Nereden nereye?

Her şey öylesine hızlı bir değişim içerisindeki ayak uydurabileni ayakta alkışlamak gerekir. Son 100 yıldaki gelişmelerin, binlerce yıllık gelişimden çok daha kapsamlı ve hızlı olduğu söyleniyor.

10 yıldaki de son yüzyıldan daha şaşırtıcı.

Görünen o ki gelişim temposu daha da hızlanacak ve bırakın çağı, günü yakalamak çok da kolay olmayacak.

İşte bu noktada eğitim çok önemli. Gelişmelerin gerisinde değil, hep önünde olması gerekiyor ki inovasyon şoku yaşamayalım.

Medya olarak biz bunun acısını çok çektik, çekmeye de devam ediyoruz. Habercilik açısından, 20 yıl öncesine kadar, toplumun 24 saat önünde giderken, şimdi gerisinde kaldık. Tirajların tepetaklak olması biraz da bu yüzden.

Eğitim de medya gibi kendini yenilemeden kırk yıl öncenin koşullarında yoluna devam ederse geleceği nokta farklı olmaz.

Değişim şart ama nasıl bir değişim sorusuna da ayrıca kafa yormakta yarar var!..

Yeni öğretim yılı?..

İlk ve orta dereceli okullar pazartesi günü açılıyor. Üniversite kayıtları ise önümüzdeki hafta içerisinde gerçekleşecek.

MEB ve YÖK, yeni öğretim yılı hazırlıklarının her açıdan tamamlandığını açıkladı. Veli, öğretmen ve öğrenci cephesinde ise durum farklı!

Kayıt yaptıracak istediği bir lise bulamayan hâlâ on binlerce öğrenci var. Ve bu öğrencilerden pek çoğu MEB tarafından açık liseye yönlendiriliyor!

Sınıf mevcutlarının pandemi nedeniyle 30’un hatta 20’nin altına indirilmesi gerektiği söyleniyor ama sanki bu da çok zor gözüküyor. Kontenjanları dolmayan meslek liseleri ve imam hatip liselerinin bir bölümünde bu şartlar sağlansa da diğer liselerde bunun mümkün olmadığı özellikle vurgulanıyor.

Sosyal mesafe, hijyen koşulları ve uzun süreli maskeli ders nasıl bir seyir izleyecek hep birlikte göreceğiz.

KDV oranı

Pandemi ve peş peşe gelen felaketler nedeniyle zor günler yaşıyoruz.

Devlet bu zor günlerde, elinden geldiğince, zararları telafi etmeye, sektörleri ayakta tutmaya çalışıyor. Eğitim de bu alanlardan biri.

KDV oranı geçen yıl yüzde 8’den yüzde 1’e inmişti. Karar, kayıtlardan sonra alındığı için özellikle kolejlerde, geri ödemelerde sıkıntı yaşanmıştı. Yine öyle oldu ama üniversite kayıtları henüz başlamadı. Bu yönde alınacak bir karar eminiz ki velileri de sektörü de büyük ölçüde rahatlatacaktır. Kantinler, servisler ve diğer hizmet alanları da unutulmamalıdır.

Barınma el yakıyor

Üniversite ve öğrenci sayısı hızla artıyor. Açılmasın mı elbette açılsın. Hatta 200 yerine 300 üniversitemiz de olabilir. Yeter ki planlı programlı açılsın, yeter ki mezunlarımız dünyanın dört bir yerinde donanımlı iş gücü olarak aranan elemanlar haline gelsin.

Olayın insan gücü planlaması, istihdam ve kalite yönü bir yana, şu günlerde yaşanan en büyük sıkıntılardan biri de barınma. Kayıtlar başladıktan sonra daha da vahim noktalara gelinirse hiç şaşırtıcı olmaz. Bu yüzden acilen çözüm üretmek gerekir.

Gelin önce bu konuda hemen her gün yüzlercesi gelen mesajlardan birine sonra da bu konuda TBMM’ye sunulan soru önergesindeki ayrıntılara göz atalım:

‘Ev bulamıyoruz!’

“Şu an, öğrencilerin en önemli sıkıntılarından birisi de ev sorunu. KYK yurdu çıkmazsa, özel yurt fiyatları malum. Bu yüzden ev aramaya başladık. Oğlumun lisede beraber okuduğu arkadaşı da aynı bölümü kazanınca, birlikte otursunlar istedik ama kiralık ev yok. Olanlar da çok pahalı. Boş ev yok. Bakırköy’de bir tane bile kiralık bulamadık. Rezidanslarda tek tük var ve inanılmaz fiyatlar. 1+1, 33 metrekare, 3300 TL + 550 TL aidat. Arkadaşıyla 2+1 tutsun dedik, 5-6 bin bandında 1-2 ev bulduk. Daha uygun sitelerde biz de istiyoruz ama yok. Kiralar arttığı için ev sahipleri eski kiracılarını çıkarmaya yeni kiracı almaya bakıyor deniyor tabii ki fahiş fiyatlara...”

Soru önergesi

Bu da, bu konuda, Ankara Milletvekili Levent Gök’ün Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması dileğiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesi:

“Devlet yurtlarının yetersizliği ve pandemi koşulları sebebiyle kapanan özel yurtların sayısındaki düşüş fiyat artışlarını tetiklemektedir. Konuya ilişkin somut adımların atılmaması halinde çocuklarımız eğitim hayatlarına devam edememe tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklardır. Bu bilgiler ışığında:

Öğrencilerimizin barınma ihtiyaçlarının ekonomik gelirlerine uygun bir şekilde karşılanması için yurt eksikleri hangi tarihte giderilecektir?

Öğrencilerimizin emlak enflasyonundan korunması için hangi önlemler alınacaktır?..”

Veli ve öğrencilerin barınma ihtiyaçlarına yönelik daha pek çok soru var ve eminiz ki en kısa zamanda hem bir açıklama yapılacak hem de çözüm yolları aranacaktır!..

Özetin özeti: Yapacak çok iş var, bu yüzden enerjimizi ve kaynaklarımızı, kabahatli aramak için değil, hep birlikte çözüm için harcamalıyız.