Yeni tasarımlarla dünyaya yeni mesajlar verme zamanı

Bu topraklarda yaşayan insanlar olarak bizlerin tasarımı, yeniliği, çok renkliliği daha iyi anlamamız gerekiyor. Bugün bizim yeni tasarımlar ve yeni söylemler ile dünyaya mesajlarımızı iletmemiz ve var olduğumuzu anlatmamız lazım

Hemen her gün farkında olarak veya olmayarak günlük işlerimizi planlarız, bu planlar birer tasarımdır. Hayatımızın tasarımını bizler yaparız.

İlk çağlardan bu yana insanoğlu bazen hayatı kolaylaştıran aletler, kimi zaman keyif veren objeler, evler ve bazen de hayaller tasarlamıştır.

Konusu ne olursa olsun yeni tasarımlar, insanlığı her zaman bir sonraki döneme taşır. Aslında yaşam başlı başına bir tasarımdır.

İlk insanlar

İlk insanlar sopa, taş gibi aletler ve kendi güçlerini kullanarak avlanırlardı. Yakın temaslı avlanma sonucu yaralanma ve ölümün fazla oluşu yeni tasarımlar yapma ihtiyacı yaratmış. Taşları sivrilterek bunları bir dalın veya sopanın ucuna yerleştirmişler. Mızrak adını verdiğimiz bu aletler sonraları ok ve yaylara dönüşmüş ve artık daha uzaktan avlanmak mümkün olmuş. Bu tasarımlar, insanların daha az yara alarak, daha çok avlanmasını, dolayısıyla daha uzun yaşamasını sağlamıştır.

Tarım ile birlikte yerleşik düzene geçen toplumlar bu süreci daha da hızlandırır. Barınma, hasat sonrası toplanan erzakın depolanması yeni tasarımları doğurmuştur. Bu şekildeki ihtiyaçları üzerine düşünen insan, zaman içinde yaşam şartlarını değiştirmiştir. Yaşam şartlarındaki değişiklik ile evrim geçiren insanın fizyolojisi de yıllar içinde değişmiştir.

Günümüzde hemen her gün farklı tasarımlarla karşılaşıyoruz. Bunlar sadece üç boyutlu değil. Seyrettiğimiz filmler de bir hayalin tasarımıdır.

Bu topraklarda yaşayan insanlar olarak bizlerin tasarımı, yeniliği, çok renkliliği daha iyi anlamamız gerekiyor. Bugün bizim yeni tasarımlar ve yeni söylemler ile dünyaya mesajlarımızı iletmemiz ve var olduğumuzu anlatmamız lazım.

Yeni tasarımlarla dünyaya yeni mesajlar verme zamanı

Mimarlık ve tasarım

Benim mesleğim mimarlık. Kafamda üç boyutlu mimari projeler tasarlar ve bunları başkalarına anlatabilmek için çizime dökerim. Günümüzde çeşitli teknolojik gelişmelerden faydalanarak projeleri üç boyutlu olarak canlandırabiliyoruz. Bu sunum şekli hem projenin daha fazla beğeni almasını sağlıyor, hem de yapımdan önce bize olası aksaklıkları görme imkânı tanıyor. Bu şekilde sunduğunuz bir proje daha cazip görünüyor ve talep yaratıyor. Yenilikleri kullanarak düşündüklerimizi ve tasarladıklarımızı farklı bir sunumla ortaya koyabiliyoruz.

Bir çocuğa matematik, fizik, coğrafya öğretebilirsiniz ancak mühim olan bu bilgilerden faydalanıp ortaya yeni tasarımlar çıkarmasıdır. Bunun için merak, bilgi birikimi, araştırma ve yeniliklere açık olmak gerekir. Yeteneğin büyük kısmı ise çalışmaktır. Picasso “İlham denen şeyin varlığına inanırım ama önemli olan çalışırken gelmesi” demiş. Oturup ilham gelsin diye beklemekle bir yere varılmaz. İlham gelir gider farkına bile varmazsınız. Ancak çalışarak gelişen düşünceler ile ortaya yeni bir şeyler çıkarılabilir. Ortaya çıkardığımız ürün veya düşünce ne kadar iyi tasarlanmış, üzerinde çalışılmış, kullanılabilir ve cazip olursa o kadar talep yaratacaktır.

Sürdürülebilirlik tasarlamakla başlar. Tasarımlar hem albenili hem de fonksiyonel olmalıdır. Bugün at arabası tasarımı yapılsa kim buna talip olur ki? Binlerce yıl önce zaten yapılmış. Artık elektrikli araba üretimi üzerinde çalışılıyor.

Çağdaş, hatta çağının ötesinde bir mimari tasarım bizi tüm dünyaya tanıtabilir. Pek çok insan Avusturalya’nın nerede olduğunu bilmese de meşhur opera binasının fotoğrafını gösterdiğinizde, burasının Sidney olduğunu size söyleyebilir. Yahut Eyfel Kulesi’nin Paris’te olduğunu bilir. Çünkü bu yapılar ders kitaplarına, romanlara, çizgi ve sinema filmlerine kadar hemen her yerde kullanılmış ve kullanılmaktadır.

Tasarım ve turizm

Bizde de turizmciler artık sadece deniz, kum, güneş sunmaktan vazgeçmeli, farklı söylemlerle insanlarda merak uyandırarak turist çekmenin yollarını düşünmelidir. Her şey dijitalleşiyor. Bu yönde yeni tasarımlar, yeni söylemlerle pazarda yer almak gerekiyor. Kültürümüzü, tarihî mekânlarımızı dijital tasarımları kullanarak yeni formlarda sunmak ve merak uyandıran cezbedici fikirler ortaya çıkarmak gerekiyor. Toplumların gelişmişlik seviyesi budur. Herkes aynı yerde duruyor ve yeni tasarımlar yapmıyorsa, bir şey üretmiyor demektir. Toplumlar hareketli ve değişim içinde olmak durumundadır. İlk çağlardan bu yana yeni şeyler ortaya koyamayan toplumlar zaman içinde tasfiye olmuştur.

Bu konuda toplumumuzun yaratıcılığına inanıyorum. Elimizde çok geniş bir tarih, harika bir coğrafya ve genç bir nüfus var. Ancak bugün tekrar bir Topkapı Sarayı inşa etmenin bize hiçbir faydası olmaz. Geçmişteki sloganlar ile bugün kendimizi ifade edemeyiz. Kendimizi yeniden formüle etmemiz lazım. Bunun için düşünüp yeni tasarımlar yapmalıyız.

Merak duygusu ve Ay’a gitmek

İnsanlık aklına ilk geldiği anda Ay’a gidemedi. Hayali romanlar, bilim kurgu hikâyeleri yazdı, özlemini ortaya koydu. Zaman içinde çalışarak oraya gitmek mümkün oldu. Mucize gibi bir anda olmuyor bunlar. Bir tasarımı hayata geçirmek için malzeme bilgisi, araştırmak, çalışmak, gelişmeleri takip etmek, yeni girdiler oluşturmak lazım ki tüm bu bilgiler birleşerek ortaya yeni bir fikir çıkarmamızı sağlasın. Merak duygusu bunun temelidir. Yeni nesillerin “merak” duygusu köreltilmemeli, tam tersine teşvik edilmelidir.

Mesela, bahçelerimizde kullanılan çimden bahsetmek isterim. 18. yüzyılda bir adam  İngiltere’de  bahçesine çim ekiyor. Kısa süre içinde çim kaplı bahçeler prestij sembolü haline geliyor. Onun öncesinde bahçesinde çim olmayan kişi yaşayamıyor muydu? Tabii ki yaşıyordu ama ürün öyle güzel sunulmuş ki bugün tüm dünyada bahçelere çim ekiliyor. Çim tohumu, gübresi, bakımı, biçme makinası derken trilyonluk bir pazar karşımıza çıkıyor.

Bunun gibi pazarlar oluşturabilmek için ülkemiz son derece zengin  bir kültürel geçmişe sahiptir,  ancak değerlerimizi evrensel boyuta taşımakta sıkıntı yaşıyoruz. Yenilikleri ne kadar kullanırsak o kadar başarılı olabiliriz. Başarıyı ve başarıya ulaşmak için çalışanları desteklemeli, yeni mesajlar içeren tasarım yapanları desteklemeli, onlara yardımcı olmalıyız.

Yeni şeyler söylemek her zaman insanlığın ilgisini çekmiştir ve çekecektir. Eskinin tekrarında ısrar tıpkı çıkmaz sokakta yürümek gibidir, buna karşın yeni düşünceler ve tasarımlar geniş bir alanda yürümemizi ve gelişmemizi sağlayacaktır.  Hayat siyahla beyaz, evetle hayır arasına sıkıştırılamayacak kadar zengin ve renklidir, bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor.