Geri Dön
Ege‘Üretime odaklanmalıyız’

‘Üretime odaklanmalıyız’

EGEV Başkanı Mehmet Ali Susam, ülkenin ekonomik durumunu değerlendirdi, “Katma değeri yüksek ürünler üretmeliyiz” dedi

‘Üretime odaklanmalıyız’

Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Susam, Türkiye’nin hem jeopolitik hem de siyasi anlamda çok kritik bir noktada konumlandığını belirtti, ekonomik değerlendirme yaptı. ABD’nin ve Avrupa’nın konum itibariyle Çin ile mücadelede birlikte hareket etme kararlılığı olduğuna dikkat çeken Susam, “Bütün bunlara bakıldığında Türkiye bu iki çatışma alanının tam ortasında ama iki taraf için de çok avantajlı bir coğrafi konum içerisinde bulunuyor. Bunu değerlendirmek zorundayız. Bunu değerlendirmek için de üretimimizi artırmamız gerekiyor. Üretimimizin dayandığı nokta kesinlikle katma değeri yüksek ürün noktasında olmalı” dedi.

‘Avantajlıyız’

“2022 ve sonrasında tarımsal gücümüzden sanayi üretimimize, bilgi üretimimize kadar bu noktaya kendimizi yoğunlaştırmamız gerekiyor” diyen Susam, “O zaman içinde bulunduğumuz ekonomik koşulları kendi lehimize çevirmede daha avantajlı oluruz. Ama bunu yapabilmek için de uluslararası alanda çok daha geniş işbirliği yapan bir ülke konumunda olmalıyız” vurgusunu yaptı.

Bu avantajlı konumu kullanabilmenin yolunun yabancı sermayenin Türkiye’ye gelmesinden geçtiğini söyleyen Susam, “Artan bir tasarrufla kendi üretimimizi ve yerel yatırımlarımızı yapma konusunda gayret etmeliyiz. Bunun için istikrar ve öngörülebilirlik önemli. 2022 yılında küresel ekonomik norm ve kurallara uygun davranıldığı ve atılması elzem adımların atılmasıyla bunu sağlayabileceğimizden de kuşkum yok” diye konuştu.

‘Kredi limitleri acilen artırılmalı’

Döviz kurları 80 günde Türk lirası karşısında yüzde 65-70 artış gösterdi, Türk lirasına endeksli döviz kredisi kullanan ihracatçılar kredi limitlerinde eksiye düştü. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, dışsatımcıların kullandığı kredilerde limitler belirlenirken döviz kurunun eylül ayında kurdaki ani yükseliş öncesindeki seviyeden hesaplanması ya da kredi limitlerinin acilen artırılması talebinde bulundu. Eskinazi, “Türk ekonomisinin her zamankinden daha çok dövize ihtiyacı olan bir süreçte ihracatçının finansmana erişiminin önündeki engeller kaldırılmalı. İhracatçı, döviz kurlarındaki aşırı dalgalanma nedeniyle öz kaynaklarında ciddi bir erime yaşadı. Bankalar da limitlerinizi aştınız diye kredi vermezse dışsatımcımızın sürdürülebilirliği ortadan kalkar. Bankalar, ihracatçılara tanıdıkları kredi limitlerini yeni yılı beklemeden hemen artırmalı” dedi.

‘Konutların fiyatları daha da el yakacak’

Müteahhitler Federasyonu  (MÜFED) Yönetim Kurulu Üyesi  Hüseyin Yalçın, sürekli artan döviz kurlarının gayrimenkul piyasası ve kentsel dönüşüm üzerindeki etkisi negatif yönlü olduğunu söyledi. Konut girdi maliyetlerinin bir önceki yıla göre yüzde 39,54 oranında artığını kaydeden Yalçın, bu artışın 2022 yılında da devam edeceğini belirtti. “Artan üretim maliyetlerinin yeni üretilen konutlarda önümüzdeki yıl içerisinde fiyatları daha da yukarıya taşıyacağı söylenebilir” değerlendirmesi yapan Yalçın, şöyle konuştu:

Çözüm önerileri

“Orta gelirli vatandaşlarımızın konut arzına ulaşabilirliğinin sağlanması için finansman koşullarının iyileşmesinin ve finansmana erişimin kolaylaşmasının konut edinimleri noktasında belirleyici olacak. Konut sorununun aşılmasında ana aktörlerden biri de yerel idareler. Genişleme sahalarını şehrin gerçeklerine uygun şekilde zaman geçirmeden belirlemesi çok önem arzetmektedir. Özellikle kentsel dönüşüm hem sağlıksız yapı stokunun sağlıklı hale getirilmesi hem de merkezde arsa teminine çözüm oluşturulması açılarından önemli. Bakanlık mevcut yapıda hak sahiplerine sağlamış olduğu konut kredilerinde faiz desteğini özellikle alan bazlı dönüşümlerde proje geliştiricisi kurumlara da sağlayabilir. Ortalama hane halkı sayımız da giderek azaldığı için daha küçük metrekareli evlere ihtiyaç artmakta ve fonksiyonelliği fazla olan projelerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu belki daha düşük konut fiyatlarının oluşmasını sağlayabilir. Eğer düşük faiz politikası ile desteklenebilirse bireylerin kolay ödeyebileceği taksitlerin oluşmasını sağlar.”