu sırada Sadi Irmak’a “Sizi birer kıvılcım olarak gönderiyorum; alevler olarak geri dönmelisiniz.” diye bir telgraf çekmiştir. Bunun üzerine de Sadi Irmak okuyup dönmüş çok önemli hizmetlerde bulunmuştur. Benzer şekilde yurt dışındaki girişimcilerimiz de girişim ekosistemimiz için birer kıvılcım. Yeter ki büyüsünler, yatırım alsınlar, “unicorn” olsunlar, “exit” yapsınlar ama sonra Türkiye’ye, Türkiye’deki girişimcilere, yatırımcılara en azından bilgi, tecrübeleriyle destek olsunlar. O zaman o kıvılcımlarin hepsi bir şekilde aleve dönüşür.

Gelelim ileride alev olarak ülkemize fayda sağlayacak girişimlere. Bu sene ilk 11 ayda yurt dışındaki 30 Türk girişimi 210 milyon doların üzerinde erken aşama yatırım almış. Bu tutar 2013 yılında Samumed’in aldığı 220 milyon dolarlık yatırımı saymazsak (o yatırım erken aşama sayılmayabilir) 2010-2019 yılları arasındaki en büyük yatırım miktarı anlamına geliyor. Tabi buradan hadi siz de tası tarağı toplayın yurt dışına gidin bir anlam çıkmıyor. Daha önceki yazılarımda yazdığım gibi Innogate, Growth Circuit, Starcamp gibi programlarla kendi girişiminizi oralarda test etmeniz gerekiyor.

Bu sene erken aşamada en çok yatırım alan yurt dışındaki 5 Türk girişimi ise şunlar;

Blueground

Kurtuluş Cumhur Korkmaz’ın kurucu ortakları arasında olduğu girişimi Airbnb’nin biraz daha uzun vadelisi gibi düşünebilirsiniz. Özellikle proje bazlı farklı ülkelerde ve şehirlerde iş yapan firmalar için 2-3 aylık bir yer lazım olduğunda kullanabileceğiniz bir girişim. Girişim geçtiğimiz ay 50 milyon dolar yatırım aldı.

Plentific

Cem Savaş ve Emre Kazan’ın kurucu ortağı olduğu girişim onarım ve bakım işleri için ev sahiplerini ve mülk yöneticilerini yerel ticaret uzmanlarıyla biraraya getiriyor. Girişim şu anda 5 ülkede 120 bin ev için bu hizmeti sağlıyormuş. Girişim bu ay 32 milyon dolar yatırım aldı.

Carbon Health

Yazının devamı...

Çalışan Bir Ekosistem Yaratmanın Formülü

15 Kasım 2019

Çalışan bir girişim ekosistemi en kısa tabiriyle hem çarkların döndüğü hem de çarkların her geçen yıl daha da büyüdüğü bir ortam kurulduğu takdirde mümkündür. Çarkların dönmesi için ise girişimcinin ve yatırımcının mutlu olması en önemli kriter olarak karşımıza çıkıyor. Her girişimcinin ve her yatırımcının mutlu olması tabi ki çok zor ama ne kadar oran yüksek olursa o kadar iyi.

Girişimci kısmına çok girmeyim ama yatırımcı mutlu olursa zaten girişimci de mutlu olur. Yatırımcının mutlu olması da en kaba tabirle bir koyup beş aldığı zaman olur. Yani yatırımcının yatırım yaptığı girişim sürekli büyüyecek ve dört beş yılda da “exit” yapıp yatırımcısının yüzünü güldürecek ki yatırımcı daha da motive olsun ve daha çok yatırım yapsın. Yatırımcının çok iyi “exit” yaptığını duyan başka yatırımcılar da yatırımcı olsun, onlar da yatırım yapsın ve katlanarak büyüsün ekosistem. Başka bir deyişle bir girişime yaptığı yatırımı 4-5 yılda 10 katı olarak geri alabilen bir melek yatırımcı başkalarının da melek yatırımcı olmasını motive eder. Bu da hem yatırım bolluğu demek hem de girişim bolluğu demektir.

Futbola benzetirsek Altınordu kulübü iyi bir tohum yatırımcısı diyebiliriz. Genç yetenekleri çok erken aşamada bulup iyi bir aşamaya getiriyor. Sonrasında ise özellikle büyük kulüplerde vitrine çıkabilenler ya daha da büyük kulüplere gidiyor ya o seviyelerde kalıyor ya da daha kötüye gidiyorlar. Bu nedenle Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor’u Seri A yatırımcısı olarak görebiliriz. Bu kulüpler istisnalar haricinde çok genç yaşta (tohum) futbolcuları takıma monte edip parlatamasa da Altınordu ve benzeri kulüplerden aldıkları futbolcuları daha kolay vitrine çıkarabiliyorlar. Benzer şekilde bir melek yatırımcı nasıl girişim sermayelerinin iştahını kabartacak bir sürü yatırım buluyor ve onları girişim sermayelerinin istediği seviyeye getirebiliyorsa, Altınordu gibi kulüplerin de bir sürü yetenek bulması dört büyüklerin ilgisini o kadar çok Altınordu’ya çekecektir. Sonrasında ise diğer kulüpler de Altınordu gibi olmaya çalışacaktır ve daha çok yetenek çıkartmaya çalışacaktır. Bu nedenle melek yatırımcılar için en doğru çalışma yöntemi, ileride Seri A yatırım alabilecek girişimleri keşfedip, onları iş ağı ve deneyimi ile besleyip, sonra da girişim sermayelerinin iştahını kabartacak şekilde onlara hazır hale getirmekten geçiyor. Startups.watch’un araştırmasına göre 2010-2017 yılları arasında her yüz tohum yatırımından yaklaşık yedisi sonraki turlarda girişim sermayelerinden yatırım alabilmiş. O yedi taneden de bir iki tanesi “exit” yapsa bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda melek yatırımcı mutlu olacak demektir. Diğer melek yatırımcıların ise motivasyonu kırılacak ve hem kendileri daha az yatırım yapmaya başlayacak hem de etrafındaki melek yatırımcı olmak isteyenleri etkileyecektir. Bu da dönüp dolaşıp hem yatırımların azalmasına hem de girişimlerin azalmasına neden olacaktır.

Melek yatırıcımlar ne yapmalı derseniz, yapılacaklar listesi çok karmaşık değil. Öncelikle bir üst turda yatırım yapabilecek girişim sermayeleriyle daha yakın çalışacaklar ve onların ajandasına ve kriterlerine uygun girişimler bulmaya çalışacaklar. Örneğin Türkiye’de oyun girişimlerine Seri A yatırım yapan girişim sermayesi yoksa ve oyun girişimleri de sürekli finansman gerektiriyorsa bir melek yatırımcının bir oyun girişimine tohum yatırım yapması büyük ihtimalle hayal kırıklığıyla sonlanacaktır. Bu nedenle girişim sermayelerini en iyi bilenlerin melek yatırımcılar olması oldukça önemlidir. Hatta her yatırımı öncesi “Ben bu girişimi şu noktaya getirirsem siz ilgilenir misiniz?” cümlesini girişim sermayeleriyle konuşmak bile kolay bir çözüm olabilir. Aynı şekilde girişim sermayelerinin de özel sermayelerle (PE) benzer konuşmaları yapması çarkların daha kolay işlemesi için iyi bir yöntem olabilir. Tabi doğru yatırım turunda doğru değerleme, doğru şartlar sözleşmesi, doğru yatırım oranları gibi bir çok sebep de bir sonraki yatırım turuna geçmenin ön şartı olarak karşımıza çıkıyor. Bunların hepsini yaptıkça ekosistemimizdeki çarklar daha iyi işleyecektir.   

 

 

Yazının devamı...

YFYİ Girişimcileri Yatırımcılarla Buluştu!

8 Kasım 2019

Geçtiğimiz hafta sonu girişim ekosisteminin önemli oyuncuları Sapanca’da bir araya geldi. ODTÜ Teknokent’in ev sahipliği yaptığı toplantıda hem başarı hikayeleri anlatıldı, hem ilham veren konuşmalar yapıldı, hem de “Yeni Fikirler Yeni İşler 2019” girişimleri tanıtıldı.

Barış Telli’nin hayat hikayesi girişimcilere ilham verecek türdendi. Bora Yılmaz’ın “Neden?” başlıklı sunumu etkileyiciydi. Sahne alan 24 girişimden de 5-6 tanesine yatırımcı olsaydım yatırım yapmayı düşünürdüm. Bu arada 24 girişim için 5-6 oldukça iyi bir oran.

ODTÜ TEKNOKENT Genel Müdürü Serdar Alemdar da hem Türkiye’nin 15 yıllık geçmişi olan tek hızlandırma programı ile ilgili hem detaylar verdi hem de geleceğe yönelik planlarından bahsetti. ODTÜ mezunu biri olarak keşke benim zamanımda (1995-2000) arasında da böyle hizmetler olsaydı dedim ama o yıllar girişimci olmak çok gündemde değildi. Amerika’da girişimci olanlar da “dotcom” krizi nedeniyle 2000’lerin başlarında biraz geri adım atmak zorunda kalmışlardı.

Etkinlikte en zayıf bulduğum kısım destekleyenlerdi. Elginkan Vakfı olmak üzere çok iyi destekçiler vardı fakat büyük bildiğimiz markaların, firmaların çoğu yoktu. Türkiye’de ODTÜ gibi üniversite sayısı bir elin parmaklarını geçmez. O nedenle AR&GE’ye, inovasyona, girişimciliğe destek veren, Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin 100’den fazlasının ODTÜ’den ve dört beş üniversiteden daha çıkan girişimlerin kapısında yatması gerekiyor. O nedenle bu firmaların ODTÜ ve diğer top üniversitelere iyice yaklaşması şart.

Gelelim sahne alan girişimlere;

AeroES, optimal tasarım kriterlerine uygun bir rüzgar tüneli yapıyor.

Akıllıfon, yapay zeka tabanlı portföy optimizasyon ve robo danışmanlık platformu.

Yazının devamı...