Yıldızların doğuşunu birlikte izleyelim

Bundan 20 yıl sonra dünya çapında virtüöz olacak bir gencin sahnedeki ilk anlarına tanık olmak... Örneğin Fazıl Say’ın ilk konserini izlemiş olmak...
Kim böyle bir anı yaşamak istemez! 13 Ocak’ta bu şansı yakalamak mümkün

Başlangıçlar hep heyecan vericidir. Hele o başlangıcın her gün daha iyiye, daha güzele evrilerek günün birinde kusursuzluğa ulaşabileceğini görmüşseniz... Bir minik tomurcuk heyecanlandırır baharda bizi... Serin bahar sabahında onu gördüğümüzde yaz sıcağındaki kokusu sarar içimizi... Yetenekler de böyle... İş ki tomurcukken açılıp serpilebilecekleri bir iklim kendilerine sunulsun.

Genç yeteneklerin eğitimine destek olarak onların dünyada ülkemizin sesini duyurması için çaba gösteren Çağdaş Eğitim Vakfı’nın davetiyle, yetenekli bursiyerleriyle tanışmak için İstinye’de demirleyen Halas Yatı’ndayız. ÇEV Sanat Başkanı Berrin Yoleri, projeye başından beri destek veren Revna Demirören sözü uzatmadan sahneyi çocuklara bırakıyor.                   

Kentsel dönüşüme beste

İstanbul'da bir araya geldiğimiz yaşları 10 ile 26 arasında değişen genç yeteneklerin her biri Türkiye, ABD, Rusya, İngiltere ve Avrupa ülkelerinde müzik eğitimlerine bursla devam ediyor. Her yıl yeni yetenekler, aralarında Fazıl Say ve İbrahim Yazıcı'nın da olduğu kıymetli bir jüri tarafından seçilerek projeye dahil ediliyor.

Geçen hafta, 8 yaşındayken çaldığı piyano ile sosyal medya üzerinden Berrin Yoleri'nin dikkatini çekerek ÇEV Sanat'a katılan ve bugün 10 yaşında olan Adil Kerem’i bu buluşmada tanıdım. Adil Kerem Ünal, ÇEV sanat desteğiyle, sadece 5 aylık bir piyano eğitimiyle İtalya'da önemli bir yarışmada yaşının üstünde bir kategoride birincilik ödülü almış.

Belçika rüyası

Berrin Yoleri, Kerem ile ilk tanıştığında, 'Yani sen Fazıl Say mı olmak istiyorsun' sorusuna, 'Hayır, ben Fazıl Say'dan daha iyi olacağım büyüyünce' cevabını alınca hem şaşırmış hem de memnun olmuş.

Gençlerden Cansu ise yaşadıkları Erenköy’de bitmek bilmeyen kentsel dönüşümden rahatsız olunca, İnşaat adlı bestesini yapmış. Ailesinin kendisinden habersiz Viyana’daki yarışmaya gönderdiği beste ödül almış. Yetenekli genç Cansu Naz Eriş, ÇEV Sanat bursu ile Muzica Mundi School’da okuyor.                 

Onur konuğu Erduran

Gençlere ve çocuklara rol model olan bu genç yetenekler 13 Ocak'ta İstanbul Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde bir konser verecek. Ünlü keman sanatçısı Ayla Erduran onur konuğu olacak ve New York'ta düzenlenen Young Artist Guild yarışmasını kazanan ÇEV bursiyeri çello sanatçısı Cemal Aliyev solist olarak performans sergileyecek. İngiliz keman sanatçısı Charlie Siem genç müzisyenlerle aynı sahneyi paylaşacak.

11'incisi düzenleniyor

ÇEV Sanat Başkanı Berrin Yoleri tarafından Genç Yetenekler Projesi kapsamında bu yıl 11’incisi QNB Finansbank ana sponsorluğunda gerçekleşecek konser, Avrasya Filarmoni Orkestrası eşliğinde ünlü şef İbrahim Yazıcı tarafından yönetilecek. Yeni yıl, yeni ümitlerle başlarken, bu ana tanık olmak istiyorsanız bir bilet alarak yetenekli gençlerin önündeki engelleri kaldıran ÇEV Sanat'a hem destek olabilir hem de şahane bir konser izlemiş olursunuz.  

Yıldızların doğuşunu birlikte izleyelim

Sanat elçileri yetişiyor

Çağdaş Eğitim Vakfı – ÇEV Sanat 2009’da başlattığı ‘Genç Yetenekler’ projesi, kültür ve sanat alanında ülkemizi yurt dışında temsil eden üstün yetenekli genç müzisyenlerin eğitimlerine destek olarak, bu gençlerin dünyada parlayan yıldızlar olmaları yolunda ilerlemeleri için imkan sağlamaya çalışıyor. ÇEV Sanat Başkanı Berrin Yoleri, “Gençlerimiz, sanat kurulumuzu oluşturan Cihat Aşkın, Fazıl Say, İbrahim Yazıcı ve Bülent Evcil’in katkılarıyla şimdiden ülkemizin birer sanat elçisi oldu. Hepsi uluslararası düzeyde takdir gördüler. Dünyanın en önemli yarışmalarında birincilikleri ülkemize kazandırdılar” diyor.

Hedefler büyüyor

Projenin daimi destekçisi Revna Demirören duygularını, “Genç yeteneklerin burs kadar, hedeflerini büyütmeleri, dünyaya açılmaları için mentorluk desteğine de ihtiyaçları var. Yol gösteren, elinden tutan, sorularını cevaplarken yeni soruların, yeni merakların, yeni ufukların kapısını açan mentorlara...” sözleriyle paylaştı.

Yıldızların doğuşunu birlikte izleyelim

Halas’ta buluştuğumuz yetenekli genç müzisyenler ricamızı kırmayıp, teknede bizim için mini bir konser verdi.

Gribi suda boğun!

Soğuk havalar yatağa düşüren, işten güçten alıkoyan virüsler ile birlikte geldi. Etrafta kiminle konuşsanız geçmeyen inatçı öksürükten, kas ağrısından şikayetçi. Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Aytuğ Altundağ’a herkesin şikayetçi olduğu kış virüslerini sordum. Dr. Altundağ’ın verdiği bilgileri sizinle paylaşmadan önce söylediklerini tek cümleyle özetlemek gerekirse, “Bol sıvı alın ve sık sık ellerinizi yıkayın” diyor. Gribin ilacı su yani!

Yaklaşık 200’den fazla virüs türü, kış aylarında solunum yolu rahatsızlıklarına yol açıyormuş. Dr. Altundağ, geçen yıl gergedan virüsü olarak adlandırılan oysa burun virüsü anlamına gelen ve soğuk algınlığına yol açan ‘Rhinovirüs’e yine çok sık rastlanıldığını söylüyor.             

Öksürükle geliyor

Sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak bizlerin asıl endişesi kalabalık hayat içerisinde soğuk aylarda sıradanlaşan salgınlar, zatürre, menenjit, yüksek ateş gibi sorunlar nedeniyle hastanede yatmaya yol açan virüsler.” Bu yıl İnfluenza A ve İnfluenza B’nin yine yaygın olarak görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Aytuğ Altundağ detayları şöyle paylaşıyor: “İnfluenza B, mevsim gribi olarak da adlandırılan hafif grip formu. İnfluenza A ise ağır grip tablosundan sorumlu olan tür. Bunun da alt gruplarından H5N1 olan kuş gribi, H1N1 domuz gribi ve varyant grip olarak adlandırılan H3N2 gibi türleri var. Bugünlerde en yaygın olan grip inatçı öksürükle kendini gösteren, ağır geçen H3N2.”

İki ay sürebiliyor

Bugünlerde özellikle çocuklarda kanlı balgam kusması ve kriptik bademcik enfeksiyonuna yol açan Adenovirüsü’nün de sıklıkla görüldüğünü söyleyen Dr. Altundağ şu önerilerde bulunuyor:

“Çocuklarda sıvı kaybı hastalığı hızlı ilerleteceği için mutlaka gerekli sıvı desteği verilmeli. Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde geçmeyen kuru öksürük, boğazda gıcıklanma tarzı öksürük kimi durumlarda bir iki ay sürebiliyor. Bu dönemde bol sıvı almak, burun-boğaz mukozasını nemli tutarak tahrişi azaltmak, bulunduğumuz ortamın nem oranını düzenli olarak kontrol etmek önemli.”

Yeni atak kapıda

Aralık ayındaki ilk yaygın grip atağından sonra bu ay da yoğun vakalar ile karşılaşmayı beklediklerini belirten Altundağ şunları söylüyor:

“Özellikle ayın üçüncü haftasında yoğun bir ikinci atak dönemi yaşanacak. Ancak sömestr tatili bizi rahatlatacak. İzole olmak ve düzenli el yıkama alışkanlığı salgınları azaltır. Hastalık döneminde istirahat ve sağlıklı beslenme önemli. Bununla birlikte sık uçak yolculuklarında, virüslerin giriş yolu olan burun ve boğaz bölgesinin mukozasını koruyucu bariyer ile kaplayan destek tedaviler faydalı.”

Yıldızların doğuşunu birlikte izleyelim