Piyasalarda şimdi 2 kriter izlenecek

23 Mart 2021

Yüksek oynaklık dönemlerinde iki önemli kriter öne çıkıyor. Kredi risk primi (CDS) değişimi ve kur hareket marjı

 

Merkez Bankası’nda yapılan başkanlık değişimi sonrasında haftanın ilk gününde dolar/TL’deki ilk fiyatlamalar hızlı yükseliş yönünde oldu. İlk kotasyonlarda yüzde 16’nın üzerinde bir yükseliş izlenirken, ardından 7.69 TL’ye kadar çekilme izlendi.

Piyasalarda bu yönde gelişmelerin yaşandığı dönemlerde hareket marjları yükselir, sığ hareketlerle fiyatlarda savrulmalar yaşanır. Bu dönemler panik hareketlerin uzantılarıdır. Risk priminde gerileme ve hareket marjlarında azalma meydana gelmedikçe alınan kararlar hatalı işlemleri beraberinde getirir. Türkiye’nin kredi risk primi (CDS) oranı 165 puan yükselerek 474’e çıktı. Bundan sonraki seyri CDS’teki değişimden izleyeceğiz. CDS’in düşme eğilimine girmesi kur ve borsa cephesinde fiyatlamaların ortalamalara yaklaşma eğilimini destekleyecektir.

PPK, 15 Nisan’da

Piyasalardaki gelişmelere yabancı kurumlardan olumlu ve olumsuz değerlendirmeler geldi. Burada en fazla merak edilen sermaye kontrolünün gelme ihtimaliydi. Ancak Türkiye’de en zorlu koşullarda bile bu gerçekleşmedi. Fiyatların aşırı oynaklık gösterdiği noktalarda sınırlamalar yaşandıysa da bunlar geçici oldu. Kurumlar öngörüde bulunmakla birlikte 15 Nisan’daki ilk PPK toplantısını bekleyecek.

Yabancı ne diyor?

Goldman, müşterilerine yatırım tavsiyelerini incelediğini ve lirada “süreksiz” bir düşüş ve “önden yüklemeli” bir faiz indirimi döngüsü öngördüğünü söyledi.

Yazının devamı...

Yatırımda ‘temettü’ hisseleri öne çıkıyor

21 Mart 2021

Yurtdışı ve yurtiçi piyasalarda hareketlilik ve oynaklığın arttığı dönemlerde borsada temettü hisselerinde olmak dalgalanmalardan daha az etkilenmeye imkan verecektir

Hafta sonu piyasaların kapanmasının ardından Cumhurbaşkanı tarafından Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın yerine Şahap Kavcıoğlu atandı. Bu karar Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun 18 Mart Perşembe günkü toplantısında, politika faizini 200 baz puan artırarak yüzde 19’a çıkartmasının hemen ardından geldi. Bilindiği gibi piyasanın beklentisi faizin 100 baz puan artırılması yönündeydi. Bu görev değişikliği ile birlikte Ağbal, değişen üçüncü Merkez Bankası Başkanı oldu. Bu değişikliğe yurtdışı piyasalardaki gerilim de eklendiğinde fiyat marjlarında oynaklık sürpriz olmayacak gibi görünüyor.

Piyasaların hareketli dönemindeyiz; gün içi fiyat aralıklarının yükseldiği, panik alımların ve satımların görüldüğü, haber akışına duyarlılığın arttığı, günün fotoğrafına odaklanıldığı bir dönemden geçiyoruz. Uzun vadeli trendler içerisindeki dalgalanmaların çok fazla önemi yoktur. Eğer güçlü hisselerde pozisyon alınmışsa şirketlerin hisseleri gerilediğinde alım için fırsat verir. Hatta bu düşüşlerin şirketin faaliyet performansıyla uyuşmadığı durumlarda şirketler tarafından geri alım programları dahi devreye girer. Böylesi durumlarda yatırımcıların ilgisinin arttığı gözlenir. Bu dönemde temettü hisselerinde olmak, dalgalanmalardan daha az etkilenmeye imkân verecektir. BIST Temettü 25 Endeksinde yer alan hisseler son bir yılda yatırımcısına yüzde 31 ile 646 arasında getiri sağladı.

Temettü ne demek?

Temettü; elde edilen kârdan pay olarak hissedarlara ödenen tutardır. Ekonominin daraldığı dönemlerde dahi bir şirket temettü ödeyebiliyorsa uzun vadede güçlü seyirlerini koruduğu yönünde değerlendirmek mümkün olabilecektir. Temettü yatırımcısı açısından ödenecek kâr payı önemlidir. Düzenli bir temettü söz konusuysa önemli bir gelişme olmadığı sürece hissenin değerinin de korunması beklenen bir durumdur. Bu noktada düşük riskle daha fazla gelir elde etmek isteyen yatırımcılar temettü ödeyen şirketlere yöneldikleri gözlenmekte. Temettü hisseleri arasında farklı sektörlerden şirketler öne çıkabilmekte. Beyaz eşya, otomotiv, demir çelik ağırlıklı olarak öne çıkan sektörlerden.

Hisseler el değiştiriyor

Yabancı, hisse satıyor. Payları yüzde 45,08 seviyesinde ve paylar el değiştiriyor. Yabancıların ocak ve şubat ayı işlemlerine bakıldığında ocakta 444 milyon dolar, şubatta ise 253 milyon dolarlık net satış söz konusu. Yabancılar satarken yerliler alıyor.

Yazının devamı...

Merkez şahin oldu, faizde gaza bastı

19 Mart 2021

Yaklaşık 4 aydır piyasanın önünden giden Merkez Bankası, bu kez de farklı davranmadı. Enflasyonda kalıcı düşüş ve fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar sıkı duruş vaat eden Merkez, dün faizi 200 baz puan artırdıMerkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, göreve geldiğinden bu yana her toplantıda sıkı para politikası vurgusunda bulundu. Enflasyon düşünceye kadar sıkı duruşun süreceğini belirtti. Uluslararası emtia fiyatlarında artış, yükselen küresel enflasyon beklentileri, gelişmiş ülke para politikalarına ilişkin belirsizlikler de göz önünde bulundurulduğunda piyasa 100 baz puanlık faiz artışına odaklanmıştı. Merkez Bankası bunun da üzerine çıkarak faizi 200 baz puan artırarak yüzde 19’a yükseltti.  

Faiz neden önemli?

Faiz; yatırımcılar, tüketiciler, şirketler ve de çalışanlar için istenen bir durum değil. Atılan her adımda daha yüksek maliyetlerle borçlanmak, var olan birikimlerin erimesine yol açıyor.

Merkez Bankası’nın da faizi artırma noktasında pek de istekli olmadığı malum. Bununla birlikte enflasyonun yüksek seyretmesi ve kurdaki yukarı oynaklık; Merkez Bankası’nın faizi yükselterek, dolara yönelimi azaltma ve sıcak para girişini sağlama noktasında hareket etmesine yol açtı.

İlk etki başarılı oldu ve kur kasımda 8.58 seviyelerinde iken 16 Şubat’a gelindiğinde 6.89’a kadar geriledi. Küresel bazda risklerin artması üzerine kur yeniden 7.62’lere tırmanınca Merkez Bankası Başkanı Ağbal, “kalıcı fiyat istikrarı” için kararlı ve öngörülebilir para politikasının önemi hakkında bir makale yayımladı, sıkı para politikası vurgusunu yineledi. Geldiğimiz aşamada Merkez Bankası politika duruşunda kararlılığını bir kez daha göstermiş oldu.

Avantaj sürüyor

Yazının devamı...

Faizde istikamet hangi yöne doğru?

16 Mart 2021

ABD 10 yıllık tahvilleri yükseliyor. Küresel bazda dolara olan talep yükselirken enflasyon kaygıları artıyor. Kur ve enflasyon baskısı faizi harekete zorluyor. Gözler Merkez’in perşembe günkü faiz kararında. Naci Ağbal, her toplantıda piyasada karşılık bulan adımlar attı. Piyasada 100 baz puan artış konuşuluyor.

Finansal piyasalar için hareketli bir süreçten geçiriyoruz. Baharla birlikte yeni kararlar ve projeksiyonlar yapılıyor. Aşılama çalışmaları devam ediyor. Yatırımcılar ise tedirgin...

Hayatın normalleşmesi ve bastırılmış tüketici talebiyle enflasyonun yükselme ihtimali önde gelen gerilim nedeni. ABD’de 1.9 trilyon dolarlık Kovid-19 teşvik paketinin devreye alınması bu kaygıları artırıyor. Yurt içinde bir yandan ABD 10 yıllık tahvilleri izlenirken diğer yandan gözler perşembe günü faiz kararını açıklayacak Merkez Bankası’nda (TCMB).

TCMB Başkanı Naci Ağbal’ın göreve geldiği kasım ayından bu yana 4 ay geçti. Merkez Bankası geçen dört ayın ilk ikisinde faiz artışı gerçekleştirirken sonrasında izlemeye geçti.

100 baz puan mı?

Bu süre zarfında TCMB piyasaların önünden gitti. Gerektiği zaman sözlü müdahalelerle yönlendirmelerde bulundu. 18 Mart Perşembe günü gerçekleştirilecek toplantıda ise faizi 100 baz puan artırması bekleniyor. Böylece politika faizi yüzde 17 seviyesinden yüzde 18’e çıkacak. Enflasyon yükseldikçe piyasa, faiz artışı noktasında zorlayıcı olmaya devam edecek.

Yatırımcı cephesinde faiz beklentisine bağlı fiyat marjları belirlenmiş durumda. Faizde 100 puanlık bir artışı olması halinde dolar/TL kurunda 7.40 ve 7.20 seviyesindeki desteklerin test edilmesi beklenmeli.

Yazının devamı...

Salgına rağmen şirketler büyüdü

14 Mart 2021

Borsa şirketleri yıllık bilançolarını açıkladı. Hayatın durma noktasına geldiği 2020’de yaşanan pandemiye rağmen sanayi şirketlerinin satışları yüzde 10, kârları yüzde 32 arttıBorsa şirketleri 11 Mart itibariyle bilançolarını açıkladı. BIST Sanayi Endeksi’ne dahil olan 157 şirketin satışları yüzde 10 oranında artarken kârları yüzde 32 büyüdü.

157 sanayi şirketi 2020 yılında 30.6 milyar TL net kar açıkladı. Karın 28.3 milyar TL’si 20 şirkete ait bulunuyor. 157 sanayi şirketinin 129’u kar açıklarken 28’i zarar etti.

Kaynağına bakıldığındaysa esas faaliyet kârlılığının yüzde 30 oranında arttığı gözleniyor. Firmaların maliyet kalemlerinde artışlar sınırlı olurken, yabancı para varlıkları yabancı para yükümlülüklerine göre daha fazla arttı.

En yüksek zarar Tüpraş’a ait. 2019 yılında 525 milyon TL karda olan Tüpraş, 2020 yılında 2.4 milyar TL zarara döndü.

Güçlü iç talep

Şirketlerin bilançolarındaki olumlu seyirde, özellikle otomotiv ve beyaz eşya sektörleri öne çıktı. Gerek kredi teşvikleri, gerekse artan fiyatların etkisiyle bu iki sektördeki firmaların gelirlerinde artış yaşanırken, bu durum bilançolarına da olumlu yansıdı. İç talep güçlü kalmaya devam etti. Öte yandan petrol, petrokimya ve demir çelik gibi emtiaya dayalı sektörlerde toparlanmanın başlaması bu sektörlerdeki şirketlerin ciro ve kârlarında kuvvetli artışlar sağladı.

Hızlı dijitalleşme

Yazının devamı...

Riskleri petrol ve ABD tahvili artırıyor

9 Mart 2021

Brent petrolün fiyatı 71 dolar ile 14 ayın zirvesinde, ABD tahvilleri 1.62 sınırında. Türkiye gibi ithalatçı ülkeler için petrol fiyatı risk oluştururken küresel enflasyon kaygıları artıyor.

Brent petrolün varil fiyatı 71 dolara çıkarak haftaya hızlı başladı. Suudi Arabistan’ın en büyük ham petrol terminallerinden Ras Tanura’ya yapılan saldırı bu yükselişte etkili oldu. Ras Tanura petrol terminali, küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 7’sini karşılıyor. Saldırıda herhangi bir zarar gerçekleşmedi. Ancak petrolün 14 ayın zirvesine tırmanmasına neden oldu. Öte yandan ABD 10 yıllık tahvilleri yükselişte ve küresel bazda dolar talebi artıyor. Societe Generalle, ABD 10 yıl vadeli Hazine kağıdı getirileri için yıl sonu tahminini 50 baz puan artırarak yüzde 2’ye çıkardı. Dolar Endeksi (DXY) 92.183’le 14 haftanın en yüksek seviyesini, dolar/TL ise 7.70’in üzerini gördü.

1.9 trilyon dolar

Oldukça hareketli bir dönem yaşanacağını görüyoruz. Aşılamanın yaygınlaşması ile birlikte piyasalarda dengeler değişecektir. Böylesi bir ortamda güvenli liman olarak görülen enstrümanlar ilgi görmeye devam edecek. Ülkeler enflasyonla mücadele için faizleri artırmak zorunda kalacak. Bu da yeni fiyat dengelerinin oluşmasına yol açacaktır.  

Hafta sonu, uzun bir süredir beklenen 1.9 trilyon dolarlık teşvik paketi ABD’de Senato’dan geçti. Paket piyasalarda bir rahatlamaya neden olsa da enflasyon kaygılarını gündemde tutacağı için temkinli değerlendiriliyor.

Artan kaygılar risk primini tırmandırdı. Türkiye’nin CDS’i 338 baz puana çıkarak 2021 yılının zirvesine ulaşmış oldu.

Yazının devamı...