1996 yılından bu yana karma ve solo sergiler yapan, aynı zamanda atölyesinde resim dersleri de veren Gamze Şiriner, günümüz toplumunun yüzeyselleşmiş, kopuk ilişkilerinin maddi bileşenlerini bir tarafa bırakıp, birbirlerine tekrar bağlanmaları üzerine görsel bir eylemde bulunurken, öznesi insan olan çalışmalarıyla izleyicilerle “Temas”a geçiyor. Şiriner‘in “Temas/Contact” sergisi 28 Nisan’a kadar Türker Art‘ta sergileniyor. Sanatçı ile mini bir sohbet gerçekleştirdik.

- Gamze Şiriner kimdir? Resim dışında neler yapar?
Ankaralıyım. Hacettepe Ünv. Güzel Sanatlar Fak. Resim Bölümü’nden mezun oldum. Uzun yıllar TRT Görsel Sanatlar Müdürlüğü’nde görev aldım. Bu süreçte üç boyut ilgimi çektiği için 6 yıl seramik sanatına yöneldim. Zamanla resmin kendimi ifade etmede benim için daha doğru bir yol olduğunu hissettiğim için kendi atölyemi kurup resme yoğunlaştım. Çalışmalarımdan kalan vakitlerde, öğrenmeyi sevdiğim kadar, bilgilerimi paylaşmaktan da keyif aldığım için, atölyemde dersler  veriyorum.

- Sanatla bir araya gelişiniz nasıl oldu?
Kendimi bildiğimden beri resim hep hayatımda. İçten gelen bir dürtü bu bendeki.

- Bir eseri üretim aşamalarınız nasıl gerçekleşiyor? Eseriniz son haline gelene kadar hangi evrelerden geçiyorsunuz?
Tabii ki önce duygu, hayal gücü, sonra kompozisyon geliyor. Ardından teknik işin içine giriyor ve uzun bir çalışma evresi. Büyük boy eserlerim mesela, 2 aylık bir sürede hayata geçiyor.

- 28 Nisan’a kadar Türker Art Galeri’de izleyebileceğimiz Temas isimli serginizin konseptinden bahseder misiniz bize?
Günümüz toplumunun kopuk ve bireyselleşmiş ilişkilerinden duyduğum rahatsızlıktan yola çıkarak iletişim kurma arzusunu yansıtmaya çalıştım.  Temas/Contact isimli sergimin temasını bu kavram oluşturuyor.

- Eserlerinizde değişik bir teknik kullandığınızı düşünüyorum. Haksız mıyım? Biraz ipucu alabilir miyim?
Evet, sergilerimde en sık yöneltilen sorudur bu. Çağdaş olarak yorumlanan resimlerimin tekniğinin çıkış noktası 16.yüzyıla dayanan “Clair-Obscur”dür. Hayli yoğun bir deneysel çalışma sonucu zaman içerisinde ben de kendi tarzımı oluşturdum.

- Daha önceki çalışmalarınıza bakınca fark ettiğim üzere tüm işleriniz kesik. Tam figürü göremiyoruz genelde. Bunun bir sebebi var mı?
Hepimiz yalnızız ve hepimiz yaşamımız boyunca sevilmek, anlaşılmak ve onaylanmak, aslında “tamamlanmak” istiyoruz… Yani hepimiz biraz eksiğiz. Resimlerdeki kesik figürler bunun ifadesi. Amaç izleyicinin kendi hayal gücü ile bu yarım kalmışlığı tamamlayarak resmimle TEMAS kurması ve bütünleşmesi.

- Bir sanatçı olarak nelerden ilham alırsınız?
Yaşam, duygu, etkileşimler, anlar ve her haliyle insan...