Nasıl bu kadar ayrı düştük?

Toplum olarak sürekli yeni yeni kamplara bölündüğümüz bir dönemden geçiyoruz ya (yani umarım geçiyoruzdur, kalmayacağızdır), ön yargılar da hiç bu kadar baskın olmamıştı sanki hayatımızda. Birisini tanıdığımıza hükmetmek için bir kez baştan ayağı süzmemiz yetiyor. Kılığı kıyafeti, saçı sakalı, başörtüsü şortu, oturuşu kalkışı, yediği içtiği, tamam, çözdük biz bu insanı. Bizim kafadan biri, anlaşabileceğimiz biri ya da tam tersi, asla hoşlanmayacağımız biri, ağzıyla kuş tutsa sevmeyeceğiz onu, hiçbir ortak zeminde buluşamayacağız.

Nasıl bu kadar ayrı düştük

İlk bakışın büyüsüne inanmak yerine karşısındakini gerçekten tanımaya bir şans verenler mutlaka “Ne kadar yanılmışım” duygusuyla tanışmıştır hayatın bir yerinde. Ama maalesef ön yargı dağını aşmak o kadar kolay olmadığı gibi, çoğu insan bunu “kül yutmamak” ya da “sezgilerine güvenmek” zannediyor ve kendisini hayatın sürprizlerinden mahrum bırakıyor. Bazen de bir küçücük film insanın bütün bunlara aymasına neden olabiliyor.

58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne dair konuşulacak ne çok şey varken bizim nelerle meşgul olmak zorunda kaldığımızı hatırlatmama gerek yok eminim, hâlâ sürüyor yankıları. Ama orada bir de Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması ve içinde farklı, cesur, söyleyecek kıymetli sözleri olan ve bunu büyük cümlelere başvurmadan, seyircinin kafasına kakmadan yapan filmler vardı. En İyi Film Ödülü’nün sahibi olan Elif Refiğ imzalı “Siz Biraz Uzak Kaldınız”, tam da bütün o ön yargılarımızla bizi yüzleştiren, üç karakteriyle ilgili de dış görünüşten, ilk izlenimden kaynaklanan beklentilerimizi ters yüz eden bir filmdi. Ailelerinin İstanbul’da okumalarına zar zor izin verdiği iki çocukluk arkadaşının yaşadığı öğrenci evinde başlayıp bitiyor hikâye. Kadınlardan biri yemeğe bir erkek arkadaş davet etmiş, diğeri bundan mutsuz. Bizim sebebiyle ilgili hemen bir fikrimiz oluşuveriyor; muhafazakâr çünkü diyoruz, kadın erkek arkadaşlığına sıcak bakmıyor tabii. Ardından adam geliyor, onunla ilgili de bir fikir geliştiriyoruz, bir kere hediye kitap getirmiş yanında, sonra hemen mutfağa girip salataya yardım ediyor, medeni biri bu, naziktir, düşüncelidir. Neyse, film sürprizli bir hikâyeyi ilmek ilmek kurduğu için detay verip tat kaçırmak istemem, neticede hiçbir şey göründüğü gibi değil, hayattaki gibi tıpkı.

“Siz Biraz Uzak Kaldınız”ın projesi, yönetmen Elif Refiğ tarafından “İşte Böyle Güzelim” adlı kitapta yer alan iki röportajdan yola çıkarak serbest uyarlama olarak tasarlanmış. İçinde farklı toplumsal kesimlerden kadınların hayata, aşka, cinselliğe dair deneyimlerinin yer aldığı bir kitaptı, “İşte Böyle Güzelim”. Gerçekçi diyaloglar, sahici karakterlerle tıkır tıkır işleyen senaryoyu tiyatromuzun başarılı yazarı Murat Mahmutyazıcıoğlu kaleme almış. İşin içinde Nezaket Erden, Nazlı Bulum ve Aykut Sezgi Mengi gibi üç iyi oyuncu ve görüntü yönetmeni olarak Barış Özbiçer’in imzası da olunca ortaya çok başarılı bir iş çıkmış. Elif Refiğ’in ödül konuşmasında söylediği gibi, yola çıkarken kendisine dert edindiği “Biz nasıl bu kadar ayrı düştük?” sorusunu seyirciye de sorduran bir film. Hayatımızın her alanı manasız ayrışmalar yüzünden cehenneme dönerken  daha sık sormamız gerekiyor bunu kendimize; nasıl oluyor da ön yargılarımıza bu kadar yenik, birbirimize karşı bu kadar anlayışsız, karşımızdakinin gerçeğine meraksız, kendimizden bu kadar eminiz?  

 

DİĞER YENİ YAZILAR