SurelerHicr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Diyanet Meali

Hicr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Diyanet Meali

Toplamda 99 ayetten oluşan Hicr suresi, Kur’an-ı Kerim’in 15. suresidir. Surenin geneli Mekke’de inmiştir. Yalnızca surenin 87.ayeti Medine’de inmiştir. Sure adını 80. ayette geçen Hicr kelimesinden almıştır. Hicr Medine’nin kuzeyinde eski dönemde Semud kavmi'nin yaşadığı yerin adıdır. Okuması oldukça faziletli surelerdendir. Hicr Suresinde Allah'ın varlığından, birliğinden ve peygamberlerden söz edilmektedir. Hicr Suresi okunuşu, Türkçe anlamı, Arapça yazılışı, fazileti ve diyanet meali ile ilgili detaylı bilgiye içeriğimizden ulaşabilirsiniz.

Hicr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Diyanet Meali

Sure adını, 80. ayette geçen ve Medine’nin kuzeyinde bulunan Semud kavminin yaşadığı yerin adından almıştır. Hicr ayette geçen yerin adıdır. Hicr suresinde Allah’ın birliğinden ve varlığından, Allah’tan başka ilah olmadığından, peygamberlik ve peygamberlere imandan söz edilir.Hicr süresinde öldükten sonra dirilme, hesap konuları ve sorgulanma yer alır. Surenin ilk konularında Kur’an-ı Kerim, vahiy gelmesi ve peygamberlikten bahsetmektedir. İnsanın bedenen yaratılışı ve ruhen yaratılışı devamında yer alır. Allah’ın rahmetinden sıkça bahsedilmiştir. Hicr süresinde Allah’tan gelen secde buyruğuna şeytanın uymaması da geçmektedir. İyi insanların ve salih ameller işleyenlerin uhrevi mükafatları bulunmaktadır. Bazı peygamberlerin kıssaları da bu surede geçmektedir. Bazı kavimlerin, inkarcıların yaptıkları kötülükler, azgınlıklar ve sonrasında nasıl helak olduklarına yer verilmiştir.

Haberin Devamı


Öneri:
Ayetel Kürsi

Hicr Suresi Türkçe Okunuşu

1.Elif lam ra tilke ayatül kitabi ve kur'anim mübın
2.Rubema yeveddüllezıne keferu lev kanu müslimın
3.Zerhüm ye'külu ve yetemetteu ve yülhihimül emelü fe sevfe ya'lemun
4.Ve ma ehlekna min karyetin illa veleha kitabüm ma'lum
5.Ma tesbiku min ümmetin eceleha ve ma yeste'hırun
6.Ve kalu ya eyyühellezi nüzzile aleyhiz zikru inneke le mecnun
7.Lev ma te'tına bilmelaiketi in künte mines sadikıyn
8.Ma nünezzilül melaikete illa bil hakkı ve ma kanu izem münzarin
9.İnna nahnü nezzelnez zikra ve inna lehu le hafizun
10.Ve le kad erselna min kablike şiyeıl evvelin
11.Ve ma ye'tıhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun
12.Kezalike neslükühu fı kulubil mücrimin
13.La yü'minune bihı ve kad halet sünnetül evvelin
14.Ve lev fetahna aleyhim babem mines semai fe zallu fıhi ya'rucun
15.Le kalu innema sükkirat ebsaruna bel nahnü kavmün meshurun
16.Ve le kad cealna fis semai bürucev ve zeyyennaha lin nazırın
17.Ve hafıznaha min külli şeytanir racım
18.İlla menisterekas sem'a fe etbeahu şihabüm mübın
19.Vel erda medednaha ve elkayna fıha ravasiye ve embetna fıha min külli şey'im mevzun
20.Ve cealna leküm fıha meayişe ve mel lestüm lehu bi razikıyn
21.Ve im min şey'in illa ındena hazinühu ve ma nünezzilühu illa bi kaderim ma'lum
22.Ve erselner riyaha levakıha fe enzelna mines semai maen fe eskaynakümuh ve ma entüm lehu bi hazinın
23.Ve inna le nahnü nuhyı ve nümıtü ve nahnül varisun
24.Ve le kad alimnel müstakdimıne minküm ve le kad alimnel müste'hırın
25.Ve inne rabbeke hüve yahşüruhüm innehu hakımün alım
26.Ve le kad halaknel insane min salsalim min hameim mesnun
27.Vel canne halaknahü min kablü min naris semum
28.Ve iz kale rabbüke lil melaiketi innı haliküm beşeram min salsalim min hameim mesnun
29.Fe iza sevveytühu ve nefahtü fıhi mir ruhıy fekau lehu sacidın
30.Fe secedel melaiketü küllühüm ecmeun
31.İlla iblıs eba ey yekune meas sacidın
32.Kale ya iblısü ma leke ella tekune meas sacidın
33.Kale lem ekül li escüde li beşerin halaktehu min salsalim min hameim mesnun
34.Kale fahruc minha fe inneke racım
35.Ve inne aleykel la'nete ila yevmid dın
36.Kale rabbi fe enzırnı ila yevmi yüb'asun
37.Kale fe inneke minel münzarın
38.İla yevmil vaktil ma'lum
39.Kale rabbi bima ağveytenı le üzeyyinenne lehüm fil erdı ve le uğviyennehüm ecmeıyn
40.İlla ıbadeke minhümül muhlesıyn
41.Kale haza sıratun aleyye müstekıym
42.İnne ıbadı leyse leke aleyhim sültanün illa menittebeake minel ğavın
43.Ve inne cehenneme le mev'ıdühüm ecmeıyn
44.Leha seb'atü ebvab likülli babim minhüm cüz'üm maksum
45.İnnel müttekıyne fı cennativ ve uyun
46.Üdhuluha bi selamin aminın
47.Ve neza'na ma fı sudurihim min ğıllin ıhvanen ala sürurim mütekabilın
48.La yemessühüm fıha nesabüv ve ma hüm minha bi muhracın
49.Nebbi' ıbadı ennı enel ğafurur rahıym
50.Ve enne azabı hüvel azabül elım
51.Ve nebbi'hüm an dayfi ibrahım
52.İz dehalu aleyhi fe kalu selama kale inna minküm vecilun
53.Kalu la tevcel inna nübeşşiruke bi ğulamin alım
54.Kale e beşşertümunı ala em messeniyel kiberu fe bime tübeşşirun
55.Kalu beşşernake bil hakkı fe la teküm minel kanitıyn
56.Kale ve mey yaknetu mir rahmeti rabbihı illed dallun
57.Kale fe ma hatbuküm eyyühel murselun
58.Kalu inna ürsilna ila kavmim mücrimın
59.İlla ale lut inna le müneccuhüm ecmeıyn
60.İllemraetehu kadderna inneha le minel ğabirın
61.Felemma cae ale lutnil murselun
62.Kale inneküm kavmümü münkerun
63.Kalu bel ci'nake bima kanu fıhi yemterun
64.Ve eteynake bil hakkı ve inna le sadikun
65.Fe esri bi ehlike bi kıt'ım minel leyli vettebı' edbarahüm ve la yeltefit minküm ehadüv vemdu haysü tü'merun
66.Ve kadayna ileyhi zalikel emra enne dabira haülai maktuum musbihıyn
67.Ve cae ehlül medıneti yestebşirun
68.Kale inne haülai dayfı fe la tefdahun
69.Vettekullahe ve la tuhzun
70.Kalu e ve lem nenheke anil alemın
71.Kale haülai benatı in küntüm faılın
72.Le amruke innehüm le fı sekratihim ya'mehun
73.Fe ehazethümüs sayhatü müşrikıyn
74.Fe cealna aliyeha safileha ve emtarna aleyhim hıcaratem min siccıl
75.İnne fı zalike le ayatil lil mütevessimın
76.Ve inneha le bisebılim mükıyn
77.İnne fı zalike le ayatel lil mü'minın
78.Ve in kane ashabül eyketi le zalimın
79.Fentekamna minhüm ve innehüma le bi imamim mübın
80.Ve le kad kezzebe ashabül hıcril murselın
81.Ve ateynahüm ayatina fe kanu anha mu'ridıyn
82.Ve kanu yenhıtune minel cibali büyuten aminın
83.Fe ehazethümüs sayhatü musbihıyn
84.Fe ma ağna anhüm ma kanu yeksibun
85.Ve ma halaknes semavati vel erda ve ma beynehüma illa bil hakk ve innes saate le atiyetün fasfehıs safhal cemıl
86.İnne rabbeke hüvel hallakul alım
87.Ve le kad ateynake seb'am minel mesanı vel kur'anel azıym
88.La temüddenne ayneyke ila ma metta'na bihı ezvacem minhüm ve la tahzen aleyhim vahfıd cenahake lil mü'minın
89.Ve kul innı enen nezırul mübın
90.Kema enzelna alel muktesimın
91.Ellezıne cealül kur'ane ıdıyn
92.Fe ve rabbike le nes'elennehüm ecmeıyn
93.Amma kanu ya'melun
94.Fasdoa'bima tü'meru ve a'rıd anil müşrikın
95.İnna kefeynakel müstehziın
96.Ellezıne yec'alune meallahi ilahen ahar fe sevfe ya'lemun
97.Ve le kad na'lemü enneke yedıyku sadruke bima yekulun
98.Fe sebbıh bi hamdi rabbike ve küm mines sacidın
99.Ve'büd rabbeke hatta ye'tiyekel yekıyn

Haberin Devamı

Hicr Suresi Türkçe Anlamı

Haberin Devamı

1.Elif Lâm Râ. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur'an'ın âyetleridir.
2.İnkar edenler, "Keşke müslüman olsaydık" diye çok arzu edeceklerdir.
3.Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.
4.Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
5.Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.
6.Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"
7."Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"
8.Biz melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
9.Şüphesiz o zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.
10.Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.
11.Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.
12.Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.
13.Önceki milletlerin (helakine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.
14, 15.Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhâlde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.
16.Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.
17.Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.
18.Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
19.Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.
20.Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
21.Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
22.Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.
23.Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz
24.Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.
25.Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
26.Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.
27.Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.
28, 29.Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.
30.Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.
31.Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.
32.Allah, "Ey İblis! Saygı ile eğilenlerle beraber olmamandaki maksadın ne?" dedi.
33.İblis dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem."
34, 35.Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lânet senin üzerinedir" dedi.
36.İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.
37, 38.Allah da, "O halde sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.
39, 40.İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.
41, 42.Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.
43.Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.
44.Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.
45.Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.
46.Onlara, "Girin oraya esenlikle, güven içinde" denilir.
47.Biz onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.
48.Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
49, 50.Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.
51.Onlara İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.
52.Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.
53.Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.
54.İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.
55."Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.
56.Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
57.İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.
58.Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.
59, 60.Lût'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lût'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik."
61, 62.Elçiler (melekler) Lût'un ailesine gelince Lût onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
63.Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."
64."Biz sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."
65."Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."
66.Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."
67.Şehir halkı sevinerek geldiler.
68.Lût dedi ki: "Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin."
69."Allah'a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın" dedi.
70.Onlar, "Biz seni insanlarla ilgilenmekten menetmemiş miydik" dediler.
71.Lût: "İşte kızlarım. Eğer yapacaksanız (onlarla evlenebilirsiniz)" dedi.
72.(Melekler Lût'a:) "Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş halde sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler)" dediler.
73.Derken güneşin doğuşu sırasında o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.
74.Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
75.Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.
76.O şehrin kalıntıları hâlâ mevcut olan bir yol üstünde duruyor.
77.Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.
78."Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.
79.Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şuayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.
80.Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.
81.Biz onlara âyetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.
82.Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
83.Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.
84.Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.
85.Biz gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları ancak hakka ve hikmete uygun olarak yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Sen şimdi güzel bir şekilde hoşgörü ile muamele et.
86.Şüphesiz, Rabbin hakkıyla yaratanın (ve herşeyi) bilenin ta kendisidir.
87.Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve büyük Kur'an'ı verdik.
88.Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.
89.De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."
90.Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.
91.Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.
92, 93.Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.
94.Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.
95, 96.Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.
97.Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
98.O halde Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.
99.Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.

Haberin Devamı

Hicr Suresi Arapça Yazılışı

Haberin Devamı

Hicr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Diyanet Meali

Hicr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Diyanet Meali

Hicr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Diyanet Meali

Hicr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Diyanet Meali

Hicr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Diyanet Meali

Hicr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Diyanet Meali

Hicr Suresi Konusu

Sûrenin ilk konusu Kur’an, vahiy ve peygamberliktir. Daha sonra insanın beden ve ruh varlığının yaratılış süreci ile İblîs’in Allah’tan gelen secde buyruğuna uymaması anlatılır. İyilerin uhrevî mükâfatları, Allah’ın rahmetinin genişliği; Hz. İbrâhim ve Lût ile Eyke halkı ve Hicr halkıyla ilgili kısa bilgiler, Hz. Peygamber’e ve müminlere verilen müjdeler, inkârcılara yapılan uyarılar sûrenin belli başlı konularıdır.

Hicr Suresi Fazileti

Bazı tefsir kitaplarında (meselâ bk. Zemahşerî, II, 320; Beyzâvî, I, 657) sûrenin fazileti hakkında Übey b. Kâ‘b’dan rivayet edilen, “Hicr sûresini okuyan kimseye muhacirlerin, ensarın ve Hz. Peygamber’le alay eden kişilerin sayısının on katı ecir verilir” meâlindeki hadisin mevzû olduğu kabul edilmektedir (İbnü’l-Cevzî, I, 239-241; Zerkeşî, I, 432; İbn Hacer, IV, 94).

Hicr Suresi Tesfiri

Kur’ân-ı Kerîm’in bazı sûrelerinin başında yer alan bu harflere “hurûf-ı mukattaa” adı verilir (İslâm bilginlerinin bu harflerle ilgili görüş ve yorumları hakkında bilgi için bk. Bakara 2/1).

Âyetteki “bu” işaret zamiri sûrenin âyetlerini ve onların içerdiği bilgileri gösterir. Taberî’ye göre “kitap” –bugün Kitâb-ı Mukaddes diye anılan– Tevrat ve İncil gibi önceki kitaplardır; “Kur’an” ise Kur’ân-ı Kerîm’in (o zaman henüz tamamlanmadığı için bütününü değil) inzal edilmiş olan kısmını ifade eder (XIV, 1). Zemahşerî hem “kitap” hem de “Kur’an” kelimesiyle konumuz olan sûrenin kastedildiğini belirtir (II, 309). Râzî’ye göre ise her iki kelimeden maksat Kur’ân-ı Kerîm’dir; fakat ilki onun yazılı şeklini, ikincisi de okunuşunu ifade eder (XIX, 151). İbn Âşûr da bu görüşü tercih etmiştir (XIV, 8).

Âyetin sonundaki mübîn kelimesi genellikle “açık seçik, anlaşılan” veya kısaca “apaçık” şeklinde çevrilir. Taberî’ye göre kelime burada, “O Kur’an âyetleri, üzerinde düşünüp taşınanlara doğruluk ve hidayet yolunu açıklar” anlamına gelecek bir konumda kullanılmıştır. Bu anlama göre sûrenin başında dinleyici ve okuyucu, sıradan bir sözle değil, insanlığa doğruluk ve hidayet yolunu gösteren, ebedî kurtuluş için gerekli olan inanç ve amel hayatıyla ilgili bilgiler ve dersler veren ilâhî kelâmla karşı karşıya bulunduğu hususunda uyarılmakta; âyetleri bu şuurla, onlardan istifade edecek tarzda dikkatli ve edepli bir şekilde dinlemek veya okumak gerektiğine işaret edilmektedir

Sonuç olarak sûrenin başında ilâhî vahyin önemine dikkat çekilmekte, onu dikkatle dinleyip aydınlatıcı içeriğinden yararlanarak doğru yolu bulmanın gerekliliği vurgulanmaktadır.

 Ayetel Kürsi duasını okumak için Ayetel Kürsi linkine tıklayabilirsiniz.