Çocuklarınızın indirdiği oyunların içeriğini biliyor musunuz?

Evde kalış süresi uzadıkça, dijital oyunlara ilgi de arttı. Araştırmalara göre, son aylarda salgın nedeniyle oyun veri akışı (oyun indirme oranı) yüzde 75 artmış. Yasaklar arttıkça ve evde yapılacaklar kısıtlandıkça, hiç oyun oynamayanlar bile oyun oynamaya başladı. Sadece çocuklar değil, yetişkinler de uzun süreler oyun oynuyor. Bu konuda dünyada ilk sıralardayız.

Peki oyun oynuyoruz ama oynadığımız oyunların içeriği hakkında bilgi sahibi miyiz? Daha da önemlisi çocuklarımızın ekran karşısında saatlerini geçirdiği oyunları denetliyor muyuz? Dijital oyun dünyası hakkında bir araştırmamız var mı? Oyunlarda yaş ve diğer kriterleri biliyor muyuz? Çocuğumuzun yaşına uygun olmayan oyunları indirmesine izin veriyor muyuz? Tüm bu sorulara kafa yormak ve düşünmek çok önemli. Çünkü çocuklar bu gerçekliğin içinde büyüyor. Bu uçsuz bucaksız, öğretici fakat tehlikelerle dolu dünya hakkında bilgi sahibi olmalıyız.

Oyun seçimi ve süresi konusunda kurallar olmalı!

Bir ebeveyn olarak, kızımla karşılıklı anlaştığımız bir kural var. Yaşına uygun olmayan hiçbir oyunu tablete yüklememe kuralı. Bu aramızda belirlenmiş son derece net bir çizgi. Çünkü çocukların duygusal ve zihinsel gelişimlerine uygun olmayan binlerce oyun var ve bunları denetlemek bizim görevimiz. Erken çocuklukta kontrollü olmalarını gösterirsek, ergenlikte neyi, nasıl seçeceklerini bilirler. «Common Sense Mediağ ya da «Çocuk için içerikğ sitelerinden uygun oyunlara bakabilirsiniz.

Çocukların oynayabileceği dijital oyunlara karar verirken nelere dikkat etmemiz gerektiğini Bilişimci Orhan Toker’e (@dijitalbaba.orhantoker) sordum: “Tıpkı filmlerde ve dizilerde olduğu gibi oyunlarda da yaş ve içerik uyarı etiketleri vardır. Bu konuda güvenebileceğiniz kurumlardan biri PEGI, diğeri ESRB‘dir. Oyunları yüklemeden önce çocuğunuzun yaşına uygunluğunu, şiddet, cinsellik gibi uygunsuz içerik uyarılarını bu etiketlerle kontrol etmeniz mümkün. Yine de oyunların yaş etiketlerine körü körüne inanmak doğru değil. Ben bunların üzerine 3 yaş eklemek gerektiğini de düşünüyorum. Ayrıca çocuğun yaşına uygunluğundan önce oyunun türüne daha çok önem verenlerdenim. Çünkü çocuğun yaşına uygun etiketi olup, ona göz bozukluğundan başka hiçbir şey vermeyecek oyunlar var. Şiddet içerikli oyunlar da çocuğa bir şey katmıyor.

3-5 yaş arasında renkler, sayılar, hayvanlar ve çiçekleri öğreten, çok fazla hareketli görüntü ve ekran parlaklığı içermeyen oyunları tavsiye derim.

4-6 yaş arasında hafıza geliştirici yap-boz ve eşleştirme gibi oyunlar, sorumluluk kazandırıcı bahçe yapıp bakma, hayvan çiftliği, hayvanat bahçesi bakıcılığı gibi oyunlar, strateji geliştiren park kurma, pizzacı kurma vb oyunlar oldukça yararlıdır.

6-8 yaş arasında biraz daha karmaşık zeka oyunları, dil öğrenme oyunları, strateji ve sorumluluk oyunları yanında cinsiyetine göre ufak tefek yarış ve spor oyunları olabilir.

8 yaşından sonra artık çocuk fazla gerçek unsur içermeyen vurdu kırdı oyunlarını oynarsa 1 saat süre kısıtı kaydıyla karışmamak doğru olacaktır. Yine de sürükleyici strateji ve inşa oyunları (simcity, zoo tycoon vb.) tercih sebebidir.”

En yaratıcı çözümler yeme-içme sektöründe

Normalleşme ile tüm dünyada yeme-içme sektörü ilginç çözümler bulma çabasında. Tek kişilik restoranlar ya da insan seslerinin verildiği restoran örneklerinden sonra, ilginç bir uygulama da Bangkok’tan geldi. c18Bangkok’ta bir restoran c18 müşterilerinin kendini yalnız hissetmemesi için masalara peluş panda yerleştiriyormuş. Uygulama kısa sürede yoğun ilgiyle karşılanmış. Bakalım daha nasıl yaratıcı çözümler göreceğiz!

Afrika’da Korona virüs vakaları artarsa ne olur

Güney Afrika’da Mponeng adlı dünyanın en derin madeninde çalışan 650 maden işçisinden, 164’ünde korona virüs görülmüş. Testi pozitif çıkan işçilerin büyük çoğunluğunda hiçbir semptom yokmuş. Geçtiğimiz günlerde de Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Korona virüs kaynaklı ilk ölüm haberi gelmişti. Afrika kıtasında salgının artması ile ilgili pek çok felaket senaryosu var. Nedenleri ise belli: nüfusun yoğunluğu, doğal su kaynaklarının ve sağlık hizmetlerinin kısıtlı oluşu, bu bölgede yaşanacak salgının kontrol altına alınamayacağını düşündürüyor. Uzun vadede ise göçler ve beraberinde pek çok sıkıntı ön görülüyor. BM’in bir an önce bu bölgedeki vakalara ve alınacak önlemlere odaklanması gerekli.