Geri Dön

İl il iftar vakitleri - 2016 İmsakiye

Ramazan ayının ilk iftarı 6 Haziran günü yapıldı. Bu değerli Ramazan ayında il il iftar vakitleri ve sahur vakitlerine haberimizdeki linkten ulaşabilirsiniz. İşte onbir ayın sultanı Ramazan ayında il il iftar vakitleri...

İl il iftar vakitleri - 2016 İmsakiye

2016 İl İl Ramazan İmsakiyesi (Ramazan İftar saatleri 2016) yayınlandı. On Bir Ayın Sultanı Ramazan Orucu bu yıl 6 Haziran 2016 Pazartesi günü başladı ve 4 Temmuz 2016 Pazartesi günü sona erecek. 5 Temmuz Salı günü ise Ramazan Bayramını kutlayacağız. Haberimizden Diyanet İşleri Başkanlığı 2016 Ramazan İmsakiyesi, sahur ve iftar vakitleri ve tüm detaylara ulşabilirsiniz...

İFTAR VE SAHUR VAKİTLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

İl il iftar vakitleri - 2016 İmsakiye

RAMAZAN AYININ ÖNEMİ

11 Ayın Sultanı 2016 yılı Mübarek Ramazan Ayı 6 Haziran 2016 Pazartesi günü başlıyor.

Ramazan ayı, Hicri takvimine (yani arap aylarına) göre, diğer bir deyişle ay takvimine göredo kuzuncu ayın adıdır. Ramazan ayının dinimizde büyük bir önemi ve diğer aylar arasında seçkin bir yeri vardır. Çünkü Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Kur'an-ı Kerim'de bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen "kadir gecesi" yine bu ay içinde kutlanır. Ayrıca İslam'ın beş şartından biri olan oruç da bu ayda tutulur. Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona "on bir ayın sultanı" denilmiştir.

Dini Hayatımızda çok önemli bir yeri olan, rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı, yardımlaşma ve dayanışmanın arttığı, sevginin, saygının, sabrın ve kardeşliğin daha da güçlendiği, birlik ve beraberliğin bir kat daha pekiştiği, Ramazan ayı mübarek bir aydır. İnsanları karanlıktan aydınlığa çıkaran Yüce Kitabımız Kur"an-ı Kerim, bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Bin aydan daha hayırlı bir gece olan Kadir Gecesi bu ayda bulunmakta ve oruç ibadeti bu ayda eda edilmektedir.

Ramazan ayı fazilet bakımından nice güzelliklerin bahşedildiği mübarek bir zaman dilimidir. Cenab-ı Hak Kur"an-ı Kerim"de şöyle buyurmaktadır: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delili olarak kendisinde Kur"an indirilen aydır…”

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Ramazan ayı ile ilgili olarak: “Bir kimse, inanarak ve sevabını yalnızca Allah"tan bekleyerek, Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” buyurmuştur.

Yine bir başka Hadis-i Şeriflerinde ise: “Ramazan öyle bir aydır ki, Allah gündüzleri oruç tutmayı farz ve gece ibadet etmeyi de nafile kılmıştır. Ramazan, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı ise cennettir. Ramazan ihsan ve yardımlaşma ayıdır. Mü"minin rızkı bu ayda artar, bereketlenir… Ramazan ayı öyle bir aydır ki, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden azad oluştur.” buyurmaktadır. Oruç ayı olan Ramazan ayı, birçok hikmeti ihtiva eder. Bu açıdan bakıldığında pek çok ferdi ve sosyal faydaları vardır. Oruç tutarak belirli bir zaman yeme içme ve cinsel arzularına karşı koyan kişi, sebat, kanaat, metanet ve sabır gibi ahlaki güzelliklere sahip olur; aç kalarak nimetlerin kıymetini bilir ve bu vesile ile yoksulların halini düşünüp onlara Merhamet ve şefkat hisleriyle yaklaşmasına sebep olur.

Ramazan, oruçla beraber nefislerin terbiye edildiği, zekât, sadaka ve iftarlarla yoksulların doyurulup gözetildiği, Kur"an okuma, mukabele takip etme, teravih kılma, zikir, dua ve niyazlarla sevap ve mükâfatın arttığı; af ve mağfiretin çokça ihsan edildiği bir feyz, rahmet ve bereket ayıdır.

ORUÇ NEDİR?

İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yemek, içmek ve cinsî münasebetten uzak durmak demektir. İmsak vakti, başka bir deyişle oruç yasaklarının başlama vakti, fecr-i sâdik, yani tan yerinin ağarmasıdır. Bununla yatsı namazının vakti çıkmış, Sabah namazının vakti girmiş olur. Bu vakit ayni zamanda sahurun sona erip, orucun başladığı vakittir. İftar vakti ise, oruç yasaklarının sona erdiği, günesin batma vaktidir. Bu vakitle birlikte aksam namazının vakti girmiş olur.

Akıllı, buluğ çağına erişmiş Müslüman'ın Ramazan orucunu tutması farzdır. Ancak oruç tutamayacak kadar hasta olanlar ile yolculukta bulunanlar oruç tutmayabilirler. Hastalar iyileştiklerinden, yolcular da memleketlerine döndükten sonra tutmadıkları oruçları kaza ederler. Hasta olan kişinin iyileşme ihtimali yoksa tutmadığı her gün için bir fidye verir; yani bir fakiri bir gün doyurur. Hayiz ve nifas halindeki kadınlar, bu günlerinde oruç tutmayıp daha sonra gününe gün kaza ederler.

Ramazan orucunu kasten ve isteyerek bozan kişi, bozduğu orucu kaza eder ve kefaret öder. Orucun kefareti, iki ay üst üste oruç tutmak, buna gücü yetmezse 60 fakiri doyurmaktır. Adak oruçların tutulması ile bozulan nafile oruçların kaza edilmesi vaciptir. Bunların dışında kalan ve mekruh olmayan oruçlar ise nafile oruçlardır.

Ramazan Bayramının birinci günü ile Kurban Bayramının dört gününde oruç tutmak tahrimen mekruhtur. Muharrem ayinin sadece onuncu gününde, yalnız cuma veya cumartesi günlerinde oruç tutmak, yılın tamamını oruçlu geçirmek ve aksam iftar etmeksizin birleştirerek oruç tutmak ise tenzihen mekruhtur.

SAHUR NEDİR?

Oruç tutacak kişilerin imsak vaktinden önce gece yedikleri yemeğe sahur denir. Sahur oruca dayanma gücü verdiğinden, sahura kalkmak müstehaptir. Hz. Peygamber, "Sahur yiyiniz; çünkü sahurda bereket vardır." buyurmuştur (Buhârî, Savm, 20; Müslim, Siyam, 9). İftarda acele etmek, sahuru geciktirmek sünnettir. Ayrıca sahur vakti, duaların makbul olduğu vakitlerden biridir

Ankara'da sosyete pazarını soyan Afganlı, İzmir'de yakalandıANKARA'da, sosyete pazarının yönetim katındaki çelik kasadan 380 bin lirayı alarak kaçan ve sırtındaki para dolu çantayla güvenlik kamerasına yansıyan Afganistan uyruklu M.A.K., polisin çalışmasıyla İzmir'de yakalanıp, tutuklandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber