Suriye, proje ve kullanışlı örgüt

Suriye odaklı gelişmeler hız kazandı.

İki önemli haber ABD ve Fransa’dan geldi.

ABD Başkanı Trump, Suriye’den, üstelik, çok kısa sürede, çekileceklerini açıkladı.

Bu açıklamanın sahada kısa vadede sonuçları olacak somut adımlarla ne zaman hayata geçeceği dün itibarıyla bir muamma.

Ama sonuçta kısa süre önce “Suriye’den şu anda çekilmeyi düşünmüyoruz” diyen ABD’nin geldiği nokta bu.

ABD’nin Suriye’den çekilmesinden çok, arkasında nasıl bir Suriye bırakmak istediği önemli.

Bu noktada denklemin bir tarafında önce “gitmeli”, sonra “kalmalı” dedikleri Esad rejimi, diğer tarafında ise Suriye coğrafyasındaki en büyük müttefiki PKK-YPG var.

Soru: ABD Suriye’den çekilirse PKK-YPG’yi kime teslim edecek ve cebine ne koyarak bırakacak?

Diğer sıcak gelişme Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un YPG temsilcilerini ağırlaması ve ardından gelen Türkiye ile YPG arasında arabuluculuğa hazır olduklarına yönelik açıklamalar.

Hatta Fransa tarafından doğrulanmasa da YPG’den gelen Menbiç’e Fransızların asker göndereceği yönündeki beyanlar.

Bir yandan bu kritik açıklamalar gelirken, diğer yandan YPG’ye Suriye içinde yeni bir kimlik kazandırma süreci de devam ediyor.

ABD’nin öncülüğünde daha birkaç gün önce Rakka’da yapılan, YPG’nin kurduğu sözde Kuzey Suriye Federasyonu’nun başı çektiği farklı gruplardan 700 temsilcinin katıldığı toplantıda, “Suriye Gelecek Partisi”nin temelleri atıldı.

Proje örgüt

Bu tablo, Rusya ile de dirsek temasını sürdüren PKK-YPG’nin bölgeyi yeniden dizayn etme çabalarında nasıl her yöne çekilebilen elverişli bir yapı olduğunu tekrar tekrar gösteriyor.

Bunun içindir ki son Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde ilk kez “proje terör örgütü” ifadesinin kullanılması boşuna değil.

MGK bildirisinin 1. maddesinde, tam da örgütün bu yapısının altı çizilir biçimde, “PKK/PYD-YPG, DEAŞ, FETÖ/PDY gibi proje terör örgütleri” ifadesinin kullanılması, dünyaya da bir mesaj niteliği taşıyor.

Bu ifade, literatürde, “Temsilcisi olduğunu iddia ettikleri kesimlere hiçbir faydası olmayan, perde arkasındaki bazı odakların çıkarlarına hizmet etmekten başka bir şey yapmayan, esasen varlık nedenlerini de projeye borçlu olan terör örgütleri” için kullanılıyor.

Ankara, bu ifadeyle, PKK/PYD-YPG’nin bölgeler, projeler doğrultusunda belli egemen güçlerin çıkarlarına hizmet için kullanıldığını, taşeronluk yaptığını vurguluyor.

‘YPG, SDG tutmadı, bu üçüncüsü’

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a, MGK bildirisinde yer alan ifadenin anlamını sorduğumda, ABD’nin tutumuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Amerikan sözcüsü yeni bir parti açıkladı; Suriye Gelecek Partisi, SGP. Birinci proje olan, PYD-YPG tutmadı, revizyon yaptılar SDG’ye çevirdiler, SDG projesi de tutmadı, SGP’ye çevirdiler. Bu çok net bir şekilde proje olduğunu gösteriyor. MGK bir gerçeği tespit etmiştir. FETÖ de ABD’de ve proje örgüt. O zaman sormak lazım: Bu FETÖ’yü Türkiye’ye tercih ettiren şey nedir? PYD/YPG’ye TIR TIR silah vermesinin nedeni nedir? Bunlar emperyalistlerin kucağında onların beslediği büyüttüğü örgütlerdir.”

İçte ve dışta PKK ile türevlerinin odağında yer aldığı projelerin arkası gelmiyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün Macron’la, frekansını yükselterek yaptığı görüşmeyi anlatırken, Türkiye’nin terör örgütleriyle masaya oturmayacağını net biçimde ifade etti.

Kuzey Suriye’yi merkezine alan proje ne olursa olsun, Türkiye’nin kırmızı çizgilerini sonuna kadar koruyacağını da tekrar ilan etmiş oldu.