Ankesörlü hat analizi Kovid testi gibi

Fetullahçı Terör Örgütü’yle yapılan mücadelede önemli mesafeler kat edildi, geldiğimiz nokta itibarıyla FETÖ’nün çok önemli güç kaybına uğradığı ve bunun da devlet faaliyetlerinde, devlet yapısında pozitif bir durum ortaya çıkardığı açık ama yeterli değil. Hele de FETÖ’cülerin her kuruma sızdığı gerçeği dikkate alındığında. Dolayısıyla hala kendini saklayan fazlasıyla FETÖ’cü var. Kaymakam ve mülki amirlere yönelik yapılan ve süren son operasyon da bunun somut kanıtı. Aslında buna askeriye ve adliyedeki temizlikten sonra mülkiyeye sızan FETÖ’cülerin deşifre süreci de denilebilir. Çünkü ankesörlü telefon soruşturması ve FETÖMETRE uygulamasıyla özellikle TSK’da başarılı sonuçlar alındı, binlerce kripto FETÖ’cü deşifre edildi. Aynı durum adliye için de geçerli ve sıra şimdi de mülki amirlere geldi. Bu bağlamda da Emniyet ve MİT’in ortak çalışmasıyla FETÖ’yle iltisaklı oldukları gerekçesiyle aktif görevdeki çok sayıda kaymakam, vali yardımcısı açığa alındı ve yargılanacaklar. Büyük olasılıkla bunun devamı da gelecek. Tabii yine FETÖ’nün kılcal damarlarına inen yolu açan ankesörlü telefon analizleri sayesinde. Yani öncelikle sabit hatlardan ardışık şekilde aranan kişiler tespit edilecek, bu kişiler tek tek incelenip yeni operasyonlar için düğmeye basılacak. FETÖ’cülere dönük bu soruşturmaları, koronavirüsle mücadeledeki yapılan testlere benzeten Hava Kuvvetleri Komutanlığı eski başsavcısı, emekli Albay Ahmet Zeki Üçok, şöyle diyor:

“Ne kadar çok koronavirüs testi yaparsak o kadar çok koronalıyı tespit ediyoruz değil mi ne kadar çok ankesörlü telefon soruşturması yaparsak o kadar çok FETÖ’cüyü tespit ederiz. Çünkü korana gibi bir hastalık, insanlarımıza ülkemize, bütün ülkelere zarar veren bir şey bu FETÖ. O yüzden bunun en etkin tespit yöntemi nasıl koranada testse burada da ankesörlü telefon.”

Kesinlikle deşifre olurlar anlamında mı?

“Kesinlikle hiçbir şekilde kaçamazlar. Çünkü geçmişte yaptığınız bir şeyi silmeniz mümkün değil. Yapmışsınız, kayıtlara girmiş görüşmeleriniz. FETÖ’cü abiler daha mülkiyede iken başlamıştır aramaya, kaymakam olunca da aramıştır. Şimdi savcılar sadece sizin telefonlarınızı veri havuzundaki telefonlardan yapılan aramalarla karşılaştırıyorlar. Çok iyi hazırlanmış bilgisayar programları var kim kiminle konuşmuş taranıyor ve kim kimin abisiyse ortaya çıkıyor. Bunu savcılarımız çok iyi biliyor.”

Nasıl sakladılar bu kadar kendilerini?

“Sakladılar demeyelim. Savcılıkların sanırım bir önem sırası vardı. Önce Silahlı Kuvvetler ve emniyete müdahale ettiler, arkasından yargıda bu süreç devam etti. Şimdi de sıra mülkiyeye yani kaymakam ve valilere geldi. Yani saklamaktan ziyade savcılıkların iş yoğunluğu olarak düşünüyorum. Yoksa ankesörde saklanmak diye bir şey söz konusu değil. Ankesörlü telefon soruşturmasında kimse saklanamaz çünkü geçmişte yaptığınız görüşmeleri silip yok etmeniz mümkün değil.”

Şu anda tüm illerdeki vali ve kaymakamların telefonlarının mercek altında olduğunu belirten Üçok, devam ediyor:

“Bu da tabi ki biraz zaman alacak bir iş. Mesela Erzurum Valisi çıktı açıkladı sadece kendi bölgesinde 30 civarında kaymakamın açığa alınacağını, yani FETÖ’yle iltisaklı olduğunu ifade etti. Yarın bakarsınız Diyarbakır Savcılığı bir açıklama yapar, ertesi gün Ankara, İstanbul yani bu böyle devam edecek. FETÖ soruşturmalarında sıra mülkiyeye geldi yani. Bu da tıpkı yargıda olduğu gibi tıpkı Silahlı Kuvvetlerde, poliste olduğu gibi ankesörlü telefon incelemeleri sonucunda parti parti çıkacak. Çeşitli il savcılıklarından hep bunu duyacağız.”

Yeni atananlar da var aralarında?

“Herkesin karıştırdığı bir şey var. Atamalarda idare ve MİT’in bu soruşturmaları yaptığını düşünüyorlar. Ancak bu bir sistematiğe oturtuldu nasıl TSK’da özellikle eğitim birimlerinden başlayarak bütün personelin telefonları alındı ve peyder pey ortaya çıkarıldıysa, valilikler kaymakamlıklarda ankesörlü telefon incelemesi yapanlar FETÖ’yle iltisaklıları saptadıkça bunlar önce açığa alınacaklar, sonra yargılama olacak yani aynı prosedür uygulanacak. Dolayısıyla diğer bütün kurumlarda da bunun devam etmesi şart. Yani herkese eşit şekilde ankesörlü telefon analizi yapılması lazım. Nasıl koronavirüsle mücadelede herkese Kovid testi yapmamız gerekiyorsa, FETÖ’cüleri tespit etmeniz için ankesör soruşturmasını da herkese uygulamanız lazım. Hiç istisna göstermeden...”