Aşı karşıtlığı ‘organize işler’

Koronavirüse karşı en etkin yöntem aşı ve bizim ülkemizde yeterince var. Her yetkili de aşı olun diyor. Ancak hem önemli bir çoğunluğun hala aşı olmamakta direnmesi hem de her gün bağışıklığını kaybeden insan sayısının aşılanan sayısından fazla olması nedeniyle kitlesel bağışıklığa ulaşma anlamında ciddi sıkıntı var. Çünkü özellikle sürekli mutasyona uğrayan virüsü yenmek için aşılamanın mutasyon hızını geçmesi ve toplumun büyük çoğunluğunun en kısa sürede aşı olması şart. Kısacası aşı olma ve zamanlaması kritik önemde. Yoksa sadece aşılananların artan sayısına bakıp da umutlanmak anlamsız. Nitekim bugünkü tablo da bunu çok net ortaya koyuyor. Bir yandan aşılama sayıları, oranları yükseliyor ama tam anlamıyla beklenen hızla istenilen rakama ulaşmadığı için bir yandan da 2 doz aşılama ile elde ettiği bağışıklığı kaybedenler oluyor. Bunu takviye amaçlı öngörülen 3. doz aşı hızının düşük kalması nedeniyle de denge zorlanıyor. Bu arada aşı karşıtlarının anlaşılmaz tavrı da hesapları hepten karıştırıyor. Hepsinin sonucu da malum hala endişe verici boyuttaki vaka ve ölüm sayıları. Bu gidişin hiç hayra olmadığına dikkat çeken Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan anlatıyor:

“İki doz Sinovac da yaptırsanız iki doz BioNTech’de yaptırsanız, bir süre sonra aşının etkisi geçmeye başlıyor. Sinovac yaptıranın 3 ay sonra, BioNTech yaptıranın da yaklaşık 7-8 ay sonra antikorları düşüşe geçiyor. O yüzden de uzun zamandan beri 3. doz aşı yaptırın deniliyor. Fakat bizim artık günlük birinci doz aşılama sayılarımız 40-50 binler civarında seyrediyor uzun zamandır.3.doz aşılama sayıları ise bundan çok daha düşük. Halbuki günde 200-300 bin kişi 2 doz aşı olmasına rağmen bağışıklığını kaybediyor. Yani biz normalde yüzde 80 aşılama oranına ulaşalım diye uğraşırken tam tersine bağışıklığını kaybeden sayısının çok daha altında aşı yaptığımız için aşıyla korunan insan sayısı her gün biraz daha azalıyor. Dolayısıyla yüzde 80’e varmayı bırakın her gün biraz daha geriye doğru gidiyoruz. Bunun tek yolu var aşılamayı artıracaksınız. Yani 2 doz aşı olanlar 3. doz aşısını olacak, hiç aşı olmayanlarda aşı olacak. Yoksa bu hızla bu aşılamayla gidersek ileriye değil geriye doğru gideriz.”

Aşı karşıtları da var?

“Twitter’da aşıyı yaptırın diyen mesajların 22 katı aşı karşıtı mesaj var. Bu da gösteriyor ki siz ne kadar uğraşırsanız uğraşın karşıda bir avuç insan sayıları çok az ama onlar daha çok uğraşıyorlar. Çünkü halk bunu kendiliğinden birileri inanmıyor da söylüyor zannediyor ama öyle değil bu bütün dünyada çalışılan ortaya konulan bir konu. Bunların arkasında ciddi mali destekler var büyük gıda takviyecilerinin vitaminli probyotikleri alırsanız hastalanmayacaksınız diye iddia edenlerin ciddi desteği var.”

Vitaminciler mi var arkalarında?

“Tabii gıda destekçileri. Çünkü adam diyor ki ‘bak sen bunu alırsan bu karışımı ya da bir otu seni hastalıklardan korur aşıya falan gerek yok’ diyor. Yaymak istediği fikir o. Aşı ona rakip gibi göründüğü için de dünyanın her yerinde aşı karşıtı hareketleri destekliyorlar.

Tek merkezden organize bir iş yani?

“Tabii aynen öyle...”

Koronavirüste Türkiye’de riskin şu anda çok yüksek olduğunu belirten Prof. Ceyhan, devam ediyor:

“Bir otobüse bindiğinizde en az bir tane uçağa bindiğinizde en az üç tane virüs pozitif insanla karşılaşıyorsunuz. Ya da her okulda en azından üç beş tane personel, öğrenciler arasında virüs pozitif kişi var. Bu kişilerinde çoğu belirtisiz olduğu için kendi de farkında değil. Onun içinde Delta varyantı çok kolay yayılıyor. O ilk çıkan virüs gibi değil, yanınızdan geçerken bile eğer korunma önlemi almadıysanız bulaştırabiliyor.”

Ölüm sayıları neden hala çok yüksek?

“Delta varyantı daha ölümcül zaten, yani daha ağır seyrediyor. İlk iki dalga orijinal virüste ölüm oranı binde 9’du. Üçüncü dalga Alfa varyantıydı binde 6’ya düştü. Şimdi bu Delta varyantıyla binde 11 civarında, arttı yani. Bir de Delta varyantında gençler daha çok hastalanıyor ama onların bulaştırdığı yetişkinler daha çok hayatını kaybediyor. Dolayısıyla hem herkes kendi tedbirini alacak hem de bazı kısıtlamalar olacak. Herkes maskesini takacak, sosyal mesafeye dikkat edecek. Kalabalık, kapalı yerlerden kaçınacak mümkün olduğu kadar.”

Aşı karşıtlığı ‘organize işler’

Ne zaman, nasıl kurtulacağız bundan?

“Böyle şeyler söylüyorduk fakat hiçbirimiz devletin bu kadar rahat bırakacağını bütün önlemleri kaldıracağını aşılamanın peşini bu kadar rahat bırakacağını da hesaplamamıştık. Bunlar bu kadar rahat bırakılınca biraz artık bize değil de virüse kaldı. Yani virüs karar verecek ne zaman biteceğine...”