Hayatını değiştirmek isteyene ‘reçete’

Bitmek bilmeyen korona salgını, aşı karşıtlığı, orman yangınları, sel felaketleri, Suriye-Afganistan bağlantılı göçmen krizi, eğitim karmaşası, hayat pahalılığı gibi son dönemde yaşantımıza kabus gibi çöken olumsuzluklar bir yandan günlük yaşama dair içimizi karartırken, diğer taraftan da geleceğe dair umutların azalmasına yol açıyor.

Bardağın dolu tarafına bakıp “hayat varsa, umut vardır” diyerek geleceğe dair umutlarımızı yüksek tutmamızda büyük fayda var. Ancak enseyi karartmadan yola devam etmek elbette herkes için çok kolay olmayabiliyor. Bu sebeple, özellikle böylesine karamsar dönemlerde geçmişte yaşananlar ve geçmişte yazılanlar; biraz rahat nefes almamızı sağlayabilir, hayata bakışımızı iyileştirebilir. Bunun için başvurulacak adres ise belli; başucu kitapları.

“Hadi canım sende! Bir kitap ya da farklı bir bakış nasıl hayatımızı değiştirecek?” diyenlerdenseniz; sizinle bir örneği paylaşmak isterim.

Hatta bu örnekten hemen sonra, bir başucu kitabı olan ve usta yazar Walter Isaacson imzalı “Benjamin Franklin” (1706-1790) biyografisinden çıkardığım kutular ile devam edebilirim...

Önce örnek: “Benjamin Franklin genç bir çırakken vejateryenliği öven bir kitap okumuştu. O da vejeteryan oldu. Ama o bunu yalnızca ahlak ve sağlık gerekçesiyle yapmıyordu. Asıl gerekçesi maddi nedenlerdi. Bu sayede ağabeyinin yiyecek için verdiği paranın yarısını kitap almak için harcıyordu. İş arkadaşları mükellef sofralar kurarken Franklin bisküvi ve kuru üzümle yetinmiş, kalan zamanlarda da çalışarak, zihin açıklığını ve kavrayış gücünü geliştirirken yeme içme konusunda genellikle ölçülü bir tutum takınmıştı.”

Peki sonra ne mi oldu?

Franklin 84 yıllık yaşamı boyunca Amerika’nın en iyi bilimadamı, mucidi, diplomatı, yazar ve iş stratejisti oldu.

Şatafat ve ayrıcalıklara alerji duyardı. Bu yüzden hayatı boyunca kendisini “Matbaacı B. Franklin” diye tanıttı.

Güvenilir insan olmanın sanatı!

Borçlarını ödeyinceye kadar, bir süre kesinlikle tutumlu ol.

Her zaman doğruyu söylemeye gayret göster. Hiç kimsede yerine getirilmeyecek beklentiler yaratma, her sözcükte her hareketinde samimi olmaya çalış.

Çabucak zengin olmak gibi aptalca tasarılarla dikkatini dağıtma; çünkü bunun yolu istikrarlı çalışma, çalışkanlık ve sabırdan geçiyor.

Ne olursa olsun; hiç kimse hakkında kötü konuşma.

Hayatını değiştirmek isteyene ‘reçete’

Tam 12 maddelik Erdemler Listesi!

Ölçülü olmak (Tıkanacak kadar yeme, sarhoş olacak kadar içme)

Susmak (Başkalarının veya kendinin işine yaramayacaksa konuşma)

Düzen (Her işi zamanında yap)

Kararlılık (Karar verdiğin şeyi mutlaka yap)

Tutumluluk (Paranı sadece kendine ve başkalarına yarayacak şeyler için harca) 

Çalışkanlık (Zamanı boşa harcama, daima faal ol)

İçtenlik (Zararlı yalanlar söyleme; olumlu ve adil düşün ve konuşacaksan ancak ondan sonra konuş)

Adalet (Başkalarına zarar verecek yanlışlıklardan kaçın)

Ilımlılık (Aşırılıklardan kaçın, karşındakinin hak ettiğini düşünsen bile pişman olacağın şeyler yapma)

Temizlik (İyi giyin, temiz ol, bundan asla taviz verme)

Sükunet (Sakin ve huzurlu yaşa)

Namus (Cinsel haz peşinde fazla koşma, zaaf gösterme, kendinin ve başkasının huzurunu ve şöhretini rahatsız edecek bir şey yapma)

Hayata dair...

Dürüstlükle yapılmayan hiçbir şey işe yaramaz.

Gerçeğin ve dürüstlüğün kendine özgü, farklı bir parıltısı vardır. Tam olarak taklit edilemez, bunlar ateş ve alev gibidir yani boyanamaz.

Zengin olmanın ve dolayısıyla erdemi korumanın yolu çalışkanlık ve tutumluluktan geçer.

Kavgacı olmak çok kötü bir huydur; çünkü insanlarla çatışmak tiksinti ve muhtemelen de düşmanlık yaratır. Sağduyu sahipleri bu hataya ender düşer.

Fazla övünme, kıskançlıkların yaratacağı bir tuzağa sürükler.

Erken yatıp erken kalkmak insanı sağlıklı, zengin ve zeki yapar.

İki oyuncu eşit yetenekteyse ortaya yüksek para koy. Parayı çok seven kesinlikle kaybeder. Çünkü oyunu kazanma endişesi kafasını karıştırır. Fazla korkan taraf savunmaya çekilir ve böylece saldırı avantajını kaybeder.

Başkalarının kalbini kazanmak istiyorsan, onlarla rekabet etmek yerine onlara hayranmış gibi davranmalısın. Onlara kendi meziyetlerini sergileme fırsatı tanıyın. Onların gururlarını okşarsınız, onlar da sizi över ve diğerlerinden üstün tutar.

Kendini mümkün olduğunca geri planda tutarak diğerlerini öne çıkar. (Siz o anda kendinizi göstermeye çalışmasanız bile insanlar sonunda değerinizi anlarlar, diyecek ve ‘Gösterişten kaçınarak yaptığım bu küçük fedakarlığın bedeli fazlasıyla geri ödenir’ diye noktalayacaktı.)

Asla açgözlü bir kapitalist olma: Senin ardından; Zengin öldü denmesinden ise faydalı bir ömür sürdü, denmesini yeğle.

Uzağı gör, ihtiyatlı ve dikkatli ol, cesaretini hiçbir zaman yitirme.