Geri Dön
DünyaSpora başlayınca tüm organlarına sıçradı! 'Önceden teşhisi çok zor'

Spora başlayınca tüm organlarına sıçradı! 'Önceden teşhisi çok zor'

Koronavirüs pandemisinde evde kendisini daha iyi hissetmek için spora başlamaya karar verdi. Bir müddet sonra ağrıları artan, kolayca yorulan ve sık sık tuvalete çıkan genç kadın doktora başvurduğunda ise tüm organlarına yayılan korkunç gerçeği öğrendi.

Spora başlayınca tüm organlarına sıçradı! 'Önceden teşhisi çok zor'

İngiltere'de yaşayan ikiz kardeşler Leanne-Lyndsey Allen (35) uzun yıllardır aynı evde yaşıyorlardı. Koronavirüs pandemisi patladığında çoğu kişi gibi onlar da evde birlikte spor yapmaya karar verdi. Ancak Lyndsey egzersiz yaparken kendinde bazı tuhaflıklar fark etti. Pandemiden önce de uzun süreli yürüyüşler yapan genç kadın, pandemi sürecinde spor yaparken oldukça zorlanıyordu. Çok kolay yorulmaya ve sık sık tuvalete çıkmaya başladı. Kendisini oldukça yorgun hisseden Lyndsey, başlarda büyütülecek bir sorun olmadığını düşündü. Kısa bir süre sonra vücudundaki ağrıları artan Lyndsey doktora gitmeye karar verdi. Bu süre içinde kendisine birçok tetkik yapıldı, hatta birkaç kez yanlış teşhis bile konuldu.

NADİR GÖRÜLEN HASTALIK ORGANLARINA YAYILDI

Uzun araştırmaların ardından genç kadına ne olduğu kesinleşti. Lyndsey dünyada nadir görülen bir hastalığa yakalanmıştı: Nöroendokrin kanseri. Nöroendokrin tümörü, vücudun birçok farklı organında gelişebilen ve hormon salgılayan hücreleri etkileyen, nadir görülen bir tümör türüydü. Kanser tüm iç organlarına yayıldı ve tedavilerin işe yaramasına engel olacak kadar büyüdü. Allen kardeşler artık Lyndsey'e ne olduğunu biliyordu.

Leanne Allen, kız kardeşiyle ilgili yaptığı açıklamasında, "Vücudunda birçok tümör vardı ama bunlardan iki tanesi çok büyüktü. Bu iki tümörden biri kasığında, diğeri midesindeydi. Sürekli ağrı çekiyor ve çok fazla ilaç kullanıyordu" dedi.

Spora başlayınca tüm organlarına sıçradı Önceden teşhisi çok zor

İki yıla yakın bir süredir tedavi gören Lyndsey'in mücadelesi ailesi ve doktorlar tarafından büyük bir 'mucize' olarak tanımlanıyor. Oldukça nadir görülen bir kanser türüne yakalanan Lyndsey'in durumu ise giderek daha iyiye gidiyor.

'HERHANGİ BİR BÖLGEDE ORTAYA ÇIKABİLİR'

Nadir görülen bu kanser türüyle ilgili bilgi veren İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Erdinç Nayır, bu kanser türünün dünyada görülme sıklığının yıllık 100 bin kişide 3-4 kişi olduğunu söyledi. Türkiye'de de benzer sıklıkta görülen bu kanser türünün vücudumuzun herhangi bir bölgesinde ortaya çıkmasının mümkün olduğunu da ekledi. Doç. Dr. Erdinç Nayır, "Vücudumuzda hormon salgılayan hücreler (endokrin hücreler) ve sinir hücreleri bulunuyor. Bunların bir arada olduğu sisteme nöroendokrin sistem, bu sistem hücrelerinden kaynaklanan kansere de nöroendokrin tümörler veya kanserler adı veriliyor" açıklamasında bulundu.

Nöroendokrin kanseri vücudun birçok noktasında kitle gelişimine sebep olabiliyor. Kitlenin bulunduğu bölgeye göre de hastaların şikayetleri değişebiliyor. Örneğin akciğerde görülmesi halinde akciğerdeki kitleye bağlı nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı ortaya çıkıyor. Pankreasta görüldüğünde ise kitleye bağlı karın ağrısı, sarılık, karında şişlik, kan şekerinde düzensizlik gibi bulgularla karşılaşılıyor. Doç. Dr. Erdinç Nayır, "Nöroendokrin tümörlerin bir diğer özelliği de hormon salgılayan hücrelerden geliştiği için bazı hormonların fazla salgılanmasına ve o hormon düzeyinde artışına bağlı belirtiler gelişmesine sebep olmaları. Örneğin 'feokromasitoma' adı verilen özel bir tümör tipi gelişebilir, bu nöroendokrin tümörde bazı hormonların artışına bağlı olarak yüksek tansiyon, ateş, baş ağrısı, çarpıntı, terleme, nabız artışına sebep olabilir" bilgisini verdi.

Spora başlayınca tüm organlarına sıçradı Önceden teşhisi çok zor

'DİĞER KANSER TÜRLERİNDEN FARKLI'

Nöroendokrin tümörlerinin sinsi bir tür olduğunu, çok yavaş bir şekilde gelişebileceği gibi çok agresif bir tabloyla da ortaya çıkabildiğini vurgulayan Nayır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Nöroendikrini diğer kanserlerden ayıran en önemli şey, erken teşhis etmek için bir tarama testi bulunmaması. Meme kanseri, prostat kanseri, rahim ağzı kanseri gibi kanserlerinde tarama testleri bulunuyor ve erken tanı konulup tam şifa şansı doğuyor. Nöroendokrin tümörün karşımıza ileri evrede çıkma olasılığı bu sebeple daha yüksek. Nöroendokrin tümörler kendi içinde 3 dereceye ayrılıyor. Birinci derece nöroendokrin tümörler iyi huylu tümörler olarak adlandırılırken, üçüncü derece olanlar ise kötü huylu kanserler (nöroendokrin karsinom) olarak tanımlanıyor. Nöroendokrin tümörlerin tedavisi ise derecesine göre değişiyor. Genel olarak tedavisinde ameliyat, radyoterapi, lütesyum tedavisi, hormon tedavisi, kemoterapi ve akıllı ilaçlar yer alıyor. Birinci derece tümörlerde sadece ameliyat uygulanırken, üçüncü derecede hastaya kemoterapi, akıllı ilaçlar kullanılıyor."