Küçük bir çocuk, devasa umutlar

Yüksek binalarla, geniş yollarla, devasa köprülerle, her şeyin en büyüğü, en yücesi, en görkemlisiyle çevrili hayatlarımızda asıl önemli olanın ne olduğunu unutuyoruz sık sık. Gözümüze ısrarla çarpmayanı fark etmiyor, karşımıza dikilip kendisini zorla göstermezse görmezden gelebiliyoruz. Daha da rahatlatıcı zaten böylesi. Mesela akşam vakti evimize dönerken karanlık bir caddenin, sokağın köşesinde küçücük bir çocuğu görmemek, adımlarımızı hızlandırıp geçmek kolay. Bu çocuk evinden, yurdundan kaç kilometre uzakta, her şeyiyle ona yabancı bu ülkede nasıl yaşıyor, şu an ne hissediyor, korkuyor mu, üşüyor mu, yalnız mı, umutsuz mu diye düşünmeye başladığında kaçıyor rahatın. Çünkü aslında gayet iyi biliyorsun, önemli sandığın hiçbir şey yerinden edilmiş, ailesinden ayrı düşmüş mülteci çocukların varlığından daha önemli değil bu hayatta. Biz görmeyince yok olmuyor bu gerçek.

Küçük bir çocuk, devasa umutlar

Küçük Amal, bu hayati meseleyi bütün dünyanın görmeyen gözlerine göstermek üzere Gaziantep’te ayaklarının üzerine kalkıp 4 ay boyunca 8000 kilometre yürümeye hazırlanan 9 yaşında Suriyeli bir kız çocuğu. Daha doğrusu, bir mülteci kız çocuğu kuklası. Bütün arkadaşlarını temsil ediyor, üç buçuk metre boyu var ve bu yüzden geçtiği yollarda fark edilmeme ihtimali yok artık. Annesini aradığı bu yolculukta bizim yanımızdan da geçecek belki, gözümüze bakacak ve soracak: Şehrinize böyle bir çocuk geldi, ona nasıl hoş geldin demek istersiniz?

27 Temmuz’da Gaziantep’te başlayıp 3 Kasım’da Manchester’da sona erecek “The Walk - Yürüyüş” projesi kapsamında, Küçük Amal ziyaret edeceği köylerde, kasabalarda, kentlerde sanatçılar ve sivil toplum kuruluşları tarafından etkinliklerle karşılanacak, halkla buluşacak, yaşıtlarıyla kaynaşacak. Çok kültürlü, çok yürekli, çok anlamlı bir proje sahiden. Yapımcılığını Stephen Daldry, David Lan, Tracey Seaward ve Naomi Webb üstleniyor, Sanat Direktörü Amir Nizar Zuabi. Good Chance Tiyatrosu ve Handspring Kukla Kumpanyası iş birliğinde gerçekleşiyor, Türkiye yapımcıları ise İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve kültür yöneticisi Recep Tuna. Manchester International Festival, National Theatre, Shakespeare’s Globe, Royal Opera House, Pire Belediye Tiyatrosu, Piccolo Teatro di Milano gibi birçok önemli proje ortağı, dünyanın çeşitli ülkelerinden ünlü elçileri de var; Gillian Anderson, Anish Kapoor, Jude Law gibi. Türkiye’den elçilerin ise Bergüzar Korel ve Halit Ergenç olacağı açıklandı.

www.walkwithamal.org adresinden hem bilgi almak hem de bu barış ve umut dolu yürüyüşe destek olmak mümkün.

Amal Türkiye’de neler yapacak?

- Başlangıç durağı Gaziantep. Mülteci arkadaşları KARAM Vakfı’nda ona yürüyüş boyunca yararlı olacak alet edevat çantası hazırlıyor. Akşam Ali Demirel’in kandillerden oluşan açık hava ışık enstalasyonuyla şehir yavaş yavaş aydınlanacak ve Küçük Amal için ışıktan bir patika oluşacak. Enstalasyonun mültecilerin şehre giriş noktası olan Kilis Garajı’ndan başlaması planlanıyor.

Küçük bir çocuk, devasa umutlar

- Adana’da Taşköprü üzerinde geçiş temalı bir etkinliğe katılacak, Tarsus’ta Saint Paul Kilisesi’ni, Mersin’de üç dinin mensuplarının yattığı şehir mezarlığını ziyaret edecek. Çamlıyayla’ya çıkıp Yörük çocuklarıyla buluşacak.

- Antalya’da açık havada film izleyecek, Denizli’de Rast Minus Tasarım İnisiyatifi’nin daha önce buradan geçmiş mültecilerin portrelerini duvarlara yansıtılacağı rüya atmosferine dâhil olacak.

- Amal’ın Türkiye’deki son durağı Çeşme. Hasret ve veda şarkılarıyla, yüzlerce ayakkabıdan oluşan bir patikadan onu Sakız’a götürecek tekneye uğurlanacak. Ayakkabılar, K2 Güncel Sanat Merkezi tarafından tasarlanan bir sanat yerleştirmesi ve tehlikeli koşullarda denizi aşmaya çalışırken hayatını kaybeden binlerce insanı temsil ediyor.