Eğitimde asayiş berkemal mi?

Bizim gibi öğrencisi bol ülkelerde, eğitim ve özellikle de yeni öğretim yılının başlaması çok önemli. Evlerde bayram heyecanı yaşanır. Hele hele ilk okul, ilk öğretmen, ilk sıra arkadaşı, ilk azar, ilk aferin, ilk karne hiç unutulmaz.

Bugün, yeni öğretim yılının üçüncü günü. Umarız her geçen gün taşlar daha bir yerli yerine oturur.

Peki, yaşadığımız zor günlerden yeterince ders alabildik mi, gerekli önlemleri eksiksiz yerine getirebildik mi? Bu konuda herkesin bir vicdan muhasebesi yapmasında yarar var. Yaşadığımız onca sıkıntılı günden sonra hiçbir şey yaşanmamış ve hiçbir şey yokmuş gibi nerede kalmıştık diye pandemi öncesine dönemeyiz.

Korona salgınının yarattığı olağanüstü dönem henüz bitmiş değil. Bu yüzden yeni öğretim yılında, yeni düzenlemeler şart! Yoksa bugünleri de arar noktasına gelir ve geçen yıllarda olduğu gibi aç-kapa dönemine geri döneriz.

Kaldı ki, uzmanlara göre, içinde bulunduğumuz yüzyıl “Pandemi Yüzyılı” olacak ve Kovid-19 belasından kurtulsak bile, devamında başka salgınlar gelecek. Bu yüzden, hep uyanık olmalıyız.

Tamam, koronaya hazırlıksız yakalandık ama sonrakiler için aynı mazeretin arkasına saklanamayız.

Neler yapılabilir?

Peki, yeni yeni öğretim yılında hiç zaman geçirmeden neler yapılabilir?

Örneğin ders ve ders saatleri ve süresi azaltılabilir,

Örneğin sınıf mevcutları 20’ye indirilebilir,

Örneğin ikili/üçlü oturma düzeninden artık sonsuza dek vazgeçilerek tekli sıra dönemine geçilebilir,

Örneğin teneffüslerin farklı aralıklarla yapılmasına bir an önce başlanabilir,

Örneğin koridorlar tek yönlü hale getirilebilir,

Örneğin törenlerin kademeli yapılması ya da bir süreliğine mümkün olduğunca kısa yapılması düşünülebilir,

Örneğin tekli eğitim yapan okullar ikili eğitime, ikili eğitim yapanlar da kısaltılmış eğitime geçebilir,

Örneğin hizmetli ve sağlık personeli sayısı artırılabilir,

Örneğin veli ziyaretlerine zorunlu haller dışında ara verilebilir,

Örneğin okullara test kitleri dağıtılarak öğretmen ve öğrenciler pek çok ülkede olduğu gibi kendi PCR testlerini düzenli aralıklarla, kendileri yapabilir,

Örneğin ilk birkaç ay eski bilgilerin tekrarı ya da telafi eğitim konusunda esnek davranılabilir,

Örneğin bir süreliğine cumartesi günleri de ders yapılabilir,

Örneğin ekstra ara tatiller bu yıl için kaldırılabilir,

Örneğin önemli olanın çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, ebeveynlerin sağlığı olduğu konusunda ortak noktalarda buluşulabilir.

Yeter ki istensin, yeter ki kararlı olalım, yeter ki günü değil, geleceği kurtarmak için samimi olalım. Gerisi kendiliğinden gelecektir.

Kervan yolda düzelir

Kervan yolda düzelir mantığı, bakalım bu kez işe yarayacak mı?..

Bu noktada asıl önemli olan okulların açılmasıydı, açıldı. Daha fazla kapalı kalması, uzaktan ya da hibrit eğitime devam edilmesi daha iyi bir seçenek miydi?

Evet demek mümkün değil.

Öğrenciler de veli ve öğretmenler de çok sıkılmıştı. Devamı yarardan çok zarar getirirdi. Bu noktada atılan adım doğru ama asıl önemli olan bundan sonrası!.. Peki, yeterli önlemler alındı mı?

Onu da hep birlikte göreceğiz...

Bu arada, daha sağlıklı bir eğitim için MEB’in bir dizi önlem alması gerekirdi. Ne kadarı alındı, ne kadarı alınmadı bilmiyoruz.

Kimi bardağın dolu tarafını görme çabası içerisinde kimi de boş bölümünün yaratacağı sakıncaların endişesini yaşıyor.

Derslik sayısı keşke artırılsaydı ama olmadı. En azından diğer konularda keşke demek zorunda kalmayız.

Özetin özeti: Eğitimin sürdürülebilir olması ve zamanın en iyi şekilde değerlendirilmesi konusunda herkes elinden geldiğince çaba göstermelidir.