FinTech Dünyasında Değişim Rüzgarı

25 Ekim 2019

Türkiye’de her ne kadar bu sene yatırımlarda düşüş olduysa da değişmeyen tek bir şey var, o da FinTech dünyasına olan ilgidir. Bu seneki Foriba, iyzico ve Paraşüt “exit”leri, yatırımlardaki FinTech oranının yüksekliği Türkiye’deki FinTech konusunun ne kadar sıcak olduğuna dair en somut kanıtlar. Türkiye’deki FinTech ortamı ile ilgili istatistiklerle konuşursam, bu seneki yedi exit’in beşi FinTech, bu sene kurulan girişimlerin %13’ü FinTech, bu seneki her beş yatırımın biri FinTech.

Son bir ayda FinTech konusunda devlet çok iyi adımlar attı ve tüm ekosistemi hareketlendirecek konular yürürlüğe girdi. Bu konuda İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve FinTech İstanbul kurucularından Prof. Dr. Selim Yazıcı’ya yürürlüğe giren konuları özellikle girişimcilerin anlayabileceği dilde anlatmasını istedim.

Serkan Ünsal : 6493 sayılı kanun ile FinTech ekosistemi önceki yıllarda oldukça hareketlenmişti, yeni yürürlüğe girmesi beklenen maddelerle bizleri neler bekliyor?

Selim Yazıcı: FinTech İstanbul olarak uzun zamandır Avrupa Birliği’nde PSD2’nin yürürlüğe girmesi ile başlayan ve daha sonra birçok ülkede, ülkelerin kendi regülatif yaklaşımları ile şekillenen Açık Bankacılık konusunda çalışmaktayız. Türkiye’de finansal kuruluşlar ve FinTech girişimleri açısından mevcut durum analizini yapabilmek amacıyla ortak çalışmalarda bulunduk. Ekim ayı başında yayınladığımız “Dünya’da ve Türkiye’de Açık Bankacılık: Bankacılığın Geleceği” raporu aslında sektöre yön verecek bir çalışma niteliğini taşımaktaydı. Raporun yayınlanmasından kısa bir süre sonra yayınlanan ve 6493 sayılı kanuna yeni bir soluk getirecek Kanun Teklifi ile sektörde düzenleme, denetleme, işleyiş ve hizmet çeşitliliği konularında önemli bir adım atılmış oluyor.

16 Ekim’de yayınlanan “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” taslağında, 6493 sayılı Kanun başta olmak üzere, ödeme ekosistemini ilgilendiren Kanunlarda çeşitli değişiklikler öngörülmektedir. Kanun değişikliği teklifi ile, ödemeler alanında hem yapısal ve hem de Açık Bankacılık ile ortaya konan hizmet çeşitliliği açısından bazı değişikliklerin yapılması planlanmakta.

Aşağıda özet olarak Açık Bankacılık ve FinTech Ekosistem oyuncularını etkileyecek bazı konular değerlendirilmiştir:

-Kanun teklifinde ilk göze çarpan değişiklik, ekosistemde uzun zamandır üzerinde tartışılan “ödeme sistemleri”nin T.C. Merkez Bankası’nın “ödeme hizmeti sağlayıcıları” ile “elektronik para şirketleri”nin ise BDDK’nın gözetim ve denetimine tabi olduğu ikili yapı ortadan kaldırılarak, düzenleme ve denetleme yetkisinin BDDK’dan alınması ve TCMB’ye verilmesi oldu.

Yazının devamı...

Sahne bu hafta girişimcilerin!

18 Ekim 2019

Son yedi sekiz günde benim takip edebildiğim kadarıyla startups.watch’un üçüncü çeyrek etkinliği dışında dört etkinlik, demo günü, yarışma daha vardı. Biri Lonca Girişimcilik Merkezi’nin dördüncü dönem demo günü, biri Türk Telekom’un hızlandırma programı Pilot’un yedinci dönem demo günü, biri LegalTech Startup Challenge, bir diğeri ise Betapitch’di. Demo günlerinde kimler sahne aldı, kimler ne kazandı tek tek aktarayım.

Lonca 4. Dönem Demo Günü

Kuveyt Türk’ün yenilikçi fikirleri destekleyip ülke ekonomisine kazandırmak amacıyla hayata geçir-diği Lonca Girişimcilik Merkezi hem her ekibe 40 bin TL hibe veriyor hem de mentorluk ve eğitim veriyor. Dördüncü dönemde 11 girişim mezun oldu. Toplamda da bütün dönemlerden 40 girişim mezun olmuş. Kuveyt Türk’ün iştiraki KT Portföy Yönetim Şirketinin “KT Portföy Teknogirişim GSYF” adlı yatırım fonu olduğunu ve girişimlere yatırım yapmaya başladığını da ek bilgi olarak vereyim.

Sahne alan girişimler ise şunlar : Planticket, Ekipman.co, Kidoole, FilameX, Frise, Kube, Pollective, Predy, Sopyo, StuffApp, Yeşil Diyafon.

Pilot 7. Dönem Demo Günü

Türk Telekom’un hızlandırma programı Pilot, ekosistemin ilk hızlandırma programlarının başında geliyor. Türk Telekom CEO’su Ümit Önal’ın açıkladığı rakamlara göre bugüne kadar girişimlere 4 milyon TL yatırım yapmışlar, toplamda Pilot’tan 65 girişim mezun olmuş. Türk Telekom’un da TT Ventures adlı bir yatırım bacağı olduğunu da hatırlatayım. Türk Telekom da Pilot’u başarıyla tamam-layanlara 125 bin TL nakit desteği veriyor. Hızlandırma programlarının girişimcilere bu tip nakit des-teği vermesi girişimciler için can suyu niteliğinde. O yüzden kendi adıma bu tip nakit desteği veren her programa ekosistem adına minnet duyuyorum.

Yazının devamı...

İlk 9 ayda $14M yatırım!

11 Ekim 2019

Startups.watch’un her çeyrek düzenlediği çeyrek etkinlikleri geçtiğimiz salı günü yapıldı. Türkiye’deki 43 girişim bu yılın ilk 9 ayında erken aşamada toplamda 14 milyon dolar yatırım aldı. Bunların 41 tanesi 1 milyon doların altında yatırım aldı. Yani Türkiye’de 1 milyon dolar altında yatırım bulmak çok da zor değil diyebiliriz. Karşılaştırmak için İngiltere’deki duruma bakalım. İngiltere’de sadece son 3 ayda 120 girişim 1 milyon doların altında yatırım almış. Bu açıdan İngiltere’den çok geride değiliz fakat büyük yatırımlarda karşılaştırılamayacak kadar gerideyiz. İngiltere’de son çeyrekte 20 milyon doların üstünde yatırım alan girişim sayısı 28. Yani Türkiye olarak İngiltere gibi ülkelere yetişmek istiyorsak bu tip büyük yatırımlar alan girişimler çıkarmamız gerekiyor. Bunu da nasıl yapabileceğimizi daha önceki yazılarımda aktarmıştım. Özetle çok büyük düşünen girişimcilere ihtiyacımız var.

İlk 9 ayın en büyük yatırımları Omma Sign ve mutlubiev yatırımları olmuş. Yani onlar da olmasa yatırımlar daha da düşecekti diyebiliriz. Peki yurt dışındaki Türk girişimcilerin aldığı yatırımlar da düşmüş mü derseniz, cevabı evet. 2018 yılında yurt dışındaki Türkler 302 milyon dolar yatırım almışken, bu yıl ilk 9 ayda aldıkları yatırım 123 milyon dolar olmuş. Evet düşmüş hali bile Türkiye’deki girişimcilerin aldığı yatırımın neredeyse 9 katı. Bu yatırımlar arasındaki en büyükler Firefly, Carbon Health ve Hazelcast. Sadece bu 3 girişimin aldığı yatırım miktarı 81.5 milyon dolar. 3. çeyrekteki yurt dışındaki Türklerden yatırım alanların en büyükleri ise Socio, Meditation App, Retorio ve Mall IQ. (Mall IQ aynı zamanda ikinci fonunu kuran 212’nin yatırımlarından biri)

Türk yatırımcıların yabancı girişimlere yatırımlarında da azalma var. Geçen sene Türk yatırımcılar yabancı girişimlere 27 milyon dolar yatırırken, bu sene bu tutar 6 milyon dolara düşmüş.

3. çeyrekte en çok yatırım alan alanlar ise pazaryeri, SaaS, etkinlik, robotik, yapay zeka ve fintek olmuş. Özellikle yapay zeka yatırımlarının artması ülkemiz açısından güzel bir gelişme.

Kadın girişimcilerle ilgili olarak en dikkat çekici istatistik ise şu şekilde; Bu sene her 5 yatırımdan 1’inde kadın girişimciler var. Tutar olarak da benzer bir tablo var. 14 milyon doların 3.4 milyon doları kadın girişimcisi olan girişimlere yatırılmış.

Kurumların CVC (Kurumsal Girişim Sermayesi) kurarak veya direkt şirket olarak yaptığı yatırımlara baktığımızda ise bu sene her 4 yatırımdan 1’inde kurumlar var. Tutar olarak baktığımızda 14 milyon dolar yatırımın 4.9 milyon dolarında kurumlar var. Üçüncü çeyrekte yatırım yapan kurumlar Albaraka Fintech Fonu, KT Portföy Teknogirişim (Kuveyt Türk) ve Maxis (İş Bankası) olarak karşımıza çıkıyor.

Satın almalarda en dikkat çekenler ise Mobven Cloudpipes ve Netcad olarak karşımıza çıkıyor. Bir önceki çeyreğe göre daha sakip bir satın alma dönemi geçirdik diyebiliriz.

Yazının devamı...

Eylül ayında 4 girişime 900 bin dolar yatırım!

4 Ekim 2019

Türkiye’de girişimlere erken aşamada yapılan yatırımların toplamı Eylül ayı sonu itibariyle 13 milyon dolara ulaştı. Yatırım alan girişim sayısı ise 41. Eğer büyük bir Seri A, Seri B haberi duymazsak 2010 yılına yakın bir yatırım miktarı ile yılı kapatacağız. 2010 yılında tüm senede 11 girişim 19 milyon yatırım almıştı. Benim kişisel tahminim ise sene sonuna kadar büyük bir iki yatırım duyacağız ve seneyi 30 milyon dolar civarında kapatacağız. Bu tutar da Türkiye gibi potansiyeli çok büyük bir ülke için kötü tabi ama daha önceki yazılarımda da söylediğim gibi 2019’u zaten yatırım anlamında kaybettik. 2020 güzel geçecek. Ben bu yazıyı yazarken kitlesel fonlama da Resmi gazetede yayınlandı. Yani en kısa özetiyle webte gördüğünüz bir girişime ortak olabileceksiniz. Eğer 2020 başına kadar, TÜBİTAK 1514 ile desteklenen fonlar açılışlarını yaparsa, kitlesel fonlama platformları hayata geçerse ve Revo Capital, ACT gibi en aktif girişim sermayesi fonlarımız ikinci fonlarını hayata geçirirse 2020 oldukça güzel bir sene olacak diyebilirim.

Eylül ayında Engelsiz Çeviri, Twin, Kronnika, Userguiding yatırım alan girişimler oldu. Tabi bunlar açıklanan, hisse bazlı erken aşama yatırımlar. İlerleyen haftalarda geriye dönük olarak başka yatırımlar da açıklanabilir. Gelelim yatırım alanların nasıl girişimler olduğuna;

Engelsiz Çeviri : Web sayfalarındaki metinleri anlık olarak işaret diline çeviren girişim Şirket Ortağım melek yatırım ağından yatırım aldı.

Twin : Çocukların hayal gücünü geliştiren, eğlenceli ve öğretici robotik ve kodlama seti üreten girişim Onur Canlıtepe, Orhan Ayanlar, Pamir Gelenbe, Aziz Emre Günel, Banu Kısakürk, Sinan Yaman ve Ahmet Bozer gibi isimlerden yatırım aldı. Özellikle çocuğunun tüketen değil üreten bir nesile dahil olmasına isteyen ebeveynlere duyurulur.

Kronnika : Robotik süreç otomasyonu geliştiren girişim Albaraka Fintech Fonundan yatırım aldı. Özellikle son dönemde Robotik süreç otomasyonu girişimlerinin çok iyi değerlemelere ulaşması Kronnika için de iştah kabartıcı. Kurumsal girişim sermayelerinin yatırım yapması ekosistem için önemli demiştim. O açıdan da bu yatırım oldukça değerli.

Userguiding : Web sitenizin nasıl çalıştığını sitenize girenlere kolayca gösterebileceğiniz bir platform olan girişim Collective Spark ve Galata Business Angels’dan yatırım aldı.

Yurt dışı merkezli, Türklerin kurduğu girişimlerde ise Mall IQ ve WufWuf yatırım alan girişimler oldu. Aldıkları toplam yatırım 1.2 milyon dolar civarında.

Mall IQ :

Yazının devamı...

Yabancı Yatırımcı Nasıl Çekilir ?

27 Eylül 2019

2019 yılı girişimlere yatırım anlamında kötü bir yıl oldu, girişim satışları anlamında ise süper bir yıl oldu diye daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Şu anda startups.watch verilerine göre melek ve girişim sermayeleri bu yıl girişimlere erken aşamada 13 milyon dolara yakın yatırım yapmış. Bu tutarın özellikle 2017 yılına göre neden çok düşük olduğunu aktif fon sayısının azlığına bağlamıştım. Önümüzdeki dönem Hazine ve TÜBİTAK’ın destekleyeceği yapılarla yine fon sayısının artacağını da belirtmiştim. Yani 2020’de girişimlere yatırım anlamında normalleşme dönemi yaşayacağız diye düşünüyorum.

Yabancı yatırımcı anlamında ise durum şu şekilde; geçen sene 21 farklı yabancı yatırımcı Türkiye’deki girişimlere yatırım yapmış. Bu sene ise ilk 9 ayda bu sayı 6. Daha detaylı incelediğimizde ise geçen sene yabancı yatırımcıları Türkiye’ye çekme konusunda uluslararası ağı olan girişimci ve yatırımcılar sayesinde yurt dışından yatırım toplamışız. Yani Insider Sequoia Capital India’yı getirmiş, Iyzico Amadeus, Vostok Emerging Finance ve IFC’yi getirmiş; Zebramo Aucfan, Beenext, DG Incubation ve Beenos’u getirmiş; Volt Lines Middle East Venture Partners, Dubai Angel Investors ve Wassim Matar’ı getirmiş. Girişimcilere baktığımızda İyzico’nun kurucuları Barbaros Özbugutu ve Tahsin Işın uzun yıllar Almanya’da yaşamış, Avrupa’daki yatırımcılarla kolay iletişim kuran girişimciler. Insider’da Hande Çilingir ve diğer kurucular sürekli yurt dışı bağlantıları olan girişimciler. Zebramo kurucularından Bora Savaş uzun yıllar Japonya’da yaşamış, o nedenle oradaki yatırımcılarla iletişim konusunda iyi. Volt Lines kurucusu Ali Halabi özellikle Orta Doğu’daki yatırımcıları çekme konusunda oldukça iyi. Yani işin özü şu; uluslararası ilişki ağı kuvvetli ne kadar çok girişimcimiz olursa yabancı yatırımcıyı çekme olasılığımız da o kadar yüksek. Tabi ki yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye çekmek için başka bir sürü sebep daha yaratmamız gerekiyor fakat kişisel görüşüm öncelikle her işte olduğu gibi konu dönüp dolaşıp girişimciye geliyor. Girişimci ne kadar uluslararası ilişki ağına sahipse girişimin global olma ihtimali, vizyonu, yabancı yatırımcı çekme ihtimali de o kadar çok artıyor. 

“Ben hep Türkiye’deydim, uluslararası ilişki ağım da yok” diyen girişimcimiz tabi ki çok. “Biz ne yapacağız” diyorsanız aslında şu anda bunu aşmanın da birçok yolu var. Daha yüksek lisans yapmadıysanız mutlaka yurt dışında yüksek lisans yapın. Oradaki sınıf arkadaşlarınızla ilişkilerinizi koparmayın. Girişiminizi hayata geçirdiyseniz yurt dışındaki hızlandırma programlarını kaçırmayın.  Bunların hiçbiri olmuyorsa da yurt dışı ilişki ağı kuvvetli yerel yatırımcılardan yatırım alın. Bir sonraki yatırım turunda her şey süper giderse yatırım yapacak olası yabancı yatırımcı tanıdıklarınız var mı diye yatırımcılara sorun.

“Süper bir fikrim var, Türkiye’deki yatırımcıları beğenmiyorum zaten, direkt yurt dışından yatırım alacağım” diyen azımsanamayacak kadar büyük bir girişimci kitlesi var. Onlara her zaman “Önce kendi ülkenden yatırımcı sana güvensin, sonra bize gel diyecekler” diyorum. O yüzden iyi bir ilişki ağınız yoksa birinci dakikadan yabancı yatırımcılara da gitmeyin. Hem Türkiye’deki yatırımcıları hem yabancı yatırımcıları çekebilmek en güzel model. Bu çekimi yapabilmenin de en güzel yolu global düşünen ve büyüyen bir girişim olmaktan geçiyor.

2019 senesinde hangi yabancı yatırımcılar Türkiye’deki girişimcilere yatırım yaptı derseniz yatırımcılar şu şekilde sıralanıyor : Capria, Goldman Sachs, DAAL; Wamda Capital, Pytch Ventures ve EBRD. Önümüzdeki aylarda daha çok yabancı yatırımcının ilgisini çekmek dileğiyle.

 

 

Yazının devamı...

Girişimcilikle Dolu Bir Hafta

20 Eylül 2019

Son yedi sekiz gün neredeyse her gün girişimcilik konuştuk desek yanlış olmaz sanırım. Bir yanda Innogate Uluslararası Hızlandırma Programının 12. Dönemi sonucunda Amerika’ya gidecek girişimler belli oldu; bir yanda Türkiye’nin İlk Uluslararası Etki Hızlandırma Programı SKA (Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları) Etki Hızlandırıcı programının finali “Demo Günü” yapıldı; Bir yanda Ulusal Programlama Yarışması yapıldı; bir yanda Teknofest kapsamında Take Off etkinliğinde bir çok yerli ve yabancı girişimci girişimlerini sundu. Bunlar sadece benim aklımda kalanlar, katılamadığım, duymadığım belki daha bir çok aktivite vardı.

Innogate 12. Dönem

Uluslararası hızlandırma programlarından bahsetmiştim, ve ne kadar önemli olduğunu söylemiştim, o yüzden o detaya girmiyorum. İTÜ ARI Teknokent liderliğinde, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) desteğiyle yürütülen Innogate Uluslararası Hızlandırma Programının 12. dönemi sonucunda ArkSigner, B2Metric AI, Compocket, Gobito, Invidyo, MTX Commodities, Otokod ve Woopy Eylül ayı sürecince San Francisco ve New York’ta potansiyel müşteri, iş ortakları ve yatırımcılarla bir araya gelecek. Umarım orada bir çoğu ilk satışlarını yapar ve global Türk girişimi çıkarma yolunda önemli adımlar atarlar.

SKA Etki Hızlandırma Programı Finali

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) öncülüğünde, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Bill ve Melinda Gates Vakfı, Eczacıbaşı Holding ve Limak Holding’in destekleriyle gerçekleşen Türkiye’nin İlk Uluslararası Etki Hızlandırma Programı SKA (Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları) Etki Hızlandırıcı programında 8 farklı ülkeden 9 startup dijital kimlik ve taşınabilir sanitasyon sistemleri gibi mültecilere yönelik çözüm projelerini paylaşmış. Ben demo gününe katılamadım fakat sonrasında bu girişimcilere Türkiye girişim ekosistemini anlatma fırsatı buldum ve bazılarıyla tanıştım. Girişimler arasında zararlı maddelerin sudan arıtılmasından, mültecilerin değişik ülkelerde edindikleri eğitimlerin blockchain ile erişilebilir bir kimlikte saklanmasına kadar fikir vardı. Bu program sayesinde Türkiye, girişimcilerin yaratıcılığı ve teknolojinin imkanlarıyla mültecilerin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmaya yönelik çözümlerin test edildiği ortamı sağlamış oldu. Bu nedenle bu tip programların daha çok yapılması, aynı zorlukları yaşayan ülkelerde tekrarlanması toplum açısından çok önemli.

Ulusal Programlama Yarışması

Yazının devamı...

Silikon Vadisinde Sahne Vakti

13 Eylül 2019

Dropbox, Airbnb gibi girişimleri çıkarması nedeniyle dünyanın en iyi hızlandırma programlarının başında gelen Y Combinator’ın geçtiğimiz haftalarda yaz dönemi demo günü vardı. Orada olan ve demo gününe katılan Duygu Clark’a hem kendi merak ettiklerimi, hem de sizin merak edebileceklerinizi sordum.

S. Ünsal : Silikon Vadisinde neler yapıyorsun ve Y Combinator ile nasıl bir ilişkin var ?

Duygu Clark : DO Venture Partners'in kurucusu ve yöneticisiyim. Silikon Vadisi'ndeki startupla-ra yatırım yapmak isteyen ancak buradaki networkun içinde olmayan, dolayısı ile iyi yatırım fır-satlarına erişimi bulunmayan VC fonları ve kurumsal fonların "Venture Partner"i olarak, onlarla birlikte yatırım yapıyorum. Bu süreç, onların yatırım alanlarına uygun iyi startupların bulunması, teknik ve finansal değerlendirmelerin yapılması ve yatırım sürecinin yönetimini kapsıyor. 
Geçen sene, Y Combinator ilk kez bir Melek Yatırımcı Grubu oluşturmak üzere, Investor School - Yatırımcı Okulu Programı düzenleyeceğini ve bu grubu ancak kendilerinin davet edeceği, yatı-rım ve startup dünyasına hakim kişilerden oluşturacaklarını söyledi. Ben de davet ettikleri az sa-yıdaki yatırımcıdan biri oldum. Kendi ofislerinde 3 gün süren bir eğitimin ardından, Investor School'un ilk mezunları olduk. O günden beri her ay bir araya geliyoruz, YC startuplarının pitchle-rini dinleyip, birlikte yatırım yapıyoruz. Şimdiye kadar bu grup ile birlikte 3 tane melek yatırımım oldu, 1'inden de çıkış (“exit”) yaptım. 

S. Ünsal : Y Combinator hızlandırma programından bahsedebilir misin ? (Kaç kişi başvuruyor, kaçı seçiliyor, sunum yapanlarla ilgili ne tip istatistikler paylaşıldı ?  Sanırım en çok girişimin kabul edildiği dönem oldu ? Seçilenler ne tip eğitim, mentorluklar alıyor, seçilen her girişim YC fonun-dan $150K SAFE mi alıyor ?)

Duygu Clark : Bu demo gününde sunum yapan startup sayısı 174 oldu. Haklısın, şimdiye kadar-ki en kalabalık demo günü oldu. 27 farklı ülkeden startup vardı, %38'i Amerika dışındandı. Kadın kurucuya sahip olan startupların oranı %27.5 idi. YC'nin sunduklarına gelince; Post-money SAFE olarak $150K yatırım yapıyor ve SAFE convert ettiginde şirketin %7'sini alıyor. Seçilen her startupa, YC ekibinden bir mentör atanıyor. Bu men-tör startupın doğru probleme, doğru çözüme ve ürün-pazar uyumuna odaklanması için çalışıyor. Bir diğer kritik olan şey ise, YC'nin inanılmaz portföyüne erişim olanağı. Örneğin eğer ürününüz Airbnb'nin işine yarayacak bir ürün ise, YC hemen sizi önceki dönem mezunlarından olan Airbnb ile tanıştırıp, müşteriniz olmasını sağlıyor. Bildiğin gibi başarılı pek çok girişim YC çıkışlı; Dropbox, Airbnb, Stripe ilk aklıma gelenler. 

S. Ünsal : Yaz 2019 nasıl geçti ? Ne tip girişimler ön plandaydı ? 

Yazının devamı...

KOSGEB Girişimcilik Eğitimleri için Yeni Dönem!

6 Eylül 2019

 

Bu hafta iki konudan bahsedeceğim. Birincisi KOSGEB Eğitimleri, ikincisi ise benim de yazarları arasında olduğum KOSGEB Girişimcilik El Kitabı.

KOSGEB desteklerini bilmeyen yoktur sanırım, girişimci olmak isteyen, iş kurmak isteyen herkesin başvurduğu kurum. Bu konuda KOSGEB’in yıllardır da en büyük şartı girişimcilerin desteklere başvurmadan önce girişimcilik konusunda eğitim almaları. Dört yıl önce Kadir Has Üniversitesi’nde girişimcilik ile ilgili ders vermiştim ve dersi başarıyla tamamlayanlar bu hakka kavuşuyorlardı. Benim gibi bir çok kişi Türkiye’nin farklı noktalarında bu eğitimleri verdi. Burada en büyük sıkıntı bu dersleri yakalamak, kayıt olmak için uygun şartların oluşması gerekiyordu. Yani ders bir üniversitede veriliyorsa o üniversitede olmak gerekiyor gibi. Bu konuda benim de bu hafta öğrendiğim bir gelişme olmuş. Geçtiğimiz ay KOSGEB e-Akademi’yi hayata geçirmiş. Girişimciler artık uzaktan eğitim alarak teşviklere başvurmanın ana şartını yerine getirmiş olacaklar. E-Devlet şifresi ile girebildiğiniz yeni sistem sayesinde dersler web üzerinden takip edilebiliyor. Fırsat eşitliği açısından çok güzel bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Çünkü Artvin’den Edirne’ye kadar herkes, bizim ilde KOSGEB eğitimi yok, olsa da zamanım yok diyemeyecek. Internet bağlantınız varsa bu eğitimi alabileceksiniz. Tabi sonunda dijital bir sertifika sahibi de olacaksınız.

Bu eğitimi alınca ne olacak? diyenlere de şunu hatırlatayım. 2019 yılı başında KOSGEB tüm desteklerini yeniledi. Girişimciliği Geliştirme Destek Programı’nı yürürlüğe koyan KOSGEB, imalatçı ve teknoloji tabanlı girişimcilere 370 bin TL’ye kadar destek vermeye başlamıştı. KOSGEB, kendi işinin patronu olmak isteyen geleneksel girişimcilere de 60 bin TL’ye kadar destek sağlayarak, hizmet ve ticaret sektöründe faaliyet yürütmek isteyen girişimcileri ihmal etmemiş. O yüzden hangi ilde olursanız olun, bu eğitimlere katılın. KOSGEB desteklerine başvurmayacak olsanız bile temel girişimcilik becerilerini öğrenmek için girin derim.

Gelelim ikinci konuya. KOSGEB eğitimlerindeki sıkıntılardan biri yeterli kaynak kitap olmamasıydı. Eğitmenler de o nedenle sıkıntı yaşıyordu. Bu nedenle geçen sene bir çalışma başlatıldı. Prof. Dr. B. Zafer Erdoğan, Prof. Dr. Engin Özkul, Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Aygören, Doç. Dr. Adil Oran, Pro. Dr. Cengiz Yılmaz, Doç. Dr. Mahmut Yavaşi, Prof. Dr. Ömer Torlak ve benim katkı verdiğim kitap geçtiğimiz günlerde hem yukarıdaki bahsettiğim portale dijital olarak eklendi, hem de basılı hale getirildi. Bu kitap sayesinde eğitmenler kaynak sıkıntısı çekmeyecek, direkt online eğitim girişimciler de dijital bir kaynak sahibi olacaklar. Konular ise şöyle; Girişimcilikte Temel Kavramlar, Girişim Fırsatlarını Görme ve Fikir Yaratma/Geliştirme, Yapılabilirlik Analizi, İş Modelleri, Müşteriler, Değer Önerileri ve Gelir Kaynakları, Ekonomi, Endüstri, Rekabet ve Müşteri Analizi, Hukuki Altyapı, Girişimin Etik Temelleri, Pazarlarlama İlkeleri ve Yönetimi. İçinde kendinizi sınayabileceğiniz soruların da olduğu tam 194 sayfalık dev bir kaynak.

Daha önceki yazılarımda söylediğim gibi şu anda Türkiye’de en büyük melek TÜBİTAK ve KOSGEB. Nedeni ise size fikir aşamasında destek olmaları. Çoğu melek yatırımcı girişimcilerden en azından ürünü bitirmiş olmasını bekliyor, hatta ilk faturasını kesmiş olmasını bekliyor. Bu nedenle bu kaynaklardan yararlanmak ve fikir aşamasında ilgili kurumlara başvurmak en güzel yöntem.

 

Yazının devamı...