Geri Dön

Maun Suresi Okunuşu Ve Anlamı: Türkçe Tefsiri, Arapça Yazılışı, Fazileti, Diyanet Meali

Maun Suresi, Kur’an-ı Kerim’in en önemli sureleri arasında yer almaktadır ve kelime manasıyla da “yardım ve zekat” anlamları taşımaktadır. Kitabın 107. sırasında yer alan bu sure, toplamda 7 ayet-i kerimeyi kapsamaktadır. Maun Suresi’nde özellikle ahiret gününü yalanlayan kişilerin başına geleceklerden söz edilmektedir. Bunun yanı sıra; yetime kötü davranan, yoksulu aç bırakan, namazı da yalnızca gösteriş için kılanların halinden de bahsedilmektedir. Kur’anı-ı Kerimdeki sıralamaya göre Maun Suresi’ne komşu sureler Kureyş Suresi ve Kevser Suresi olarak sıralanmaktadır.

Maun Suresi Okunuşu Ve Anlamı: Türkçe Tefsiri, Arapça Yazılışı, Fazileti, Diyanet Meali

 

Maun Suresi, içeriği bakımından oldukça derin anlamlar barındırmaktadır. Bu surenin, Ebucehil’den yardım isteyen bir yetime yardım etmemesi üzerine indirildiği rivayet edilmektedir. Evinde sık sık eşya kıranların ve rüyasında Hz. Muhammed’i görmek isteyenlerin Maun Suresi’ni okuması tavsiye edilmektedir. 7 ayetten meydana gelen Maun Suresi, ezberleme bakımından oldukça kolay bir suredir. Bu bakımdan sureyi ezberlemek isteyenler surenin Türkçe okunuşuna yönelmektedir. Aşağıdaki içeriklerde Maun Suresi’nin Türkçe okunuşu dışında Arapça okunuşuna da yer verilmektedir. Okunuşların yanı sıra Maun Suresi’nin yanı sıra Diyanet meali ve tefsiri de aşağıdaki başlıklarla incelenebilmektedir.

Maun Suresi Türkçe Okunuşu

1. E raeytellezi yükezzibü bid din

2. Fe zalikellezi yedu'ul yetim

3. Ve la yehuddu ala taamil miskin

4. Fe veylün lil müsallin

5. Ellezine hüm an salatihim sahun

6. Ellezine hüm yüraun

7. Ve yemneunel maun

Maun Suresi Türkçe Anlamı

1. Dini yalanlayanı gördün mü?

2. İşte o, yetimi itip kakar;

3. Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;

4. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

5. Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

6. Onlar gösteriş yapanlardır,

7. Ve hayra da mâni olurlar.

Maun Suresi Tefsiri

“Gördün mü?” sorusu, burada şaşılacak bir tutumdan söz edileceğine, dolayısıyla konunun önemine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Âyetteki din kelimesi, bilinen anlamı yanında “Allah’ın hükmü” veya “uhrevî yargı” mânasında da anlaşılabilir (bk. Taberî, XXX, 310). Ancak bunların birini inkâr eden diğerlerini de inkâr etmiş olacağı için sonuç değişmemektedir. Genellikle insanlar bir dine inandıklarını, dolayısıyla doğru yolda olduklarını, sonuçta mutlu olacaklarını, kendi dinlerine inanmayanların ise yanlış yolda olduklarını, dolayısıyla bedbaht olacaklarını söylerler. Nitekim Hz. Peygamber zamanındaki yahudiler, hıristiyanlar hatta putperest Araplar bile böyle olduklarını iddia ediyorlardı (bk. Bakara 2/113). Yüce Allah bu sûrede asıl dini yalan sayıp inkâr edenleri tarif ederek bunların kimler olduklarını ortaya koymuştur. Bunlar kimsesiz ve yardıma muhtaç durumda bulunan yetimi küçümseyerek onu itip kakan, yoksullara kendisi yardım etmediği gibi başkalarını da buna teşvik etmeyen kimselerdir. Kuşkusuz bu özellikler birer örnektir; dini yahut âhiret sorgusu ve yargısını inkâr edenlerin başka özellikleri de bulunmakla birlikte burada Hz. Peygamber dönemindeki inkârcıların toplumsal ahlâkla ilgili en belirleyici ve yıkıcı tutumlarına iki örnek zikredilmiştir. Nitekim âyetin, putperestlerin tipik şahsiyetlerinden olan Âs b. Vâil hakkında indiği belirtilir (Râzî, XXXII, 111). Bununla birlikte âyetin genel amacı, insan sevgisinden mahrumiyetin en belirgin tezahürleri olan bu tür davranışları sergileyenleri kınamak ve bu yaptıklarının Allah katında en büyük kötülüklerden olduğuna, bunların temelinde dini, Allah’ın hükümlerini yahut âhireti inkâr etmenin bulunduğuna insanların dikkatini çekmektir (İbn Âşûr, XXX, 564). Yetim ve yoksul, toplumun zayıf ve himayeye muhtaç kesimlerini temsil eder. Bunları küçümseyerek hakaret eden, itip kakan kimse toplumdaki zayıfların haklarını çiğniyor demektir. Dinin insanlığa yönelik en büyük hedefi ise insanlar arasında sevgi ve dayanışmayı, paylaşmayı sağlamak, sıkıntıların da mutlulukların da paylaşıldığı bir insanlık bilinci oluşturmaktır.

Bu âyetler, bir taraftan bu tür davranışlar sergileyenleri kınarken diğer taraftan da gerçek dindarları yetim ve yoksullar gibi himayeye muhtaç olanlara yardım etmeye özendirmekte; ihtiyaç sahiplerine yardım konusunda başkalarını teşvik etmenin, hatta bunun için hayır kurumları oluşturarak sosyal yardımı daha verimli, düzenli ve sürekli hale getirmenin gereğini vurgulamaktadır.

Maun Suresi Konusu

Sûrede, biri Allah’ın nimetlerini ve hesap gününü inkâr eden nankör, diğeri amellerini gösteriş için yapan riyakâr olmak üzere iki tip insan tasvir edilmektedir.

Magazin Haberleri Bülteni (3 Haziran 2020)İşte magazin gündeminin öne çıkan başlıkları...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber