Tunca Bengin

Tunca Bengin

tunca.bengin@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Hafta sonu Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler ve Kuvvet Komutanları ile Van-Başkale’deki 6. Hudut Tugay Komutanlığı’ndaki sancak törenindeydik. Dolayısıyla Van’a giderken uçakta Bakan Akar ile konuşma fırsatı buldum. Kendisiyle bir önceki sohbetimiz 20 Ağustos tarihinde İstanbul’daki 15’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nın (IDEF) son gününde olmuştu. Aradan 2-2.5 ay geçmiş... Çok uzun süre değil gibi geliyor ama gelişen olaylara, bölgesel, küresel dinamiklere bağlı yaşananlara ve tartışmalara bakınca insan hayrete düşmeden edemiyor. Çünkü ağustos ayındaki en sıcak tartışmaların başında Afganistan Kabil Havalimanı’ndaki Türk askerinin güvenlik sorunu vardı. Amerikan askeri çekilecek Mehmetçik ile Taliban karşı karşıya gelecek iddiaları tam anlamıyla pik yapmıştı. Biz de Bakan Akar’a o gün öncelikle bu konuyu sormuştuk. Akar da çok net olarak bunların abartılı ve gerçek dışı olduğunu vurgulayarak “olaylar ters giderse, bir sıkıntı görürsek 24 saatte orayı terk ederiz” demişti. Nitekim öyle de oldu. Taliban’ın bir anda Kabil’e girişi gibi sürprizlerle gelişen olay üzerine Türk askeri tam da Bakan Akar’ın dediği biçimde çekildi ve tek bir Mehmetçik’in burnu dahi kanamadı.

Haberin Devamı

Artık böyle bir konu da gündemde değil ama şimdilerde de daha başka sorunlar pik yapmış durumda. Mesela tezkere tartışmaları, Suriye’ye yönelik yeni bir operasyonun yeri ve zamanı, Dedeağaç, İskeçe’deki, ABD-Yunan oyunu, Rusların Kamışlı bölgesine yığınak yaptığı iddiaları, F-35, F-16 ya da S-400 konularına dönük olası gelişmeler gibi... O nedenle de bakan Akar’a yönelttiğim soruların yelpazesi oldukça genişti.  Akar’ın bunlara verdiği tüm yanıtlar da oldukça açık ve netti. Ama Akar bunların öncesinde de özellikle devlet politikalarında birlik ve beraberlik olması gerektiğine dikkat çekerek egemenlik ve ülke güvenliğine ilişkin konularda rekabet havasındaki iç çekişmelerin hiç kimseye yararı olmayacağını söyledi. Özellikle Mehmetçik’in böylesi yoğun bir süreçte morale ihtiyacı olduğunu belirterek şöyle dedi:

Haberin Devamı

“Mehmetçiğin morale ihtiyacı var. Tezkere konusunda olduğu gibi siyasetten medyaya, toplumun her kesiminin bu konuya hassasiyet göstermesi gerekir. Bu ordu bizim ordumuz, bu orduya sahip çıkılması lazım. Günlük siyasetin dışında tutulması lazım. Mehmetçik milletin huzuru, menfaati için gece gündüz mücadele ediyor. Tezkere çıkmasaydı askerin oradan çekilmesi ve terörle mücadeleyi bırakmamız demekti.”

‘Tezkere eskisiyle birebir aynı’

Bakan Akar, uçakta ve helikopterde yazarımız Tunca Bengin’e açıklamalarda bulundu.

2 yıl süre ve yabancı asker konusu çok tartışıldı?

“Tezkere eskisiyle birebir aynı tezkere. 2 yıl olmasının sebebi pratik ve idari bir karardır. Tezkerede her şey açık ve net. Bu tezkeredeki yabancı asker maddesi DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu kapsamında faaliyetler nedeniyledir. DEAŞ’la mücadelede iş birliği çerçevesinde bazı üs bölgelerinde koalisyon güçleriyle mutabakatımız var. Kontrollü olarak kullanımlarına müsaade ettik.  Yani bunun yabancı askerle ilgisi falan yok. Tezkerede her şey açık.”

Haberin Devamı

TSK’nın Cumhuriyet döneminin en yoğun operasyon ve tatbikatlarını yaptığı belirten Akar, çok konuşulan Suriye’ye yönelik olası bir operasyon konusundaki sorumuz üzerine de şöyle dedi:

“Suriye’ye yeni bir harekât konusunda tüm planlarımız mevcut. Gerektiği zaman uygun yerde, zamanda bugüne kadar nasıl yapıldıysa bundan sonra da aynı şekilde yapılır. Caydırıcılık bizim birinci görevimiz. Etkin, caydırıcı, saygın… TSK’nın sloganı bu. Gerektiği zaman daha öncekilerde olduğu gibi gerekeni yaparız, bir adım geri atmayız. Harekâtın ne zaman yapılacağı durum ve şartlara bağlı. Yeri ve zamanı geldiğinde yapılır.”

Akar’ın devamında anlattıkları da şunlardı:

Rusya’nın Kamışlı’daki hareketliliği

Fırat’ın doğusundaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Rusya’nın yaptığı farklı ve yeni bir durum değil. Tatbikatlar ve lojistik faaliyetler kapsamında iniş-kalkışlar olduğunu biliyor, görüyoruz.

ABD, YPG’nin terör örgütü olduğunu kabul etmeli

“ABD’liler YPG/PYD ile iş birliği halinde. Onlara lojistik destek sağlıyorlar. DEAŞ’la mücadele adı altında YPG’yi destekliyorlar. ABD’den teröristleri bölgeden çıkarmasını istiyoruz. Mutabakat muhtırasına uymalarını bekliyoruz. ABD’nin teröristlerden vazgeçmelerini, YPG’yi terörist olarak kabul etmelerini bekliyoruz. PKK’nın sözde elebaşı zaten açık açık PYD/YPG’nin PKK olduğunu söyledi. Yine başka bir PKK elebaşı “Batılılar bizim silah bırakmamamızı söyledi” diyerek büyük itirafta bulundu. Avrupa’nın kendi adamlarının ne yaptığını görmesi lazım.

‘Tezkere eskisiyle birebir aynı’

Akar ve komutanlar helikopterle Başkale’ye geçti.

En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadele

Cumhuriyet dönemindeki en yoğun operasyon ve tatbikatları yapıyoruz. 2015’ten itibaren 6 senedir nefes almadan Mehmetçik koşuyor mücadele ediyor. TSK’nın aldığı fiili durumu anlamayanlar var. TSK son terörist kalana kadar da mücadeleye devam edecek. 365 gün aynı tertip ve düzenle terörle mücadele ve milletin hak ve menfaatini korumak için mücadele veriyor. Millet olmanın gereği bir bütün halinde herkesin hassasiyet göstermesi gerekir.”