Geri Dön

İstanbul iftar vakti, akşam ezanı kaçta okunuyor? 2020 İstanbul iftar ve sahur saatleri-Ramazan İmsakiyesi...

İstanbul iftar vakti gündemde araştırılan konular arasında bulunuyor. İslam dünyası için önemli olan Ramazan ayı geldi. Bu gece ilk oruç için sahura kalkıldı. Mübarek Ramazan ayının gelmesiyle iftar,sahur ve imsak vakitleri merak konusu oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinde 2020 İmsakiyesi yer alıyor. İstanbul'da akşam ezanı ile açılacak iftarın saati belli oldu. Peki 2020 İstanbul iftar vakti nedir? İstanbul'da akşam ezanı saat kaçta ve sahur vakti nedir? İşte Ramazan İmsakiyesi 2020...

İstanbul iftar vakti, akşam ezanı kaçta okunuyor? 2020 İstanbul iftar ve sahur saatleri-Ramazan İmsakiyesi...

İstanbul iftar vakti 2020...Bu yıl Ramazan ayı 24 Nisan 2020 cuma günü başladı. Yurdun dört bir tarafında Ramazan ayı sevinci ve heyecanı yaşanıyor. Ramazan ayında Müslüman alemi, oruç tutarak, namaz kılarak ve dualar ederek ibadetlerle geçiriyor. İstanbul'da yaşayanlar akşam ezanı saatini araştırmaya başladı. Türkiye genelinde imsak, sahur ve iftar saatleri merak ediliyor. Peki 2020 İstanbul iftar vakti nedir? İşte İstanbul 2020 Ramazan İmsakiyesi...

İSTANBUL İFTAR VAKTİ 2020

24 Nisan 2020 İstanbul iftar vakti: 20.00

25 Nisan 2020 İstanbul sahur vakti: 04.27

25 Nisan 2020 İstanbul iftar vakti: 20.01

26 Nisan 2020 İstanbul sahur vakti: 04.25

26 Nisan 2020 İstanbul iftar vakti: 20.02

27 Nisan 2020 İstanbul sahur vakti: 04.23

27 Nisan 2020 İstanbul iftar vakti: 20.36

2020 İSTANBUL RAMAZAN İMSAKİYESİ İÇİN TIKLAYINIZ!

İstanbul iftar vakti, akşam ezanı kaçta okunuyor 2020 İstanbul iftar ve sahur saatleri-Ramazan İmsakiyesi...

ORUÇ TUTMAMAYI MUBAH KILAN MAZERETLER NELERDİR?

İslam dini, ilke olarak kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucu ibadetini belli şartlara bağlı olarak erteleme konusunda bazı ruhsatlar getirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:
“Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.” (Bakara, 2/183-184)
İslam âlimleri bu ayet-i kerime ve ilgili hadislere dayanarak Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan mazeretleri şöylece sıralamışlardır:
a) Yolculuk: Ramazan’da sefer mesafesi (en az doksan km.) bir yere gitmek için yola çıkacak olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Fakat niyet ettikten sonra gündüzün yolculuğa çıksa bu yolculuk esnasında meşru başka bir mazereti bulunmazsa orucunu bozmamalıdır. Başlanan bir ibadetin mazeret yoksa tamamlanması gerekir. Sefer bir mazeret olduğu için, eğer orucunu seferîliği başladıktan sonra bozarsa kendisine keffâret gerekmez, sadece kaza gerekir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 402-405).
b) Hastalık: Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişiler için, iyileştikten sonra kaza etmek üzere Ramazan ayında oruç tutmamalarına ruhsat tanınmıştır. Oruç tutması hâlinde hasta olacağı doktor tarafından bildirilen kimse de hasta hükmündedir.
c) Yaşlılık: Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç tutmayıp yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. âyetinde, bu şekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.
d) İleri derecede açlık, susuzluk: Açlık veya susuzluk sebebi ile beden ve ruh sağlığının ciddi derecede zarar görmesi söz konusu olan kimse orucunu bozabilir. Sağlık şartları düzelmesi hâlinde bozulan oruç Ramazan’dan sonra kaza edilir.
Böyle bir kimsenin orucuna devam etmesi ölümüne sebep olacak nitelikte ise, orucunu açmaması yani oruca devam etmesi haram olur.
e) Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak: Esas itibarıyla bir insanın ibadetlerini normal bir şekilde yapmasını engelleyecek zor ve ağır işlerde çalışması veya çalıştırılması doğru değildir. Ancak kişisel veya toplumsal zorunluluklar, bazılarının böyle işlerde çalışmalarını gerektirebilmektedir. Böyle durumda bulunan bir kişi, oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkuyorsa, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izin günlerinde veya müsait zamanlarda tutamadıkları oruçlarını kaza etmelidirler.
f) Gebe ve emzikli olmak: Oruç tuttuğu takdirde kendisinin veya çocuğunun zarar görmesi muhtemel olan gebe veya emzikli kadınlar da, sağlık durumu oruç tutmak için elverişli olmayanlar arasında değerlendirilmiştir. Bu durumda olanlar da oruç tutmayabilirler. Hatta zarar görme ihtimali kuvvetli ise tutmamaları gerekir. Durumları normale döndüğünde tutamadıkları oruçları kazâ ederler (Sahnûn, el-Müdevvene, I, 278-279; Şîrâzî, el-Mühezzeb, I, 328; İbn Kudâme, el-Kâfî, I, 433-434; Kâsânî, Bedâî’, II, 97).
Fakihler oruç tutmama ruhsatını Kur’an ve Sünnet’te zikredilen sebeplerle sınırlı tutmayı tercih etmiş, bunların ortak özelliği meşakkat olsa bile, her meşakkatli durumda oruç tutulmayabileceğini söylemekte temkinli davranmışlardır (İbn Kudâme, el-Kâfî, I, 433-436).
Ruhsata gerekçe olan hâl ortadan kalkınca tutulamayan oruçlar kaza edilir. İyileşmesi mümkün olmayacak şekilde hasta olmak, ya da aşırı yaşlı bulunmak gibi oruç tutmaya sürekli bir engelin bulunması hâlinde tutulamayan her oruç için bir fidye verilir. Bir oruç fidyesi bir fıtır sadakası miktarıdır. Bir fıtır sadakası ise, bir kimseyi orta hâllisi ile bir gün doyurabilecek yiyecek miktarı veya bunun parasal karşılığıdır.

Ankara'daki sokak köpeklerinin İnci Abla'sı!İnci Aksoyoğlu (60) Ankara Eryaman'da, 15 yıl önce kurduğu barınakta 355 tane sokak köpeğine bakıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber