Zikzak, marshmallow ve Sami Bey

Meslek hayatında hiç zikzak çizmedi. Hedefe uzun zamanda ve yolundan sapmadan dümdüz ilerleyerek daha hızlı ulaşmasını bildi. Çünkü Sami Bey, kısa süreli güç gösterilerine kalkışmanın zayıflıktan başka bir şeyin işareti olmadığını iyi biliyordu. Mirası ‘zamansız yazıları’ oldu

Sami Bey’i (Kohen) kaybettik. Milliyet Ailesi olarak acımız büyük. Yeri zor doldurulacak bir isimdi. Dünyada neler oluyor? Amerika veya Rusya acaba bu kez ne planlıyor? Almanya’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin ajandasında neler var? Çin nereye koşuyor? Bu ve benzeri sorulara Türkiye perspektifiyle yanıt arayanlar için en doğru adres hiç şüphesiz Sami Bey idi. Aramızdan ayrılışına üzülüyoruz, tesellimiz zamansız yazılarını geleceğe miras bırakmış olması.

***

“Hayatı bir koşu olarak düşünelim. Sprinterler ile maratoncular vardır ve kademe kademe koşarlar. ‘Sprinter’de kısa ve orta mesafe vardır. Sprinterciler popüler kültür kahramanı olmak için, yüksek kitlelere ulaşmak için, reytinglerde yer almak için yapmadık marifet bırakmazlar. Onlar için neyi nasıl yaptığı, yarına ne iz bıraktığı hiç önemli değildir. Sprinterler ufak ufak kurallardan taviz verebilirler, fırsatçılardır, fırsatı değerlendirip yarış dört etapsa birini kaynatıp aradan sıyrılarak, insanları uyutarak öne geçmeye çalışırlar. Sami Ağabey maratoncuydu. Maratoncular kuralcıdır. Maratoncular koşularının 10 misli antrenman yaparlar. O koşuyu taşıyabilmek, o koşuya dayanabilmek için... Sami Ağabey meslek hayatı boyunca tonlarca bilgi araştırırdı. Araştırdığı bilgilerin içinden süzerek dünyadan haberler verdi. Asla yalana başvurmadı, spekülasyonlara başvurmadı, polemiklerden uzak durdu.”

Milliyet Gazetesi’nin usta spor yazarı Attila Gökçe’nin Sami Bey’in ardından yaptığı bu veda konuşması, sadece medya veya spor dünyası için değil; başarının, liderliğin peşinde koşan, dolu dolu bir hayat yaşamak isteyen, ardındakilere iyi bir miras bırakmak isteyen herkes için başyapıt niteliğindeydi.

Zikzak, marshmallow ve Sami Bey

***

“Sabırlı insanlar toplumu eğitir, besler ve katkı yapar. Bütün bu görevler devlet tarafından yerine getirildiğinde çok daha pahalıya mal olduğu gibi, daha az verimli olur.”

Chris Lewis ve Pippa Malmgren imzalı Liderlik Laboratuvarı (21. Yüzyılda Liderlik) kitabında yer alan bu ifadeler Sami Bey gibi örnek alınması gereken insanların en temel özelliğidir ve hayatta sprinter olmayı değil, maraton koşmayı planlanlayanlar için bu sözlerin önemi büyüktür.

***

Eserde yer verilen pek çok bilgi, bu uzun ve zorlu yolda zikzak yapmadan koşmak isteyenlere rehber niteliğinde... Bu yüzden müsaadenizle kitaptan devam etmek istiyorum.

“Sabrın bir tanımı da, yakınmadan beklemektir. Sabır göstermek can sıkıcı bir duruma sessizce katlanmaktır. Sabır öz denetim, alçakgönüllülük ve cömertlik gibi diğer üç erdemin önünü açar. Dolayısıyla sabrı mutlaka tekil bir erdem olarak değil, diğer erdemlerin bileşimi olarak almak doğru olacağı gibi, onun yokluğu derin sosyal sonuçlara gebedir.

Zikzak çizerek hızla ilerlemek çabukluk hissi verebilir. Oysa bir hedefe dümdüz giderseniz daha hızlı ulaşabilirsiniz. Bu amaçla, hedeflere ulaşmak için bir an önce yola çıkmak yerine, sabırlı bir planlama gerekir. Harekete geçmekte sabırsız davranmak, en kaba şekliyle, bir probleme çözüm planlarken kullanılabilecek enerjinin boşa çıkmasına yol açar.

Güç ve sabır birbirinden ayrılmaz. Yargıya varmakta acele etmek ve kısa süreli güç gösterilerine kalkışmak zayıflıktan başka bir şeyin işareti değildir.

Psikolog Walter Mischel’in 1960’ların başında Stanford Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği “Marshmallow Deneyleri” sabır ve öz disiplinin özünü ortaya çıkardı. Mischel çocuklardan hemen yiyebilecekleri bir ödül (marshmallow, kraker ya da şeker) ile yemek için 20 dakika beklemeleri gereken daha büyük bir ödül (iki marshmallow) arasında seçim yapmalarını istedi. Yıllarca süren bu uzun çalışma sonucunda ikinci marshmallow’u beklemeyi seçen çocukların genelde hayatta daha başarılı oldukları saptandı. Örneğin araştırmalar ilk ikramı almayı erteleyen bir çocuğun yeteneğinin daha yüksek akademik puanlarla ve daha düşük vücut kitle endeksiyle eşleştiğini gösterdi. Araştırmacılar, “tatmin duygusunu erteleyen” çocukların anne babalarının, çocukların ilk ikramı hemen mideyi indirip indirmediğini bilmeden, “tatmin duygusunu hemen yaşamak isteyenler”den daha becerikli olduklarını bildiklerini açıkladılar.”

***

Sami Bey sabrın, emek vermenin, merak etmenin ve çok çalışmanın sonunda mutlaka kazandıracağının en iyi sembolüydü.

Türk basınına “dış haberler” kavramını kazandıran ve tüm genç gazetecilere örnek olan Sami Bey’den bizlere miras kalan çok şey var. Anısını yaşatmaya ve onun gibi sabırla çalışmaya devam edeceğiz.