Geri Dön
EğitimSınav kaygınız takıntıya dönmesin!

Sınav kaygınız takıntıya dönmesin!

15-16-22-23 Haziran tarihlerinde yapılacak 2013 Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)’na girmeye hazırlanan adaylar için bu günlerde heyecan hat safhada. Sınav öncesi uzmanlar başarılı bir sınav için birtakım hatırlatmalar yaparken Üsküdar Üniversitesi Feneryolu Polikliniği Uzm. Klnk. Psk. Zehra Erol kaygının takıntıya dönüşmemesi konusunda önemli uyarılarda bulunuyor.

Sınav kaygınız takıntıya dönmesin!

Kaygının iyi ya da kötü olmayan sadece bir duygu olduğuna dikkat çeken Erol, olağan şartlarda olan kaygının kişiyi motive ettiğini ve kişinin çalışma temposunu arttırdığına dikkat çekiyor.

Olumsuz düşüncelerin, içsel ve dışsal baskıların kaygının artmasına ve performansın azalmasına neden olduğunu ifade eden Psk. Zehra Erol, sınav kaygısının kişinin kendisinden beklentileri, ailesinin ve çevrenin beklentilerinin yarattığı baskı sonucu ortaya çıktığını hatırlatıyor. Baskının derecesinin kaygının yoğunluğunu da belirlediğini dile getiren Erol, adayların sınavı, üniversite için belirli bir puan şartından dolayı seçim değil dayatma olarak algıladığını dile getiriyor.

Bu durumun kişinin uyarılmışlığını artırdığına dikkat çeken Erol şu önemli uyarılarda bulunuyor.

Kaygı ne zaman takıntıya döner?

Kontrol edebileceği kısmı sınava hazırlanmak, ders çalışmak iken kendisiyle birlikte giren kişilerin daha çok çalışmış olabileceği, istediği tercihi yapsa da sıralama nedeniyle başarısız olabileceği ya da istediği yere giremeyebileceği, zamanın soruların zorluğu nedeniyle yetişemeyeceği gibi kaygılar oluşmaktadır.

Bu noktada kaygıyı arttıran bir konuda kişinin ve çevrenin beklentileri ile onları karşılama arasında dengesizlik olduğunda da durum takıntı halini alabilir.

Örneğin; Devlet üniversitesinde tıp kazanmak isteyen gencin çalışma şekli, zamanı ile arasında dengesizlik varsa bunun yarattığı kaygı ile başa çıkmakta zorlanıyorsa bu durumun sürekli zihni meşgul etmesi kişiyi mutsuz ettiği gibi çalışma performansını da olumsuz etkileyecektir.

Hangi Düşünceler Kaygıyı Arttırır?

- Zamanın yetmeyebilir!

- Diğer arkadaşlarım benden daha çok çalışıyor, çalışmam yetersiz!

- Soruları yetiştiremeyeceğim!

- Kazanamazsam annem babama ne derim!

- Ya bildiklerimi unutursam!

- İstediğim okulu kazanamazsam ne yaparım!

- Başarısız olursam rezil olurum!

- Ailemin yaptıklarına karşın başarısız olamam!

- Sınavı mutlaka kazanmalıyım!

Kaygının Fiziksel Belirtileri

Sınav belirli bir performans gerektirdiğinden kaygı yaşamak olağandır. Bununla birlikte yukardaki düşüncelerin varlığı ileride yönelik tehdit ya da güçlük oluşturur. Bu da vücutta bir takım tepkilere yol açar;

- Çarpıntılar

- Çok sık nefes alıp vermek

- Terleme

- Titreme

- Kas gerginliği vb.

Belirli bir yoğunluğun üzerinde baskı yaşadığında kişi karar almada zorluk yaşar. Ders çalışmalı mıyım, çalışmamalı mıyım, arkadaşım çağırdı gitsem mi gitmesem mi vb. Dikkati odaklama da güçlük. Sınavla ilgili tekrar eden olumsuz düşünceler (Başaramayacağım, az zamanım kaldı ya yetiştiremezsem vb…)

- Gencin çalışma tarzını gözden geçirmesi önemlidir, sürekli tekrar eden kaygı yaratan düşüncelere aşırı odaklanmayı azaltmak.

- Planlama yapabilmek; her gün yapacağı işleri çalışma ve dinlenme zamanlarını programlamak.

- Programa bağlı kalmak ve mümkün olmadıkça erteleme yapmamak. Bu şekilde zamanı iyi kullanabilmek. Bu gence hedefi için sorumluluk aldığı ve gayret sarf ettiğini hissettirir ve olumlu yönde etkiler.

Bu noktada önemli olan hedeflerin gerçekçi konması ve bunun için çabalamaktır Çalışırken geleceğe odaklanmak ve gelecekle ilgili sorular kaygısını arttırır. Şu ana odaklanmak ve ne yapılacağını belirlemek oldukça önemlidir.

Gerçek dışı inanışlar sınav kaygısını artırıyor

Sınav kaygısını arttıran bir husus da gerçek dışı inanışlardır;

- Kendimi değerli biri olarak görebilmem için sınavı ya da iyi bir yeri kazanmam lazım.

- Sınavı kazanamazsam ailem ve çevremdekiler tarafından onaylanmam bunlara örnektir.

Genç bu şekilde kendini yargılaması, eleştirip değerlendirmesi tatminsizliğe, öfke ve pişmanlığa yol açar. Aynı şekilde aksattığı ders saati için bunu aksattım ama diğer dersimi kaçırmayayım demek yerine felaket, korkunç gibi tanımlamalarla yaklaşan genç kendi üzerindeki baskıyı kendi düşünce ve davranışları ile arttırmış olur. Buda kaygının yoğunluğunu arttırır. Bu nedenle bu tarz abartılardan ve nitelendirmelerden kaçınmak gerekir. Bakış açısını değiştirmek ve gencin kendiyle ilgili gözlemlediği olumlu özelliklerin daha çok farkına varması başarısına neden olan kişisel özelliklerinin farkına varması önemlidir.

Bu durumla başa çıkabilirim

Başarılı olabilirim

Geçmişte de zorlandığım durumlar oldu başa çıkabildim gibi yaklaşımlar önemlidir. Kendi hakkınızda yargılı olmayın. Unutmamak gerekir ki neyin sizi başarısız kıldığını biliyorsanız nasıl başaracağınızı da bilirsiniz!