Devlet devletten alacaklı

Devlet devletten alacaklı


Tunca BENGİN

     SSK'nın uçan kuşa borcu var. Artık devlet hastaneleri de SSK'lıları istemiyor. Tek neden, tedavi hizmetlerinin karşılığını tahsil edememek. Sonuçta mağdur olan yine gariban. Hem prim ödüyor, hem de hastane kapılarında sürünüyor. Üstelik Ankara da bunun farkında. Ancak tek icraatları, başhekimlere 'idare edin' demek.
       SSK'lılar değil, koca kurumu bu hale getirenler utansın... Vatandaşa aslan kesiliyorlar, SSK primlerinin üstüne yatan sözde işadamlarının önünde süklüm püklüm oluyorlar. Sıkıysa onları tahsil et, garibanın hakkını ver. Ama yok, işlerine gelmez. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ile konuştum... SSK'dan alacağı olmayan sadece altı tane hastane varmış. Onlar da şunlar:
     "Adalar, Bakırköy, Pendik, Deri ve Zührevi Hastalıklar, Lütfiye Nuri Burak Doğum, Lepra hastaneleri."
       Gelelim, SSK'nın peşinden koşanlara. İlk sırada 386 milyar 154 milyon liralık alacağıyla Koşuyolu Kalp ve Araştırma Hastanesi geliyor. Diğer alacaklılar ise şöyle sıralanıyor:
     "Bakırköy Ruh ve Sinir (140 milyar), Baltalimanı Kemik (19 milyar), Beykoz Çocuk ve Göğüs Hastalıkları (290 milyon), Beykoz Devlet (2.2 milyar), Beyoğlu Devlet (9 milyar), Çatalca Devlet (5 milyar), Dr. Siyami Ersek (284 milyar), Haseki (27.3 milyar), Haydarpaşa Numune (156 milyar), Heybeliada (4 milyar), İstinye (24 milyar), Kartal Eğitim ve Araştırma (160 milyar), Sağmalcılar (105 milyon), Sarıyer İsmail Akgün (9.5 milyar), Silivri (23.4 milyar), Süleymaniye Kadın Doğum (1 milyar), Şile (32 milyon), Şişli Etfal (81 milyar), Sultanbeyli (320 milyon), Taksim (41.5 milyar), Yedikule Göğüs (47 milyar), Zeynep Kamil (5.3 milyar), 70. Yıl Fizik Tedavi Rehabilitasyon Merkezi (38 milyar)."

Depremzede isyanı

     Devletin tepesi de gördü ki; deprem bölgesinde işler söyledikleri gibi tıkır tıkır yürümüyor. Kış kapıya dayandı, vatandaş hala ne yapacağını bilmiyor. Kafalar karmakarışık. İşte örnek: Darıcalı Semahat Ünsal şöyle diyor:
     "Eşim SSK emeklisi, Ankara'da kiracı olarak oturuyoruz. Yıllar önce memleketim Darıca'da bir kooperatife girdik, yemedik içmedik daire sahibi olduk. Tek mal varlığımız bu daireyi 50 milyon lira bedelle kiraya verdik. Kiracımız 9 Temmuz 1999'da evi tahliye etti. Geçimimiz kira gelirine endeksli olduğundan 14 Ağustos 1999 günü yeniden kiraya vermek umuduyla Darıca'ya geldik. 17 Ağustos'taki facidan canımızı zor kurtardık. Hasar Tespit Komisyonu dairemizin orta hasarlı olduğunu belirledi. Devletin vereceğini vaat ettiği yardım için Gebze'deki yetkililere başvurdum. Sırasıyla Gebze Kriz Masası, Sivil Savunma Müdürü Oğuz Kahraman, Sosyal Yardımlaşma Vakfı'ndan Haydar Köroğlu ve Bayındırlık Müdürlüğü yetkilileriyle görüştüm. Yardımdan yararlanamayacağımı söylediler. Gerekçesi de deprem tarihinde adı geçen konutta ikamet etmemekte olduğum imiş... Senelerce vergilerini ödediğim (belgeleriyle sabit) ve tapusunu ibraz ettiğim tek konutum ile ilgili yardım alamamam beni çok sarstı. Ne yapacağımı şaşırdım."

34 AE 1068...

     Plakalı kırmızı renki Şahin marka otomobilin sahibi. Koca İstanbul'da herkes enayi de tek uyanık sen misin? Yoksa üzerindeki şerefli polis üniformasına mı güveniyorsun? 17 Ekim Pazar Günü saat 18.00 - 18.15 arasında Mecidiyeköy'den 1. Boğaziçi Köprüsü'ne giden çevre yolunun arıza şeridinde cirit atıyordun. Millet ise çile çekiyordu. Sen ise yol kontrolü yapan trafik polislerinin yanında durup muhabbet ediyordun. Farkında mısın bilmem ama; herkes sana selam (!) yolladı.
       İstanbul'un Sayın Valisi ve de Emniyet Müdürü, diyorsunuz ki; o şerit öncelikli (ambulans, itfaiye vb.) ve görevli araçlar için. O halde görevinizi yapın. Sadece vatandaşa yüklenmek olmaz. Kuralları önce şeridi keyfi kullanan devletin polisine, memuruna uygulatın...



Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr