YENİ GÖBEKLİTEPE’LER ANADOLU’DA

Tarihi kalıntıların bol olduğu bir ilçe Manisa Selendi. Hani bahçeyi kazsan heykel çıkar dediklerinden. Bugüne kadar üzerinde durulmamış. Eşim bu ilçede doğdu. Son zamanlarda bir hareketlilik vardı. Beni bilgilendirdi. Bugüne kadar üzerine yazı yazmadım arkeolojinin. Bu vesile ile bilmediğim ama girdikçe en azından ülkemizdeki çerçeveyi kavrayabildiğim bir tablo çıktı karşıma. Tek cümle ile ‘Anadolu tarihin gidişatını değiştirmek için onunla ilgilenecekleri bekliyor!’

TERS TEPE HÖYÜĞÜ

Selendi’nin 1.5 km batı-güneybatısında yer almaktadır. Manisa İli sınırları içindeki en büyük höyüktür.  Birinci dereceden sit alanı. Üniversitelerin arkeoloji bölümlerinin bilgisi dahilinde bir höyük. En son Dumlupınar Üniversitesi ile temas kurulmuş. Bugüne kadar kazı çalışması yapılmayan ve tarihin ne kadar derinliklerine gideceği belli olmayan bir yer.

4 BİN YILLIK BEYİN KALINTISI

Dumlupınar Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen ile konuştum. Bilgen, Seyitömer Höyüğü’ndeki kazıları 2006 yılından 2014’e kadar sürdüren ekibin başındaydı. 1989 yılından bu yana devam eden kazıların sonuna gelinmişti; “Höyüğün tamamını katmanlar açısından çıkaralım istiyorduk. Bir hayal kırıklığı oldu” diyordu hoca. “9 yıl izin yapmadan kazdık” sözü, verilen emeğin tarifi. “Yeni bir yer arıyorduk. Tesadüfen Selendi’ den bu teklif geldi” diyor. Sonra höyük gezilmiş, ilk incelemeler yapılmış. “Tamamı toprak altında höyük olduğu için bilemezsiniz. Seyitömer’de 26 metreydi, acayip şeyler bulduk. İnsan kalıntıları bulduk, beyin bulduk. Normal eserlerin dışında 4 bin yıllık beyin kalıntısı iskeleti ile birlikte”.

GÖBEKLİTEPE OLUR MU?

“Göbeklitepe 30 yıl önce biliniyordu” diyor hoca. Bu höyük için “Ne çıkacağını bilemezsiniz. Göbekli ile mukayese edip ondan daha iyi olacak diyemeyiz. Ama buraya hareketlilik gelir. Burası Göbekli’ den önemli demek, arkeoloji uzun bir iş. Çok ilginç şeyler de çıkabilir. Oranın her şeyini değiştirebilir bu doğru. Ama bunun için çalışma gerek” diyor. Bir başka gerçek daha ortaya çıkıyor. Bütçe. Sorun burada. “Rakamları döktük. Kazı süresi uzundur. Bütçe artabilir”. Benim ögrendiğim kazı için dilekçe Kültür Bakanlığı’na daha verilemedi. Para denkleştirilemedi. Selendi tarihe damga vuracak bir ilk adımın devamı için çabalıyor. Bu sene o şans gitti. Şimdi 2021 için çalışıyorlar.

1 MİLYON HÖYÜK

Bu vesile ile hocamızdan ülkedeki höyük sayısını öğrendim. Höyük tarihin kendisidir. “Bir örnek vermek istiyorum. Eskişehir’de kazılmamış, tescil edilmiş 250 höyük var. Kütahya’da 170’e yakın höyük. Tüm Anadolu binlerin ötesinde, milyona yakın” diyor Prof. Bilgen.

TARİHİ ANADOLU DEĞİŞTİRİR

“25 sene önce Göbeklitepe’yi  bulduklarında kimse beklemiyordu. Şimdi dünya tarihini değiştirdi.  O höyüklerde  tarih değişebilir”. Evet masraflı bir iş. Meşakkat ve para karşılığı tarihin merkezinde olmak. Biz bizatihi içinde yaşıyoruz. Ve Türkiye’nin büyük oranda bu höyükleri keşfedecek gücü var. Arkeoloji bir lüks değildir. Açık hava müzesi bir ülke gerçek anlamda turisti de ağırlamış olacaktır. Turizm her şey dahil, güneş, kum değildir. Hocaya sordum “Tüm höyükleri değerlendirecek kapasitemiz var mı?” diye. “Türkiye bunun altından kalkar” diyor. Önemli olan önemini anlayabilmek!