Her devrin Übü’sü

Gerçeküstü ve absürt tiyatronun öncüsü Alfred Jarry’nin 1888 yılında yarattığı meşhur karakteri Übü, TiyatrOPS yapımı “Übü Hep Übü”de Çağlar Çorumlu’ya emanet...


İşkofya’nın Angus bölgesinde, Baron Bilakis’in şatosunda sıradan bir gün. Can sıkacak kadar huzurlu her şey. Baron Bilakis günlüğüne yazacak şey bulamıyor olaysızlıktan. Derken kapı çalınıyor ve davetsiz bir misafirin zuhur etmesiyle o sakin hayat tepetaklak oluyor. Çalarken zili koparan, iri gövdesiyle kapı eşiğinde üç sandalye kıran misafirimiz, olanca kaba sabalığı ve ağzı bozukluğuyla zücaciye dükkânına giren fil gibi dalıyor şatoya. Patafizik profesörü Mösyö Übü. Hem de nasıl bir dalmak; beş dakika içinde lütfedip pek de beğenmediği şatoya el koyuşunu, baronu ‘dürüp’ kendisini yeni Bilakis beyi ilan edişini ağzımız açık izliyoruz. Biz seyirciler, bir bavulda taşıdığı ama asla sözünü dinlemediği vicdanı ve de Bilakis Baronluğu’nun yurttaşları, hep birlikte.

Tahmin edileceği gibi bu daha başlangıçtır. Übü, hayatta kısmen de olsa kulak verdiği tek kişi olan ‘karşı cinsi’ Übana’nın tavsiyeleri, onun için canını vermeye hazır ‘kenar süslerinin’ desteği ve bizzat kendi vicdansızlığı, zorbalığı, açgözlülüğüyle önüne çıkanı ‘dürüp’ malına mülküne ve makamına el koya koya yükselecektir.

Her devrin Übü’sü


Mizahın gücü

Übü, gerçeküstü ve absürt tiyatronun öncüsü, grotesk ve kara güldürü oyunların ‘babası’ sayılan Alfred Jarry’nin 1888 yılında yarattığı, “yüceltilmiş toplumsal değerleri alçaltan, tüm aşağı değerleri yücelten” korkak, hain, korkunç, gülünç bir karakter. İlhamını Jarry’nin lisedeyken bütün öğrencilerin nefret ettiği fizik hocasından alıyor. Birkaç arkadaşıyla birlikte onla dalga geçmek için kısa bir güldürü yazıyorlar, ardından bu yarattıkları Polonya kralı karakterine başka maceralar da yazıp kukla tiyatrosu olarak sahneleyerek hem eğlenip hem intikam alıyorlar. Komedinin böyle yadsınamaz bir gücü var çünkü. En korkunç şeyi bile mizah yoluyla hafifletebiliyor, aslında bu yolla onun “hakkından gelebiliyorsunuz”. Jarry’nin üç oyunluk bir dizi olarak yazdığı Übü’nün ölümsüzlüğünün sırrı da iktidar hırsını bu derece gülünçleştirmesinde değil mi?

Übülük müessesesi

Nitekim meşhur patafizik profesörü Übü, şu sıralar da Özgür Erkekli’nin yine Alfred Jarry ve François Rabelais, William Shakespeare, C.H. Grabbe, George Büchner’in yapıtlarından yararlanarak kaleme aldığı yeni macerası “Übü Hep Übü” ile yüzyılımızı ve ülkemizi şereflendirmekte. Geçen yıl sahnesini açan TiyatrOPS’un ikinci oyunu olarak. Yazarının ve yönetmeninin deyişiyle “Übülük müessesesi kendi kökleriyle birlikte günümüzdeki yerini arıyor”. Ve tabii ki buluyor da. Hayatımızda çok çeşitli suretlerde karşımıza çıkan zorbalarda, zalimlerde, nankörlerde, vicdanını bir bavula koyup anahtarını da denizlere atanlarda hep bir Übülük mevcut.

Özgür Erkekli’nin üç “Übü” oyunundan ve daha birçok eserden izler taşıyan son derece derli toplu, zeki ve eğlenceli metni, renkli ve tempolu rejisiyle oyun, bir saat gibi bir sürede su gibi akıp gidiyor. Hatta finale yaklaştığınızı sezdiğinizde bitmesin istiyorsunuz, tadı damağınızda kalıyor.

Her devrin Übü’sü


Müthiş bir sahne hâkimiyeti ve komedi duygusu olan Çağlar Çorumlu yıllarca unutulmayacak bir Übü olmuş. Bu kaba saba, berbat, zalim adamın gülünçlükle korkunçluk arasında gidiş gelişlerini sadece gözünün bakışıyla bile verirken, çok güldüren, çok tiksindiren ve en önemlisi çok inandıran bir karakter yaratmış. Albina Özden, Cihan Berk Rüzgar, Elçin Afacan, Erkan Baylav ve Yunus Emre Terzioğlu’ndan oluşan yetenekli ve uyumlu genç kadronun karşılarındaki usta oyuncuyla alışverişleri de son derece başarılı. Elçin Afacan’ın etkileyici sahne ışığına ayrıca dikkat çekmek isterim. Yunus Emre Terzioğlu’nun müziklerine de.

Işığından (Ali Pişkin) pratik kostüm tasarımına (Ceren Eken), koreografisine (Senem Oluz) ve başarılı makyaj tasarımına (Gila Benezra ve Şermin Kuru) çok özenli bir yapım ve söyleyecek sözü olan, komik, enerjik bir oyun “Übü Hep Übü”. Bir de “Neden bu Übülük hiç eskimiyor? Sorun bu müessesede mi yoksa kenar süslerinde mi, kimde?” diye insanı oturtup ince ince düşündürüyor, buna da hazır olmakta fayda var.

ÜBÜ HEP ÜBÜ TİYATROPS

Yazan ve yöneten: Özgür Erkekli lIşık tasarımı: Ali Pişkin
Koreografi: Senem Oluz
Kostüm tasarımı: Ceren Eken
Afiş tasarımı: Buket Pişkin
Müzik: Yunus Emre Terzioğlu
Makyaj tasarımı: Gila Benezra ve Şermin Kuru
Oynayanlar: Albina Özden, Cihan Berk Rüzgar, Çağlar Çorumlu, Elçin Afacan, Erkan Baylav ve Yunus Emre Terzioğlu